Çarşamba, Haziran 19, 2024
spot_img

Derbideki Olaylar… Ve Yine Galatasaray…

Genç Dinozor kimdir? Basketbol ruhu genç ve enerjik olan, dinozor misali tecrübeli spor insanlarıdır.

Kadroda kimler var? Necip Kapanlı, Haydar Kemal Ateş, Cem Gökçe, Selam Gökçe, Fatih Söylemezoğlu ve zaman zaman “Genç Dinozor” konukları.

Amacı nedir? Türk Basketbol Kamuoyuna ve özellikle veli, oyuncu, antrenör, yönetici ve tüm “Genç Öz kaynak” gruplarına gündemde ait basketbolun saha içi ve saha dışı olaylarını farklı ve geliştirici bakış açısıyla değerlendirmek ve basketbol kamuoyuna farklı düşünce pencereleri açmak.

Konu 1:
Haftanın maçının (BJK-FB) teknik ve idari anlamda değerlendirilmesi;

C.G: Maalesef maçta yaşananlar basketbolun teknik kısmını konuşmamıza engel oldu. Bu olaylardan sonra ortada basketbol adına konuşulacak bir şey yok. Acilen ciddi tedbirler alınmalı. Son günlerde altyapı maçlarını seyredince orada da kavga olduğunu görüyorum. BJK-FB maçında oyuncular birbiri ile kavga etmedi, çünkü onlar profesyonel. Herhangi bir kavgaya dahil olduklarında nasıl zarar görebileceklerini biliyorlar. Ama altyapıda oyuncular birbirlerine acımasızca vurarak kavga ediyorlar. Dolayısı ile bu olaylar nedeniyle basketbol konuşamıyoruz. Geldiğimiz noktada İtoudis’in yanlışlarını konuşamıyoruz. Yan Madar yaralanmış şekilde yerde yatarken de konuşulamaz zaten. Adam terörist dedi, demedi önemli değil. Önemli olan bu hadisenin yaşanmış olması. Bu maçta maalesef kaybeden basketbol olmuştur. Bu tip olaylı maçları seyircisiz oynamaktan korkmamalı, hatta TV’deki yayını bile kesmek lazım. Hem bilet almış, hem de TV’den maçı şifreli seyretmek için para ödemiş taraftara bu tarz şiddetin bir yansıması olmalı. Sporumuzdaki taraftarlık anlayışının düzenlenebilmesi için ağır yaptırımlar şart. Birilerinin canı daha kötü şekilde yanmadan TBF tedbirini almalı.

H.K.A: Yaşananlardan sonra teknik konuları konuşmak gerçekten zor. Ben öncelikle ligimize gelen yabancı koçları değerlendirmek istiyorum. Günlük, anlık başarılardan ziyade liglerimize gelen koçların olumlu ve kalıcı izler bırakmalarının daha önemli olduğunu düşünüyorum. Alimpijevic Türkiye’ye geldiğinden beri Türk oyunculara daha çok süre ve önem veriyor. Geçmişte Fenerbahçe’ye gelen ve yaşayan en iyi koçlardan biri olan Obradovic kulübüne Euroleague Şampiyonluğu kazandırdı. Ama arkasında Türk Basketbolu için ne bıraktı diye bakarsak kazanılan kupalar dışında elle tutulur bir şey bulmak zor gibi. Bu anlamda maçın koçlarını değerlendirecek olursak, Itoudis’e göre Alimpijevic yaptığı doğru işlerle açık ara daha başarılı gözüküyor.

Itoudis’in maç sonu demecine gelince; “Yaşanan olaylara anında otoritenin reaksiyon vermesi gerekiyor” vurgusunda haklı. Seyirciyi salondan boşaltmadan önce başka yöntemlerde denenebilir mi, bakmak lazım. Buna rağmen olayların önüne geçilemiyorsa son noktada boşaltılabilir diye düşünüyorum. Neticede senelerdir doldurulamayan salon, bu derbi maçında doldu. Bunu da göz ardı etmeden önlemler artırılmalı. Günün sonunda bu maç özelinde hakemlerin yaptığı tamamen yanlıştı.

S.G: Itoudis’in maç sonundaki yakınmaları o koşullar altında doğal. Koçun söylemindeki kastının sporda terör olduğunu düşünüyorum. 20-25 sene önce de sahaya yabancı madde atılıyor ve saha içerisinde yaralananlar oluyordu. O günden bugüne bu anlamda değişen bir şey olmaması üzüntü verici. Belki de Yan Madar yaralandığında hakem salonu boşaltmıyorum dediğinde ve tribünde bir önlem almadığında FB’nin sahadan çekilmesi doğru olurdu. Ve ilerisi için çok önemli bir örnek mesaj olurdu. O gün için ufak bir yaralanma ile atlatıldı belki ama daha ciddi bir yaralanma da olabilirdi. TBF bu derbi maçı için emniyetle birlikte çok ciddi tedbir almalıydı. Bu olayla istenmeyen olaylar anlamında tabiri caiz ise seyircilere korkunç bir prim verildi. Şu an seyircinin bu maçtan çıkardığı algı, “sahaya bir şey attığında, hatta birisi yaralandığında dahi oyun devam edebiliyor”. Bu çok kötü bir algı. Maalesef bu olayın geçiştirilmesi, ileride olabilecek hadiseler için kötü niyetli seyircileri cesaretlendirebilir. Atılan bu cisimler ölüme dahi neden olabilir. Dolayısı ile bu olay geçiştirilecek bir şey değil. En üst perdeden, en üst tedbirler ne ise acilen alınmalı. Federasyon ve hakemlerin kafalarını kuma gömerek geçiştirebileceği bir olay değil. Bu saatten sonra seyircisiz oynama cezası verilse ne olur? Zaten normal sezonu kaç seyirci ile oynuyorlar? Ceza o gün, orada verilmeliydi. Önlemler anlamında tarihi bir fırsat kaçırıldı diye düşünüyorum. Ayrıca her yönetici, her durumda sinirlerine hakim olabilmeli. Zaten yöneticiyi tribündekilerden ayıran özelliklerden biri de bu olmalı.

N.K: Eğer bir televizyon kanalında söylendiği gibi; hakemin FB kulübü yöneticilerine ”Sertaç Komsuoğlu’nun tahriki ile olayların başlaması sebebiyle salonu boşaltmayacağım” diye açıklama yapması çok vahim bir hatadır.

Bununla beraber eğer tahriklerle ilerleyeceksek, takımların maç öncesi ısınmaları sırasında BJK şube sorumlusunun yayıncı kuruluşun yöneticisi ve maçın spikeri olan İsmail Şenol’a saldırmasını da oldukça yanlış buluyorum. Aslında bir tahrik de bu olabilir.

Hakemliği teknik açıdan değerlendirirsek; hakem üçlüsü maçı iyi yönetti ve BJK hakkı ile kazandı.

Hakemler eğer maç oynanamayacak hale geldi ise, seyirciyi de boşaltabilir, maçı da tatil edebilir. Ancak saha içerisinde birçok işle uğraşan hakemden bu görevin alınması gerektiğini düşünüyorum. Saha içine konsantre olması gereken hakeme, saha dışındaki olayları da yönetme sorumluluğu verilmesini çok yanlış buluyorum. Bu tip idari bir görevi hakem masasında oturan (gerçi şimdi masada böyle bir yetkili de yok ama) TBF yetkilisine verilmeli.

F.S: Birçok konuda eleştirdiğimiz İtoudis’in bize basketbol maçı sonrası etik dersi vermesi (ki çok haklı buldum) benim canımı acıttı. Maalesef ligimizde olaylar kişilerin bakış açısına göre değerlendiriliyor. Necip ağabeye katılıyorum. Bu tip idari konular hakemlerden alınmalı. Bu maç özelinde ise, ‘olayın anonsla geçiştirilmesini doğru bulmuyorum. Olayların çıkmasına o sebep oldu bu tahrik oldu’dan öte, olaylar bu noktaya gelirken ne yapıldı ya da neler yapılmadı buna bakmak lazım. Bu seyirci davranışı bir birikimin sonucu. Eğer zaman içerisinde benzer davranışlar sergileyen takım seyircilerini en ağır şekilde cezalandırmazsanız, bu tip olayları izlemeye devam ederiz. Oysa 3 maçta seyirciler boşaltılsın, olaya sebebiyet verenler 6222’ye göre cezalandırılıp, ifşa edilsin bakalım bir daha yapan olur mu ! Sonuç olarak, yasa var, yasanın caydırıcı ağır cezaları var, ama yasayı uygulayacak cesarette yöneticilerimiz yok. Niye, çünkü karar mekanizmaları bağımsız değil!

Ayrıca bu tip atmosferi yüksek maçları yönetmek hiç de kolay değildir. Hakemlere kriz anında TBF dahil kimse yardımcı olmuyor. Dolayısı ile sorumluluk tamamen hakemlere yıkılmadan, herkes çözüm için taşın altına elini koymalı ve karar birlikte verilmeli. Bunun da göz ardı edilmemesi gerekiyor.

H.K.A ve C.G: Hakemin üzerinde bu görev alınsın TBF’ye verilsin.

Konu 2:
Bahçeşehir-KSK maçının değerlendirmesi…

S.G: KSK görev paylaşımını iyi yapıyor. Ufuk Sarıca son dönemlerde iyi bir kimya oluşturmaya başladı. Uzun oyuncularında NBA potansiyeli var, bu yıl çok iyi bir pivot bulup, arkasına hemen Furkan Haltalı’nın alınması da çok değerli bir hamle. Kenan Sipahi’nin gelişimini de gözden kaçırmamak lazım. KSK, hızlı oynayan, açık saha basketbolunda çok üretken. Göze hoş görünen basketbol oynayan bir takım haline gelmişler. Bunun yanında Bahçeşehir ise Boutsiele ve Bouteille ile ayakta kalmaya çalışıyor. Tecrübeli oyun kurucuları Kartal toparlayıp geri döndükten sonra daha organize olabilirler.

F.S: Bu maçta ülke basketbolu olarak yine bir ilke imza attık. Şöyle ki; Lisansı BSL’de Baş Antrenör olmaya yeterli olmayan Sinan Atalay her ne kadar saha içerisinde uygulamada Baş antrenör olarak görev yapsa da, resmiyette maç kağıdında baş antrenör olarak görünen kişi A Lisansı olan yardımcı antrenör Ali Ruhi Balkanlı’dır.

Dolayısı ile maçta kurallar gereği Bench’e verilen teknik fauller ve takım menajerine verilen diskalifiye kararları neticesinde bunların toplamı 3 olduğu için, otomatik olarak Baş antrenörün de diskalifiye edilmesi gerekiyordu. Bu nedenle kağıt üzerinde Baş antrenör olarak gözüken Balkanlı diskalifiye oldu. Fiili Baş antrenör Sinan Atalay ise görevine devam etti. Sonuç olarak kuralın amaçladığı cezalandırma böylece amacına ulaşmadı. Bu garabetin bir an önce alınacak tedbirlerle çözülmesi gerekli.

N.K: Süper Liglerimizdeki A takımlar için bir düşüncem var. A Takımlarda antrenörlerin lisans mecburiyeti olmamalı. Örneğin NBA’de lisans mecburiyeti aranmıyor. Üst düzey bir oyuncu basketbolu bırakınca NBA’de antrenör olabiliyor. Elbette bu düşüncem altyapılarla ilgili değil. Kaldı ki Sinan Atalay TBF’nin geçtiğimiz yaz iki altyapı milli takımında görev verdiği bir antrenör.

F.S: Bence sahada görevli herkes bulunduğu ligin zorunlu kıldığı lisansı alma şartlarını yerine getirmeli. Aksi bir durumda örnekte olduğu gibi adalet terazisi şaşabiliyor.

C.G: Bence bu öneri, önemli bir tartışma konusu. Bu konuya sonraki haftalarda uzun bir zaman ayıralım isterseniz.

Karşıyaka için düşüncelerim ise, Ufuk Sarıca’nın artık Euroleague seviyesinde koçluk yapabilecek bir seviyeye geldiğini düşünüyorum. Hak ettiği değeri bulamamış gibi geliyor bana.

Konu 3:
Son günlerde Galatasaray’daki gelişmeler…

C.G: Ligin 10. haftası bitmesine rağmen takımın kırılgan yapısı düzelmedi, koçla sorunları olduğu gözüküyor. Ama daha derine doğru bakıldığında sorunun tamamen yönetimsel olduğunu düşünüyorum. Master plan yapılamıyor. Genel Menajerin işine son verilmesi ile başlayan süreç ya yukarı doğru (üst kademelere, yönetim kurulu üyelerine) ya da aşağıya doğru (baş antrenör) gidecek gibi görünüyor.

N.K: Oyuncular, yönetimin koçun arkasında olmadığını düşündükleri/hissettikleri için koçları hakkında iyi olmayan konuşmalar yapıyorlar. GS işine son verdiği eski koçlarına sözleşmeleri sebebiyle para ödemeye devam ediyor. Mitrovic’i gönderip ona da tazminat ödeyebilirler mi bilmiyorum. Sahipsiz ve kötü yönetilen bir şube görüntüsü var.

H.K.A: Bütçelerin bu seviyelere geldiği süreçte görev verirken liseli ya da lisesiz değil de, liyakata göre görev verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Koçun sallantıda olduğunu hisseden oyuncudan performans beklemek hata olur. Bu çerçevede koçu değiştirmek gerekir diye düşünüyorum.

S.G: GS’ın maddi sıkıntısı varsa eğer yine performans alınması zordur. Kadrodaki uzun pozisyonundaki oyunculara bakınca (Martin ve Halilovic), scouting’de hata yaptıklarını düşünüyorum. Tofaş’taki Wiley veya Merkezefendi’deki Oturu gibi bir oyuncuyu bulamamaları en büyük hataları olduğunu düşünüyorum. İdare karmaşanın yanında kadro kimyasının da yetersiz bence.

GRUP OLARAK DÜŞÜNCEMİZ: Galatasaray’da değerlendirme yaparken verilerden yararlanılmalı. Ve bir kişi hakkında başarılı ya da başarısız diye yargıda bulunmak için önce başarının kriterlerini ortaya koymak lazım. Dolayısı ile son 5 yılda 44 yabancı, 17 tane yerli transferi yapılmış. Neredeyse sezon başına 12 oyuncu ile her sene yani bir takım yapılıyor anlamına gelir. Acaba Galatasaray basketbolda bu kadar zengin bir kulüp mü? Zengin olduğunu varsaysak bile, kaynakları bu şekilde heba edilmemeli. Galatasaray gibi köklü bir kulübün basketbol şubesinde de, onun bunun adamı veya liseli, lisesiz değil, tercihlerde liyakatin kriter olması lazım. Galatasaray basketbol şubesini yönetecek kişinin öncelikle yönetimsel bilgi ve beceri sahibi olması gerekli.

Konu 4:
Landing Faul (Kocaeli BŞB Kağıtspor-Fenerbahçe Koleji):

N.K: Şut atan oyuncuya kendini yere attığı için teknik faul veriyorlar. Eğer hakemler basketbol oynayıp bu ve benzeri pozisyonları oyun içinde yaşasalar, başkasının ayağına basıp sakatlanmış olsalar basketbolun doğasını anlamaları kolaylaşır. Ve bu tip pozisyonları daha doğru değerlendirirlerdi.

H.K.A: Pozisyonda şutu atan oyuncu sakatlanmamak için kendini yere atıyor. Hakem de aldatmaya yönelik hareket olarak değerlendirmiş. Savunma oyuncusu, şutu atan oyuncunun düşeceğe yere ayağını koyuyor, dolayısıyla bu bir savunma faulü…

F.S: FIBA bu konuya çok önem veriyor, oyuncu sağlığını ön planda tutuyor. Çünkü birçok oyuncunun şut sonrası düşeceği yere konan ayaklara basıp aylarca süren sakatlıklar yaşadığını biliyoruz…

Bu haftalık da bu kadar…

Unutmayın, yaş sadece bir rakam. Basketbol ise ruhumuzun büyümeyen çocuğudur. Hem Dinozor, hem de genç olabilirsiniz!

8 YORUMLAR

  1. BJK maçı hakkıyla kazanmış ? Yok yea ? Öyle bir atmosferde rakip takım nasıl top oynasın ? Kafana bozuk para yağıyor ama BJK hakkıyla maç kazanıyor. Biraz mantık biraz insaf !!!

  2. Konu 4 teki faulü görebilecek, faulün kimin sorumluluğunda olduğunu anlayabilecek seviyede fazla sayıda hakem TBF’nin elinde mevcut. Ancak bunlar ya soyadları tutmadığı için (bu konunun dinozor abimizi de ilgilendirdiğini üzülerek belirtmliyim), illeri tutmadığı için veya basamakları tırmanmak için kimsenin sırtlarına atlayamadıkları için bu seviyede maç yönetemiyorlar.
    Diyeceğim şu ki; kayırma ve iltimas öncelikli sistemin, sorunsuz ve en ideal sonuçlara varması mümkün değildir.

  3. Değerli yorumlarınız için emeğiniz için biz basketbol severlerle bilginizi tecrübeniz yorumlarınızı objektif birşekilde paylaştığınız için teşekkür ederim.

    Mümlün müdür bilmiyorum ama ben yine de şansımı denemek istiyorum. Yukatel merkezefendi Darüşşafaka maçında çıkan olaylara ilişkin de yorumlarınızı paylaşmanızı rica ederim. Sahada çıkan olaylar yapılan ve yapılmayan suç niteliği taşıyan hareketlere yorumunuz nedir?

    Teşekkürler

  4. Dünyanın ve evrenin tüm kurallarını sarı, beyaz, lacivert, kırmızı ve siyah renklerin belirlediğini sanan zavallı fanatiklerin oluşturduğu büyük kitlelerimiz var…. Bu gibi saçma ve abartılmış olayların her zaman ve her yerde sporumuzun üzerinde olması kaçınılmazdır. Böyle saçma sapan işler sonrasında da bir o kadar saçma polemikler sürecimiz var. Polemikler yaratılmaz ise bu kitlelere sporu pazarlayamazsınız! Hedef kitlenin seviyesi bu…. Beğensek te beğenmesek te…..

  5. Yorumlarınız hakkında:
    1- Yayıncı kuruluş spikerinin geçtiğimiz haftalarda oynanan Beşiktaş maçında GÖREVLİ iken, bilgisayarından FB-TS maçını izlediğinde BJK bu konuda açıklama yapmış ancak hem spiker hem de yayıncı kuruluş kulağının üstüne yatmış ve sadece kulübe bir özür yazısı gönderilmişti.
    2-Hiçbir şekilde taraftarın davranışları (küfür, oyuncunun yaralanmasına sebep olan yabancı maddelerin atılması vb.) mazur görülemez. Ancak Fenerbahçe Beko yöneticisinin maç boyunca hırçın davranışları seyircileri tahrik etmiştir. Bu kişinin geçtiğimiz sezon özellikle Anadolu Efes play-off finalindeki (diğer maçları söylemiyorum bile) davranışları da eklendiğinde, takımı yenik durumdayken yaptıkları kabul edilebilir bir yönü yoktur. (bu haftaki disiplin kurulu kararlarını merak ediyorum)
    3-Geçtiğimiz haftalarda oynanan KSK-BJK ve Bursa-BJK maçlarında taraftarın küfür ve taşkınlıklarında hiçbir anonsun yapılmaması da çifte standardı göstermektedir. Bu maçlarda BJK tarafının provokasyonlara gelmemesi olayları engellemiştir.
    4- Her ne kadar Ali Ruhi Balkanlı lisans bakımından üst gözükse de, talimatlar bençten sadece bir kişinin ayakta yönetilmesini izin verdiğinden dolayı bu kişinin diskalifiye edilmesi gerekir. Burada bir talimat değişikliğine gerek duyulmadan yorumla uygulanabilir.
    5-Galatasaray’ın sezon başından beri hatalı kadro oluşturmasının ana nedeni; şu yerli oyuncuyu başka takım almasın ben alayım mantığıyla takımı oluşturmasıdır. Buna göre yabancıları da doğru tercih edemediler.
    6-Daçka’nın geçtiğimiz sezonlardan kaynaklı vergi borçlarından dolayı takımı dağıtması konusunda ne zaman yorum yapacaksınız?
    7-Anadolu Efes ve Fenerbahçe Beko’da sezon başından beri bu kadar sakatlık olmasını neye bağlıyorsunuz?
    8- Son pozisyondaki hakemlerin yorumu beni hiç şaşırtmadı. Çünkü, ne yazık ki tüm klasmanlardaki hakemlerimiz, sokakta top görse bomba diye polise götürecek torpilli kişilerden seçmedir. Basketbol gibi temaslı sporlarda hakemlerin en azından altyapıda oynamış kişilerden seçilmelidir. Ayrıca federasyon seçimi sırasında Sn. Erman Kunter’in hakemler konusundaki yorumları ve çözüm önerilerini de hatırlatmak isterim.
    9-Hazır hakem konusuna girmişken, geçtiğimiz haftalarda sitenizin eski yazarı Yasin Yıldırım’ın kendi X hesabından yaptığı paylaşımı neden burada haberleştirmediğiniz de bir soru işareti.

  6. 1- Öncelikle size naçizane tavsiyem, Dinozor abiniz adına falan üzülmeyin! Çünkü başkalarının adına üzülürseniz yıpranırsınız! Bırakın herkes gerekirse kendi haline üzülsün.
    2- Hakem dediğiniz adam önce düzgün karakterli olmalı. Dedikodu veya kıskançlıkla başkalarını karalayarak kendi sorunlarına çözüm aramamalı!
    3- Eger yorumunuzdan anlaşıldığı üzere siz de hakemseniz bilmelisiniz ki, hakem dediğiniz adam aynı zamanda cesur olmalı. Cesaret edip adını yazamadığınız hakemin adı eğer Batuhan, Söylemezoğlu ise, ben onun hakkında size bazı bilgiler vereyim; kendisi, 28 yaşında iki Üniversite mezunu ve kendi hayatına yön verecek cezai ehliyete sahip, babası dahil kimsenin iteklemesine ihtiyacı olmayan yaşını başını almış bir birey.
    4- Soyadı sayesinde vs gibi saçmalıklarınızın cevabı ise bu konu özelinde haksız yere sucladiginiz MHK üyelerinde. Kendileri ile en son hangi yıl konuştuğumuzu ben bile hatırlamıyorum, bu güne kadar “bir kez dahi” Batuhan’ın yükselmesi ya da başka bir konuda her hangi bir görüşmem olup olmadığını onlardan öğrenebilirsiniz. Alacağınız cevap eğer sizi utandirmayacaksa!
    5- Size son tavsiyem, dedikodu yapmak yerine işinizi iyi yapmak için “fark” yaratmaya gayret etmeniz. Enerjinizi buna harcadığınız takdirde siz de göreceksiniz ki hem siz, hem de Türk hakemliği kazanacaktır. Çünkü “adam gibi adam” ve “adam gibi hakem” dünyada mumla aranıyor, haberiniz olsun.. Tercih sizin!
    Fatih Söylemezoğlu

  7. Konu 4 te hakemin faulü yanlış tarafa ve üstüne teknik çalarak vermesi mi teknik faulü böyle bir pozisyonda veren hakeme mağdur takımın koçunun hiç tepki vermeden olayı seyretmesi mi hangisine şaşıralım biz de bu pozisyonda donduk kaldık anlamaya çalıştık anlayamadık.

  8. Tv spikerine saldıran bjk yöneticisine ceza niye yok? Böylelerini kim, neden,nasıl koruyor? Maç içinde başka bir maç izlemek suç mu ? Velev ki suç , bu, bir yöneticiye spikere veya bir başkasına saldırma hakkı verir mi? Ülkede nereyi tutsan elinde kalıyor basketbol da bundan nasibini alıyor maalesef…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

15,872TakipçilerTakip Et
36,695TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

REKLAMLAR

popüler