Alperen Şengün: “Ayna Ayna Söyle Bana… (Murat Özyer)

- Reklam-

Basketbolseverler hatırlayacaktır; takvimler 4 Şubat’ı gösterdiğinde Houston Rockets, Boston Celtics’e konuk olmuş ve NBA’deki gururumuz Alperen Şengün için işler pek de “TD Garden” tadında gitmemişti. Hakeme söylenen o talihsiz sözler, peşinden gelen diskalifiye ve üzerine Koç Ime Udoka’nın basın toplantısında Alperen’in pick and roll savunmasını adeta büyüteç altına alan eleştirileri… O gece hepimiz ekran başında “Eyvah, bizim çocuk biraz savruluyor mu?” diye düşünürken, Alperen o meşhur “Aynaya bakmalıyım” röportajıyla hepimize derin bir nefes aldırmıştı.
Ben de bu sürecin sıcağı sıcağına, yeteneğin karakterle çarpıştığı o ince çizgiyi analiz etmek adına TÜBAD web sitesi için “Öfke Çemberindeki Ayna: Alperen Şengün ve Ime Udoka” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Amacım, genç sporculara ve antrenörlere bu krizden nasıl bir ders çıkacağını anlatmaktı.
Fakat Alperen bu; sahadaki “spin” hareketleri kadar hızlı ve şaşırtıcı! Süreci o kadar süratli ve kontrollü yönetti ki, dün geceki (7 Şubat) Oklahoma City Thunder galibiyetinin ardından mikrofonlara öyle bir açıklama yaptı ki, benim klavyenin başına tekrar oturmam şart oldu. Meğer bizim yıldızımız, o geceki hatasını sadece “aynaya bakarak” çözmekle kalmamış; gitmiş kadın hakem Jenna Reneau’dan şahsen özür dilemiş! Haliyle, biz de bu “olgun davranışına” kayıtsız kalamadık ve yazımızı bir adım ileriye taşıdık.
Gelin, bir hatanın nasıl bir karakter manifestosuna dönüştüğünü ve “Next Play” felsefesinin hayatın merkezine nasıl oturduğunu bu yeni perdeyle inceleyelim.

Öfke Ne Zaman Kapıyı Çalar?
Bir oyuncuyu raydan çıkaran o “anlık patlamalar” öncesi genellikle şu beşli pusuda bekler:
• Adaletsizlik Hissi: Hakemin net bir faulü çalmaması veya aleyhinize yanlış bir karar vermesi.
• Çaresizlik: Takımınız gerideyken bir şeyler yapmak isteyip yapamamanın verdiği ağırlık.
• Kritik Anlar: Maçın kafa kafaya gittiği veya son topun değer kazandığı o yüksek stresli saniyeler.
• Ego Yaralanması: Koçunuzun sizi kamuoyu önünde veya benchte sertçe eleştirmesi.
• Fiziksel Yorgunluk: Beynin oksijensiz kaldığı anlarda mantığın devre dışı kalması.
Alperen o gece bu pusuya düştü. Ama unutmayın; öfke bir yangındır. Eğer onu kontrol edemezseniz, önce sizin şut mekaniğinizi, sonra savunma konsantrasyonunuzu, en sonunda da takımınızın galibiyet şansını yakıp kül eder.
Aynaya Bakma Cesareti
Birçok oyuncu diskalifiye olduktan sonra “Taraftar beni provoke etti”, “Hakem bana takmıştı”, “Koç beni anlamıyor” gibi bahanelerin konforuna sığınır. Alperen ise en zorunu yaptı: Aynayı kendine çevirdi.
“Bahaneler üretemem; herkesten önce benim aynaya bakmam lazım.”
Bu cümle, *”Sorumluluk Bilinci”*nin zirvesidir. Hatanı kabul etmek zayıflık değil, aksine gelişimin ilk adımıdır. Kendi yansımasıyla yüzleşemeyen bir oyuncu, rakibiyle asla yüzleşemez.
Bir Adım Ötesi: Olgunluk Devrimi
Hatanı kabul etmek yetmez; onu telafi edecek medeni cesareti göstermek gerekir. Alperen’in Oklahoma maçından sonra verdiği demeçte belirttiği gibi Boston maçında kendisini diskalifiye eden hakem Jenna Reneau’nun yanına giderek özür dilemesi, elini sıkması ve “Bu bir daha olmayacak” demesi, onun NBA’deki tavanının sadece “yetenekle” sınırlı olmadığını kanıtladı.
Bir kadın hakeme karşı sarf edilen o kötü söz, anlık bir kontrol kaybı olabilir; ancak gidip o özrü dilemek bir olgunluk devrimidir. Bu, genç sporculara şu mesajı verir: Sahada rakip veya hakem kim olursa olsun, saygı profesyonelliğin temel taşıdır.
“NEXT PLAY” Felsefesi
Eşim Derya ile beraber kurduğumuz Altius Sports Academy’de, yaşları 11-14 arasında değişen pırıl pırıl gençlerle bir yola çıktık. Her sezonun ilk gününde, daha sahaya adım atmadan yaptığımız açılış konuşması tek bir kavramla başlar: “Next Play”.
Biz sporcularımıza ve velilerimize şunu aşılamaya çalışıyoruz: Basketbol, doğası gereği bir hatalar oyunudur. Dünyanın en iyi şutörü bile kaçırır, en kariyerli oyun kurucusu bile top kaybeder. Ancak parkede “dev” olanı “sıradan” olandan ayıran şey, o hatadan hemen sonra ne yaptığıdır.
Nedir bu “Next Play” (Bir Sonraki Pozisyon) felsefesi?
• Hakem bariz bir hata mı yaptı? Next Play. (İtiraz ederek savunmayı eksik bırakma.)
• En kritik anda topu rakibe mi kaptırdın? Next Play. (Gidip o topu geri almak için koş.)
• Koçun sana kenardan sertçe mi bağırdı? Next Play. (Küsmeyi bırak, yaptığın en iyi şeyleri takımın için yapmaya devam et.)
Eğer zihniniz bir önceki pozisyonda takılı kalırsa, henüz başlamamış olan bir sonraki pozisyonu çoktan kaybetmişsiniz demektir. Zihni o andaki hatadan veya duygusal yükten temizleyip, bir sonraki hamleyi en iyi şekilde yapmaya odaklanmak; işte gerçek zihinsel dayanıklılık budur.

Alperen’in En Büyük “Next Play” Hamlesi
Alperen o gece Boston karşısında “Next Play” diyemediği, zihnini o andaki öfkeden temizleyemediği için diskalifiye oldu. Ancak maçın hemen ardından hakemden özür dileyerek, kariyerinin belki de en kritik “Next Play” hamlesini yaptı. Hata yaptıktan sonra içine kapanmak veya bahanelere sığınmak yerine; hatasını kabul etti, özrünü diledi ve zihnini tertemiz bir şekilde bir sonraki maça, yani geleceğine hazırladı.
Bu mentalite, sadece hızlı ve stresli maç anlarında değil, hayatın tam merkezinde de bir pusuladır.
Hayatın İçinde “Next Play”
Hayatta da tıpkı basketbolda olduğu gibi, her an yeni bir fırsat veya beklenmedik bir zorlukla karşılaşabiliriz. Geçmişteki bir başarısızlık ya da bir anlık kontrol kaybı, geleceğinizin kaderini belirlemek zorunda değildir. Önemli olan, o olaydan dersi cebine koyup, takılı kalmadan yürümeye devam edebilmektir.
Zorluklar karşısında pes etmemek, her yenilgiyi bir öğrenme fırsatı olarak görmek ve o anki duygusal tepkiyi yönetebilmek sizi sadece iyi bir basketbolcu değil, güçlü bir karakter yapar. Alperen’in bu “ayna” ve “özür” süreci, genç oyuncularımıza şu büyük dersi veriyor: Teknik kapasiteniz ne kadar yüksek olursa olsun, sizi zirvede tutacak olan şey bu mental esnekliktir.
.
Genç Yeteneklere ve Antrenörlere Tavsiye
Kariyerinizi yeteneğiniz başlatır, ancak sizi o zirvede tutacak olan tek şey karakterinizdir.
1. Öfkeni Yakıta Çevir: Hakeme bağırmak yerine, o hırsla bir sonraki reboundu kopar.
2. İletişimi Devam Ettirmek: Eleştiri geldiğinde savunmaya geçme, kendine “Nasıl düzeltebilirim?” diye sor.
3. Hatanla Yüzleş: Maç bittiğinde istatistik kağıdına değil, önce aynaya bak.
Alperen Şengün, bir All-Star adayı olmaktan daha fazlası olduğunu, “insan” kalabilme ve “özür dileyebilme” becerisiyle gösterdi. Şimdi sıra sizde. Sahaya çıktığınızda sadece topu değil, duygularınızı da yönetmeye hazır mısınız?

Not: TÜBAD web sitesindeki Öfke Çemberindeki Ayna: Alperen Şengün ve Ime Udoka yazıma bu linkten ulaşabilirsiniz:
https://www.tubad.org.tr/ofke-cemberindeki-ayna-alperen-sengun-ve-ime-udoka/
Murat Özyer
Basketbol İnsanı

- Reklam-

5 YORUMLAR

  1. Siz ne dediğinizin farkında mısınız? Özür diyebilme becerisi nedir? Siz açın sözlüğe bakın bakalım ‘fucking bitch’ ne demek? Bir kadına ‘fucking bitch’ diyebilmek…

    • Sayın Tamer Çetin, vakit ayırıp görüşünüzü paylaştığınız için teşekkür ederim. Kullandığınız ifadenin ağırlığının ve hassasiyetinin elbette farkındayım; bunu savunmak veya hafifletmek gibi bir niyetim asla olamaz. Ancak yazımdaki temel odak noktam, bir hatayı savunmak değil, o hatanın ardından gösterilen ‘farkındalık ve özür dileme’ iradesidir.

      Genç sporcuların yüksek tansiyonlu anlarda savrulabildiklerini biliyoruz. Benim inancım; yapılan yanlışın büyüklüğü kadar, o yanlışı görüp kamuoyu önünde sorumluluk alabilme olgunluğunun da spor kültürü açısından öğretici olduğudur. Eleştirinizi bu hassas noktayı tekrar hatırlatması açısından kıymetli buluyorum.”

      • Tebrik ederim üstad. Gelen eleştiriyi dikkate alarak en güzel şekilde cevaplamışsın. Bu üslup çok kıymetli ve tam bir örnek teşkil etmiş. Yaziniz ve verdiğiniz mesajlar çok kıymetli .

  2. Harika bir yazı… Murat Hocam ekine, yüreğine sağlık. Ömrünü yazı yazarak, spor hakkında bir şeyler söyleyerek geçiren bir spor insanı olarak saklayacağım bir yazı olmuş. Tekrar tebrikler…

    • Sevgili Meriç Abi, bu güzel ve içten yorumun beni çok mutlu etti. Uzun yıllardır sporun içinde olan, emeğin ve kalemin değerini bilen birinden bu sözleri duymak çok gurur verici. Sporcuların sadece teknik becerilerini değil, insani gelişim süreçlerini ve ‘aynadaki yansımalarını’ tartışmaya devam etmemiz gerektiğine inanıyorum. Yazımı saklanacaklar arasına dahil ettiğin için ayrıca gurur duydum. Teşekkürler, selamlar.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler