BKT EuroCup Yarı Final 3. ve son maçında temsilcimiz Türk Telekom, Fransız temsilcisi Bourg-en-Bresse’ye deplasmanda 94-78 mağlup olarak organizasyonu yarı final etabında noktaladı. Rakip Bourg ise finalde Beşiktaş Gain’in rakibi oldu. Finallerin ilk maçı 22 Nisan Çarşamba günü Beşiktaş ev sahipliğinde oynanacak. 2 galibiyete ulaşan ekip sezonu EuroCup şampiyonu olarak tamamlayacak.
Ev sahibi ekipte Both Gach; 21 sayı ve 6 ribaunt ile maçın yıldızı oldu. Güney Sudan’lı forvete Adam Mokoka 15 sayı ve 5 ribaunt, Darius McGhee 13 sayı ve 7 asistle ile yardımcı oldu.
Temsilcimizde, Jaleen Smith’in 18 (9’u maçın son bölümünde), Jordan Usher’ın 13 sayısı galibiyet için yeterli olmadı.
Atletizmiyle öne çıkan Fransız ekibinin maça Lindo’dan gelen şık smaçla başlaması sürpriz olmazken McGhee de henüz maçın başında elden top çalarak kolay basketi buldu. Bourg’un hevesli ama dolayısıyla temaslı hali bir yandan da kolay faul almak adına bir fırsata dönüşebilirdi ama Bourg hücumlarında savunma namına yaptıklarımız veya yapmaya çalıştıklarımız soru işaretiydi bu yüzden ilk çeyreğin ilk yarısında Gach ve Mokoka parkta tek başına oynarcasına çember altında isabetler buldu. Biz her hücumda ısrarlı ama doğru bir şekilde Bankston’u çember altında müsait bir şekilde topla buluşturarak ev sahibini takibi sürdürdük. 5 dakikada yenen 15 sayı Türk Telekom’un Eurocup sezonunu asla yansıtmadı. Bana göre Avrupa’nın son yıllardaki en büyük sürpriz yumurta oyuncusu olan Simonovic maça üçlük isabetiyle iyi girse de yapılan faulun ardından çizgide 0/2 atarak resmen düşüncemi destekledi. İlk çeyrek bitimine 3:30 kala hiç değişiklik yapmayan Erdem Can tüm beşi kenara aldı. Ne mola ne de değişiklikler hücum ve savunmada işleri yoluna koymak adına yardımcı olmadı ilk etapta. Ricky Lindo’nun şutuna geç kalan Berkan ona yetişmek için tempoyu arttırınca Lindo’nun içeriyi delmesine engel olamadı ve sahada pek kalamadan kenara geri geldi. İlk bölümde pek kaçan atışı olmayan konuk ekibin atışları kaçmaya başlayınca yeni bir problem daha ufukta belirdi: ribauntlar. Uzun zaman sonra ilk savunma ribaundumuzu alan Usher’a anında baskı ve müdahale gelse de faul düdüğü o anda imdada yetişti. Bourg’u tanımlayan pozisyonlar üst üste yaşanırken Bourg faul yaptıkça kaçan atışlar da bizim adımıza devam ediyor. Dönüşünde yedek pivot Mitchell da üçlük isabeti bulunca fark çift haneyi gördü ki onun dönüşünde uzun zaman sonra ilk saha içi isabetini bulan temsilcimiz, yine yay gerisinde Mitchell’ı durduramadı. Ardından gelen hücumda hücum faul yapan Allman omzunu tutarak kenara gelirken 2. faulünü yapmış oldu. Bourg, çembere yaklaşan her oyuncuyu temasla durdurmaya devam ettiği için Kokila ve McDowell-White da 2 faule ulaştı. İlk çeyrek sonunda Bourg yapmak istediği her şeyi rahatça yaparken Türk Telekom adına tek olumlu durum Bourg’un çok fazla faul yapması, son çeyreğe doğru buradan bir avantaj devşirilme ihtimali yüksekti (26-16).
İki taraf da hibrit beşlerle ikinci çeyreğe başladı: Yarı yarıya ilk beş ve bench oyuncusu içeren beşler. İkinci çeyreğin henüz başında ters eşleşmeyi yakalayan Mitchell hücum faul yaptı. Hücum faulü aldıran Jaleen Smith, ardından basketi buldu, dönüşünde topu çaldı ve Trifunovic’e asisti yaptı. Bu 1 dakikalık sekans, farkın 5’e inmesine ve Fauthoux’un mola almasına fazlasıyla yetti. Mola dönüşünde olağan üstü skor yeteneğiyle ünlenmiş McGhee’nin meşhur aşırı bombeli üçlüklerinden birisi geldi. Allman maça girememişken Doğuş ve Smith’in iyi sinyaller vermesinin yanı sıra ilk çeyrekte Bankston’un beslendiği çember altına Erdem Can, Alexander’ı da ekledi ve Trifunovicle beraber 3 gard 2 pivotlu forvetsiz oynamayı denedi ama moladan Bourg 5-0 dönünce Usher’a döndü ve 2 pivottan vazgeçti. Hücumda işler normalleşmeye yaklaşsa bile Bourg hala hücumlardan boş dönmeye niyetli değil. Atış kaçırsalar bile ikinci şans konusunda kurdukları üstünlük devam etti. Türk Telekom, rakipten fauller gelmeye devam ederken diğer krizlerden birini çözdüğü anda maçı kazanma noktasına getireceğini net gösteriyor. Smith’in sağ dip üçlüğü çeyreği tam yarılarken farkı 3’e indirdi (34-31). Temsilcimiz Bourg şutlarını riske ederek ribaunt problemini çözdü ve Usher böylece açık saha bularak smaca gitti ve ilk kez öne geçtik. Hava atışından beri bir sürü şey oldu ama gelinen noktada maça baştan başlamış durumdayız, şimdi parkede iki denk takım görüntüsü var. Sürpriz bir şekilde Telekom faul sayılarında Bourg’u da geçti bu süreçte. Post up hücumunda tepeye dışarı çıkan topu yay gerisinden ateşleyen Moulare yine can yaktı. Temsilcimiz son topu değerlendiremeyince soyunma odasına 43-39 geride gittik. Bourg hava atışından beri Doğuş’un üçlüklerine göz yumsa da şimdiye kadar cezalandıramadık. Bourg ise yay gerisinden %43 ile attı.
İkinci yarı Mokoka üçlüğüyle başladıktan sonra içeriyi zorlayıp zor bir isabet daha buldu hemen peşine. Şut anlamında sorunlar yaşayan Doğuş, orta mesafeden bulduğu isabetle açılışı yapsa da bu sefer McGhee’den üçlük isabeti gelince fark çok hızlı bir şekilde çift haneye çıktı ama Doğuş bu sefer de üçlükle cevap verdi. Türk Telekom hücumda pozisyon bulmakta o kadar zorlanmasa da yüzdeler rakibe göre net bir şekilde düşük olmasının yanı sıra atış iznini de kolay verince skoru almak mümkün olmadı. Jordan Usher’ın iyi bir maç geçirirken 3 faule ulaşması da hemen peşine denk geldi. Usher’a ardından net bir faul yapılsa da hakemler bloğa hükmetti ve ardından gelen McDowell-White isbaeti farkı çifti haneye geri getirirken mola da peşinden geldi (56-46). Erdem Can moladan bir kez daha 2 pivot deneyiyle dönerken serinin ilk maçının yıldızı ama günün hayal kırıklığı Allman’i de oyuna dahil etti. Hemen çember altına indirdiğimiz top Lindo’ya 3. faulunu yaptırdı. AMA HALA HÜCUM RİBAUNDU VERİYORUZ SÜREKLİ! Dönüşünde gelen Allman üçlüğü ilaç gibiydi ama Kris Bankston savunmada öyle bir uyudu ki üçlüğe sevinemedik bile. Çeyreğin sonuna yaklaşırken temsilcimiz yavaş yavaş konsantrasyonunu kaybetme eğilimi göstermeye başladı bu anlarda. Hücumda problemler bu kadar belirgin olmamıştı şimdiye kadar. 1:15 kala faul yapılan Kyle Alexander çizgide 0/2 yaptıktan sonra ribaunt alınamadığı anda gelen faul maçı özetleyen bir sekans oldu. Üst üste Usher basket faulu, Doğuş’un göstere göstere aldığı hücumu faulu ve Allman’ın turnikesine sahne olan sekans son çeyrek öncesi moral ve bir nebze ümit verdi (68-59).
Son çeyrek bir Allman-Alexander ikili oyunuyla başladı. Çok yüksek tempoyla başlayan çeyrekte Devoe’nin turnikesinde goaltending bekledik ama blok kararı çıktı. 3. çeyrekte yaşanan Erdem Can-Allman geriliminin ardından Allman sahada daha fazla kalıyor ve bu süreleri de daha iyi değerlendirir durumda. Buna rağmen hücumda bitiricilik kısmı halen iyi değil ve dönüşünde Darius McGhee boş kalırsa cezayı keser. Bourg’un maç boyunca savunma kaymalarını bizden daha iyi yaptığı aşikar. Maçın başında “nispeten hevesli” olan Bourg bu tavrını 40 dakikanın tamamına yaydı demek yanlış olmaz, en azından bizden daha iyi yaptılar bunu. Üst üste organize olamadığımız hücumların dönüşünde Both Gach bizi içeriden paramparça etmeye devam edince bitime 7 dakika kala fark 14’e kadar çıktı (79-65). Bourg’da 5 oyuncu 4 fauldeydi çeyreğin yarısı geride kalırken. Bourg tribünlerindeki çocuklarda salonun siren sesinin aynısını çıkaran bir zımbırtı var bu arada her şut esnasında ve hücum saati 5 saniye kala çalıyorlar 😀 Skor uzun süre 81-67’ye sabitlenmişken top karşılıklı tüm şutlarda naz yapsa da Kokila’nın üçlüğünde içeri düşmeyi tercih edince artık dönülmez akşamın ufku gözükmeye başladı. Moladan sonra biz şut kaçırmaya devam ederken Bourg isabet bulmaya devam etti. Bourg özellikle fiziksel anlamda Türk Telekom’a karşı oldukça ağır bastı.




Turu çantada keklik görenler neredesiniz ? İlk maçta fark yapınca soyunma odasından sinematik pozlar verenler nerdesiniz? TT gibi devlet destekli takımların bu derece para harcayıp hüsrana uğramasının hesabını kim verecek?
Büyük başarı bunu küçük göremeyiz Telekom müthiş bir sezon geçirdi eurocup ta emeği geçenleri tebrik etmeliyiz bu takım bizim ciddi emek var yöneticisinden antrenörüne asistanlarından malzemecisine sağlık çalışanlarına hepsini canı gönülden tebrik ederiz olmadı ama denediler ve bunun için çaba sarfettiler emeklerine terlerine sağlık. Spor bu kazanmak ta var kaybetmek de seneye daha güçlü 💪
Başarı sponsorlu kulüplerin işi olmalı…
Türk Telekom yıllardır harcadigi parayı Türk sporuna harcasa daha fazla tesisisimiz olurdu. Daha fazla branşta daha fazla sporcu cikardi.
Türk telekomun parası
Türkiye cumhuriyenin Spor branslarindaki tüm alt yapılarına ait olmalı.
Amerikali basketbolculara değil….
Nerden baksan her sene en az 20 – 30 milyon dolar….
Son 20 yılda harcanan paranin ortalaması yıllık 20 milyon dolar.
20 yılda toplamda 400 milyon dolar yada üstü.
Herhangi bir tesisin yapılması 1- 2 milyon dolar.
81 ilde en az 1 tane Türk Telekom Spor kompleksi
Her tesiste basketbol. Futbol voleybol yüzme cimnastik badminton masa tenisi….. Bir sürü branşta organizasyon…..
Her tesiste bir sürü antrenör ve antrenör yardımcısı fizyoterapist idareci ye iş imkanı….
Ve Türk sporuna katkı yapacak onlarca genç sporcu…
Böyle gelmiş böyle gitmesin. Düzen değişsin.
Türk Telekomun parası Türkiye sporunun alt yapısına aittir.
Sn Sporsever, isabetli tesbitleriniz var. Size destek olabilmek açısından bir soru da ben sormak isterim. Ülkemizin bütçesi garantili ve yüksek olan organizasyonlarının başına çöreklenerek manipülasyon yolu ile paraları götürenleri kim idare ediyor?….