Salı, Şubat 27, 2024
spot_img

Öğretmen Güneştir (Naci Özonay)

Değerli Antrenör, Öğretmen ve Yönetici Arkadaşlarım;

Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk,

“Ulusumuzun saf karakteri yeteneklerle doludur. Ancak bu doğal yetenekleri geliştirebilecek yöntemlerle donanmış vatandaşlar gerekir. Bu ödevde öğretmenlere düşüyor” demektedir.

Günümüzde artık ülkeler arasındaki savaş; eğitim ve bilim alanında verilmektedir. Eğitim ve bilim alanında ileri olan ülkeler her alanda kazanmaktadır. Bu alanlarda önlem almayan ve yatırım yapmayan ülkeler ise köle olmaya mahkumdurlar.

Eğitim ve bilime önem veren ülkelere baktığımızda her alanda yetişmiş insan ithaline son hızla devam ettiklerini ve aynı zamanda eğitim sistemlerine de büyük yatırımlar yaptıklarını görmekteyiz.

Değerli Antrenör, Öğretmen ve Yönetici arkadaşlarım;

Güneş nasıl dünyamızı aydınlatıyor, etkiliyor ve biçimlendiriyor ise öğretmenlerimiz ve çocuklarımızın eğitilmesinde görev alan antrenör arkadaşlarımız da çevresini öyle aydınlatır, etkiler ve biçimlendirir. Güneş yoksa dünyamızda yoktur. Öğretmen yoksa ne birey ne de toplum vardır.

Bir toplum öğretmeni ile özdeştir. Öğretmen ne ölçüde “BİLİMCİ, ÖZGÜRLÜKÇÜ ve EĞİTİM SANATÇISI” ise toplumu da aynı ölçüde “Bilim Toplumu Çağının” saygın bir üyesidir.

Bilgisiz seviyesiz insanlar ne erdemli ne özgür ne de bağımsız olabilirler.

“EĞİTİM; İNSAN OLMAK VE MUTLULUK YOLUDUR”

Değerli Antrenör, Öğretmen ve Yönetici Arkadaşlarım;

Kurtuluş Savaşı’nın kazanılması ve Mudanya Ateşkes Antlaşması sonrası, Mustafa Kemal Atatürk’ü kutlamak için Bursa’ya gelen 517 öğretmene, Atatürk’ün 27 Ekim 1922 günü yapmış olduğu konuşma başta biz öğretmenler olmak üzere tüm insanlığa rehber olmalıdır.

Atatürk konuşmasında;

“Hanımlar, Beyler,
İstanbul’dan geliyorsunuz. Safa geldiniz. İstanbul’un nur ocaklarını temsil eden yüksek heyetiniz karşısında duyduğum zevk sonsuzdur. Kalplerinizdeki duyguyu, beyinlerinizdeki düşünceleri doğrudan doğruya gözlerinizde ve alınlarınızda okumak benim için olağanüstü bir “ONURDUR.”

Bu dakika karşınızda duyduğum en içten duygularımı izninizle söyleyeyim: İsterdim ki çocuk olayım ve sizin nur saçan ortamınızda bulunayım. Sizden feyz alayım, siz beni yetiştiresiniz. O zaman milletim için daha yararlı olurdum. Bu arzumun yerinde başka bir istekte bulunacağım; bugünün evlatlarını yetiştiriniz. Onları memlekete, millete yararlı ögeler yapınız. Bunu sizden talep ve rica ediyorum.

Çok Değerli Antrenör, Öğretmen ve Yönetici Arkadaşlarım;

Büyük Atatürk’ün öğretmenlerdeki duyguyu beyinlerimizdeki düşünceleri gözlerimizde ve alınlarımızda okumasını bir “ONUR” olarak görmesi öğretmenlere vermiş olduğu değeri fazlasıyla açıklamaktadır.

Devamında söylemiş olduğu;

“İSTERDİM Kİ ÇOCUK OLAYIM VE SİZİN NUR SAÇAN ORTAMINIZDA BULUNAYIM. SİZDEN FEYZ ALAYIM. SİZ BENİ YETİŞTİRESİNİZ. O ZAMAN MİLLETİM İÇİN YARARLI OLURDUM” ifadesi ise,

Eğitimin bir ülke için “YAŞAMSAL-HAYATİ” olduğunu vurgulaması adına çok büyük önem taşımaktadır.

Toplumların “GÜNEŞİ” olan değerli öğretmen ve antrenör arkadaşlarımızın gününü kutlar, esenlikler dilerim.

Saygılarımla.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

15,872TakipçilerTakip Et
36,695TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

REKLAMLAR

popüler