Sevgili Ergin merhaba.
Öncelikle şunu bilmeni isterim ki bu yazıyı yazmaktaki amacım asla seni kırmak değildir. Sana olan sevgi ve saygımı en iyi sen bilirsin.
Seni yıllardır büyük bir takdir ve beğeniyle izleyen biri olarak en son izlediğim İzlanda maçı sonrasında yapmış olduğun açıklamaları okuyunca kendi kendime acaba hangi Ergin’i dikkate almalıyım? diye bir soru sordum.
Gerçekten hangi Ergin’i dikkate almalıyım? İzlanda maçı sonrası kabul edemeyeceğimiz açıklamaları yapan Ergin’i mi?
Yoksa…
Panathinaikos‘taki sahaya çıkarken yüzüne savaş boyaları sürmüş Ergin’i mi?
Maçı kazanmak için sahadan atılmayı bile göze alan Ergin’i mi?
Kötü giden oyunun ritmi değişsin diye rahatlıkla teknik faul alabilen Ergin’i mi?
Yenilgiyi asla kabul etmeyen Ergin’i mi?
Çalıştığı takımlara büyük hedefler koyan Ergin’i mi?
Maçı kazanmak uğruna tribündeki seyirciden sahadaki hakeme, oyuncuya kadar çekinmeden büyük mücadeleler veren Ergin’i mi?
Sevgili Ergin… Bu savaşçı Ergin örneklerini daha da çoğaltmam mümkün.
İzlanda maçı sonrası yapmış olduğun açıklamaları okuyunca yukarıda seninle ilgili yazdığım ve savaşçı ruhunu ifade eden sözler bir anda askıda kaldı.
Sevgili Ergin açıklaman şu şekilde:
“Buraya gelirken zor bir maç olacağını biliyorduk..”
Sevgili Ergin, oynadığın hangi maç kolay oldu? Sen şimdi bu açıklamayla Milli Takımın yenilgiye hazır mı geldiğini söylemeye çalışıyorsun. Bu açıklaman yukarıda senle ilgili yazdıklarıma ters düşmüyor mu? Sen hangi maçta kenarda o kadar rahat oturdun? Hangi maçı bu kadar sakin yönettin?
Ana kadromuzdan 7-8 oyuncunun eksik olduğunu söylüyorsun…
Sevgili Ergin, sen şunu mu demek istiyorsun? Eksik oyuncumuz varsa benim de oyuncuların da savaşmasına gerek yok…
Kadın Voleybol Milli Takımımız 2024 Paris Olimpiyat Oyunlarında çeyrek finalde Çin Milli Takımını elerken, sakatlıklarından dolayı oynatamadıkları oyuncularımızın yanı sıra maçı sakat halleri ile oynayan oyuncularla tarih yazdıklarını ve asla mazeretlerin arkasına saklanmadıklarını bilmeni isterim…
Tecrübeli iki guardlarının maç boyunca bizim kısa pozisyondaki oyuncularımıza üstünlük sağladığını ve onun için de maçı hak ettiklerini söylüyorsun…
Sevgili Ergin, yarın çıkıp bu sözleri ben söylemedim desen, inan ki demediğini kabul ederim. Yıllardır insanlar Türk oyuncu yetişmediğini, Türk basketbolunun bitme noktasına geldiğini söyleye söyleye bir hale geldi. Türk basketbolunun geleceğinin çok sıkıntılı olduğunu söyleyenler neredeyse vatan haini ilan edildiler.
Ayrıca İzlanda guardlarının bu üstünlüğünün kabul edilmesini de ciddi düzeyde yadırgadığımı, kabul edilemez bulduğumu bilmeni isterim.
Sevgili Ergin, sanırım ben sahaya çıkarken yüzüne savaş boyaları sürmüş Ergin’e çok alışmışım…
İzlanda için önemli bir maçtı. Ya çıkıp kazanacaklardı ya da eleneceklerdi diyorsun…
Sevgili Ergin ben hala bu açıklamaları senin yaptığına inanmıyorum… İzlanda’nın elenip elenmemesi bizim hiç umurumuzda değil… Maç gecesi binlerce çocuk oturup Milli Takımı izledi ve izlerken de büyük bir hayal kırıklığına uğradıklarını bilmeni isterim. Senin öncelikle düşüneceğin insanlar bizler olmalıyız… (Bir dipnot daha eklemek istiyorum. Basketbol branşı ülkemizde salon sporlarında uzunca zamandır voleybolun arkasına düşmüş durumda. Ben sana basketbolumuz adına kötü bir haber daha vereyim… Bir iki yıla kadar Hentbol sporu da Basketbolun önüne geçmiş olacak. İnanmıyorsan Türkiye Hentbol Federasyonu’nu arayıp Alman Hentbol Federasyonu ile yapılmış olan protokolü öğrenebilirsin. Geçen yaz 3.000 Ortaokul öğrencisiyle Türkiye’nin değişik illerinde çalışmalar yaptılar. Bu yaz sayı iki katına çıkacak.)
Şimdiden Avrupa şampiyonası hakkında konuşmak yersiz olur, diyorsun…
Sevgili Ergin kusura bakma ben, eski Ergin’e yani açıklamalarında başarısızlığı asla kabul etmeyen, korkmayan her ne şartta olursa olsun zirveyi hedefleyen Ergin’e alışmış durumdayım…
Önemli olan gruptan çıkmamızdı, diyorsun…
Sevgili Ergin, yapma Allah aşkına grupta zaten 4 takım var, sadece 4 takım ve 3 takım gruptan çıkacak. Bu gruptan da çıkamayacaksak nereden çıkacağız…
“İzlanda’ya daha iyi bir kadro ile gelip kazanmak isterdik, sonuçta milli maç oynuyoruz, ama maç öncesinde favori İzlanda idi…” diyorsun…
Sevgili Ergin, bu açıklaman için de sözün bittiği yer desem sanırım sen de bana kızmazsın.
Sevgili Ergin, bu günlerin geleceği çoktan belli durumdaydı. Aslında “bugünler için daha iyi günlerimiz” desem sanırım daha da doğru olur.
Türk Basketbolunu yöneten ve yön verenler;
Evinizi bile bu kadar keyfi yönetmezsiniz… Herkesin şunu çok iyi bilmesi gerekir; konu olan Basketbol Milli Takımımız ve bu konu tüm Türkiye’yi ilgilendirmektedir. Hiç kimsenin bizlerle eğlenmeye hakkı yoktur.
İzlanda, 393 bin nüfusu olan ve bu nüfusun içinden yaşlı, kadın, çocukları ve diğer branşlara dağılan insanları çıkardığımızda elde kalan en fazla 10 bin erkekle bu başarıları elde etmektedir.
Hepimizin önceliği kendi evlatlarımız olmalı. Yabancı sayısının ivedilikle gözden geçirilip acilen ülke basketbolunu önceleyen politikalara dönülmesi gerekmektedir.
Saygılarımla.
Maçı kazanmak uğruna tribündeki seyirciyle çekinmeden mücadeleler vermek marifet mi? Koç ,tribündeki seyirciyle, rakip oyuncu ve yöneticiyle muhatap olur mu? Ayrıca bahsettiğiniz zat Türk spor ve basketboluna yakışmayan ne varsa yapmış hala daha yapan biri, böyle birini sevmek, saymak sportmenliğe hiçbir şeye yakışmaz…
Katılıyorum
Herşey istatistiğe bakar. Elinde 10 milyon kişilik bir oyuncu havuzun var, iyi yönetirsen 67 tane milli takım çıkarırsın. bunlardan 14 tanesi 40 km.lik bir koşu idmanından sonra izlandayla oynar ve yener.
Kötü yönetirsen elinde 12-13 tane milli takım çıkar, bunlardan 6-7 si izlandayı yener, 2-3 tanesi gürcistanı yener.
Ciddiyetsiz, iş bilmez, cibiliyetsiz, kötü niyetliysen 10 bin kişilik oyuncu havuzu ile izlanda seni çiğner.
Naci hocam,
Yazdıklarına katılmamak imkansız. Ergin sevenleri veya sevmeyenleri olan kendine has bir karakter. Fakat antrenörlük bilgisi ve takımını yönetme tarzı bana göre en iyisi.
İzlanda maçında ki sakinliği ve davranışlarını seyredince bende sana hak verdim. Ergin bildiğimiz savaşçı ruhundan çok uzaktı.
Saha kenarında ki o düşünceli, o sakin Ergin, belki daha önceki yıllarda özellikle Efes Pilsen de antrenörken “yabancı oyuncu sayıları artsın Avrupa da başarılı olamıyoruz” demeçlerinin basketbolumuzu ne hale getirdiğini düşünüp içinden hayıflanıyordur. Şimdi Avrupada başarılar elde edebiliyor takımlarımız ama basketbolumuz ölüyor.
Walla yazıdan sanki şu çıkıyor AT SAHİBİNE GÖRE KİŞNER… Ama Ataman oyuncu grubundan bir dönüt alamazsa ortalığı da ateşe veremez , hakeme yürümez ki… ATAMAN Basketbolunu bilen için böyle, derseniz ki ateşlemek için atılsın kenardan! amma sahada bir kıvılcım bile gelmedi ki… Taktik olarak topu devamlı içeri indirmek ile başladı hatta Furkan o kadar basit atış kaçırdı ki anında Muhsin ile Sadık ‘ı soktu…Plan doğruydu ama bunu gerçekleştirsek bile savunmada lise takımı gibi oynayınca kenarda artık tükeniyor!!! Hatırlarsaniz son şampiyona da kaçan taktik fauller ile kenardan topu oyuna sokamamak sonumuz oldu aldığımız maçları verdik bize göre üstün olan Fransa gibi takımlara…O yüzden hedef Şampiyonaydı bunu başardık eğer orda bir kenar müdahalesi olmazsa zaten gereği yapılır… Sonuç ; bende şunu diyorum ATEŞ OLMAYAN YERDEN DUMAN ÇIKMAZ 😉
Koç oyuncuları gerekirse ateşleyecek çalıştırdığı takımda agresifken milli takımda umursamaz tavır içinde olması kabul edilebilir mi? Oyuncu grubundan bir dönüş almak,
almaya çalışmak kimin işi ? Koçun görevi sadece elindeki oyunculara taktik verip başarılı olmaya çalışmak mı? Oyuncuya teknik ,taktik,
zihinsel bir şeyler katmak, gelişmesine katkıda bulunmak,motive etmek de koçun görevlerindendir ve bu ülkede yeteri kadar iyi Türk oyuncu yoksa onların yetişmesi için gerekeni yapmayan, sorumluluk vermeyen, kritik anlarda top kullandırmayan, hata yapınca hemen kenara alan kendisinin de bunda payı vardır tıpkı diğer Türk koçlar gibi…
Gelmiş yine Yunan sempatizanı.
Naci hocam,
bu kadar sevgili ergin demen ; bu yazıdaki yorumu yumuşatmamalı.Ergin efendi işini geldi mi!!! pana için yok nba de bostonla kafa kafaya oynar söylemlerini atan bir koç; izlanda maçında favorinin kim olduğu beyan ile ; sayın Ergin de pana koçu iken ile milli takım koçu arasında “BİPOLAR” karakteri sözkonusu.. izlanda maçına keşke yardımcı koçu gönderseydi; kendisi fiziken yorulmasaydı.video konferans ile koçluk yapabilirdi.Türk oyuncusuna inanmayan bir koçun milli takımda olmasını doğru bulmuyorum..Sizin yazınızı 2023 olimpiyat ön elemesinde (DArio Sariç ve hezonja lı ) hırvatistanı yenemeyen milli takımın koçu aynı kişi değil mi? o kadroda 2. oyuncu kurucu berk uğurlu idi..milli takımı kim seçiyor kim oynatıyor…..kafamda deli sorular….ergin in milli takımlar seviyesinde BAŞARILI OLMA ŞANSI YOK.HANİ OLURSA BELKİ ABD;),FRANSA YADA İSPANYA milli takımları
Ülkemizden kaliteli oyuncu çıkmamasını Ergin Ataman’a yükleyemeyiz. Yerli oyuncuların süre alamaması sadece Anadolu Efes için geçerli değil, Şuan BSL de bütün istatislik liderliklerinde yabancı oyuncular hakim durumda. Altyapı dönemiyle beraber oyucularımızın kendilerine ciddi hedefler koyarak bireysel antreman yapıp kendilerini geliştirmek konusunda baya eksik oldukları kanısındayım. Şuan ki oyuncu havuzunun başına ister Obra’yı ister Saras’ı koy yine bir adım öteye gidemeyiz.