Euroleague Derbisi Fenerbahçe’nin (Ali Şiviloğlu)

- Reklam-

İSTATİSTİK

Euroleague’de 6. hafta mücadelesi Türk derbisine sahne olurken Fenerbahçe Beko, deplasmanda Anadolu Efes’i 69-79 mağlup etti!

Ev sahibi ekipte son Panathinaikos mücadelesinde şanssız bir sakatlık yaşayan Papagiannis’in yanı sıra migren sebebiyle son antrenmanı yarıda bırakan Kai Jones ve tedavisi süren Vincent Poirier de kadroda yer almadı. Yine Panathinaikos maçında omzundan sakatlanan Ercan Osmani, Jones’un durumunun da etkisiyle maça ilk 5’te başladı. Konuk ekipte Arturs Zagars ve Brandon Boston’un sakatlığı devam ederken tedavisi sona eren Talen Horton-Tucker, maça ilk 5 başladı.

İlk 5’ler:
Anadolu Efes: Larkin, Weiler-Babb, Cordiner, Smits, Ercan
Fenerbahçe Beko: Hall, Horton-Tucker, Tarık, Jantunen, Birch

Ev sahibi Anadolu Efes’te Nick Weiler-Babb, 17 sayıyla maçın en skoreri olurken Fenerbahçe Beko’da takım halinde müthiş bir skor dağılımı vardı. 4 oyuncu çift haneye ulaşırken Wilbekin ve Hall, 12 sayıyla oynadı.

Maça ev sahibi ekip Anadolu Efes oyunu dikte ederek başladı. Fenerbahçe’nin savunmadaki geçirgenlik problemi henüz maçın başından çok net görülür oldu ki Kokoshkov’un biraz da mecburiyetten tercih ettiği kadroda kullandığı 2 uzun forvetin mobilite avantajı, hücumlarda büyük avantaj sağladı. İçeriye kolay giren Efes kısaları, dışarıda bomboş kalan Ercan-Smits ikilisini rahat besledi. Bugün çizginin gerisinden eli hiç titremeyen Weiler-Babb’in bulduğu iki üçlük isabeti pastanın üzerindeki çilek gibi oldu. Çeyreğin ikinci yarısında Jasikevicius’un rotasyon hamleleriyle başlayan 5 dakikalık süreçte Wilbekin ve Baldwin’in hücum katkısı, hem oyunu hem skoru dengeler nitelikte oldu. Efes; Şehmus, Swider ve Dessert’in oyunda olduğu sekansta hücumda tıkanıklık yaşayınca Efes’in bulduğu çift haneli fark da kapandı. Yine de çeyreğe noktayı Dessert koydu. (24-18)

İkinci çeyreğe iki takımda rotasyonlu sayılabilecek beşlerle çıkarken Melli ve Cordinier bu çeyreğe çok iyi başladı. Efes, Cordinier’e eküri bulamazken diğer tarafta Hall ve Colson’un isabetleri skorun dengeye gelmesine ve koç Kokoskov’un mola almasına sebep oldu. Tarık-Jantunen ikilisinin oyunda olmadığı bu bölümde Melli 4 numaradan süre aldı ve Fenerbahçe’nin sahada çehresi değişti. Moladan Larkin iyi döndü ve yeniden Efes’i öne taşıdı. Fenerbahçe bu çeyreği çok daha temaslı oynuyor, faul sayıları artınca oyun sıkça durmaya başladı ki tıpkı Jasikevicius’un bu sezon rotasyonu çok geniş tutması gibi ikinci çeyrekten itibaren oyunu durağanlaştırmak da bir başka oyuncuları dinç tutma taktiği. Bu çeyrekte 7 dakika boyunca iki hücum üst üste görememiş olabiliriz faullerle ÇOK SIK duran oyunun yanında kolay sayı imkanı tanımak istemeyen iki takım da doğal olarak hücum ederken oldukça zorlanıyor. Bu hengamede Wilbekin’in çeyreğin sonlarında doğru attığı üçlüğü Fenerbahçe’yi maçta ilk kez öne geçirdi. 3 saniye kala Larkin’in ettiği hücumda dışarı çıkan top, Efes’e son bir 3 saniyelik hücum şansı verince koç Kokoskov, bana göre ligin en iyi şutörlerinden olan Swider’ı oyuna aldı. Swider alır almaz fake üzerinden üçlüğü gönderip isabeti bularak Efes’i yeniden öne geçirdi! (mi acaba?). Takımlar soyunma odasına gittikten sonra pozisyonu izleyen hakemler, üçlüğü geçerli saymayınca ilk yarıyı Fenerbahçe ilk kez öne geçti ve önde kapattı. (43-44)

İkinci yarı üst üste karşılıklı isabetlerle başladı bu yüzden 1 sayılık Fenerbahçe üstünlüğü bir türlü bozulmadı. Bir taraf acele veya kötü hücum edince diğer taraf aynısını tekrar ediyor. Efes öne geçse Fener geri dönüyor veya tam tersi. Çeyreğin ilk yarısı bitmeden iki takım da faul hakkını erkenden doldururken Ercan Osmani’nin 4 faule ulaşması Efes adına hayra alamet değil. Burada çok kritik bir ayrıntı var: 4 faulun 3’ünü Baldwin aldırdı yanlış saymadıysak (sufle için Kutluhan Kocadağ’a teşekkürler) 5 dakika kala Dozier’ın çizgiden 1/2 atması büyüyü bozdu ve skor dengeye geldi. Ondan sonra gelen 2 Fenerbahçe isabeti, Kokoskov’a molayı aldırdı. Moladan iyi dönen Efes olunca Weiler Babb’in skoru eşitleyen üçlüğü bu sefer Jasikevicius’a molayı aldırdı. Geçen sezon Euroleague’de yılın savunmacısı seçilen oyuncu, bugün iyi savunmasının yanında müthiş bir skorerlilk gösteriyor. İlk yarıda bulduğu 11 sayıyla hali hazırda maçın en skoreriyken ikinci yarıda da bu iki yönlü baskın oyunu sürdürebilmesi günün en özel performansını izlememizi sağlıyor. Yüksek skorlu başlayan çeyrek inanılmaz düşük skorlu devam etti. Son topta Larkin’in üçlüğü isabetli olmayınca 3. çeyrek 15-14 sona erdi. (58-58)

Son çeyrek Bonzie Colson üçlüğüyle başladı ki konuk ekip adına geçtiğimiz çeyreğin son isabeti de ondan gelmişti. Ev sahibi ekip kenardan top çıkarırken 5 saniye ihlali yaptı ve hemen peşine gelen Wilbekin üçlüğü Kokoşkova molayı aldırdı (58-64). Dış şut performansı iyi olmayan Fenerbahçe’ye Wilbekin can suyu olmaya devam ediyor. Mola dönüşünde Melli elden top çalınca açık sahada Larkin’in 3. faulu geldi. Fenerbahçe ilk defa farkı açmaya başladı ve Efes cephesi bu etapta yanıtsız bir görüntü verdi. Larkin, Efes hücumlarında başrole yerleşirken ne zaman Efes farkı azaltır gibi olsa Fenerbahçe hücumlardan boş dönmedi. Larkin, Wilbekin’i müthiş savunup çaresiz bıraktıktan sonraki hücumda top yine Wilbekin’e geldi ve bir üçlük isabeti daha! Wilbekin yay gerisinden anormal atıyor ki 1 yıl süren tedavi sürecinden çok iyi döndüğünü söylemek lazım. Ama bir sonraki Fenerbahçe hücumunda yine nefes aldırmayan bir Larkin ve STEPS! İki devşirme Amerikalı-Türk oyuncu son çeyreğin önemli kısmında karşı karşıya gelmiş oldu. Bu sekans, Birch’ün basketi ve daha sonra Jasikevicius’un challenge talebiyle şimdilik son buldu (67-73). Challenge dönüşü Efes savunmada vidaları sıkı tuttu ama son saniyeye kalan hücumda Devon Hall üçlükten kaldırıp gönderdi… İSABETLİ! Bitime 2 dakika var belki ama konuk ekip Fenerbahçe’nin elinde önemli bir skor avantajı var. Zaten dar olan uzun rotasyonunda Ercan da 5 faulle ihraç olunca seçenek kalmıyor pek. Kısa bir beşle çok iyi hücum etmek mümkün ama ya savunma? Sezon başından beri Anadolu Efes’in zayıf karnı olduğunu düşünürsek salonu erken terk eden Anadolu Efes taraftarlarını biraz daha anlayabiliriz.

- Reklam-

8 YORUMLAR

  1. Fenerbahçe yendi, efes yenildi, gergin de yine klasik şovunu yaptı,atıldı,takımı fark yedi, ne muhteşem akşam oldu, efessaraykoslu uzocu,sirtakici mertis ile kankası ziyalis kesin kahır içindedir…

  2. Tek branşta mücadele eden, salon yapmayan Efes’in taraftarları yok seyircisi var onlar da iyi günlerdeve anlarda yanlarındalar. Eurolig’de son sıralardayken maçlarda boş koltuklar görünmesin diye bayrak asıyorlardı, Fb ile geçen yıllarda final oynarken bile salon tam dolmuyordu öncelikle bunu belirtelim. Sonra da yorumcu evliya efendinin sanki gidişatın sorumlularıymış gibi Şehmus ve Erkan ile onları kısa süre de olsa oynatan koçu suçlaması da kabul edilemez. Hadi Hazer neyse Erkan’ı niye sahaya sürüyorsun,ikisi aynı anda böyle maçta olmaz ne demek? Sen güya bir Türk eski oyuncu olarak ki babasının forsuyla oyuncu olabildiğini de herkes iyi bilir, kaç kere eurolig veya o zamanki adıyla suprolig’de oynadın, ne başarın var,
    istatistiklerin neydi onları anlat. Bu çocuklar böyle maçlarda ve kritik anlarda oynamayacaklar ne zaman oynayacaklar da gelişecekler? Senin Larkin bilmem ne oynadı da ne oldu saçma sapan top kayıpları,şutlar attılar,fauller kaçırdılar sonuç yenilgi. Fb geçen seneyi hatırlatan oyunuyla haklı bir galibiyet aldı kutlarız,Efes’in de daha yolu var, yeni takım, sakatlar da çok, sabır gerek ama biraz daha böyle giderse başkan bu koçu da yollar.

    • Önemli ayrıntılar bunlar. İzninle biraz dallandırıp budaklandırayım. Pablo Llaso döneminde Madrid’in başarıları bitmek bilmedi. Kendisi o yıldızlar topluluğu içinde bir çok maçta adı duyulmamış herhangibir İspanyol’u ilk beşte başlatır, sendelese de oyunda tutardı. Kaptan Llull ise o kadar yabancıya karşın hep takımın “kilit açıcı” sembolü olarak kaldı. Madrid “İspanyolluktan” hiç vazgeçmedi. (Mesela Barça o kadar değildir, Baskonya veya diğer bazıları ise hiç değildir vs vs) İspanya’Nın Milli Takımının “kral” olduğu yıllara da bakın, hemen hemen aynı yılardır. O yıllarda bizim milli takımın ve lig maçlarında FB’nin en skoreri Melih’e ise öyle bir fırsat hiç çıkmadı. Şehmus “EL tecrübesi” dedikleri şeye (nasıl bişeyse, ona da pek aklım yatmaz ya, neyse) sahip, ama buna bile sahip bir yabancı verimsiz oynarsa şimdi onu götürdükleri gibi idam sehpasına asla götürmezler, “antrenör onu doğru zamanda sürmedi” diye eleştirirler, genel olarak, her maçta. Bunu bu maç özelinde ayrıca rakip FB’nin oyunda üstünlüğü ve kalitesine gölge düşürmek için de yapıyorlar, sunucusuyla, yorumcusuyla veya “trolüyle” (aşağıda). Erkan ise milli takımda “iyi”, Efes Pananaykos’u yenerse “çok iyi”, dün gece ise tukaka. Bu ikiyüzlülüktür. Efes 40 dk ortalamasına bakılırsa kötü oynamadı, bu oyunla bile bu ligde çoğu takımı yenerler. Pana yenilgisi karşısında yapılmayan eleştiriler son şampiyona yenildi diye yapılıyor, kabul edilemez. Kokoskov iyi yolda ve FB’deki Kokoskov’dan daha iyi. Olimpiyakos’u yenen kimdi, o nasıl oldu ? Maç yorumculuğu kolay iş, yaz yaz dur, nasılsa yayınlanıyor. Sözüm Kayankaya’ya değil bu arada, onun biraz değişik ve ilginç açıdan katkısına teşekkürler. FB’ye gelince, Onuralp’i, Ekşioğlu’nu, Metecan’ı, hatta kaptanı daha sık ve dakikalı görmeyi arzu ediyoruz. Bu kadar sakatlık da varken artık benç protokol heyetinden çıkartılmaları gerek. Zagars ve Jantunen kendi milli takımlarının gözdeleri, bizimkiler de değil mi – ya da değil miydiler – dönem dönem ? En az onlar kadar katkı koyabilirler. Yam Madar o kadar süre aldı bu takımda, kariyer yaptı, sermayesini yiyor şimdi ülkesinde. Onuralp onun kadar yere basmasını, topu tutmasını bilemiyor mu da kenardan bakıyor maça hep ? Bırak Onuralp’i, Ekişoğlu gibi guard var elinde …

      • İzninle ne demek üstad, dilediğin gibi yaz ki bilgimiz, ufkumuz artsın. Ayrıca Melih (milli takım koçunun onunla ilgili Fb ile arası düzelince söylediği para alıp kenarda oturan oyuncu istemiyorum gibi ona yakışır tarzda ikiyüzlüce sözlere cevap vermemesini de ayıplıyorum) ve diğer Türklerin para için figüranlıklarını kabullenip maçı salondan güle oynaya seyretmeleri veya bench ısıtmaları, oyuna laf olsun diye girip, kısa süreler almaları ve bu duruma,7 yabancı kuralına da tepki vermemeleri, idealist olmayan, çifte standart ve haksız rekabete ses çıkarmayanların kulüp ve şube yönetmeleri,evliya gibilerinin yorumculuk yapmaları da beni üzüyor eminim seni ve diğer aklı başındakileri de üzüyordur ama yapacak bir şey yok maalesef…

  3. Maçın ikinci yarısını izledim. Bence FB , geçen sezon şampiyonluk yolunda mücadele ettiği çoğu rakiplerinden daha iyi bir kadroya sahip değildi fakat sezon devam ettikçe hem savunmada hem hücumda gayet başarılı bir takim kimyası oluşturdular, sezonun en doğru zamanında form yakaladılar ve mutlu sona ulaştılar. Bu sezon için de FB kadrosunun bir çok Euroleague takımından daha iyi olduğunu düşünmüyorum dolayısıyla FB bir başarı elde edecekse geçen sezonki senaryoyu tekrarlamaya çalışacak sanki … Bugünkü Efes galibiyeti bir takım kimyası oluşturma babında umut vericiydi. Saras’ın ya da FB basketbolu karar vericilerinin sürpriz şekilde ,Guduric,Mccollum ve Hayes Davies’i tutmak için fazla gayret sarf etmeyecek kadar güvendikleri Baldwin/Wilbekin ikilisi savunmada istekli hücumda ellerinden geldiği kadar dengeliydiler. Geçen sezonki dörtlü finalin gerçek mvpsi Hall ve eytli pivotlar Melli/Birch istikrarlı şekilde görünen görünmeyen çok iş yaptılar ve bir kez daha takımı bir arada tutan ağır işçiler oldular. Çok bireysel oynadığını düşündüğümden kuşkuyla yaklaştığım Tucker kendini değil takımı ön plana koyarak oynamaya başlarsa , son haftalarda sezon başı geçirdiği sakatlığının etkilerini atmaya başlayan Tarık ve diğer bazı sakat oyuncular geri döndüklerinde katkı sunabilirlerse FB ferahlayabilir. Onuralp ve Metecan’ın oynamamaları ise benim için üzücü oldu… Efes’te Osmani’nin geri dönüşü ve bıraktığı yerden devam etmesi harika bir şey… Şu an Enver Osmani Efes için neredeyse Larkin kadar kritik bir oyuncu; beş faulle çıkmasa FB maçı koparamayabilirdi. Daha önce de yazmıştım; Larkin,Lloyd,Babb,Courdinier,Rozier,Swider vs. gibi oyuncularla Efes’in gard /forvet kalitesi büyük hedefler için yeterli fakat pota altında sakatlıklar sebebiyle boşluk var ,üstelik bu maç özelinde (umarım ki yanılıyorumdur) koç Kokoskov’un takıma tam hakim olamadığı ve oyuncularla uyumlu olmadığı gibi hissiyata kapıldım , dolayısıyla Efes sıkıntılarına kısa dönemde takım içinden ya da takım dışından bazı çözümler bulmaya çalışsa iyi olur.

  4. Yorumcu Murat Evliyaoğlu söyledi ama eksik söyledi evet son periyottaki başlangıç (Şehmus ve Erkan) rezaletti amma velakin eksik söyledi… Cordinier son çeyrek son 30 saniye hariç oyununa girmedi!!! Burdan Saras’a bağlayalım ne dedi tecrübeli oyuncular maçı bize kazandırdı!!! Kokoskov’u geçen Pana maçı eleştirdik, Ataman kartvizit bıraktı 3.periyot dedik, şimdi Saras için niye kartvizit bıraktı yazmıyorsun derseniz; gerek kalmadı ki!!! Kokoskov zaten direk 8-0lık seri ile intihar etti!!! Aynı şeyleri yazıyorum amma velakin hala Larkin olmayınca takım dağlıyor, Osmani yine son periyotta (ilk yarı rezalet hakem hatası) 5leyene kadar takımı oyunda tuttu, o çıktı Efes dağıldı.Loyd ve Dozier hala takıma katkı veremiyor… Babb ve Cordinier bu kadar iyi oynarken (askerler) sen kazanamıyorsan Koç olarak maç sonu saçma sapan kadro yetersiz demiyeceksin…La Avrupa basketbolunda ilk kez “Migrenin tuttu oynayamam ” diyen oyuncu gördük 🤦🏿‍♂️🤦🏿‍♂️🤦🏿‍♂️ Bu takıma yazın alınan uzunlar nerde Kokoskov… Bu adamlar yazın ne çalıştı, bu kadar beceriksizlerse niye önlem almadın.Melli’yi bile oynamadan Birch ile çökertti pota altını Saras… Son bir not Avrupa basketbolu ile hala frekans kuramayan Kokoskov’dan; ilk yarı sonu top oyundan çıktı hakem 0.4 verdi hâlbuki süreye itiraz etse çok rahat süre 0.8 olacak ve atılan üçlük geçerli olacaktı… Avrupa Basketbolu’na alışana kadar Kokoskov, bize hep kahır hep kahır Cem Karaca ‘dan…

  5. Efesin larkin ile olmadığını anlaması lazım, diğer oyuncular ritim bulamıyor larkin oyundayken. Tek başına Larkin efesi ancak olay-in potasına sokabilir. O da bizleri tatmin etmez. Larkin vs rakip maçlarından biz sıkıldık, Efes yöneticileri hala sıkılmadı sanırım. Fenerde giren çıkan bir türlü etki ediyor; çünkü eline top geliyor. Ya koç ( kokoskov bu koç mudur emin değilim) ya da yönetim buna çözüm bulmalı

    • Geçen sene 4 yıllık 12,13 milyon dolarlık yeni anlaşma yaptılar ondan vazgeçebilirler mi? Efes iyi yönetilmiyor, spikerden yönetici , her şeyi ben bilirimden başkan olursa olacağı bu.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler