Fenerbahçe Beko, Wade Baldwin’in mükemmel hücum performansı ile Anadolu Efes’i 102-93 yendi ve seriyi 3-1 kazanıp finale yükseldi.
45 dakikalık oyunun sadece 6 dakikasında skoru önde götüren Fenerbahçe bench sayılarında 51-38, hücum ribaundlarında 17-8 üstünlük sağladı. Baldwin 32 sayıyla sonucu belirledi.
Normal sürenin bitimine 4.7 saniye kala o ana kadar serbest atışları 12/12 ile kullanan Larkin son serbest atışı kaçırdı ve oyun 87-87 ile uzadı. Önceki maçta 31 sayı atan Larkin saha içinden hiç isabet bulamadı: 0/7
Anadolu Efes 2 dakika dolmadan çembere ataklarla skoru 10-3’e getirirken, Mikael Jantunen 2 faule ulaştı. Skor 12-3 olunca Sarunas Jasikevicius’un molası geldi. Fenerbahçe moladan Tarık Biberovic’in üçlüğüyle döndü, 6. dakikada farkı 4 sayıya (16-12) çekti, 9. dakikada 23-22 öne geçti. Fenerbahçe son bölümde çok etkili olan Wade Baldwin ile periyodu 25-24 öne kapattı.
Basketfaul’un notu: Periyodun bitimine 26 saniye kala hakemler monitör başına gitti ve incelemeden sonra süreye 0.5 saniye ekleterek maçı kurtaran bir karar verdiler!!! Acaba hakemlere oyunu durdurup, oyunu hiç etkilemeyecek önemsiz bir düzeltme yapmalarını kim istiyor? Ayrıca… Oyun sırasındaki dikkatsızlikleri sonucu monitör başına gitmeleri ayrı bir sorun… Örneğin topun Shane Larkin’in ayağından çıktığını herkes görürken, en iyi pozisyondaki hakem topu ters tarafa veriyor… Sonra masaya gidip doğru kararı veriyorlar ama bizim zamanımızdan yiyor… Öte yandan son periyoddaki birkaç faul kararı dışında zor maçı çok iyi yönettiler… Asıl önemli olan da buydu… Tebrikler…
İkinci çeyreğin başlarında meyrana gelen gerginlik sonucu Jordan Loyd ve Arturs Zagars’a teknik faul verildi, Efes 4. dakikayı 34-28 önde bitirdi. Fenerbahçe çembere atak ederek 9. dakikada skoru 44-44’e getirdi, Şehmus Hazer’in son saniye üçlüğüyle Efes soyunma odasına 49-44 önde gitti. Brice Dessert 14 sayıyla ilk yarının en skorer ismi oldu.
Üçüncü çeyreğin 5. dakikası 59-55 Efes üstünlüğü ile geçildi, Fenerbahçe sabırlı hücumlarla 6. dakikada skoru 59-59 eşitledi. Efes son periyoda 67-64 önde girdi.
Fenerbahçe Beko rakibini top kayıplarına zorlayıp 6 dakika kala farkı 1 sayıya (70-69) çekti. 5 dakika kala skor 75-75 denge geldi. Jordan Loyd’a çalınan bazit faulden sonra 4:42 kala Tarık Biberovic’e yapmadığı faul verildi ve Tarık 5 faulle kenara gitti. Skor 80-75 iken 3 dakika kala Fenerbahçe 1 sayıya kadar (80-79) yaklaştı ve Efes molaya gitti. 1:30 kala Onuralp Bitim’in kritik üçlüğüyle Fenerbahçe 85-84 öne geçti. 29s aniye kala Shane Larkin serbest atışları kaçırmadı: 86-85. Tucker çembere atak ed,p 20 saniye kala basketi buldu: 87-86 Fenerbahçe. Efes moladan sonra 4.7 saniye kala Larkin’in serbest atışların ikincisini kaçırdı ve oyun uzadı: 87-87.
Uzatmanin bitimine üç buçuk dakika kala Fenerbahçe skoru 93-89’a getirdi. 2:25 kala Dessert çizgiden skoru 93-93 eşitledi. Wade Baldwin’in 24 saniye dolarken attığı üçlükle yeniden skor üstünlüğünü eline geçiren Fenerbahçe son 1:20’ye 98-92 önde girdi. Karşılaşma 102-93 sona erdi.
Öne çıkanlar…
Anadolu Efes: Shane Larkin 12 sayı, 5 asist, Brice Dessert 15 sayı, 3 ribaund, P.J. Dozier 15 sayı, 2 ribaund, 3 asist, Ercan Osmani 10 sayı, 6 ribaund, 3 asist, Şehmus Hazer 12 sayı, 2 ribaund, Jordan Loyd 16 sayı, 4 ribaund, 2 asist
Fenerbahçe Beko: Nicolo Melli 16 sayı, 7 ribaund, 3 asist, Devon Hall 13 sayı, 5 ribaund, 3 asist, Wade Baldwin 32 sayı, 6 ribaund, 2 asist, Talen-Horton Tucker 15 sayı, 6 ribaund, 4 asist




Hakemler yine Efes’i ince ince doğradı, olan biten senaryosu önceden belli ucuz bir gösteri.
Efes yenilince ucuz gösteri mi oldu? Yine diyorsun ama haberde de maçı çok iyi yönettiler diyor, hangi taraf doğruyu söylüyor? Basketfaul taraflı mı yoksa sen Fb kıskançlık ve hasetliğinden çatlayanlardan mısın?
Basketfaul, hakemler için maçı çok iyi yönettiler, tebrikler diyorsa demek ki Fb bu sefer hakem desteği olmadan kazandı… Bakalım hakemler sayesinde Fb iki maçı kazandı, hakemler olmasa Efes 3-0 kazanırdı seriyi falan diyen, Fb galip geldiğinde ortada olmayıp yenilince akbaba gibi siteye üşüşen haset ve kıskanç utanmaz güruh şimdi ne diyecekler?
İyi mi yönetildi? Osmani’ye üçlükte çalınan yanlış faul maçı bitirdi. Maçın sonu çok kötülerdi
Son senelerde 3-4 maçlık serilerde Fb’yi yenebilecek bir takım yok Türkiye’de. Finalde de kim gelirse gelsin farketmeyecek.
Yarı finaller birer gün arayla olmamalı tabii 15 gün boşluk da. Oyuncular makine değil. Yorgunluk iki takımı da etkiledi Efes’in sakatları var da Fb niye aynı kadroyla oynuyor anlamak zor. Sakat değilse Colson Zagars’ın yerine oynayabilirdi savunma yönü iyi dış şutu da var ama koçun tercih etmemesi ilginç. Pablo ve gideceği söylenen Larkin’in de son maçlarıydı galiba. Hakemler de öteki maçlara göre daha iyilerdi. Tarık’a çalınan son faul yanlıştı, rakibinin gırtlağını sıkan Loyd da atılmalıydı, benzer pozisyonlarda atılan oyuncuları daha önce görmüştük, hakemlerin en bûyük hataları bunlardı bence . İki takıma da yoğun tempoda verdikleri mücadeleleri için tebrikler, Fb’ye başarılar.
Bu seride ortaya çıkan şey hakemlerin standartının olmadığıdır.Asimetrik kararlar,kararsız kalmalar,yanlış kararlar,taraflı kararlar vs.İki Yurolig takımının olduğu ülkede bir yurolig hakemin varsa olacağı bu.
Efes’te Türk oyuncular bu kez kazandıramadı!!! Benim başlık bu olurdu. Ama önce maçın benim için analizi; Efes kenar yönetimi yine kötü bir maç çıkardı… İlk yarının sonunda FB 4 kısaya dönünce, bütün topları Osmani üzerine oynadı ve hücumda çok kolay sayılar buldu. Bunu Saras iyi planlayıp maçın can alıcı yerinde yine bu taktiği kullandı (özellikle ribaundlarda üstünlük), Laso ise iddia ediyorum bunun farkında bile değildi ve ısrarla maçın tüm karar anlarında 4 kısa oynayıp belki hücumu rahatlattı(bence değil) ama savunmada hep ters eşleşmeden sayılar yedi!!! Maça gelelim: Efes sanırım 3-4 kez maçları çift hanelere çıkarma şansını hep tepti hep tepti!!! Hatta en son Erkan çok büyük hatalar yaptı (hele tam saha pas ne gereksizdi) , Ercan çok fazla boş üçlük kaçırdı, Şehmus ise en kritik yerde özellikle Loyd yanıyorken topları kendi kullandı.(yediği blok mesela) Bu yüzden benim başlık Türkler’di.Amma velakin böyle yenilgiye can kurban 👏👏👏 Babb , transferi belli olup , sonrası serinin en kötü oyuncusuydu (bugün -15 yazdı) Fb’de en büyük hayal kırıklığı (berbat Abdliler dışında) Jantunen ile beraber… Larkin’de belli oldu ki üst üste iki maç oynayacak diz yok!!!(1. ve 3. iyi 2. ve 4. maç kötü) Seneye bir oyun kurucu alınır umarım!!! Loyd(yılın başında yazmıştım , düşeş transfer) ve Dozier bu takımda kalmalı (hele Avrupa ‘da iyi oyuncu kalmamışken) , tek tutturulan yenilerden Dessert zaten düşünülmüş olsa uzantılırdı sözleşmesi (nerde o vizyon, Oturu’da böyle gitti) , elde kalan ve sözleşmesi uzatılan tek uzun perdeleme bile yapamayan Jones!!!(inşallah biraz kilo aldırıp kalınlaşır) 4 Türk oyuncu kesinlikle kalmalı, Babuş ne yazık ki 1 sene geç olarak gidecek(İ.Şenol sağolsun) Cordiner bence tutulabilir…
FB’ye gelelim; ne demiştim daha tek iyi bir maç oynamadı!!! İşte ilk kez iyi Fb’yi gördük bugün!!! Hep diyorum bu kadar başarılı takımın sadece trol taraftarı olması ne fena!!! Yılın başından beri yazdım, FB’nin en iyi oyunu ne el üstü Tarık üçlükleri ne de Tucker’ın bire beş oyunları!!! (hayret Efes ilk kez bugün hücum faul yaptırdı 🤣) Uzunları iyi oynadığı her maç Fb’yi yenen olmadı, işin garibi belki Larkin o faulü atsa , ilk kez FB iyi oynadığı bir maçı kaybedecekti!!! Birch 7 sayı daha önemlisi 9 ribaund(Laso’nun uyuması) ve Melli 16 sayı 7 ribaund!!! Eh takımın ruhu Hall hakemlerin toleransı ile iyi savunma yapıp ceza şutu sokunca, yine geçen maç yazdığım bu takımın yıldızı Baldwin’e noktayı koymak kaldı!!!
Hakemlerden FB saçma sapan olsa da yaptığı açıklama ile istediğini aldı.Hakemler -artık klasik- yine FB deplasman oynarken mükemmel bir maç yönetti!!!
Efes yönetimi senenin en kötüsü olarak bu yıl hiçbir başarıyı haketmedi… Artık Ataman olmadan şampiyon olabilecek bir düzen kurmalı, her başı sıkıştığında Ataman gelip tarih yazamaz!!! Banchi gelecekse, Yakup Hoca artık yeniden kenar yönetime katılmalı. Mijatoviç’e belli ki yardımcı koç olarak kenarda yer almak koyuyor!!! Laso’ya tek bir kenar yardımı gelmedi!!! Ama bence bu takıma yönetici olmayacağına göre bir ruh katacak oyuncu alınmalı, bence bu ruhta eğer Pana’yı Ataman bırakırsa, CEDİ HAMLESİ OLMALI!!!
Müthiş bir seri izledik. Türkiye’nin tartışmasız en büyük iki basketbol kulübünün maçlarına doyamadık. Türkiye’nin tüm liglerinde ne kadar takım varsa, bu iki devin yanına bile yanaşamazlar. İkisinin maçı bir akran kavgası gibiydi. Kimin yeneceği belli değildi. F.Beko bu yıl daha iyiydi. “Final Four’a kalarak zaten bunu gösterdi. Efes kötü müydü ? Evet. Ama takım olarak değil, YÖNETİM ANLAYIŞI olarak kötüydü. Bence Laso ile mutlaka devam etmeli. Yıllarca Real’de neler yaptığını gördük. Şimdi de Avrupa’nın en iyi iki takımından biri olan F.Bahçe Beko’ya nasıl direndiğini de gördük. Türkiye’nin medar ı iftiharı olan bu iki dev kulübü, ülkemize yaptıkları hizmetlerden ötürü diğer kulüplerden ayırmalıyız. Eleştir yaparken bile her ikisine de saygı da kusur etmeyelim. FENERBAHÇE de EFES de basketbolun gözbebekleridir. Bize unutulmaz maçlar seyrettiler, çok teşekkürler.
Hakemlere laf edenler, istatistiklerin hepsinde Fb Efes’den daha iyi, bunlar da mı hakemler sayesinde oldu?
Hakemlerle Fenerbahçe’yi bağlantılandırmaya çalışan ezikler kendi sefaletlerini ele veriyorlar, hakem kararlarıyla Fenerbahçe’nin defalarca doğrandığı, üç faullu en önemli oyuncusunun haksız kararlarla aniden beşletilip biçildiği bir maçta bile. Maç başında potaaltında havadaki THT’nin kalçasına kalça darbesi atıp oyundışı kalabilecek kadar sakatlamaya kalkışılması da hem maçta cezasız kaldı, hem de burada kimse sözetmemiş. Herkes işine geldiğini cımbızlıyor. Maçı hakemler iyi-miyi yönetmediler, Fenerbahçe onlara rağmen kazandı. Fenerbahçe’nin Tarık’ın yokluğunda ve Kerem Baki’nin ve yardımcılarının Efes’in seride “baki” kalması yolunda çabalarının varlığında başka bir başrol oyuncusuyla parlamasını fanatik olmayan herkes alkışlar. Öbürleri ne yaparsa yapsın, maçı değil kendi “durumlarını” anlatııyorlar.
Güldük, eğlendik ama herkes haddini bilecek. Avrupa devi Fenerbahçe’den böyle bir seride ancak kavga dövüş bir maç alabilirsin. Kimse hayal görmesin…
Larkin’in maçta saha içinden hiçbir isabeti olmamasını buraya not etmeye geldim ama Efes’teki kafa karışıklığının (ya da eksikliğinin) en önemli kanıtlarından birini de eklemezsem olmaz: Poirier sakatlanmasa kadorda olmayacak olan ve belli ki sözleşmesi 2 yıl uzatılan Kai Jones’un arkasında bile düşünülmediği için NCAA transferine izin verilen Dessert, bu maçta 25:39 dk süre alırken, Jones kaç dakika oynadı biliyor musunuz? 02:12. Hadi şimdi bunu açıklayın perhiz yapan lahana turşucuları.
Kendini kral zannedenlerin, “Bunlar kim? onlarin da kaderini ben cizerim” aymazliginin ayyuka ciktigi, muz cumhuriyeti gibi laflarin bile bizi tam olarak anlatmadigi bir donem yasaniyor. Ulkemizi duzluge cikaracak ortak akil gerekirken bu ortak akil yikmak, yok etmek, yapani yapmayanlarin yanina indirmek icin topuyla tufegiyle saldiriyor. Bu firsatci ordusu icin yol ya da yontemin bir onemi yok. Dusmanimin dusmani dostumdur diyerek onune kim gelirse gerekirse diz coken, gerekirse alay eden gerekirse de karanlik yollara sapmaktan kacinmayan bu kafa sadece devlet kontrolundeki futbolda bunu yutturabiliyor, o da Edirne’den bir adim disari ciktiginda toz olup gidiyor. Basketbola gelince durum onlar adina o kadar acikli ki anlatamam. Bu firsatci oprtunistler once gidip tarikatin onunde diz cokerek, onunla isbirligi halinde Dunyanin en zengin 10 kulubunden biri olan, borda degeri 1.000.000.000 dolari asan, 5 ana spor dalinda sampiyon olarak Guinness Rekorlar Kitabina giren Fenerbahce’yi iflas ettirerek sozumona adaleti sagladiklarini sandilar. Beklediler ki, “bunlar iflas etti, ne voleybol ne basketbol ne de baska branslar eskisi gibi olmaz” Ama oyle olmadi, Ilk Euroleague sampiyonlugu geldi, hemen sumuk yıyen akbabalar konustu: Ama Turk oyuncu YOK! Aylardir Tarik kim diyorum aralarinda cevap verebilecek tek bir “ADAM” bile YOK. Sonra sumuklu akbabalar basladi ikinci yalana; “Bu butceyle…” 2026 itibariyla basketbol subesi tapi oldugunu, seneye hedefin kar oldugunu acikladi, iddia sahibi sumuk yiyen akbabalar hemen susup bilinmeyen diyarlara kactilar. Sonra bu butceyle, basarisiz Saras ile hic bir sey olmaz dediler o KUPA yine Atasehir’e evine geldi, sumuk yiyen akbabalar perisan oldular. Neler denmedi ki, McCollum icin hala buralarda utanmadan fikir (pardon, NEFRET) beyan etmekle gorevli papikci bastroll “oyuncuyu Efe Aydan’la kiyasladi” ve rezil oldu. Melli, Birch, Hall oyuncu mu? Baldwin icin winner degil diyenler gercek dunyada cevaplarini fena halde aldilar. Simdi bu dunyada uydurulacak yalan tukendiginden bu algi “YARATAMAMA” uzmanlari son dostlarina sarildi: HAKEMLER… Icim icime sigmiyor, o kadar zavallilar ki bunlardan cacik bile olmaz. Nedeni mi? Cunku; Kendi salonunu yapmis, Muzesine Erkeklerde 2, kadinlarda 3 Euroleague kupası koymus, kulube “0” yuk olmus, her sene Final4’a abone olan bir takim dururken ezeli denen sozde rakip futbol kulubunun rekabeti soyle oluyor: “yeniden yapilanma” cercevesinde yonetici olarak aldigi eski oyuncusunu menajerlik numaralari ve para calma iddiasiyla kovuyor, tum umudunu butcesini dusurdu sandiklari kadin takimini acaba bir defa yener miyiz? konusuna bagliyor… Ne aci degil mi? Ne kupa, ne en ufak bir basari, ne yetistirilmis tek bir oyuncu ne de gelecege dair en ufak bir umut… Iste bu sumuk yiyen akbabalar tek umutlarini papikledikleri trollere baglamis. “Oyle bir algi yaratalim ki bunlarin basarilari golgede kalsin” Iste cska, ekaterinburg’la baslayan bu igrenc hikaye gunumuzde yunan usakligina kadar utanmazca evrilmeye devam ediyor. Zavalli akbabalar saniyorlar ki; bu ilmek ilmek orulmus basari bir gunde tuzla buz olacak, olmazsa suclu hakem olacak!!! Bence bu kafa yonettigi erkek takimiyla kadin takimlarini bile yenemez!!! Artik anladim ki bu ulke “Dip” denen kavrami birakmis, “KARA DELIK” kavramina gecmis. Sonsuz bir rezil olma, utanmazlik, arlanmazlik, yalan sarmalinin icinde yani bir Kara Delik’te yasar hale gelmisler. Agizlarindan cikan her cumle, her kelimeyle daha da kuculuyorlar, foyalari ortaya cikiyor. Son 12 macta bir galibiyet alip sonunu hakemlere baglamak zavalliligin sonsuza uzandigi bir utancin son halkasidir. Bunlara hakaret etsen ne olacak? HADDINIZI YINE BILDIRDIK, DEFOLUN…
👏👏👏
Eline saglık London Calling. Vizyonsuz kulübun yavruları yine üzuldüler.