ALLAH’TAN GRUBUMUZDA EV SAHİBİ TAKIM YOKTU
Ankara’nın bir semti kadar olan İzlanda bize basketbol dersi verdi ve grubu üzerimizde bitirdi. Eğer Güney Kıbrıs, Polonya gibi gruplarında dördüncü olan ev sahipleri ile aynı grupta oynayıp üçüncü olsak elenecektik (Her gruptan 3 takım çıkıyor). Yani Eurobasket’teki 24 takımdan biri olamayacak, elenen 8 takım arasında yer alacaktık. Kadroda eksiklerimiz vardı ama 400 bin nüfuslu bir ülke ile oynuyorsan, o gün sahada olamayan 2-3 oyuncunun hesabını yapmamamız gerekir. Geldiğimiz noktada gücümüz Dünya sıralamasının 51. basamağındaki İzlanda’ya dahi yetmiyor… Çok acı ama gerçek…
SADECE FEDERASYON DEĞİL…
Bu rezaletten dolayı sadece federasyonu suçlamak doğru olmaz… Bu oyuncuların antrenörleri var, gelişimlerinden sorumlu kulüpleri var, eleştiri yapmaktan korkan basketbol takipçisi medya ayağı var… Ama elbette bütün bunları düzeltmesi gereken, camianın patronu konumundaki federasyon var.
İLK DÖNEMDE HEYECANLARI VARDI…
Türkoğlu ekibi ilk seçildiklerinde heyecanla işe başladılar, çok yeterli olmasa da BGL projesi, yabancı oyuncu kısıtlaması, yabancı antrenör kriteri, eyyam yüzünden uygulamasalar da mali disiplin gibi yenilikler getirdiler. Aslına bakarsanız basketbolumuzdaki düşüş, Türkoğlu Federasyonu’ndan önce başlamıştı. Yeni uygulamalar sorunu çözmeye yetmedi, buna karşılık 2. Türkoğlu Federasyonu, dönemini “SIFIR” proje ile tamamladı ve düşüş hızlandı… Dünyada ilk 10’un içindeyken 30’lara dayandık, altyapı milli takımlarımız B Ligi’ne düştü ancak seçimlere karar veren kişi, bizden farklı bir şeyler görmüş olacak ki, Türkoğlu’nu 3. kez seçtirdi. Eğer yine her şey yolundaymış gibi fikstür çekip ligleri oynatmaktan başka bir şey yapılmazsa, bugünleri bile arayacağımız muhakkak.
ORTAK AKIL…
Basketbolumuzun ortak akılla projeler üretmeye ihtiyacı var ama baştakiler her şeyi bildiklerini zannettikleri için kolektif bir çalışma yapmalarını da beklemiyoruz. Her şeyi değil, bazı şeyleri biliyor olsalar, bu kadar keskin düşüş yaşamazdık.
YAPILMASI GEREKEN ÇOK İŞ VAR…
Artık altyapı müfredatının yeniden gözden geçirilmesi, altyapı antrenörlerinin ekonomik sorunlarının halledilerek çağdaş basketbolu özümseyecek şekilde donatılmaları, kulüplerin altyapı konusunda ikna edilmeleri, ikna olmuyorlarsa zorlayıcı hükümlerle mecbur tutulmaları… Seçim vaadleri arasında yer alan Basketbol Liseleri projesinin uygulamaya konulması… Şanlıurfa’ya Kupa maçlarının verilmesiyle basketbolu Anadolu’ya yaydığını sananların Anadolu’da basketbol turuna çıkıp, voleybolun salonlarda nasıl ezici bir üstünlük sağladığını görmeleri… Basketbolun teknik planlamasında 12 ay iyi para verilen başantrenörün maçtan maça değil, her gün federasyon için çalışmasının sağlanması ve altyapı milli takım antrenörlerine destek vermesi… A Milli Takım adayları ve antrenörleri ile işbirliği yapması… Kapanmasına göz yumulan Banvit örneğinin yaşanmaması için altyapı kulüplerine transferler üzerinden ciddi destek verilmesi… Uzar gider… Yapılacak çok iş var ama yapmak isteyen var mı?
KABAHATI OYUCUNDAN ÖNCE KENDİMİZDE ARAYALIM…
İtalya maçından sonra karar mekanizmasındaki birilerinin kızıp, “Yabancı kısıtlamasını kaldırmak lazım.” dediği kulağımıza geldi. Doğru olmayabilir ama söylenmişse de çok şaşırmayız… Çünkü arkadaşlar duyguları ile hareket ediyorlar… Yerli oyuncuların sözleşme rakamlarının karşılığını verememesi eleştiri konusu yapılıyor. Aldıkları parayı bir tarafa bırakın… Bizim sorunumuz onları hem basketbol, hem hayat konusunda iyi yetiştiremememiz. Kulüpler suçlu, koçlar suçlu, federasyon suçlu… İyi eğitemediğimiz oyuncular bizce suç sıralamasında sonuncu sırada kalır. Kabahati onlarda değil sistemde, kendimizde aramalıyız.
BUGÜNLERİ ARAMAYALIM…
Federasyonun önünde iki buçuk yıl daha var… Önceki dönem gibi hiçbir şey yapmayı düşünmüyorlarsa onları daha fazla yormayalım. Gitsinler, evlerinde otursunlar… Ya da sorumluluklarının farkına varıp, algıları yönetmektense basketbolu gerçek anlamda yönetsinler… Geçmişte yaptıklarına veya yapmadıklarına baktığımızda maalesef çok ümitli olamıyoruz. Onlarda bu enerjiği görmüyoruz. İnşallah yanılırız ve bundan da mutluluk duyarız. Çünkü bizim sevdamız basketbolun iyi yerlere gelmesi… Kimsenin başarısızlığı değil. Onların zannettiği gibi muhalif de değiliz, basketbolun yanındayız… İşinizi iyi yaparsanız alkışlarız, yapamazsanız eleştiririz…
HERŞEYE RAĞMEN
İtalya ve İzlanda hezimetlerine karşın elimizde çok daha iyisini yapabilecek bir oyuncu potansiyelimiz olduğuna da inanıyoruz. Bu takım Alperen, Ömer Faruk, sağlam bir guard, sorunu halledilmiş Fenerbahçeliler’le birlikte Eurobasket’te iyi işler yapabilir… Ancak alacağımız sonuç ne olursa olsun sıfırdan yapılanmaya gitmemiz, her şeyi baştan elden geçirmemiz şart… Yattığınız yeter… Biraz da çalışın… Duygularla değil, akılla… Eleştirin… Kendinizden başlayarak…
Basketbol u Anadol ya yayıyorlar mış yaa aman sakın BU Basketbol u yaymasınlar
Ne yazık ki maç içini konuşamıyoruz derken Fehmi Bey’in sitemizdeki şu paragrafı bence yılın tespiti olmuş; “Sizler(Gardlar) yüzünden savunmada tepedeki oyunlara jump- switch veya ikili sıkıştırma yapmak zorunda kaldık. Rakibin bu savunmaya üç iyi dış adamın top paylaşımı eklenince rekor üçlük yiyip durduk!” Maç için bundan gayrı ne söylerim bilemiyorum ama uzunlarımızın yıllardır çözemediği ribaund meselesi de tartışılmalı!!! Yiğitcan -Sadık- Furkan son dönemi saymazsak Osmani!!! Başta Yiğitcan ve Sadık dış şuta (ki hala başka bir oyunları yok) bu kadar kafayı vereceğine ribaunda (tabi savunma da) önem verse şimdi ikisinde bir Euroleague takımının iyi bir yedeği olurdu!!! Saha dışı çok yazılıyor ama bizim basketbol için dünyanın üçüncü sınıf ülkeleri dışında herhangi bir takımı yenmemiz zaten zor!!! Neymiş İzlandaymış!!! Yukarıda komik bir yorum gördüm kim var bu İzlanda ‘da diye !!! Yahu daha bu transfer dönemi Hermansonn kulübü bıraksa Efes’e geliyordu!!! Haaa bırak onu “kusura bakmayın isimlerini öğrenmeyi hakaret sayarım” diğer iki kısa gard zaten tamamen aynı rengin sarısıydı!!! Bizimkiler, hepsi(boy-saç-oyun stili) birbirine benziyor deyu Hermansonn ‘u kaçırıp durdular dedim maç boyu!!!!!La şuan T.C ‘de İzlanda İZ-LAN-DA çapında oyun kurucumuz yok ama yavruların derdi Ataman!!! Adamlar İZ-LAN-DA ama stilleri var, hızlı hücum, rakip yerleşmeden saniye kaç olursa olsun şut, içeri dışarı yine şut!!! La senin ülkende hangi yerli oyuncu ikinci lig dahil bu sistemde(veya farklı) bu özgüven ile oynuyor!!! İyi okuyun Furkan-Sadık-Sehmuz-Erten-Kenan bu beş yeminlen antrenman da bile bir arada oynamamıştır!!! Ataman mecburen bunlara son periyotta 3dk verdi asıl oyuncuları (la böyle deyince yıldız vs sanmayın en çok aralarında süre alan max 20dk ile Ercani) son 7dk kala oyuna soktu (Onuralp-Ercan-Muhsin) fark tek haneye indi ama Hermansonn son noktayı yine ” Gard ” oyunundan koydu!!! Tek eleştirim Ataman’a o sekansta Mutaf, Kenan yerine oyunda olmalıydı çünkü gard savunmamız zaten berbattı!!!! Bir de Berk kadroda olmalıydı Yiğit yerine .. Onun dışında Aydın Abi ‘yi al koç olarak kenara adam basketbola tövbe ederdi!!!! Haaa Fehmi Bey kimsede olmadığı kadar umutlu konuşmuş; o da bir cümle 😀 Ama daha önce de yazdım, tam takım olursak bizim iyi bir takım yenme şansımız var , onun dışında her maç biz sürpriz galibiyet ile yola çıkarız!!! Diğer meseleyi buraya bağlayalım , bizim neslimiz ; yabancı bir ülkede final (f4) oynayan Türk takımını maç boyu kaybetsin diye utanmadan bekleyip maç sonunda yuhlayan ve küfür eden ahlaksız varlıkları görmüş bir nesil, dolayısıyla Bayern’in-Pana’nın ülkemiz takımlarından daha milli bir çizgide olup oyuncu gönderdiği bir ortamı yadırgamıyoruz…Biz o eşiği çoktan geçtik!!! Biz kulüplerimiz sadece oyuncu yetiştirmiyor diye değil ahlaklarını kaybetti deyu üzülüyoruz ama alışıyoruz… Böylece oyuncu havuzumuza gelirsek Eh Larkin olduğu sürece eğer federasyon Fiba’yı ikna edemezse Biberoviç olmaz, Melih zaten uzun zamandır ana kadroya giremiyor ki basketbolu silah zoruyla oynarmış gibi olan Buğrahan’ı oyun kurucu rolünden dolayı her zaman daha çok tercih eder koçlar! Ne kaldı Sertaç hem Alperen varken daha çok 4 numara oynayacak(ki Osmani bu yıl çok iyi) hem de daha önce yazdım kendisini milyon Euro’luk Euroleague oyuncusu yapan koç’u çağırırsa; değil kulüp, babasını bile dinlemeden gitmesi gereken yere gitmiyorsa zaten milli takımda pek de işi yok hadi geçtim milli duyguları!!! Dolayısıyla takım aşağı yukarı Nba-Eurolig yıldızları olmadan zaten bu , bari bu minvalde devam edelim Mutaf gibi oyuncu kazanmaya bakalım…. Gereksiz konulara girip “yüzsüzlüğün” reklamını bu kadar yapmayalım.Ayrica unutmadan, ülkede 1.veya 2. lig farketmez ne kadar gard oyuncumuz varsa bir hava değişimi bir Erasmus, bir öğrenci değişimi gibilerinden 3 ay İzlanda ‘ya gönderelim Allah rızası içün…
Fehmi Bey’in yorumu kardeş sitemizde…
Duayen Necip abimiz, siyasal islamcılarca yaratılan yeni Türkiye’de ! yanlış olduğu bariz şeylere tepki vermek hainlik, teröristlik oldu, nereyi tutsak elde kalıyor bu gidişle kalmaya da devam edecek gibi görünüyor spor ve basketbol da bundan nasibini bolca aldı,alıyor, nobranlık, saygısızlık, ahlaksızlık aldı gitti, mevcut başkan, yönetim ve koçla milli takımın başarılı olması mümkün mü? Adamlar Macaristan gibi basketbolun seviyesi düşük ülkeyi yendik diye sevindiler!Dopingden kariyeri bitmiş olduğu halde siyasi destek ve yaratılan korku imparatorluğu nedeniyle tekrar spor federasyonu başkanı seçilen belki de tek insan olan, kanun kaçaklarıyla poz veren, yılın 10 ayını vatandaşı olduğu Abd’de geçiren başkan ve bedavaya yapması gerektiği halde milyonlarca euroya milli takım koçluğu yapan, etik ve sportmenliğe yakışmayan ne varsa hepsinde adı geçen, Ata’mıza ayyaş diyene döne döne teşekkür eden, Türk oyunculara figüran gözüyle bakan, Sertaç hariç ki onun da nasıl parladığı malum yabancılar sakatlanınca yerlerine başka yabancı bulunamadığı için, yıldız ve Türk oyuncu yetiştirmemiş, bir zamanlar karşı çıktığı devşirmelerle milli maç kazanınca onları öven,iki yunan takımının eurolig finalinde oynamasını isteyen zat ile yalaka takımı ve baştan aşağı kasti yaratılan yanlış sistemle istenilen hiçbir yere gelemeyiz. Milli takım hepimizin,Fb oyuncu göndermeyip hata yaptı olay milli dava ama ya taraftarlara küfür eden, futbol maçı sonrası saygısızca hareketler yapan şımartılmış, kibir abidesi? Zatın biri biz ne yaparsak yapalım ne zarar verirsek verelim elbet gerçek vatanseverler ülkeyi kurtarır, tbf başkanı ve koç da biz ne halt yersek yiyelim Fb veya başka kulüp nasılsa milli dava der boyun eğer istediğimizi yaparlar kafasındalar. Altyapılar felaket durumda, koçlar her emekçi kesim gibi geçim derdiyle kavruluyor,kulüpler oyuncu yetiştirmek istemiyor, koçlar işimi kaybetmeyeyim gerisi boş kafasında, gençler ve kaprisli ailelerinin derdi çok çalışmak ve iyi kariyer yapmak değil uzun süreli bol sıfırlı kontrat kapmak, yöneticilerin tek düşüncesi daha çok para kazanmak.Kimsede idealizm vizyon,ülke,millet çıkarını düşünmek yok, yunan takımının başarısına sevinen dolu, Efes salon bile yapmadı, Banvit göz göre kapatıldı,sırada Karşıyaka var, eski Türkiye’de Konya,Kayseri, Adana, Antalya’da erkek basketbol takımları vardı ya şimdi, ikinci ligde bile iki yabancı oyuncu var, Bsl’de yedi, altyapı seçmelerinde hala uzun boylular başvursun isteniyor, kendi çocuklarımıza destek, sabır yok ama yabancıya var onları parlatma ülkesi olduk resmen. Larkin hata yapsam dahi oynayacağımı biliyordum demedi mi? Kritik anlarda büyük oranda top kullananlar, şut atanlar,kredi verilenler, üstüne set çizilenler kim? Aynı şans Türklere niye verilmedi, verilmiyor?Oynamayan,hata yapmayan oyuncu yetişir,gelişir mi? Yabancı sınırsız olsun diyen milli takımı da 12 yabancı ile oynama imkanı yok mu fiba’ya sorsak mı diyordur. Bize her konuda herşeyden önce ahlaklı, doğru düzgün,vizyoner hesap verebilen, eleştiriye açık insanlar ve yöneticiler gerek, onları iş başına getirirsek gerisi gelir de nasıl,ne zaman bilinmez…
Maçı izleyen herkes öfkeli değilse, söyleyecek bir şeyim yok. Ülke basketbolu futbol seviyesine geriledi, ona yanarım.