Pazar, Nisan 21, 2024
spot_img

Örnek Oyuncu, Örnek Öğrenci: Koray Çekici

(Necip Kapanlı)

Sporla eğitimin birlikte yürütülmesinin gerekliliği konusunu yıllarca konuşup dururuz… Sistem, oyuncuları altyapıdayken dahi yol ayrımına getiriyor.. Ya okuyacaksın, ya oynayacaksın… Sonuçta yüzlerce, belki binlerce altyapı oyuncusu eğitimi ikinci plana atıp, hatta yaşamlarından çıkarıp sporu seçiyorlar ama içlerinden yüzde 5’i bile profesyonel olamıyor… Spordan para kazanamıyorsun… Eğitim de yok… Geçmiş olsun… Hele hele profesyonel sporcu statüsüne geçmişsen eğitimi tamamen unutacaksın…

Peki… Sistemi delebilenler yok mu? Tek-tük de olsa var… Elbette sınıf geçme garantili, devam zorunluluğu olmayan, diplomayı kayıt günü vaad eden okullardan söz etmiyoruz…

Koray Çekici “gerçekten” okuyan, basketbolu bıraktıktan sonraki günlerin projesini, aldığı eğitime dayandırmayı düşünen bir basketbolcu… Üstelik hedefi olan bir takımın önemli bir oyuncusu… TBL’de 8.09 ile yerli oyuncular arasında ribaund lider… 11.1 sayı, 2.3 asist, 2.5 top çalma ile Gaziantep’in çok önemli bir parçası… Halen de basketbol değil, “eğitim bursu” kazanarak girdiği Hasan Kalyoncu Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği 3. Sınıf öğrencisi…

Açık söyleyeyim… Daha önce tanışıklığımız olmayan Gaziantep Basketbol’un kaptanı Koray Çekici ile sahadaki performansına dayalı bir röportaj planlamışken, konu eğitime kaydı. Bu vesile ile Koray’ın Lise 1’de iken 2017 yılında bir Amerikan Üniversitesi’nin açtığı proje yarışmasında ikincilik ödülü aldığını da öğrenmiş oldum… Hatta bu konu beni o kadar etkiledi ki, onunla başlamak istiyorum…

Koray, Sanko Lisesi’nin ilk sınıfındayken Amerika’da “Robogames” isimli kurumun açtğı proje yarışmasına katılmış… Ambulans kavşağa yaklaştığı sırada trafik lambasını yeşile dönüştürerek yolun açılmasını sağlayan projeyi elektronik cihazlarla gerçekleştirmiş… Bu projenin patenti şimdi Sanko Okulları’nda ve karşısında da Koray Çekici’nin ismi yazılı…

Basketbola geçmeden Koray’dan bir anekdot daha… “Babamdan play-station olmasını istedim… Bana yanıtı ‘Tabii… Parayı kazan ve al’ odu… Bana bir tanıdığının et lokantasında iş buldu… 3 ay garsonluk yapıp para biriktirdim ve play-station’ı aldım.”

Biraz da basketbol konuşup sözü Koray’a bırakalım…
“Babam eski bir basketbolcu… Efes İlkdım Projesi’nde antrenörlük yaparken beni de İlkokul ikinci sınıftayken basketbola başlattı. İlk antrenmanlarımı aynı zamanda okulda da öğretmenlik yapan ve takımı çalıştıran babamla hem okulda, hem Efes İlkdım’da yaptım.

2013’te Gaziantep Basketbol kuruldu, ben de altyapısına girdim… 10 yıldır Minik, Küçük, Yıldız, Genç, A Takım ile her kategoride, her ligde oynadım…

Gaziantep’te altyapılardaki başarımızın en büyük nedeni hep aynı kadro ile oynamamızdı. İbrahim’le, Hüseyin’le ve diğerleri ile birlikte büyüdük. Ben Lise 1’de iken BGL kuruldu, antrenör olarak Mahir Bayrak geldi. Kulübün ana hedefi Gaziantepli çocukların A Takımda oynamasıydı. Gaziantep ağırlıklı kadro ile her gün çalışarak, şampiyonluğa kadar uzanan bir süreç yaşadık…

BGL olmasa hiçbirimiz Gaziantep’te kalarak oyuncu olamazdık. Ancak biz Gaziantep’te yaşamanın avantajını gördük… Büyük şehirler eğlenceli oluyor ve gençlerin dağılması için çok fazla faktör var. Ulaşım zaten başlı başına bir sorun.

Gaziantep’te salon en uzakta oturana 15 dakikada mesafede. Tramvay binip gidiyorduk. Büyük bir şehirde dış etkenlerle kaybolabilirdik ama burada basketbola odaklandık. Antrenörlerimizle konuşup rutin antrenmanlar dışında çok fazla bireysel antrenman yapma şansımız oldu.

Babam eğitimci olduğu için onun da yönlendirmesiyle dersleri hiç aksatmadım ve sonunda bir üniversiteden yüzde 100 eğitim bursu kazandım. Büyük kentte eğitimle sporu bir arada götürmem mümkün olmazdı. Burada hem basketbola, hem derslere iyi çalışarak bugünlere geldim.

Basketbolcu kardeşlerimizin anlaması gereken bir konu var… Eğitimin insana kattığı çok şey var. Daha bilinçli insan oluyorsun… Eğer basketbolcuysan, bunun yararını sahada da görüyorsun… Basketbol amaç değil, araç olsun… Herkes basketbolcu olamıyor, altyapıdaki 100 kişiden belki bir kişi basketboldan pata kazanabiliyor… Aman eğitimi bırakmayın…”

Koray daha çok süre olmasına karşın basketbolu bıraktıktan sonrası için bir planlaması var mıydı?

“Basketbol bir yerde bitecek, işte orada eğitim almış olanlar kendisini açıkta hissetmeyecek… Belki bazıları basketbola ilgili başka işler yapacak ama herkes bu alanda iş bulamayacak… Ablam da aynı bölümde 4. sınıf öğrencisi. Zaman zaman şimdiden ‘Acaba basketbol antrenörleri ve oyuncular için basketbol temalı eğitim programı’ hazırlasak mı, diye düşünüyoruz…”

Gelelim Gaziantep Basketbol’a…
“Kulüp her geçen yıl kendisini geliştirerek devam etti, harika bir alt yapı kuruldu, BGL’de şampiyon olduk, sakatlıklar olmasa bizim ilk TB2L’de de sürpriz yapabilirdik. Bizlere çalışma için en iyi ortamlar hazırlandı, çok iyi antrenörlerle çalıştık, en iyi otellerde kaldık.

Geçen sezon maalesef BSL’den düştük.Çok sakatlık yaşandı, sakatlananlar uzun süre dönemedi. Avrupa maçları çok yorucu oldu, elenince morak bozukluğu yaşadık. En önemlisi deprem bizi ruhen bitirdi. İstanbul’a yerleştik ama aklımız deprem geçiren Gaziantep’in durumuna takılı kaldı. 10 maçı son saniyelerde kaybettik ve sonuçta TBL’ye düştük.

Boray Abiler örnek bir karar alarak ve bizim gelişimimizi de düşünerek bu sezon altyapı ağırlıklı bir takım kurdu. Ali Abi de bana güvendi ve performansım yükselmeye başladı.”

Acaba genç oyuncuların erken yaşlarda büyük paralar kazanması konusunda ne düşünüyordu…
” Genç oyuncular hayatını devam ettirebileceği kadar kazanmalı. Erken para doyum yaratır… Genç oyuncu hayalindeki para için çok çalışmaya devam etmeli…

Kendisini sahada pozitif ve negatif yönleriyle nasıl görüyordu? Hangi antrenörlere teşekkür borçluydu ve hedefleri neydi?
“Ribaund sezime güveniyorum, top çalma, post-up, drive konusunda iyi olduğumu düşünüyorum ve savunmaya çok odaklıyım. İyi savunma yaptığımda hücumda da iyi oynadığımı biliyorum. Buna karşın şutumu, özellikle hareketli şutumu, atletizmimi geliştirmem gerekiyor.

Mahir Bayrak, Unut Görür, Tutku Açık ve Ali Yıldırım teşekkür ederim, özellikle benim pozisyonumda oynamış, bana farklı bakış açıları kazandıran Umur Görür’e çok şey borçluyum. Her antrenman sonrası 1 saat benim için salonda kalır, özel çalıştırırdı. Sonuçta bana seviye atlattı.


Elbette örnek aldığım Vezenkov, Nigel Hayes gibi Eurolegue’de etkili bir oyucu olmak isterim. Tabii öncesinde kendimi BSL seviyesinde ispat etmem gerekir… Daha da öncesinde Gaziantep’i mutlaka BSL’ye çıkaran organizasyonun parçası olmak isterim…”

Kendisine sorulmasını beklediği bir soru var mıydı?
“Gaziantep dışında giydiğim tek forma milli takım. Gaziantep’ten ayrılırsam neler olacağını, neler hissedeceğimi ben de merak edyorum.”

Donanımlı, eğitimli, kültürlü ve çok iyi bir basketbolcu ile röportaj yapmak insana iyi geliyor… Meslektaşlarıma öneririm…

Yolun açık, şansın bol olsun Koray…

4 YORUMLAR

  1. Keşke Koray gibi sporcular daha çok artsa.
    Söyleşide bahsi geçen basketbolcu ile anlaşmalı okulların varlığıda üzücü tabi. Bu okullardan birinden diploma alan bazı sporcu eskilerinin hangi görevlere geldiği de gerçekten düşündürücü.
    İyi eğitim basketbol ile birlikte olsun hep.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

15,872TakipçilerTakip Et
36,695TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

REKLAMLAR

popüler

izmir travesti
travesti izmir