Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı, finali kazanması durumunda Euroleague’de oynama hakkını elde edecek basketbol takımı ile ilgili konuştu.
Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı, kulübün Divan Kurulu toplantısında açıklamalarda bulundu, EuroCup’ı kazanacaklarına yürekten inandığını belirtti.
“Erkek basketbol takımımız, büyük bir başarıya imza atarak EuroCup finaline yükseldi. İnşallah bu sezon Beşiktaş tarihinin basketboldaki en büyük başarısını yakalayıp kupayı camiamıza getireceğiz. Basketbol takımımız, aynı zamanda sportif başarı için tek şartın bütçe olmadığını gösteriyor. Hem ligde, hem de EuroCup’ta bütçemizin çok üstünde rakiplerle mücadele ediyoruz. Buna rağmen onların üzerinde yer almayı başarıyoruz. Bu başarının elbette bir sırrı, bir yöntemi var. Biz istikrarlı bir yapılanmayla ve iyi bir organizasyonla yola çıkıp takımı doğru ellere teslim ettik. Her gün üzerine koya koya bugünlere kadar geldik. Böyle yetenekli ve karakterli bir grup bir araya geldiğinde ise başarı, kaçınılmaz oluyor.
Burada bize bu başarıları yaşatan erkek basketbol takımımız için emek veren herkese, özellikle de Yönetim Kurulu üyemiz Özkan Arseven kardeşime, Genel Menajerimiz Nedim Yücel’e, koçumuz Dusan Alimpijevic’e, tüm teknik heyetimize ve parkede inanılmaz bir mücadele ortaya koyan oyuncularımıza, basketbol şubemizde görev alan herkese ve nerede olursak olalım bizi yalnız bırakmayan büyük Beşiktaş taraftarına teşekkür etmek istiyorum. EuroCup’ı kazanıp basketbol tarihimizdeki en büyük zaferi yaşayacağımıza ve gelecek sezon camiamızı ve ülkemizi EuroLeague’de en iyi şekilde temsil edeceğimize inancım tam.”




Eurocup ile eurolig arasında fark olduğunu unutmamak gerek. Eurolig’de şu anki bütçe ve oyuncularla başarılı olmak zor, ilk etapta bütçeyi arttırıp, 2,3 iyi oyuncu takviyesiyle eurolig’de orta sıraları hedefleyip tecrübe kazanıp sonra kalıcı olmayı hedeflemeli.
Efes bu sene çöküşte ve fenerbahçe çok yoruldu diye yenilgiler aldı. Euroleague de ilk 10 da yeralma olasılığını kovalamak yani 38 de 21 maç kazanmak için çok büyük bütçe şart sırf iyi takım kimyası uyum Asla yetmez , paris ve baskonia da düşük bütçeli mücadeleci takımlar ve play in e çıkma olasılığı hiç olmadı 7-8 maç önce Bile
Paris ve Baskonia’nın oyuncu net ödemeleri 8 milyon euro civarında. Buna koç, teknik ekip,
konaklama,kamp,uçuş vs maliyetleri de eklenince bütçe 10 milyon euroyu geçiyor. Bjk mevcut bütçesinin üç mislinden fazlasına takım kurabilir mi, zor. Buna bir de takımlarımızın oyuncuların vergilerini ödediği gerçeğini de eklersek günümūz ekonomisinde iş daha da zorlaşıyor.
bjk bu sene 7 milyon dolar civarına çıkarmadı mı zaten geçen sene 3 milyon dolar civarındaydı. bence ilk seneden play off hedeflenmesine gerek yok oralarda olmak yeterli.
Türkiye’deki futbol aleminin içindekilerin Euroleague’de yazılan Türk destanını kavrama kabiliyetleri yok. Basketbol alemine “hoşgeldin” Beşiktaş’ın başkanı. O dediğini “ligde rakip” diye laf salladığın Fenerbahçe’nin tüm Avrupa’nın gözü önünde Tataman’ın süper bütçeli Yunan takımına ve diğer daha bütçeli rakiplere karşı kanıtlaması yıl oluyor. Olur da seninkiler o tamamen yabancı oldukları bir gezegen olan Euroleague’de yer alırlar da haftada ortalama iki buçuk maça çıkarlarsa ve rakiplerin kadar yorulursan görürsün alacağın “sonuçları” hem oradaki hem “ligdeki” rakiplerinin karşısında, aynı zamanda hissedersin belki “başarıya” gidene kadar ne meşakketler çekmek icabettiğini, varsa eğer öyle bir algılama yeteneğin.
…dedi kendi takımının yarı bütçesine sahip Bourg takımıyla Yurokap finali oynayacak olan böyük başgan…
Şaka bir yana kendimizden büyük bütçeli takımlarla oynadık diyebileceği tek takım Bahçeşehir, fıkra gibi ezbere laforizmalar…
Zaten eurocup dandik bi turnuva. İtalya-İspanya-Fransa-Almanya gibi dört ciddi ve büyük ülkenin takımları euroleague’a saygı gösterseler de onun yavrusu bu turnuvaya FIBA BCL’e gösterdikleri saygı ve ilgiyi esirgiyorlar. Bu ülkelerdeki “EL takımlarından” sonra “ikinci grup en iyi takımlar” çoğunlukla BCL’ni tercih ediyorlar, EL’e katılmak uğruna bu külüstür turnuvaya yüz vermiyorlar. BJK’nın çekişip “zafer” kazandığı Trento İtalya liginin alt-orta takımı, eksi averajlı. Yenildiği İngiliz takımından (daha doğrusu liginden ve o ülkenin basketbolundan) söz etmeye bile gerek yok. Rakipler arasında kendi liginde şöyle-böyle yukarı bakan tek takım Bourge. İspanya Liginde yalnız BCL takımları değil, FIBA europa cup takımları bile eurocup takımlarından yukarıda. Bizde de 4-5 yıl önce benzer durum vardı, son yıllarda bu ciddi ülkeler gibi değil Yunan-Sırp vb. gibi yaptık, ligin “daha iyileri” bu turnuvaya katıldılar, kolay yoldan neredeyse hepsi birden yarıfinalist oluverdi ! Bu uyduruk turnuvanın EL’den sonra en önemlisi olduğunu yazanlar EL goygoycuları (EL istediği kadar en iyi 10 takımı barındırsın) ve simsarlar. Kendi kendimize sahte bir başarı tiyatrosu sahneye koyduk. Bu yıl GS, Mersin, Tofaş ise – genel olarak – daha zor rakiplerle oynadılar. Çok basit, 10-15 dakika ayıran herkes yerel liglerdeki ve Avrupa kupalarındaki bu durumu çok net görebilir. Kimse bundan bahsetmiyor, pespembe bir alem yaratmışız kendi kendimize, yuvarlanıp gidiyoruz.
Dur bir şampiyon ol önce.