Efes 2026’da İlk Kez Galip (Ali Şiviloğlu)

- Reklam-

İSTATİSTİK

Euroleague 26. hafta mücadelesinde Anadolu Efes evinde Valencia’yı 107-90 mağlup ederek 9 maçlık mağlubiyet serisine nokta koydu. Temsilcimiz, Euroleague’de en son 17 Aralık 2025 tarihinde Zalgiris deplasmanından galip dönmüştü.

Anadolu Efes’te Ercan Osmani 20 sayı ve Jordan Loyd 19 sayıyla galibiyetin mimarları oldu ama buraya Kai Jones’un 15 sayı yanında 6 ribaunt, 2 top çalma ve 3 blokla; PJ Dozier’ın da 10 sayı 7 asistle oynadığını da eklemek lazım.

Valencia’da Nate Reuvers 30 sayıyla kariyer rekorunu kırsa da takımın geri kalanı bu konuda pek yardımcı olamadı.

Valencia maçına gelirken Anadolu Efes’te hava İstanbul’un havası gibiydi: soğuk. Üst üste alınan sonuçların tribüne tesiri de yoğunluk anlamında ilk defa bu derece gözle görülürdü. Öyle ki Euroleague’de son 9 maçını kaybeden temsilcimiz, Türkiye Süper Ligi’nde de son 3 maçın 2’sinden mağlubiyetle ayrılmıştı. Pablo Laso; maça Weiler-Babb, Loyd, Dozier, Ercan, Poirier beşiyle başlarken Pedro Martinez’in tercihi; Thompson, Badio, Taylor, Pradilla, Sako oldu.

Beaubois, Larkin, Cordinier, Dessert’in kadroda yer almadığı mücadelede temsilcimiz savunma ribauntlarını aldıktan sonra tüm sahayı yüksek tempoda kat ederek geçiş hücumlarından beslendi ve maça bir adım önde başladı. Maça çift pivotla başlayan konuk ekip hücum ribauntlarında aktif olmaya çalışsa da tartıya koyunca bu taktik hafif kaldı. Jordan Loyd üst üste aynı şekilde sol turnikeden basket fauller üreterek ilk bölüme damgasını vurdu. Martinez hemen planından vazgeçti, Key ve Reuvers’e döndü. Daha sonra Moore ve Montero da dahil oldu. Vincent Poirier TV molasına kadar saha içi isabet bulamadı ama daha ilginci post up atışlarından 0/4’le atması idi. Top sık sık ona indi yani. Nick Weiler-Babb (NWB) çok erken iki faul yapınca kenara gelmek durumunda kaldı. Laso başta sadece gardlar Loyd ve NWB’yi dinlendirdi ki Loyd maçın en iyisiydi bu bölüme kadar.

David Mutaf ve Saben Lee şans buldu onların yerine. TV molasından sonra Loyd’dan bayrağı devralan Lee üst üste 5 sayı bulurken maçın başından beri maçı önde götüren, daha iyi gözüken taraf Anadolu Efes. İlk çeyreğin bitimine 2:40 kala Poirier’in perdelemesi faul olarak yorumlanınca 2. faulunu yaparak kenara geldi. Saben Lee bir kez daha basket faul ve böylece Badio 2. faulunu yaptı. Hücumlarda kolay atışı bulamayan Valencia hücumlardan boş dönmeye devam ederken dönüşünde gelen PJ Dozier üçlüğü farkı çift haneye taşıyınca Pedro Martinez, çeyrek bitimine 1:43 kala oyuna molayla müdahale etti (25-14). Moladan sonra Sergio De Larrea oyuna dahil oldu. 2005 doğumlu oyuncuyu özellikle Eurobasket’te keyifle izlemiştim ama şimdi çıplak gözle görünce fark ettim ki bu çocuk gard pozisyonu için epey uzun boylu. Forvet oynaması adına önünde pek bir engel yokmuş şaşırdım böyle görünce. Saben Lee çeyreğin bu bölümünü de hatasız oynarken (10 sayıya ulaştı) Valencia’nın da işin savunma kısmındaki konsantrasyon kaybını görünce temsilcimizin iyice freni patladı. İlk çeyrek sonucu: 33-14, rüya gibi bir başlangıç ama asla absürt bir şey de yok. Unutmamak gerekir; mağlubiyet serisinin içinde 2. yarı düşen konsantrasyon sebebiyle kaybedilen birçok maç var.

İkinci çeyreğe Nate Reuvers 2 üçlük isabetiyle giriş yapsa da oyunun diğer tarafında Efes atmaya devam ettiği için çok problem gibi gözükmedi. Yine de top kaybının ardından Kam Taylor boş turnikeye gidince Laso hemen mola aldı. Mola dönüşünde Efes’ten blok dönüşü smaç sekansı izledik. Bu sezon Efes’te en sevdiğim detay bu sekanslar ve tek bir aktörü var: Kai Jones. Yalnız dönüşünde aynı pick n pop oyunuyla sağ forvetten 3. kez boş üçlük gönderen Reuvers yine isabeti buldu. Üç isabetin ardından da aynı sevinci yaptı bu beni biraz güldürdü; adamlar kas hafızasına sevinç hareketini de ekliyor herhalde 😀 Kai Jones, Smits’in asistinde harika bir smaç daha vurduktan sonra ilk bölümün yıldızı Loyd’a üçlük atışı esnasında faul yapıldı. Üç sayılık atışı da isabetli olmuştu! İlk yarının bitimine hala 4 dakika kalmasına rağmen Efes şimdiden 49 sayıyı buldu (49-36). Sezon başından beri takımın en istikrarlı oyuncusu olan NWB’nin faul problemi sebebiyle oyunda olmadığı bu uzun sekansı da oldukça başarılı geçirdiğini söyleyebiliriz. Maça hücumda da savunmada da bana göre felaket başlayan Braxton Key’in de devreye girmesiyle fark 10’a kadar düşünce Laso bir kez daha molasına başvurdu. Maçı kendi içinde değerlendirmek lazım ve bu maçta oyuna da bakınca farkın 10’a düşmesi bana da bir krizin başlangıcı sinyalini veriyordu. Efes bu sezon yarı saha hücumlarında hiçbir zaman çok da mahir olmadı ve maçın başında geçiş hücumlarıyla elde edilen avantaj, geçiş hücumları azaldığı anda yerini krize bıraktı. Kaçan atışların dönüşü Valencia için geçiş hücumlarına dönüştü. Ne zaman ki yerleşik hücumda adam eksiltebiliyoruz, o zaman en azından cezayı kesiyoruz. Dozier asistinde Loyd üçlüğü tam olarak böyle geldi. İlk yarıda şut yüzdelerimiz gayet iyi: 61% 2 sayı ve 46% 3 sayı yüzdelerinin yanı sıra ribaunt üstünlüğünü de almak sonucu getiriyor. İlk yarıya noktayı yine Nate Reuvers yine forvet üçlüğüyle ama bu sefer soldan koydu (57-46). Temsilcimiz ilk yarıda sadece 4 top kaybetti.

İlk yarının yıldızı Loyd, ikinci yarıda da Efes adına açılışı yapan isim oldu ondan gelen üst üste 5 sayıya cevap yine bir forvet üçlüğüyle Reuvers’tan geldi. Valencia bugün Reuvers ve Puerto hariç kimseden iyi bir dış şut katkısı alamadı şimdiye kadar. Çeyreğin yarısı geride kalırken son zamanların nispeten sessiz ismi Ercan Osmani kendini bulurken ondan sadece 2 dakikada üst üste 7 sayı geldi. Bu sezon şimdiye kadar Efes’ten bu gibi reaksiyonları görmemiştik. Euroleague’de hiçbir maç kolay değil ve galibiyetin anahtarı tam olarak bu gibi katkılardan geçiyor. Sezonun genelinde Efes’in hücumdaki olağan şüpheli sayısının maç içinde her zaman limitli olması mağlubiyet serisinin en büyük sebebi. Bugün Loyd, Lee ve Dozier başrol, Jones yan rol gözükürken bir anda Ercan’dan başrol performansı geldi. 40 dakikalık maçta hiçbir oyuncunun 40 dakika süre almadığı bir organizasyonda kimse de 40 sayı atamadığını göz önüne alırsak oyuncuların rol yönetimi kadar süre yönetimi de değer kazanıyor. Fark yeniden 19 bandına yükseldi, hatta 20’yi de gördük ki maçtaki en büyük fark bu. Bugün Valencia’nın en iyi günü olmadığı kesin ama maçın buralara gelmesi tamamen Efes ekibinin bir başarısı. 3. çeyreğin ikinci yarısında haksız rekabete sebep olan Kai Jones ve enerjisiyle/fizikselliğiyle rakibi yıldıran Şehmus, Valencia’nın mental olarak da maçı bırakması için daha doğru oynayamazdı. Gayet verimli bir maç geçiren Rolands Smits son bölümde sakatlanarak soyunma odasına gitmek durumunda kaldı. 84-64, maç sonucu deseler inanırdım ama 3. çeyrek sonucu. Merkezefendi ve Fenerbahçe maçlarındaki takımla bu takım aynı mı şimdi? İmkanı yok. Valencia, Fenerbahçe’nin çeyreği kadar bile yıpratamadı temsilcimizi bu kesin ama Valencia sezon başından beri zirve takibinde play-off potasında yer alan bir takım. Fenerbahçe’yle araları sadece 2 mağlubiyet. Nate Reuvers 21 sayıya geldi, takımın kalanında en skorer oyuncu 9 sayıyla Darius Thompson.

Son çeyrekte Kai Jones üst perdeden oynamaya devam ediyor ama Efes hücumları yine tıkandı. Valencia, Reuvers hariç hücuma çözüm bulamadığı için fark çok erimiyor ama Laso en ufak seri yendiğini gördüğü anda mola almaktan çekinmiyor. Bu çeyreğin başında olduğu gibi. Mola dönüşünde Weiler-Babb bire bir oynayıp üçlükte isabeti bulunca farkı yine 20’ye çekti. Üçüncü çeyrekte olduğu gibi bu çeyrekte de Valencia’dan net bir reaksiyon yok. İlk çeyrek bittiğinde maç da bitmişti sanki, temsilcimiz Fenerbahçe maçında yaşadığını olduğu gibi rakibine yaşattı bugün. 107 sayılı müthiş dominant bir galibiyet temsilcimizden, bayıldım.

- Reklam-

2 YORUMLAR

  1. Bu maçın mağlupları : 1-) Rakip takımın kendisi, 2-) Valencia’ya övgüler yağdırmakta acele edenler, mesela “geçen yılki Paris’in gelişmiş versiyonu” türünden laflar parçalayanlar 3-) En ağır mağlubiyeti alan kuşkusuz bizdeki goygoy tayfası, Yunan takımını sadece Fenerbahçe’ye karşı değil yıllarca arkasındaymış gibi yaptıkları bu takıma bile karşı tutan, sosyopatın geri döneceği gün gelene kadar buraya gelen her antrenörün kellesine iştahlananlar, yöneticiler (patron değil) menejerler ile uğraşanlar. Bu üçüncü grup en azından bu hafta dut yemiş bülbül, bir dahaki mağlubiyete kadar “enerji” biriktirecekler. Arka arkaya dokuz mağlubiyetiin galipleri ise bugün patlayan kabağın kendi başlarına patlamadığı için talihliler, çünkü euroleague her zamanki gibi herkesin birbirine vurduğu bir yer.

  2. Umarım (tıpkı ilk Zalgiris maçı gibi) bu tesadüfi galibiyetin “büyüsüne” kapılacak birkaç aklı evvel çıkmaz. Şu anda bu yönetimden tek beklentim Kai Jones ile birkaç yıllık sözleşme imzalamaları. Onun dışında Türkiye Kupası ikinci turunda elenince zaten Laso’yu gönderecekler – daha önceleri aynı senaryoyla Perasoviç’i ve Blatt’i göndermeleri gibi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler