Euroleague 34. hafta mücadelesinde Fenerbahçe Beko evinde Zalgiris Kaunas’a 92-82 mağlup olsa da liderliğini korudu. Konuk ekipse play-off hedefi adına çok kritik bir galibiyet aldı.
Konuk ekipte eski Beşiktaş oyuncusu Dustin Sleva 18 sayı ve 7 ribaundla öne çıkarken Sylvain Francisco 14 sayı 8 asist, Nigel Williams-Goss 13 sayı ve Arnas Butkevicius 13 sayı ve 8 ribauntla galibiyete yardım etti.
Fenerbahçe Beko’da Wade Baldwin’in 19 ve Talen Horton-Tucker’ın 18 sayısı galibiyet için yeterli olmadı.
Ekinoksun üzerinden koca bir hafta geçmesine rağmen İstanbul’da ne havalar ısınmayı, ne de güneş açmayı bildi. Evden son ayların ezberi olan kalın kıyafetlerle apar topar çıkınca vuran sıcak hava epey afallatı beni bugün. Öyle ki okulun spor salonu deposundan bir tişört almak zorunda kalmış olabilirim Ataşehir’e doğru yola çıkmadan evvel. Yılda bir gün Ataşehir’de sarı-lacivertin yanı sıra yeşil renk sayısı da azımsanmayacak miktarda olur. Bugün salon çevresinde biraz gezinince salonda gördüklerim beni çok şaşırtmadı: Kendilerine ayrılan 420 numaralı tribün zaten full ama onun dışında birkaç loca ve saha içinde bir bölüm de onlara ayrılmıştı. Maç önü seremonisinin ardından mesajı da verdi Zalgiris tribünleri.
Konuk ekipte Masiulis’in ilk 5 tercihi: Williams-Goss, Francisco, Butkevicius, Tubelis, Wright
Fenerbahçe’de Jasikevicius’un ilk 5 tercihi: Hall, Horton-Tucker (THT), Colson, Jantunen, Birch
Maç bolca top kaybıyla başlarken son günlerin en çok konuşulan ismi Hall hücumda fazlasıyla hareketli göründü. (Hakkında Milano’yla anlaştı haberleri revaçta bugünlerde.) THT, istediği koridorları bulamasa da bu onu yavaşlatmak da durdurmak için her zaman yeterli değil. Çok çok özel bir bitirici. Devon Hall’ın post up hücumunda terse attığı mükemmel pas, Colson’un dip üçlüğüyle tamamlanınca Colson maça 2/2 üçlükle başlamış oldu (10-4). Ekonomik Birch kullanımıı için oyuna giren Silva, mükemmel bir Gortat perdesiyle Devon Hall’a bomboş turnike koridorunu açarak perde asistini yaptı. Wade Baldwin ilk çeyrek bitimine 3 dakika kala ilk defa oyuna dahil olup ilk hücumda basketi de buldu. İlk bölümde Zalgiris’te Tubelis hariç istikrarlı skor üreten bir oyuncu çıkmadı. Sylvain Francisco sık sık çizgiye geliyordu onu atlamayalım ama çeyreğin ikinci yarısında Butkevicius’tan gelen kusursuz hücum katkısı farkı 3’e indirdi ki üst üste 8 sayı geldi Butkevicius’tan (20-17). Jasikevicius molasına başvurduktan sonra gelen 4-0 Fenerbahçe serisi maçtaki en büyük farkı sağladı (25-17) bu sefer molayı Masiulis’e aldırdı. Onuralp ve Metecan’ın De Colo ile birlikte parkede yer aldığı dakikaları izlemek çok fazla merak unsuru içeren bu takımda ayrı bir parantez açılması gereken bir durum bence. Mücbir sebeplerden bir araya gelen bu üçlü son maçlarda ayrı bir seyir zevki vaadediyor. Bugün ilk çeyreğin son 3 dakikasında Baldwin ve Silva ile beraber parkedeyken bu sefer takıma skorda avantaj sağlayamadı belki ama Metecan tepede 2 defa boş kaldı, şutları girmedi. Maçın devamında bu cephede gelişmeler sürecek. İlk çeyrek 25-22 Fenerbahçe üstünlüğüyle neticelenirken sarı-lacivertlilerin bu sezon Euroleague’de kaç maçın ilk çeyreğinde 25+ sayı bulduğunu da bilmek isterim. Bence çok azdır.
İkinci çeyreğin ilk dakikası geride kalırken De Colo’nun perdelemesine akıllara zarar bir hücum faul düdüğü geldi. Ardından gelen Birutis isabeti farkı 1’e indirdikten sonra Maodo Lo turnikesi Zalgiris’i ilk defa öne geçirdi (25-26). Baldwin derhal skor avantajını geri alırken ardından gelen Onuralp bloğu ve hemen peşine hızlı hücumda yine Onuralp’ten gelen turnike tekrar rüzgarı temsilcimizin arkasına verir mi dedim ama asla öyle olmadı. Birch, 2. faulunu de erken yapınca kısa süre kaldığı parkeden yeniden kenara geldi. İki taraf da hücumda tıkanmış durumda olsa da Zalgiris’te top çok daha iyi dönüyordu 2. çeyreğin ortalarına gelirken. TV molasının ardından Silva’nın kaçan smacının dönüşü Moses Wright’ın isabeti Zalgiris’i bir daha öne geçirdi (33-34). THT anında cevap verse de onun dönüşünde Francisco ilk üçlük isabetini kaydetti. Kaçırmadan 10 sayıyla maçın en skoreri olan Baldwin ilk kaçan atışını kaydettikten sonra bugün 2. defa gelen Dustin Sleva tepe üçlüğü Jasikevicius’a molayı aldırdı (35-40). Litvanya temsilcisi lehine maçtaki en büyük fark aynı zamanda. Moladan sonra günün yokları oynayan ismi Williams-Goss ilk defa üçlük denedi ve isabeti buldu. Bu isabetle beraber Zalgiris yay gerisinden 6/10 oldu. Çeyrek bitimine 1 dakika kala Bonzie-Jantunen içerikli kısa 5 deneyen Jasikevicius, De Colo üçlüğüyle meyvesini alır almaz Masiulis mola aldı. Molanın ardından çok iyi savunmanın en büyük meyvesi olan savunma ribaundu alınamayınca tatlar kaçtı ve akabinde gelen BİR TANE DAHA Dustin Sleva üçlüğü ilk yarı skorunu belirledi (44-49).
İkinci yarının başında yine Chris Silva bu sefer alley-oop üzerinden smacı kaçırdı. Yine Chris Silva’nın bu sefer yerde kaldığı pozisyonun dönüşünde fazla oyuncuyla hücum eden konuk ekip boş üçlüğü Butkevicius’la bularak maçtaki en büyük farkı yakaladı (44-54). Dönüşünde THT’nin basket faulu Azoulas Tubelis’e 3. faulunu yaptırdı ki Fenerbahçe lehine uzun zamandır yazılabilecek tek olumlu gelişme bu olabilir. Peki uyuyan dev uyandı mı? THT yine içeriyi zorlayarak basket faul üretti. Bu sefer Moses Wright’a 2. faulunu yaptırdı. Fenerbahçe’de ribaunt problemi devam etse de EuroleBron Talen Horton-Tucker cidden uyandı. Colson’a yaptığı harika asistin ardından bu sefer de rakibine hücum faul yaptırdı. Fark 2’ye kadar erimişken gelen Nigel Williams-Goss üçlüğü kesinlikle kalp kırdı. Zalgiris çok fazla üçlük deneyen bir takım değil. Bugün de normal seviyede üçlük deniyorlar ama yüzdeleri 3. çeyreğin yarısı geride kalırken %70’e dayanmış durumda. İlk yarı üst üste iki üçlük kaçıran Metecan bu konuda imdada yetişirken Baldwin’in kaçan üçlüğünde gelen hücum ribaundu bu bakımdan şans ibresini de dengeye getiriyor denebilir. Pozisyon alma ve zamanlama ile ribaunt alma ihtimali çok artsa da pastada şansın da biraz payı her zaman var. Mevzubahis ribaunt bu dilime girdiği için bu açıklamayı yapmış bulundum. İlk çeyrekte yokları oynayan Williams-Goss TV molasından da sayıyla döndü bu arada. Litvanya temsilcisinin 1 numaralı skor potanasiyeli maça pek giremese de diğer parçalardan gelen müthiş hücum verimi bizim için işleri epey zorlaştırdı. Francisco son çeyrekte bir anda 10 sayı atsa kimse ne alaka demez, olan bizim galibiyetimize olur. Metecan Birsen ne ara 3 faul yaptı hiç farkında değildim ama 3. çeyrek bitimine 2:30 kala 4. faulunu de yaparak kenara geldi. Son 30 üçlüğünde sadece 5 isabet bulan Jantunen boş üçlükte airball attı ve dönüşünde Sylvain Francisco boş üçlükte isabeti buldu 😀 Jasikevicius molası esnasında skora 58-66. Henüz 3. çeyrekte olsak da, fark 8 olsa da bu maçta galibiyet ihtimali çok da yakın görünmüyor böyle bakınca. Diğer yandan Baldwin, THT, De Colo ve Bonzie Colson’un hala var olduğunu göz önüne alırsak hiçbir şey bitmiş değildi. Üstelik De Colo hariç saydıklarım fena da oynamıyordu şimdiye kadar. Baldwin’in isabetiyle noktalanan 3. çeyrekte skor 62-66 konuk ekip lehine neticelendi.
Son çeyrekte parkede kim olsa beğenirsiniz? Nando De Colo ilk hücumda kendisi oynadı ve şutunda isabeti bularak son çeyrek açılışını yaptı. Uzuun bir challenge seyrinin ardından ne olsa beğenirsiniz? Mika Jantunen, o üçlük istatistiğini 6/31’e getirdi. Hücum süresi 2.5 saniye kala uzaklardan topu savuran De Colo, Francisco’dan aldığı temasla yerde kalınca sportmenlik dışı faul kararı verildi. Pozisyon tekrarını izleyen Masiulis çılgına döndü. Hakemler pozisyonu izledikten sonra kararı değiştirmedi. Francisco’nun bunu bilerek yapmadığına eminim, bence ağır bir karar ama 3 atış + kenar da ilaç gibi geldi. De Colo tarihin en iyi faul atıcısıyken hele. 3/3’ün ardından uzun zaman sonra öne geçtik (70-68). Jantunen o airballdan beri acayip kendine geldi: Gortat perdesi, hücum faul, savunma konsantrasyonu… Üstüne bir daha gelen De Colo üçlüğü ve rakibe gösterilmeyen çemberle maçın havası değişmişti. Hızlı hücumda smaca kalkan Tubelis, THT’yi posterleyerek THT’ye 3. faulunu yaptırınca skora yeniden denge geldi. Moses Wright bomboş smacı estetik yapmak isterken son anda hücum faul için konum alan Metecan geç kalınca 5. faulunu yapmış oldu ama smaç da kaçtı. Çeyreğin yarısı geride kalırken Francisco, Onuralp’in bilek sağlamlığını test ederek üçlükte isabeti buldu, peşine gelen Williams-Goss üçlüğü bir anda 6 sayılık farkı yarattı (78-84). Zalgiris gerçekten 40 dakika boyunca iyi şut atmayı başarmak bir yana dursun, vakit geçtikçe daha yüzdeli atar oldu. Kullanılan şut miktarı artmasına rağmen hala %65’le atıyorlardı. Moses Wright’ın Baldwin’e çarptıktan sonra yerde kaldığı pozisyonda faul düdüğü çıkmamıştı ama hakemler izleyince sportmenlik dışı faul olduğuna hükmetti. Bugün faul çizgisiyle arası pek iyi olmayan Wright da bir kez daha kaçırdı. Williams-Goss’un fazla yüksek giden alley-oop pasını Wright almadan THT havada yakalayarak kesti. Ardından temasa maruz kalmasına rağmen çok zor bir isabet buldu, bence faul de vardı. Yalnız ribaunt problemleri devam ederken bir de üstüne bir daha Dustin Sleva üçlüğü gelince bitime 1:44 kala konuk ekip 82-90 öne geçti. Ardından locada Türk taraftarların Litvanyalı taraftarların üzerine yürüdüğünü de gördük maalesef. Molanın ardından gelen Williams-Goss isabeti maçı mühürler nitelikteydi. Zalgiris Kaunas bugün parkede de tribünde de galip gelmesini bildi.




FB hakikaten çok top kaybediyor ve krediyi de tüketti ama bu kadar kötü hakemleri nasıl buluyorlar. Mafya demeyi sevmiyoruz ve yasaklandı, ama bu nedir ya. Yani evsahibi “dezavantajı” diye bir kavram çıkardılar valla bu hakemler. Hiçbir ortada kararı FB’ye çalmadilar. Neyse “birincilik totemi”ne inanıyoruz ve o yüzden yeniliyoruz diyip bitirelim.
Geçen maç genel hakem performansına değindim , güzide trolüm sadece destek vermişti🤣 Hakemler Ocak Şubat performansından çok uzak …
İnsan böyle ayrıntılı maç yazılarını görünce kıskanıyor. “Efes kaybetti”, “Telekom kazandı”, “Trabzon zora soktu” gibi derin(!) içerikleri bize yeterli gören editörleri diğer maçlar için de böyle yazılara davet ediyoruz.
Genel değerlendirme yazısı devam bu kez FB’de var… Baskonia , geçen gün Kızılyıldız’a yapamadığı sürprizi Hapoel’e yaptı. Partizan en tehlikeli takım(serseri mayın ) demiştim, Valencia darbeyi yedi. Maccabi, Dubai maçını kestiremiyordum uzatmaya kaldı!🤦🏿♂️ Pana: Ataman Sloukas’ı maç beşine soktu ama asıl sınav İspanya deplasmanları!!! Efes takımda iki general olsa iki İspanyolu da yenerdi , inşallah seneye ders olur… Tam tersi sezon başına göre Formsuzlar ligin tepesindekiler , formunu arttıranlar play-off yarışındakiler!!! GELELİM trollerin sessizliğe bürünüp demogoji olmayınca bir yorum göremediğimiz Fb’ye…Eh iş başa düştü. Bardağın DOLU tarafı Sakatlar var dönünce herşey güllük gülistanlık olacak.BOŞ tarafı ; aslında ana omurgadan Melli dışında bir eksik yok gibi… DOLU tarafı Tucker ve Baldwin formda , BOŞ tarafı, takım gitgide takım oyunundan uzaklaşıp -bknz Asist sayısındaki düşüş(ki üçlük yüzdesi olmasa daha vahim)- Fenerlilerin en büyük travması olan “ver topu Larkin’e (Tucker) ver topu Miçiç’e (Baldwin) oh ne rahat” moduna dönmesi… DOLU tarafı,Saras halleder paniğe gerek yok…BOŞ tarafı ise f4 takımlarının Mart ayında gaza basması gerekirken , FB’nin Ocak ayından beri muazzam bir seviyede oynaması Mart’ta ise düşüşe geçmesi… Ben liderlik isterse lider , ikincilik isterse ikinci olacağını düşünüyorum daha önce yazdığım gibi… Problem ilk 4 değil, ligin bu yılki sakatlık dönüşlerinin maç takvimi nedeniyle problemli olması…
@mertbaba, ilk defa Ataman güzellemesi eklemeden bir yorum yapmışsın ama yorumunun altına imzamı atarım. Özellikle Fenerbahçe’nin takım oyunundan uzaklaştığı tespitin çok doğru. Hadi boş 3’lüklerin kaçması formsuzluk diyelim ama el üstü atışlar veya 24 snde topun 3 oyuncunun eline değmesi veya topun sadece arka alanda gezdirilip ardından drive edilip zor atışlara gidilmesi bana Jasi’nin formsuzluğu gibi geldi. Dolu taraf : tekrar pozitif ivmelenmemiz için hem zaman hem de kredimiz hala mevcut. Takım tekrar form tuttuğunda kimsenin eşleşmek istemeyeceği potansiyelde. Boş taraf : geçen yılki şampiyonluk takımın en üst seviyede mücadele motivasyonu için en büyük engel. Örnek : Geçen seneki favori Panathinaikos.
👍👍👍