Efes 19 Hücum Ribaundu Verdi, Maçı Vermedi

- Reklam-

İSTATİSTİK

Turkish Airlines Euroleague 7.hafta mücadelesinde Anadolu Efes, Paris deplasmanından 90-80 galip ayrıldı ve 3.galibiyetini elde ederken rakibi karşısında ilk kez kazandı. Paris ise 3.mağlubiyetini aldı.

İlk 2 dakikası sayı olmayan mücadelenin ilk 5 dakikası bulduğumuz 3 üçlük isabetiyle 11-6 üstünlüğümüzle geçildi. Tempoyla ritm bulan Paris 9 hücum ribaundu aldığı ilk çeyreği 21-17 önde tamamladı.

Paris 2.çeyreğe Hommes’un üçlükleriyle başladı ve skor 27-21’e geldi. Loyd-Ercan ve Smits ile hücumda kontrolü eline alan Efes, çeyrek sonunda yaptığı iyi savunmayla soyunma odasına önde giren taraf oldu (39-46). Maçın ilk yarısının en skorer ismi 11 sayıyla Ercan Osmani oldu.

İkinci yarıya Efes 10-1’lik seriyle başladı ve 2 dakika geride kalırken Paris molası geldi. Ev sahibi ekip üçlüklerle nefes alsa da Loyd’un üçlüğüyle 3.çeyreğin bitimine 3 dakika kala skor 52-65’e geldi ve bir pozisyon sonra Kokoskov’a aynı pozisyonda iki teknik faul gelince koç oyun dışı kaldı. Çizgiden bulduğu sayılarla farkı koruyan Paris son çeyreğe girerken skoru 60-69’a getirdi.

Paris son çeyreğe M’Baye’nin üçlüğüyle başlasa da Larkin’den gelen 9 sayıyla oluşan 11-0’lık seri sonucu maçın bitimine 6 dakika kala fark 17’ye çıktı (63-80). Moladan Paris 8-0 ile dönse de Efes 7-2 ile çabuk karşılık verdi ve sahadan galip ayrılan taraf oldu (80-90).

Efes’te Larkin 19 sayı ve Ercan 18 sayı ile ön plana çıkarken, 19 hücum ribaundu alan Paris’te Herrera ve Hifi (13/13 faul, 0/8 üçlük, 2/8 ikilik) 17 sayı ile mücadele etti.

GÜNÜN SONUÇLARI
Zalgiris-Bologna: 86-65
Kızılyıldız-ASVEL: 79-65
Bayern Münih-Real Madrid: 90-84
Panathinaikos-Maccabi: 99-85
Barcelona-Milano: 74-72
Baskonia-Dubai: 92-85
Paris-Anadolu Efes_ 80-90
Valencia-Fenerbahçe: 94-79

- Reklam-

2 YORUMLAR

  1. İki maçı aynı anda izledim. O kadar belirigin ki Efes’in düz bir çizgide gidişi ile Fener’in yüksek dalga boylu frekans gibi gidişi. Geçen haftaki “derbinin” galibi görüldü ki EL’e bu sezon daha kötü başlayan takım. Bu hafta dalganın dip halindeydi bu takım. Bunda Efes maçına daha çok yoğunlaşmış olmanın ve onu “atlatmanın” içgüdüsel rehaveti de var, bu da bir sonraki rakip küçümsenmese de “geride” başlamayı getiriyor. Tabi ki asıl büyük dezavantaj “son şampiyon” olmak ve herkesin diş bilemesi. Bunların hiçbiri bilinmiyor değilken maç boyu bütün ribauntları vermek, bütün “kordorları” buyur geç tarzında boş bırakmak yine de can sıkıcı. Oysa Valencia son periyotta “ben şahane oynasam da maç sonu eli ayağına dolaşan, şutları girmeyen vb bir müsait lokmayım, tut yakala ye beni” dercesine bocaladı ama “savunma sertliği” denen şey 40 dk. boyunca uygulanmayınca Tarık ve Scotty’nin sayıları farkı bile kapatmaya yetmedi. Bir de stafımız benç kullanmada bilindiği gibi gayet ketum, ama bu en önemsiz etmen, çünkü bugünkü oyun ve “havamız” ile bu takımı yenemezdik. Efes’in bugünkü özel avantajı ise geçen yıl kendine “haddini bildirenleri” gözüne fena halde kestirmiş olmaktı, soğukkanlı, inatçı ve disiplinli oyunlarıyla karşılarındaki “çılgın çocuklara” insiyatifi bu kez hiç kaptırmadan oynadılar. Tescilli Türk katili hatunun bugünkü maçta hakemlik yapması ise benim çok komiğime gitti. “Bizdeysen” Sırp bile olsan Türk muamelesi görürsün, bizler benç ya da parkedeki Türk oranına hayıflansak da rakiplerin (buna bu tür hakemler de dahil) gözünde “hepimiz” Türk’üz. İyi ki Paris’te görev vermişler ki ona, Ercan ve arkadaşları bir güzel morarttı onu, görevi Valencia’da olsaydı FB bir 10 fark daha yerdi. Bu arada gurbetçimizin bol olduğu bir ülkede alınan galibiyetin burada hiç umursanmayan ama büyük olan bir önemi vardır. Biraz uzun oldu ama bu (ve çoğu) maçlarda teknik değil bu tür psikolojik durumlar ağır basıyor, o yönlerden ele almak istedim.

  2. Maçın ilk devresini izleyebildim , tebrik ediyorum… Umuyorum Efes bu kritik galibiyeti kerteriz noktası olarak alıp üzerine bir şeyler inşa edebilir. Geçtiğimiz hafta Partizan’ı yendikleri maçın bir kısmını izlediğim Paris , kadrosundan önemli oyuncuları yitirmesine ve koç değişikliğine rağmen Nbavari çılgın ” koş ve şut at ” tarzı hücum basketbollarını değiştirmeden “Paris prensi” genç yıldız Nadir Hifi’nin önderliğinde sezona iyi başlamıştı ve Efes açısından sezonun bu döneminde karşılaşılması çok tehlikeli bir rakipti fakat izlediğim ilk devrede Efes Paris’in savunma sertliğine fazlasıyla cevap verdi, Nadir Hifi’nin ritm bulmasına izin vermedi ve Paris’in kendine özgü kaos basketbolunu oyuna dikte etmesini engelledi. Baskonia karşısında alınabilecek bir galibiyet Efes’in kendisi açısından çok gerekli 5 – 6 maçlık bir galibiyet serisine ulaşması yolunda hayati olacaktır…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler