Fenerbahçe Tarfin, Obradovic’e Diş Geçiremedi (Ali Şiviloğlu)

- Reklam-

İSTATİSTİK

Bu sezon ilk deplasman maçına çıkan temsilcimiz Fenerbahçe Tarfin, OAKA deplasmanında eksik Panathinaikosa 1 yarı direnebildi. (92-74)

Temsilcimizin en skorer oyuncusu 13 sayıyla Braxton Key oldu. Maç koptuktan sonra oyuna giren Johnny Juzang’ten 12 sayı geldi.

Komple takım galibiyeti alan ev sahibi ekipte Nigel Hayes-Davis ve Mathias Lessort 19, Sylvain Francisco 17 sayıyla öne çıktı.

Jasikevicius mücadeleye sezon başından beri olduğu gibi Forrest, Horton-Tucker, Shields, Key dördüyle başlasa da formu yükselen Bingham ilk kez ilk 5’e dahil oldu.
Zeljko Obradoivc; parkeye Grant, Kalaitzakis, Mantzoukas, Yabusele, Mitoglou beşiyle çıktı.

Sezon başında Panathinaikos’un herhangi bir maçını izleme şansım olmadı ama Fenerbahçe’yi yeterince izledim. Obradovic’in ilk 5 tercihinde net bir savunma ve tempo mesajı var bence. Asgari yetenek ama bolca fiziksellik içeren bu tercihte ev sahibi ekibin maçı önde götüreceğini düşünmezdim ama Fenerbahçe’nin savunma konsantrasyonu yüksek gözkümedi bu bölümde. Yabusele dip üçlüğünün hemen dönüşünde Key ilk kez üçlük attı, tereddüt bile etmedi, isabeti de buldu. 4:30 kala Lessort, Nigel Hayes, Badio; Baldwin, Melli oyuna dahil oldu. TV molasında 7 sayı THT, 7 sayı Key atmıştı. (9-14) Lessort perdeleri ve Nigel Hayes’in oyun bilgisi, Francisco’nun çabukluğuyla birleşince gelen Pao serisi skoru 16’da eşitledi. Konuk ekip perimetrede bize mesafeyi fazla bıraktıktça üst üste üçlüklerimiz havada uçuştu, Melli’nin hücum ribaundu katkısının da yardımıyla hücumda var olmayı başardık ama birebir savunmaların çoğu Melli’ye kalınca Melli kısa sürede 2 faul yaptı. Çeyrek bitimine 45 saniye kala Bonga ilk kez oyuna dahil oldu. 2016’da Zeljko Obradovic Fenerbahçe’nin başındayken son hücumlarda faul hakkını doldurması için Barış Hersek’i kullanırdı. Eurobasket şampiyonu Almanya’nın en önemli parçalarından Bonga’nın Panathinaikos’ta Barış Hersek rolü alması güldürmedi diyemem bu nasıl bir lüks arkadaş? Son hücumda kaybetmekte olduğu topu geri kazanan Sargiunas, Francisco’ya cevap niteliğinde son anda üçlüğü gönderse de süre dolduğunda top elinde kaldığı için bu üçlük geçerli olmadı. Avrupa’nın en iyi savunmalarından ikisi dediğimiz Panathinaikos ve Fenerbahçe, ilk çeyrekte toplam 51 sayı attı 🙂 (27-24)

Potayı kırma teşebbüsünde bulunan THT’nin smacı potadan maalesef geçmedi. Francisco’nun bir turnikesi var topu ne zaman nasıl elinden çıkardı hiç anlamadım tekrarı da gelmedi ekrana çünkü maçın temposu inanılmaz yüksekti. Tam biz sayı bulduk derken tam saha paslarla biz geri koşamadan üst üste isabetler buldu Pao. Bunların sonuncusu açık alanda olmasına rağmen üç sayılık atış kullanan Francisco’dan geldi. Müthiş bir yetenek, ligi kırıp geçiyor cidden. Konuk ekibin üçlük yüzdesi %65’ti molaya giderken (37-31). Trent Forrest sezon başından beri dış şut kullanmıyor ama top getirme, karar verme, perimetreyi savunma konusunda katkısı büyüktü şimdiye kadar. Bugünse kafası asla parkede değil, top elindeyken çembere bakmak bir yana dursun, top elindeyken ne yapması gerektiğini bildiğinden şüpheli bir görüntüsü vardı. Bu hali çok bariz olunca Jasikevicius da onu kenara almaktan geri durmadı nitekim. İlk yarının sonlarına doğru sonunda tempo düştü, düşük tempo Fenerbahçe’nin işine gelir mi? Bu maçta gelir. Yarı sahada sete sete oturulunca nefes aldık resmen. Bayern maçı bir şey göstermedi ama ilk hafta Virtus maçından gerekli notları alan Obradovic ve ekibi bizleri çokça koşturdu, 5 saniyede sayıya gitmeye çalıştı ve çok az bir farkla da olsa ilk yarıda ağır bastı. (46-41)

Nunn yok, Hernangomez yok, Sloukas yok. Obradovic ikinci yarıya, maça başladığı beşle giriş yaptı ve biz de ikinci yarıya iyi bir giriş yaptık ama bu sezonun sürpriz ismi Mantzoukas’ın katkısı yeniden farkın açılmasını sağladı. Pao’nun bu beşinde iki tane çok iyi perimetre savunmacısı olması zorluyor bizi. Obradovic bu beşi oyuna ilk kez Rogkavopoulos’u alarak bozdu. Kendisi sakattı ve bu onun ilk maçı, bana kilo almış gözüktü ama ayağının tozuyla turnikesini de bıraktı. Pao, Yabusele hariç tüm yıldızlarını 5 dakika boyunca dinlendirirken Fenerbahçe kendi her zamanki beşiyle sahada kaldı (tıpkı maçın başında olduğu gibi) ve skorda da geri düşmemesini bildiler. Pao’nun bu kadro derinliğini çok kıskanmakla beraber bu beşle bu katkıyı alan koça da hakkını vermek lazım.

/* Burada bir duralım; şu an basketbol üzerine Basketfaul’e yazıyorsam 1 numaralı sebebi Zeljko Obradovic zaten; ben hakkını vermek gibi bir kalıp kullanmış bulundum, uydu da buraya ama bunu Obradovic için kullanmak bana hadsizlik gibi gelmedi diyemem. Başkası için kullanırken iyiydi Ali değil mi? */

Panathinaikos, ana 5’ine döndü ve farkı çift haneye çıkardı. Mikrodalga skorer Rogkavopoulos 8 sayı birden bulunca Obradovic’in gülerek kendisini boynundan tutarak sallaması hepimizi şaşırtmıştır bence. Maç içinde çok nadir görüyorduk babanın bu hallerini, bugün kenarda sık sık pozitif bir vücut diliyle görüyoruz kendisini. Bu arada bıyık yakışmış eski Denizli Merkezefendi’li Nikos’a. Maç bu noktada kopmuş göründü sevgili okur. Melli üst üste 5 sayı atarak umutları taze tutsa da hemen peşine 4’ledi.

Sezon öncesi 20 takım için power ranking yaptım. Panathinaikos 1. sırada çıktı. Sezona 2 çok önemli oyuncularından mahrum başlamalarına rağmen parkede kusursuz gözüküyorlar. Bu iki oyuncunun parkelere dönmesi Obradovic için ayrı bir sınav olacaktır gelecekte. Evet, takımı bozma ihtimallerini düşünüyorum. Bu takım topu mükemmel paylaşıyor, Nunn bırakır mı o topu Francisco’ya, Badio’ya, Hayes’e? Bırakacak bir şekil.

Melli 5. faulunu de yaptı ve Johnny Juzang bugün ilk kez oyuna dahil oldu. Sezon başından beri 10 kişiyle oynuyoruz, Chris Silva ve Juzang bu rotasyona dahil değil. Son bölümde Baldwin’in savunmasına Bonga’yı verdi Obradovic. Nasıl yeneceksin ki bu takımı? (67-55)

Son çeyrekte bence yazmaya değer bir şey yok. Nunn dönünce nasıl olur bu takım onu merak ederken Fenerbahçe Tarfin’e sağlıklı bir Larkin, bir pivot ve bir de Clyburn’un sürelerini çalabilecek bir oyuncu diliyorum. Juzang son çeyrekte 12 sayı birden attı aslında Clyburn’un sürelerini çalamaz mı diye düşündürmedi diyemem. Bambaşka bir oyuncu evet, ama oyun adapte edilebilir.

- Reklam-

5 YORUMLAR

  1. Son 4 yıla 3 euroleague şampiyonluğu sığdıran Avrupa’nın kraliçeleri aynı şekilde 4 yıla 3 FIBA supercup şampiyonluğu sıkıştırıverdi. Takım bütçe düşüşüyle ve kadınlarda deneyimi olmayan bir koçla sezona başlıyor diye en azından 1 tık iniş olur ve Mersin finalleri Fenerbahçe’ye hep yitirmeye bugün nokta koyar diye düşünüyordum ama ne gezer, kupa canavarı Avrupa Kraliçelerinde hiçbir değişiklik yok. Öncelikle Aziz Yıldırım ile geri gelen kulübün basketbol duayeni Mahmut Uslu’nun öngörüsüydü sanıyorum, bütçe kısılsa bile FB öyle bir dünya çapında çekim gücü oldu ki yerlisi yabancısı daha az para veya daha az süre pahasına bu takımın kadrosunda olmak-kalmak için can atıyor, keyifli bir mahcubiyet yaşattı Uslu üstad açıkçası. Ahmet Çakı ise yılların elit düzey erkek basketbol koçu olarak kendisine çok cesaret isteyen bir meydan okuma yapmıştı, kendini kadınlara “transfer” ederek ve üstelik çıtası bu kadar yüksek bir takımın başına geçerek. Kadın takımıyla iletişim yolunda en ufak bir bocalaması olmaksızın elinde bageti eksikti bir tek, senfoni orkestrası şefi gibi bütün takımı idare edip herkesi oyuna soktu, Türk koçla oynamanın meyvesini de bu kez takımdaki Türkler hakkıyla yediler, herkes mutlu oldu. Hele bir ara FB parkede 3 Türkle yer aldığında gerideyken öne geçişi… Milli takımın dünya kupasındaki fiyaskosunun anlamsızlığını bir kez daha düşündürttü. Piyasada bir sürü zirzop kasıntı ve zübüğün yer aldığı basketbol kenarının centilmeni (çok az aldığı hakem uyarısını bugün gördük) bu takıma zekası ve deneyimiyle de çok yakışmış, bunun için de sağol Mahmut Uslu. Aslında bu tarihî kadro başına gelen her koçu kendisiyle birlikte uçuruyor. Neşeli takım sezonbaşı oynanacak en iyi basketbolu oynadı, fast-breaklar ve üçlüklere, en önemlisi FB’nin yenilerinin uyumsuzluğuna umut bağlamış ÇBK’ya şans vermedi. ÇBK ise yıllar önce biraz yapay şekilde kurulmuştu, yıllar geçtikçe oturaklılaştılar, FB’nin kendilerine içte-dışta kupa fırsatı vermemesine karşın yılmadılar, Yakındoğu olayı gibi balon misali şişip patlamadılar, geçen yılki eurocup’a düşüşleri onlar için şans oldu, iyi değerlendirdiler – hernekadar bunda kenar anlamında en büyük payı olan Dikelukas’a ayıp etmiş olsalar da – bu finalin ilk kez kupa sahibi iki takım arasında Türk finaline dönüşmesi bu sayede oldu. Bence her iki taakım da bu sezon katılacakları her iki Avrupa Kupalarında hem “the last champions” hem de favorileri. Dilerim seneye yine super cup finalini aralarında oynarlar. Sunucu ve yorumcu Nilay da iyidiler, hernekadar eski guard FB sonuca yaklaştıkça üzüntüsünü saklamayı başaramamış olsa da. Eyvallah, bunu saklamaya bile özen göstermeyenlerden o kadar bıkmıştık ki, bundan iyisi Şam’da kaysı, canı sağolsun kardeşimizin. Ama şu Mersin ÇBK, Ataşehir veya Altunizade’nin DJ’sini getirsin o durumda seneye. Maçta ritm çalınır, zurna değil. Aşiret düğünü değil burası. Dünya bizi izliyor özellikle bu finallerde, folklorik tanıtımı bırakın, profosyonel olun, dünyaya “bu ne yahu” dedirtmeyin, ziyaretçi saygınlık uyandırarak artar, gelip zurnamızı da dinlerler o zaman, şimdi sırası değil. TRT de böyle finalin ortasında teknik sorun yaşadı, görüntü ve sunum arasında 30 saniye fark oluştu aniden, ben youtube İngilizce bedava sunumuna geçtim o an ama bu kazmalıkla da dünyaya rezil olduk yine. 50-60 yıl önceki renksiz TV’de bile böyle dandiklikler olmazdı, Halit Kıvanç ve onun devamı Tansu Polatkan’a ve kamera arkasındaki “liyakatli” ekiplerine buradan saygılar, yatanlara rahmet, aramızdakilere esenlikler olsun, hey gidi güzelim “Eski Türkiye” !
    Bugünkü maç ise ben ve bazı arkadaşların daha önceki eleştirilerini teyit etti. Takımda oyun ritmine ayak uydurur gibi olanlar, eskiler. Buraları bilemeyen EL yenilerine staj yaptırıyoruz, bilenlerin bazıları ise kadroda değiller, kimileri takımda bile değiller. Bu maç herhangibi EL maçı değil, anlamı lafla da öğretilemeyebilir, bu rekabeti bilenlerden daha fazlası parkede olmalıydı. Obra zaten “büyük koç” diye överken öğrencisini bizim oyuncuların bunları duyacağını ve havaya gireceğini hesap etti, aynı zamanda bu tür övgüler kendi takımını ateşlemenin de bir yoludur. Öğrencisini savunmayla durdurma planını da işletti. Melli kendini tek başına parçalayınca çok erken beşledi. Yunan takımı ve bizim taraftar (bütün takım değil) haftalardır bu maçı bekledi, alınacak başka galibiyetler bu kötü skoru tamir etmez, hesap-kitap sıralama işi değil bu sadece. Bunu bilemeyenler karşılarında tek taraflı savaşan rakip önünde safdışı oldular. Onlar başkalarına karşı kötü oynayıp kötü yenilenebilirler ama bize karşı asla. Bunları bilmeyenin Fenerbahçe’nin hiçbir kademesinde yeri olmamalı. Dilerim uzun sezonda oyuncuların eksiklikleri giderilir ve ikinci yarıda bu takıma karşı cengaver gibi oynamasını (özellikle savunmasını) öğrenmiş olarak parkeye çıkarlar.

  2. Bu macla ilgili tek bir yorumum olacak…
    Ugruna bize TURKLUK dersleri verdikleri, şimdinin issiz, Milli Takim antrenorumuzun mahdumu da pana tribunlerinde, palikaryalarla beraber yerini almisti.
    NOKTA…!!!🥵🥶🥵😱😤💀☠️👺👹🤮

  3. Saras 3’lük gerektiren anlarda takıma set çizemiyor ya da çiziyor ama ya oyuncuların kendi beceriksizliklerinden ya da rakibin iyi savunmasından olmuyor. Juzang daha önce de değerlendirilebilirdi ama ben de buradayım dedirtti.Sertaç oldu bitti fiziksel mücadeleden kaçıyor ve artık 35 yaşında, bu yaştan sonra çok zor. Melli’nin 5 faülünün 3’ü haybeye. Takıma Silva yerine atletik ve güçlü bir takviye olabilir mi, beklenti ve bütçeye göre zor. Rakip ligin 1. favorisi gibi duruyor ama şimdilik. Önemli olan ligin sonunda formda olabilmek. Nigel da Fb’deyken bu kadar atlet miydi sanmıyoruz ve son saniyede şut atması hiç şık olmadı bilhassa eski takımına Bir de milli takım koçunun ,milli takım teknik ekibinde göstererek benchte bile oturttuğu 15 yaşındaki oğlu bu maçı izliyor, takım taraftarı olarak mı, eğer öyleyse yakışıyor mu, etik mi, o sıfattaki birinin oğlunun kendisinin artık ilgisinin olmadığı bir takımın maçını üstelik rakip salonda izlemesi hiç hoş olmadı…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler