Cuma, Mayıs 24, 2024
spot_img

Maria Külçebaş: İçişleri Bende, Dışişleri Önder’de (Ece Ergez)

Türk Telekom Genel Menajeri Önder Külçebaş’ın eşi Maria Külçebaş, Anneler Günü konuklarınız arasında…

Eşiniz Önder Külçebaş’la tanıştığımızda oyunculuk kariyerine devam ediyordu değil mi?

Evet ama oyunculuklarının son yıllarındaydı Önder biz tanıştığımızda. Biz tanıştığımızda Hacettepe’de oynuyordu.

Mesleği gereği yoğun bir tempoda olması sizi ilk başlarda zorlamış mıydı?

Bizim ilişkimizde ilk günden beri hep mesafe vardı. O Ankara’da olsa ben İstanbul’da oluyordum. Ben burada olsam o deplasmanda oluyordu. Dolayısıyla o mesafeye ilişkimiz hep alışkındı. Kolay adapte olup üstesinden geldik. Zaten ben de küçüklüğümden beri hep böyle basketbolcu uzun boylu bir eşim olmasını istemiştim.

Bizim evlilik öncesi kısa bir ayrılık sürecimiz olmuştu. Ama o süreç bize o kadar iyi geldi ki birbirimizin kıymetini ve değerini daha çok anladık. Tekrar bir araya geldikten kısa zaman sonra evlilik kararı aldık. Şimdi dönüp baktığımda ne kadar doğru bir karar verdiğimi bir kez daha görebiliyorum.

İki tane de çok tatlı kızınız var. Önder abinin işi şimdi eskisinden daha yoğun olsa gerek. Ev ve iş dengesi sanırım sizde oluyor? Çocuklara bu tempoda vakit ayırabiliyor mu?

Çocuk olmadan önce insan daha yakın bir ilişki istiyor. Ama çocuk olunca işler bir anda ona göre evriliyor. Ama bizim bu anlamda çok dengeli bir ilişkimiz olduğunu söyleyebilirim. Önder ne kadar yoğun olsa da çocuklarına muhakkak zaman ayırıyor. Sabah ayıramıyorsa akşam ayırıyor. Eğer deplasmandaysa da görüntülü görüşme yapıyoruz. Ama mutlaka çocuklarla Önder’in bir paylaşımı gün içinde mutlaka oluyor. Biz zaten evde öyle telefonlara, televizyona gömülen bir aile değiliz. Akşamları birbirimize vakit harcayan bir aileyiz her zaman. O bu dengeyi kurmasa ben gerçekten çok mutsuz bir kadın olurdum. Onun çocuklarıyla bu ilişkiyi kurmak için çabalaması ve gerçekten isteyerek bunu yapması beni çok mutlu ediyor.

Sporcu eşi olmanın pek çok keyifli tarafı olsa da bir tarafı da çok stresli aynı zamanda. Siz nasıl tanımlamak istersiniz?

Bir kere ortada çok büyük bir stres var. Herkes maçı keyif almak için izliyor. Ama biz de her maç büyük stres yaşıyoruz. Ben hiç salondaki koltuklarda keyifli bir maç izlediğimi hatırlamam. Maç kaybedildiğinde zaten keyfimiz düşüyor. Bu duruma çocuklar da çok alıştı artık. Önder’i oyuncuyken izlediğimde bu kadar stres olmuyordum. Şu an büyük sorumluluk alıyor ve her maç başarılı olmasını gerçekten çok istiyorum. Dolayısıyla stresim her maç artıyor. Ama stresi çok olsa da onun başarılarını gururla takip etmek benim için tarif edilemez duygu. O elde ettiğimiz başarılar için bu strese değer diyorum. Mesela en büyük stres ve o başarı ve tarif edilemez duyguyu yaşadığım maç geçtiğimiz sezonki Eurocup final maçıdır. Bence bir kadının eşiyle birlikte adım adım başarıyı inşa etmesi hazır başarıdan çok daha fazla hazzı olan bir şey olduğunu düşünüyorum. Ama Önder’le biz yokuş aşağıya indikten sonra adım adım yukarı çıkmamız bu başarıyı daha bize daha özel hissettiriyor.

Daha önce İstanbul’daydınız. Şimdi Ankara’ya yaşıyorsunuz. Şehir değişiklikleri sizi zorluyor mu?

Evet, teklif geldiği akşam bana söylemişti. Ben de direkt düşünecek bir şey yok, gidiyoruz demiştim. Onun kariyerinde adım adım yükselmesini hep daha iyi yerde olmasını çok istiyorum. Şehir değişiklikleri çocuklarla birlikte zor olsa da onun kariyeri için nereye gitmemiz gerekiyorsa her zaman gideriz. Ben taşınmayı, bir yere bağlı kalmamayı seviyorum. Önder de benim gibi. O yüzden bazı aileler arasında şehir değişiklikleri problem olsa da biz de hiç olmuyor. İkimiz bu konuda aynı fikirdeyiz çünkü. Biz ilk Ankara’ya taşınmıştık. Ardından Fenerbahçe’den teklif geliyor ve 28 gün içinde İstanbul’a hemen taşınıyoruz. 7-8 ay sonra tekrar Ankara’dan gelen bir teklifle geri dönüyoruz. Bu tempoyu seviyoruz. Hem eşimin mesleğinin getirdiklerinin de farkındayım. Süreçte nelerin gelebileceğini olabileceğini biliyorum. Bunun bilincinde olduğum için ilişkimiz de bu konulardan hiç negatif etkilenmiyor.

Önder abi çocuk bakmada ne kadar başarılı?

Önder her şeyi yapar. Asla yapamaz, beceremez diyemem ama o vakti yok işte. Ama benim ihtiyacım olan konularda ne yapar eder, bana yardımcı olur. Bizim evde işler dışişleri ve içişleri olarak ikiye ayrılır. İçişleri bende dışişleri onda.

Siz de aynı zamanda içerik üreticiliği yapıyorsunuz ve Önder abi kadar size de eleştiriler geldiğini tahmin ediyorum. Bu eleştiriler sizleri etkiliyor mu? Nasıl baş ediyorsunuz?

Ben aslında Önder’den daha çok eleştiriliyorum. Ben eleştirilerden çok etkilenmiyorum. Orada ne kadar çok olumsuz yorum ve eleştiri varsa demekki o kadar llerdeyim diye düşünüyorum. Ama Önder eleştirilerden etkileniyor, o pek bakmıyor bu yüzden. Bana gelen yorumları da Önder görmüyor, etkilenip düşmesin diye onu engelledim.

Hem annelik hem işiniz derken yoğun bir tempoda olduğunuz görülüyor. Ama hepsine birden de yetişiyorsunuz. Bunun üstesinden gelmek kolay olmasa gerek. Nasıl başarıyorsunuz?

Ben çok disiplinli biriyim. Bana göre iki çocuk büyütmek için sistematik olmak gerekiyor. Çocukların yemek, uyku, gezme saatleri hep bellidir. İş konusunda da aynen böyleyimdir. Sponsorlarla anlaşmalarımda da aynı şekilde oluyorum. Ben ev hanımlığı ve anneliği de seviyorum. Eşim işi gereği çok dışarıda olduğu için evdeki dengeyi ben kuruyorum. Çünkü ben de hep dışarıda olursam çocuklar ortada kalır. Bu dengeyi kadının başarıp koruması gerekiyor, bunu erkek yapamaz. Çocuklarım artık okul çağında olduğu için en zorlu süreci atlattığımı söyleyebilirim. Ama pandemi süreci benim için çok zorlu geçmişti.

Çocuklarınızı kucağınıza aldığınız o an hayatınızın en özel anlarından biri diyebiliriz. Artık o andan itibaren bütün öncelikleriniz ve hayatınızın komple değiştiğini yeni ve güzel bir hayata adım attığınızı söyleyebiliriz.

Kesinlikle. Şu an bile siz söyleyince tüylerim diken diken oldu. Hem zor hem en karışık böyle tarif edilemiyor. Böyle doğduğu an senden çıkmış bir canlı ve eve gittiğinizde artık benim hayatımın farklı olacağını kavrıyorsunuz. İnsan olarak da kadın olarak da değişiyorsunuz Ne oluyorsa hormonal olarak çok değişiyorsunuz. Önceden çocuğuna bağıran bir anne görünce yadırgıyordum ama şimdi gördüğümde acaba ne yaşadı ki kadın pik noktasına geldi diye düşünüyorum.

İkiniz de çok yoğun tempoda hayatı yaşadığınız için acaba birbirinizi neredeyse göremeden evde işlere boğulmuş oluyor musunuz?

Biz birlikte çok vakit geçirmek istesek de dışarısı için çok plan yapamıyoruz. Çünkü çocuklarımızı bırakabileceğimiz bir büyüğümüz burada yok. Ama bizim şöyle oturttuğumuz bir düzenimiz var. Bizim çocuklarımız en geç 8.00’de uyuyorlar. Onlar uyuduktan sonra bizim bir pufumuz var. Oraya oturup orada önce birbirimize günümüzü anlatıp sonra bir şey izliyoruz. Biz birimize mutlaka vakit ayırıyoruz. Elimizde telefonlarla günü tamamlamayız. Onun elinde hiç olmaz telefon ama ben bir şey paylaşmak istediğim için ara ara elime alırım.

İçerik üreticiliğine ne zaman nasıl başladınız?

Ben uzun zamandır yapıyorum. Ama çocuklarım küçük olduğu için önceden çok fazla vakit buraya harcayamıyordum. Yani onlar küçükken elimde sürekli telefonla vakit geçirmek istemiyordum. Onlar uyudukları zaman daha çok yapıyordum. Ama şu an artık büyüdükleri için daha aktif oluyorum eskisine göre. Büyük kızım bana “Anne okulda herkes seni tanıyor sen ne yapıyorsun” dediğinde ona açıklamıştım. Sonra “Peki benim dansa gittiğimi nasıl biliyorlar” demişti. Ama onlardan her zaman izin alarak hep paylaşımlarıma dahil ediyorum. Asla istemedikleri bir anı paylaşmıyorum. Onların birey olduğunu hiç unutmadan paylaşımlarını yapıyorum. Benim çocuklarım henüz akıllı telefon bilmiyorlar. Bazı şeylerin onlar için erken olduğunu düşünüyoruz. Ben artık onlar büyüdüğü için eskisine göre daha aktif olarak sosyal medya paylaşımlarını yapıyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

15,872TakipçilerTakip Et
36,695TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

REKLAMLAR

popüler