Sezon başlamadan önce, bitime üç hafta kala averajla ikinci sırada olmayı kabul etmeyecek Fenerbahçeli herhalde bulunamazdı. Ne var ki sıralamanın üst basamaklarında bulunan Fenerbahçe yaklaşık iki aydır çok büyük düşüş yaşıyor ve Jasikevicius gidişatı değiştirememenin çaresizliği ile kıvranıyor. Fenerbahçe Hapoel’e de 95-80 yenildi ve böylece son 7 haftada altıncı mağlubiyetini alıp, play-off için saha avantajını iyice riske attı. İlk yarıdaki 6 sayılık galibiyet yeterli olmadı ve Hapoel’e ikili averajı da verdi.
Fenerbahçe’nin hücumda iyi olmadığı günlerde savunmasıyla kazandığı birçok maç hatırlıyoruz ancak artık bu özelliğini de kaybetti. Kötü hücum, savunmaya da yansıyor ve Fenerbahçe zayıf ya da kuvvetli, rakip kim olursa olsun oyunda kalamıyor… Geri düştüğünde oyuncuların kafasında, “Yine mi yeniliyoruz?” endişesi, kısa sürede kırılganlığa dönüşüyor…
Sakatlıklar… Sakatların dönüşünde henüz formlarını bulamamaları elbette bir etken… Ne var ki Fenerbahçe’nin yaşadığı krizi sakatlıklarla anlatmak aldatıcı olur. Fenerbahçe birçok eksiği varken sayısız maç kazanmıştı… Sakat olmayanlar da çok formsuz… Örneğin Talen Horton-Tucker… O vurup geçen ve bitiren acı kuvvet, Hapoel maçında ilk isabetini son periyodda bulabildi.
Çok kritik bir sürece girilirken, Feneerbahçe’nin bir yerden başlaması lazım… O maç Hapoel olmadı… Umarız Real Madrid, güzel günlere dönüşün başlangıcı olur. Aksi halde play-off için ev sahibi avantajı elimizden kayıp gidiyor…
Fenerbahçe için maçın başlangıcı parlak olmadı ve Hapoel 5. dakikada 16-4 öne geçti. Set hücumlarını temposuz oynayan ve boş atış bulamayan Fenerbahçe, topu sürekli dip çizgiden çıkarmak zorunda kalmasıyla hızlı hücum sayıları da üretemedi. Khem Birch ve Chris Silva’nın ikişer faul alması başka bir handikaptı. Bu görüntünün değişmesinde kenardan gelen Onuralp Bitim’in getirdiği enerji etkili ve Wase Baldwin’in performansı oldu. Periyod biterken 25-17 olan skor, çift farklardan geldiğimiz düşünülürse kabul edilebilirdi.
Tarık Biberovic’in üçlüğü ile fark 6 sayıya (30-24) gerileyince molaya giden Hapoel iyi döndü ve 5 dakika dolmadan fark yeniden çift hanelere (35-24) çıktı. Baldwin fazlaca birebire kaldı, Fenerbahçe akışkanlığını kaybetti ve uzunların faul sorunundan yararlanan Hapoel 6. dakikada 12-2’lik seriyle skoru 42-26’ya getirdi. Farkı 17’ye kadar çıkaran Hapoel soyunma odasına 51-38 önde gitti. 8 asiste karşın 9 top kaybeden Fenerbahçe’de Talen Horton Tucker ve Devon Hall sayı atamadı, Wade Baldwin 17 sayıyla sahanın skoreri oldu. Hapoel’de ise Vasilije Micic 14 sayıyla öne çıktı.
Fenerbahçe üçüncü periyoda beklenen şekilde başladı ve iyi savunmanın sonunda bulduğu sayılarla 4 dakika dolmadan farkı 5 sayıya (55-50) çekti. Her şey düzelmiş gözükürken Fenerbahçe yeniden ilk yarıdaki haline döndü, savunmada hatalar birbirini takip etti ve 9. dakikada fark 18’e yükseldi.
Bitime dört buçuk dakika kala fark 25 (84-59) oldu… Fenerbahçe 12-0’lık seriyle farkı 13’e çektiğinde heveslenir gibi olduk… Son 2 dakikaya 86-75 geride girdik… Maç sonunda fark 15’e (95-80) çıktı.
Hapoel’de Antonio Blakeney 17, Daniel Oturu ve Elijah Bryant 21, Vasilije Micic 19 sayı attı. Fenerbahçe’de Wade baldwin 22, Talen Holon-Tucker ve Brandon Boston 10, Devon Hall ve Tarık Biberovic 11 sayıyla oynadı.




Skora bakarsan öyle.Söyleyin ama Bryant,Micic ve Oturu pozizyonlarında top kimden çıktı?Aleyhe pek çok faul,ilk faulü hatırlayın, gerçekten faul müydü? Diyorlar ya,” Hakeme gözlük ” diye. Bu durumu kastediyorlar.Bunlar olmasa kazanabilirdik de oyundan bağımsız olarak.
Bu grip bulaşıcı bir hastalıktır FB YE acil şifalar
Fenerbahçe, bu organizasyonda başka hiçbir takımda seninki kadar çok taraftar yok. Saygı göstermiyorlarsa veda etme zamanı gelmiş demektir.
Jantunen
Boston
Birch
Silva
Bacott
Bunlar kötü oyuncu.
Diğerleri de yorgun, sakat, antrenmansız, formsuz, sezon sonu transferini yapmış vs olunca takım fişi çekti.
Bence bu sezon bitti, buradan dönme ihtimali görmüyorum, geçmiş olsun.
O kötü dediğin oyuncularla ki boston ve bacott uyum sağlayamadıkları için kötüler, yakın zamana kadar liderdik. Geçen sene de takım kötü, 37 yaşında oyuncu transfer eden kulüpten hiç bir şey olmaz diyorlardı, sonuç?
Birch kötü oyuncu,hımmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm.Skorseverler işbaşında.
Kim derdi benim tahminleri sadece FB bozacak ve kaybettiği maçlar yüzünden tüm tahminlerimi bozacak!!!! Hapoel geçen hafta 35dk sahadan silinip , Pana rehavete girdiği ve Ataman Sloukas’lı maç sonu beşi tercih ettiği için kazanmıştı. Bugün ise FB’yi ezerek yendi ve benim tahminleri yanıltan ikinci faktör oldu!!?!??!?? Uzun zaman sonra ilk kez maçın tamamını izledim Saras felaket!!!(hemen milli takım Koç’u olmalı 🤣🤣🤣) Sanırım üçüncü periyot FB kariyerinin en kötü maçıydı!!!Hele periyotun son bir dakikası resmen seyirci ve kenarın kahkaha atmasına neden olan Jones-E.Bryant oyunu!!! Aynı oyunu iki kez yedirince üst üste Fb’ye İbo bile isyan etti!!! FB ilk dördü bile tehlikeye attı ama daha kötü durumda olan Reali yenip saha avantajını alacaktır ARTIK!!!!!!!!!!! Valencia süper gidiyor, Zalgirs yine durdu durdu en saçma maçı verdi!!!Yunanlar formda Oly heyecan olsun diye biraz oynadı sonra nakavt etti, beni asıl şaşırtan kazanmasını beklediğim Pana’nın ikili averajı da alması … Düşünün Hapoel’i yense ilk4 deydi!!! Ataman Sloukas’ı maç sonu beşine yerleştirme planı ve 3 uzun (bizim Gs’de yapardı Sırp bir oyuncuyu (insallah biri adını yazar) ki hayatında ilk kez 3 numara oynatmamıştı) planı, sakatlar devam etmese daha erken tutacak!!! Kızılyıldız da fena gitmiyor!!! Altta ise Maccabi ‘yi yenip hayallerine darbe vuran Baskonia’ya tebrikler… GELELİM HAFTALARDIR SÖZ VERDİĞİM EN İYİ VE EN KÖTÜ BEŞLERE!!!! NOT; Yıldızlara değil fiyat performansa bakarım… En iyi oyuncu E.Bryant(aldığı para yüksek ama Miçiç’i bile gölgede bıraktı) En iyi koç , tartışmasız Valencia Koç’u Pedro Martinez (hem maddi hem manevi)… En iyi takım: Valencia ve Zalgirs… En iyi beş; S.Francisco – T.Dorsey- Cedi – Melli- N.Reuvers En iyi altıncı adam: Code McIntyre… En iyi en yeni ; Tucker… GELELİM KÖTÜLERE ; En kötü oyuncu;C.Swider En kötü Koç; 1-Obradoviç (tarihinin en yüksek bütçesini çöp etti!!! 2-Kokoşkov!!! (Ataman’ın ilk şampiyonluğunda bile bütçe bu kadar değildi ama ne demişti dahi!!! koç; oyun kurucu sadece kafalarda herkes oynayabilir) En kötü takım; Efes (Partizan yine toparladı) En kötü beş; Howard – Miçiç – Guduriç – Mirotiç – Porier… En kötü 6.adam TJ.Shorts… En kötü en yeni ; FB’nin ve Efes’in Abdlileri!!! İYİ GECELER…
Tek sorumlu sarastır.maç kaybettikçe sarayda kendini kaybetti.rotasyon adına mı her oyuncuya eşit süre vermek adına mı adı her neyse takımın özgüveninin ve oyuncuların oyun ritimlerinin içine etti.3 çeyrek başladı 4.22 de fark 5 sayıya indi.4.22 de 4 oyuncu değiştirdi 7.50 fark 15 oldu.yine 5 oyuncu değişti çeyrek bitti.fenerbshçe 10 dk da 10 oyuncu 3 kez rotasyona girerken hapoel 3.çwytekte ilk değişikliğine çeyrek biterken yaptı…başka suçlu aramaya gerek var mı? Bir çift sözümde İbrahim Kutluaya her maç rakibi küçümsemekyen 40 dk vır vır vır ukalalık yapmaktan vazgeç hiç çekilmiyorsun.
Ukalalığı sen yapma, çekilmiyorsa izleme o zaman, zorla mı izletiyorlar?
Şampiyon FENERBAHÇE olacak.
Micic-Bryant-Oturu… Sorulması gereken tek soru, bu üçlünün neden bugün Efes forması giymediği olmalı.
Sorma sonradan görme Hapoel ; Efes’i, Efes’ten daha iyi taklit edip f4 yapacak nerdeyse!!!
Fenerbahçe’nin kaç sezondur yapılan yanlış kadro mühendisliği en sonunda hatayı verdi. Umarım bu çöküş ile sonlanmaz. Oyun kurucusu ve pivotu olmayan bir kadro uzatmaları da oynadı. Basketbolda değişmeyen gerçek: 1 ve 5 numaraların iyi olacak. Fenerbahçe kaç sezondur devşirmelerle kurtardı. Geçen sezon Guduric 1 numarada ekstra ekstra ekstra katkı verdiği için başarı geldi. Kadronda aynı tip oyuncuları bulundurursan, oyun içinde farklı taktikleri uygulayamazsın.
Bunun yanında bu maç özelinde Anadolu Efeste yapılan hataları da gördük. Geçen sezon kadrosundaki en önemli oyuncular olan Bryant ve Oturu, bu sezon harikalar yaratmaya devam ediyor. Anadolu Efes’in durumu da görüldüğü üzere içler acısı.
Bu başarıyı (!) yakalayanları her iki takım için tebrik (!) etmek lazım.
5 numaraların Silva-Birch-Bacot, toplam katkısı 4 sayı + 3 ribaund. Fıkra burada bitiyor.
Yukarıdaki skor yorumcuları – ki bazları sevindirik vaziyette – çok azap çekmişler 2025 mayısından 2026 şubatına dek, besbelli. Kendilerinin dün erkek voleybolda elde ettikleri “altıncı Türkiye Kupasında altıncı kez ikinci olmak” şeklindeki akıllara durgunluk veren, erişilemez rekorlarını kutlarım. Lig play-off, Türkiye Kupası, CEV cup’ta kadın-erkek toplam 20’yi aşkın finalin tümünde ikinci olmak başarısını gösteren bu kulübün ilgili “şubesinin” bugün hayatında ilk kez bir kupa finali kazanmasını ve şifa bulmasını dilerim.
Bugünü iple çektikleri anlaşılan yukarıdaki skor yorumcuları belli ki özellikle Fenerbahçe’nin Avrupa’nın altını üstüne getirdiği ve dünyanın takdirini kazandığı mayıs 2025 – şubat 2026 arasında çok ızdırap çekmişler. Boşalma hali. Bunda – “yorumları” yazdıkları saatler de gözönüne alındığında – altıncı kez çıktıkları voleybol erkekler Türkiye Kupası finalini altıncı kez ikinci bitirme travması da etkili hiç kuşkusuz. Neyse ki beşinci kez çıktıkları ve dört kez yitirdikleri kadınlar CEV Cup finalini nihayet kazandılar, biraz rahatlasınlar.