Fenerbahçe Tarfin, çift maç haftasının son ayağında Partizan’ı evinde çift haneli farkla geri düşmesine rağmen rahat mağlup ederek derecesini 5 galibiyet ve 1 mağlubiyete getirdi ve zirve takibini sürdürdü. (74-65)
Takım halinde 14 blok yaparak Euroleague rekoru kıran Fenerbahçe Tarfin’de Marcus Bingham 4 sayı, 8 ribauntun yanında tam 5 blok vurdu. Shavon Shields, 17 sayıyla çift maç haftasının iki maçında da takımının en skorer ismi oldu. Galibiyetin fitilini ateşleyen Talen Horton-Tucker 14 sayıyla yıldızlaştı. Bu sayıların 10’u ikinci yarıda geldi.
Partizan’da Carlik Jones sezonun en kötü performansını ortaya koydu: 4 sayı. Lamar Stevens’ın 12 sayısıysa yeterli olmaktan çok uzaktı.
Jasikevicius her zamanki gibi Forrest, THT, Shields, Key, Sertaç beşiyle sahaya çıktı.
Penarroya’nın ilk 5 tercihi: Jones, Thompson, Stevens, Tanaskovic, Jekiri
Dün yaşanan sel felaketi sebebiyle Beykoz’da okuldan dönemeyince bugün maça gitmekten vazgeçtim açıkçası. Herkese çok geçmiş olsun. Uyarısı bile yapılmamıştı bu fırtınanın.
Sertaç iki buçuk dakika sahada kaldıktan sonra yerini Bingham’a bıraktı. Jasikevicius’un ezber değişklliği bu ama normalde bu kadar erken ve sebepsiz yapmazdı bu değişikliği. Sezon başından itibaren takıma uyum sağlamakta zorlanan isimlerden olan Forrest açık sahada çok şık bir smaca imza atsa da bir sonraki hücumda çok basit bir pas hatası yapmayı da ihmal etmedi. Özellikle eski bir NBA veteranı olan Lamar Stevens’ın ve Ethan Thompson’un ikişer üçlüğüyle Partizan skor buldu. Partizan hücumlarında topu potaya atmayı başardığı sürece şut kaçırmadı ki bu sezon yüksek yüzdeyle attıklarını söyleyebiliriz. Braxton Key, tıpkı forrest gibi şık bir smaç denese de eski Fenerbahçeli Tonye Jekiri buna izin vermedi. TV molasına giderken Partizan çift haneli farka ulaşırken maçta tek faulu Lamar Stevens sportmenlik dışı (yeni haliyle disruptive <oyunun akışını bozan>) faul yaptı. FB Tarfin oyuncuları hızlı hücumları hafif temaslı faullerle durdurmak istediğinde hakemlerin oralı olmadığını eklemek lazım. Bingham sahada kaldığı 5 dakikaya 3 blok sığdırdı, zaten onun dışında attıkları her şey, Pajola üçlükleri hariç, isabetli oldu. İlk çeyreğin sonlarında hızlı hücumu kesmek isteyen Lakic faul yaptı bu sefer. Buna da faul düdüğü gelmezken sayı olup olmadığı net olmayan Kevarrius Hayes bloğu incelenmedi bile. Mehdi Difallah’ın baş hakem olduğu maçlarda: “Acaba bugün bize ne izletecek?” diye düşünüyorum. Bugün teknik ve sportmenlik dışı (flagrant) hariç faul çalmamaya yemin ederek maça gelmiş. (12-19)
Hayes’in topsuz alandaki temasına sinirlenen Melli bir anda Hayes’i kasıtlı olarak ellerini kullanmadan ittirerek yere serdi. Hakemler buna hücum faul düdüğü çalsa da Penarroya kararı beğenmeyerek itiraz yoluyla kararı değiştirmek istese de karar değişmedi. Bence Melli direkten döndü burada. Sol dipte boş kalan Forrest üçlüğünde airball attı. Sertaç ve Melli devrenin bitimine 6 dakika kala ikiledi bile, Silva kadro dışında. Elde sadece Bingham kaldı bu yüzden. İlk çeyrekte kötü savunma kötü hücum yapan temsilcimiz, ikinci çeyrekte fena olmayan bir savunma yapsa bile hücumda en ufak bir iyileşme yok, Juzang’in ilk yarıdan parkeye adım atmasın şaşılmamalı.
Molada ekrana gelmesiyle öğrendim; Vladimir Micov, Partizan’ın basketbol operasyonu direktörü olmuş. Hatırlayanlar olacaktır; Micov Galatasaray’da aynı göreve geldikten 6 ay sonra bu sezon için yapılanırken sözleşmesi feshedilmişti.
Jasikevicius, hücum problemini çözemeyince Larkin, Baldwin, Juzang ve Shields’ı birlikte sahaya attı. Shields önce rahat bir turnike kaçırsa da bir sonraki hücumda isabeti buldu ve çeyrek skorunda temsilcimizi ilk kez öne geçirdi (9-7) bitime 2 dakika kala (21-26). Şaka değil valla. Hakem üçlüsünün kolay faul çalmama standardı devam ediyor ama bunun bizim avantajımıza olacağını düşünürdüm aslında. İlk yarıda durum böyle değildi. Bitime 15 saniye kala Baldwin imkansız bir turnikeye gitse de faul düdüğü imdadına yetişti ve böylece farkı 3’e indirdik. Pozisyonun faul olmadığını söyleyebilirim. İki takımın ikinci çeyrekte bulduğu toplam saha içi isabet sayısı: 7. Bunların 4’ü ilk 2 dakikada geldi. Son 8 dakikada THT, Shields ve Stevens birer isabet buldu. Başka isabet yok. (25-28)
İlk yarıda 3. vitese bile çıkmayan temsilcimiz THT önderliğinde çeyreğe 3. viteste başlayınca hızlıca öne geçmesini bildi. THT bloğu ayrı, asisti ayrı güzeldi bu sekansta. 4 dakika geçmeden gelen Shields üçlüğü skoru lehimize çift haneli farka çekti (43-33). Maçın başında her attığı giren görünümdeki Partizan ikinci çeyrekte hiçbir şey üretemez durumdaydı. THT’nin vitesi yükseltmesi tüm takımda tesir etti hem hücum hem savunma yükseldi, 10 sayı geriden 10 sayı öne geçmek etkileyici olsa da maçı izleyen kimsenin bu skora şaşırdığını zannetmiyorum.
Benim bir sorum var: Carlik Jones’un bu sezon en kötü maçını bugün oynaması tesadüf mü? 2 gün önce Jonas Valanciunas’ın bu sezon en kötü maçını Ataşehir’de oynaması tesadüf mü? Bu iki oyuncunun tek bir ortak özelliği var, o da takımlarının 1 numaralı oyuncusu olması.
Üçüncü çeyrekte sarı lacivertliler öyle bir hava yakaladı ki keşke bugün Ataşehir’de olsaydım dedim. Son bölümde Clyburn’un bloğu pastanın üstündeki çilek oldu. Bu çeyreğin skoru: (34-16). Üçüncü çeyrek (59-44) bitti. Son çeyrekteki blok partisi Euroleague tarihinde bir takımın en fazla blok yaptığı maçı getirdi ama o vakte kadar da Zalgiris’in iki kez 12 bloğu vardı yanlış hatırlamıyorsam eğer. Son çeyrekte yine felaket hücum eden bir Fenerbahçe Tarfin var aslında ama salon havaya girince fark 8’e inene kadar çok hissedilmediğini söylemek gerek. Molasına başvuran Jasikevicius hemen takımı güzelce silkeleyerek işini şansa bırakmadı.
DİĞER MAÇLAR
Valencia-Maccabi: 88-91
Milano-Dubai: 97-101
Real Madrid-ASVEL: 111-92



