Anadolu Efes deplasmanda Kızılyıldıza 77-72 yenilirken yenilgiden çok daha acı bir şekilde Mike Jamesi kaybetti. Üçüncü çeyreğin ortasında topa yönelmeye çalışırken bir anda yere düşen Mike James büyük ihtimalle aşil tendon sakatlığı yaşadı. Maçın sonunda Malcolma maçı kazandırma şansı geldi ama bomboş üçlük girmedi.
Jordan Loyd 11 sayı, 7 ribaund, 3 asist, Dario Saric 13 sayı, 10 ribaund, Matt Strazel 13 sayı, 2 ribaund, 18 dakika süre aldıktan sonra sakatlanan Mike James 11 sayı, 3 asistle oynadı.
Maç dengede başladı. Efes tempo yapabildiğinde daha etkili olsa da Kızılyıldız hücum ribaundlarına saldırarak bunu engellemeye çalıştı. Tv molasına 10-9 önde girdik. Mike James ile etkili olan Efes üstünlüğü korudu. İlk çeyrek sonunda 21-19 öndeydik.
İkinci çeyreğe Nwora eski takımına karşı bilenmiş şekilde çıkınca fark yarattı. Basit hatalar da yapınca mola geldi. Çeyreğin ikinci kısmında toparlanan Efes savunmada etkili oldu. İlk devre sonunda 37-36 Kızılyıldız üstünlüğü vardı.
İkinci yarıya rakip çok temaslı başladı ama üst üste faul düdükleri geldi. Moneke bir anda devreye girince üstünlük yeniden rakibe geçti. Çeyrek sonunda Mike James çok üzücü bir sakatlık sonrası sedyeyle soyunma odasına gitti. Son çeyreğe 56-53 geride gittik
Son çeyrek başında akıllar sakatlıkta kalınca çok kötü başladık. 33. dakikada 63-55 skorunda molayı aldık. Mola dönüşü Saric ile etkili olan Efes mini seriyle rakibe mola aldırdı. Hakemlerin kontrolü yitirmesiyle tempo çok düştü. Son 3 dakikaya 67-61 geride girdik. 35 saniyede 5-0 seriyle farkı erittik. Kızılyıldız aynı şekilde cevap verdi. Son 100 saniyeye 71-66 ile girildi. Tyson Carter çok ekstra bir isabetle farkı beşe çekti. Saricin turnikesi ve Malcolmun isabetiyle fark ikiye indi. Maç topunu çalan Efes, Malcolm ile bomboş bir üçlük buldu ama isabete çeviremedi. Karşılaşmadan Kızılyıldız 77-72 galip ayrıldı.




Eğer Mike’ın sakatlığı tahmin edildiği gibiyse Efes için hem lig hem eurolig iyice zora girer. O seviyeye yakın bir oyuncu bulmak şu an neredeyse imkansız gibi bir şey. Mike da artık bu yaştaki ciddi ve uzun sürecek sakatlıktan sonra kariyerini bitirir. Geçmiş olsun. Maçın konuşulacak bir tarafı yok,sakatlık her şeyin önüne geçti ne yazık ki…
Yazık oldu…
Sanırım çakma Efes taraftarı GS futbol fanatikleri bu gece fazla miktarda kına tüketecekler. Bu arada aynı futbol fanatiklerinin Efes maçını izlemeye gelen (17 yaşındaki çocuklardan rol çalma ustası) işsiz Ataman için yaptırdıkları yakıştırmayı ben bile yapmazdım, onları tebrik ediyorum. Efes’e geçmiş olsun, telafi edeceklerdir.
Efes’i düdüklerle doğradılar. Euroleague bunları hep yapar. Hem Real Madrid’i morartan “Türk takımının” burnunu kanatmak hem de Sırp apaçileri fitilleyip böylelikle ortamı kızıştırmak ve aynı zamanda sezon başı denge getirip herkesi istim üstünde tutmak icabediyordu, ilgi ve gelir icabı. Maçın bütün gerisi bu olguya kıyasla teferruat, hatta en ağır top oyuncunun başına gelen talihsizlik de. “öyle” olmasa da yine “böyle” olacaktı (yapılacaktı). Onun için “o girmeliyidi – bu çıkmalıydı” eleştirilerinin bir önemi kalmıyor.
Gerçekten büyük şanssızlık… Geçmiş olsun Mike James…
Unutulmasın bu adam Euroleague ‘de az sakatlık yaşayan ender bir oyuncudur bu yaşına kadar!!!Evet son röportajı belki şimdi çok talihsiz oldu ama adam temel prensiplerde doğru konuştu.Ancak bulunduğu lig problem!!! Çünkü Euroleague yaşlı bir lig hele bir kaç takımı çıkarsan dünyanın en yaşlı organizasyonlarından biri olur!!!
Son bir buçuk yıl Efes maçlarına gitmiyorduk ancak bu yıl oğlum Mike James’in de etkisiyle artık gidelim demişti ki… Bugün sakatlık sonrası maçı bıraktı izlemedi zaten çoğu Efesli gibi…
Tabi inşallah düşündüğümüz sakatlık değildir.Sadece uzun süre sakatlığı bırak bu yaştaki oyuncunun büyük ihtimalle basketbol hayatı bitecektir!!!
Sporda bunlar var Papa’yı sevmem ama kötü sakatlandı, geçmiş yıl Porier yine aşil problemi çekti… Atamanlı Pana sezonun en kritik yerinde Lesort’u kaybetti hatta üstüne tüm takım 2 yıl kaybetti!!! Dolayısıyla pes etmek yok; büyük ihtimalle NBA’den boşta kalan, teklif alamayan bir garda gidilir amma velakin benim önerim, bugün kazanıp morallenselerde ligi büyük ihtimalle sonlarda bitirecek Paris’ten bonservisi verip N.Hifi’yi çekmek!!!!
Ayrıca bir eleştirim takım mühendisliğine; tabi ki sakatlık öngörülmez ama bir engel olarak düşünülüp kadro ona göre şekillendirilir.Efes’in yerli bir gardı olmaması kabul edilemez!!! Şehmus kim bilir nasıl aranacak, sen Türk oyunculara gelince pinti davranırsan milli takım gardını, baskette senin yaninda esamesi bile okunmayan Gsye kaptırırsın!!! AYRICA Cedi olsa, belli bir süre transfer yapılana kadar, top yönlendirip takımı organize edilirdi…Arti bugünkü maçta yine son üçlük , takımda sadece enerji ve savunma istenen Cedinin pozisyonuna geldi!!! (malcolm)ama elde var sıfır!!! Artık tek yönlü oyuncu , hele bu bütçeler ile çok çok büyük transfer hatası!!!
Neyse Laso’ya ayrıca geleceğim yarın ama zaten canım sıkkın iyice sıkmayayim!????
Efes büyük bir klüp, sakatlanan oyuncumuz için yerine en kısa zamanda transfer yapılacaktır diye düşünüyorum. Rakiplerimiz sakatlanan oyuncuları için bu transferleri en kısa sürede yaptılar. Umutsuzluk yok. Mike James’e çok geçmiş olsun diyorum. Acil şifalar diliyorum.
Laso’nun bir maç önceki “PJ’i ilk beş başlatma” stratejisi iyi sonuç vermişken bu maçta fikir değiştirmesi, maçın baştan kontrol edilememesi bedeliyle ödendi. Daha kötüsü, Madrid maçının ikinci çeyreğinde gayet iyi oynayan Russell’ı ve reboundları biraz toparlayabilecek Yusta’yı ilk yarı hiç oynatmaması oldu. Üçüncü çeyrekte Kızılyıldız’ın pili bitmişken (tıpkı Barcelona maçında Brizuela’nın coşması gibi) Moneke’nin arka arkaya attığı üç üçlük, Kızılyıldız’ı maçta tuttu. Tüm saçmalıklara ve saçma kararlara rağmen Malcolm’ın bomboş üçlüğü girse maç hala Efes’in olacaktı ama bu gece, “o gece” değildi… Hayır, elbette unutmadım: Mike James’e bu forma çok yakışıyordu. Onun deli cesaretini, büyük yeteneğini ve “cojones”ini bu formayla görmeye devam etmeyi çok isterdim. Büyük geçmiş olsun. Bir an önce düzelsin, parkelere, ait olduğu yere geri dönsün. Efes’in önünde çok kısa bir süre ve çok akıllıca bir hamle yapma mecburiyeti var. Bu iki hafta içinde NBA’den kesilecek iyi bir guard (Cole Anthony, Sharife Cooper, Rob Dillingham, Aaron Holiday, Kira Lewis, Markquis Nowell, Cameron Payne, Jason Preston, Mark Sears, David Stockton?) bulamazlarsa, sezon doğrudan çöpe gidecek maalesef…
M.James sakatlığının belki de en kötü sonucu Laso’nun konsantrasyonunu kaybetmesi olabilir, zaten pamuk ipliğine bağlı bir beraberliği var Efesle, dolayısıyla sezona iyi (bence değil çok rahat 3/0 ile başlardı) başlaması biraz güven kazandıracak derken , bu sakatlık yine bizi başa döndürebilir.
Aslında ilk çeyrek, iki maçtır yazdığım rakiplerin Bruno’yu hedeflemesine önlem alması beni umutlandırdı amma velakin rotasyon kararları hala çok kötü… Yusta , bu günler için alındı yani yeri gelince 4 numara oynaması için (Saric ve Osmani faul problemine girmişken ilk yarı mesela) ama James sakatlık geçirince saçma sapan bir rotasyon ile yine iki 3 numarayı beraber oynattı?!?!?!!?! Haaa sorsan “sahada gard olarak Russell olduğu için büyük gözükmek istedim” diyecek!!! Takım da hala James ve Saric dışında üreten oyuncu yok gibi bir de iki 3 numara ile sahada yer alıyor?!?!?
Benim gözümde Laso’nun en düşkün hali ise 3.periyot rakip Koç ile(kendine göre acemi sayılabilecek) girdiği düelloyu zavallıca kaybetmesi…Yani senin yazdığın Moneke(bknz Brizuela) sekansı!!! Laso büyük kalıp Saric ve Bruno ile pozisyon peşinde üstünlük arıyor , rakip Koç kısaltarak takımı, Moneke ve Ojeleye ile üstünlük arıyor!!! Eyyy Laso girmişsin bir savaşa; tamam! geri adım atma eyvallah ama hem hücumda istediğin gibi uzunlardan üstünlük bulamadın hemde Saric üzerinden ayakları çabuk Moneke sana 3 tane üçlük soktu!!! Sen yine Saric üzerinden hücuma devam edip Osmaniyi oyuna sokar ve hem Saric’ten vazgeçmez hemde Osmani ile daha yakın savunma yapardın!!! Amaaaaaa Monake 17 sayıya ulaşınca (sonrada atamadı sanırım) hem savaşı kaybettin hemde oyundan Bruno yerine , Saric’i alıp resmen teslim bayrağını çektin.Ayrica girer girmez Osmani ilk savunmada Monake’ye potayi göstermedi!!! Biri Laso’ya kritik anlarda(sade maç sonu değil) sahada iki 4 numara ile kalmayı öğretmeli!!!
Son olarak yine maç analizini rezalet yaptı ve maçı ilk yarı kaybettik demez mi?!??!?!?!??? Çok top kaybı yapmışız!!!! O da ne, ilk yarı 8 maç sonu 18 top kaybı!?!!?!??????!??!!?!?!?!?!?
Hemen tüm spor dallarında hayvani bir maç bolluğu soktular. Futbolda, avrupa uluslar kupası diye bir ucube icat ettiler.sırf daha fazla kazanmak uğruna( bahis şirketleri)
Neredeyse yarım, Avrupa şampiyonası oluyor 10 günde 4 maç . Üstüne Avrupa kupa maçları,lig maçları vs. Sporcular mekanik robot gibi olurlar. Tabi onlarda, bunu bilerek davranıyorlar çünkü milyonları cebe indiriyorlar bir bedeli olması lazım voleybol,basketbol da aynı durumda, değişen bir şey yok her saat,izlenecek bir spor mevcut.takip etmek bile imkansız. Bu durumda, şu olmuş bu olmuş diye tartışmak tamamen saçmalık. Du bakalım daha neler göreceğiz
👍