Basketbolda Alışkanlıklar Prensibi (Coşkun Teziç)

- Reklam-

Basketbolda alışkanlıklar prensibi: Konfor alanının sessiz oyunu

Maçın en kritik anı. Saat azalıyor, skor başa baş. Top kimin eline geliyor, herkes biliyor. Ne yapacağı da aşağı yukarı belli. Savunma da biliyor, tribün de biliyor, rakip benç de… İşte basketbolda alışkanlıklar prensibi tam olarak burada oyunu ele geçiriyor.

Alışkanlıklar güven verir. Tanıdıktır. Risk içermez. Ama aynı zamanda tahmin edilebilirdir. Basketbolun en acımasız gerçeği de şudur: Tahmin edilebilen oyuncu, savunmanın en sevdiği oyuncudur.

Bir oyuncu her topu aldığında aynı yere sürüyorsa, her perdeyi aynı açıyla kullanıyorsa, her ikili oyunda aynı kararı veriyorsa artık “istikrarlı” değil, okunuyordur. O noktadan sonra sahadaki mücadele fiziksel olmaktan çıkar; zihinsel bir oyuna dönüşür ve bu oyunu alışkanlıklarına teslim edenler her zaman bir adım geriden gelir.

Peki neden bu kadar sık alışkanlıklara sığınıyoruz?

Çünkü düşünmek yorucudur. Çünkü anı okumak cesaret ister. Çünkü hata yapma ihtimali vardır. Alışkanlıklar ise sorumluluğu oyuncudan alır, otomatiğe bağlar. Ama otomatik oynanan oyunda fark yaratmak mümkün değildir.

Bu zinciri kırmak, önce rahatsız olmakla başlar. Oyuncu kendine şu soruyu sormadıkça değişim gelmez: “Ben bu pozisyonda gerçekten doğruyu mu yaptım, yoksa hep yaptığımı mı?” İşte bu soru, konfor alanını çatlatır.

Antrenman sahası da bu çatlağın büyüdüğü yerdir. Ezberlenen setler, tekrarlanan hareketler değil; belirsizlik içeren, oyuncuyu düşünmeye zorlayan çalışmalar alışkanlıkları bozar. Savunmanın ne yaptığına bakmadan şut atan değil, savunmayı okuduğu için şut atan oyuncu yetişir.

Burada antrenörün rolü hayati. Düşünerek yapılan hataya tahammül göstermeyen her yaklaşım, oyuncuyu yeniden alışkanlıklarına iter. Oysa gelişim, kontrollü kaosta saklıdır. Oyuncu hata yapacak, tereddüt edecek, bazen yanlış karar verecek… Ama her seferinde bir adım daha bilinçli oynayacaktır.

Alışkanlıklardan kurtulmak, rol kalıplarını da yıkmayı gerektirir. Sadece şut atan, sadece savunan, sadece bitiren oyuncular basketbolun eski hikayesidir. Modern oyunda herkes her şeyi okuyabilmelidir. Çünkü çok yönlü oyuncu, savunmanın en sevmediği oyuncudur.

Sonuçta mesele daha çok çalışmak değil; daha bilinçli oynamaktır. Alışkanlıklar oyunu sakinleştirir ama öldürür. İlgi çeken, kazandıran ve hatırlanan basketbol ise anı yaşayanların oyunudur. Sahada her top yeni bir sorudur. Cevabı ezberden verenler değil, düşünenler kazanır.

Cogito Ergo Sum!.. “Düşünüyorum, Öyleyse Varım” Descartes…

- Reklam-

3 YORUMLAR

  1. Sevgili Coşkun günaydın.

    Bir önceki Altyapı antrenörleri üzerine olan yazını da büyük bir keyifle okudum. Tebrik ediyorum.

    Bugün yayına giren ‘Basketbolda Alışkanlıklar Pernsibi’ yazını şu cümlesi itibariyle çok değerli bulduğumu belirtmek istiyorum;
    “Çünkü düşünmek yorucudur”

    Sevgili Coşkun bugün başımıza ne geliyorsa ‘düşünmeyi istemediğimizden, benim yerime birisi düşünsün ve karar alsın tembelliğinden’ gelmektedir.

    Maalesef bizler yorucu olan hiçbir şeyi yapmak istemiyoruz.
    Bunun sonucunda da gelmiş olduğumuz durum da ortada…

    Sevgilerimle…

  2. Ne kadar güzel yazı tebrikler.
    yorum yapan Naci bey devamlı başımıza ne geliyorsa diye başlayan ve konunun içeriğiyle bağdaşmayan yorum ve yazıları neden? Devamlı her şeyi genelleme yapma isteği duyuyor!
    Bu yazılarının içeriğini bozuyor ve anlamsızlaştırıyor.herşeyi olumsuzlaştırmak hep kötü görmek veya göstermek için çabalamak neden diye insan kendini sorgulamalı.
    Çoşkun beyi tebrik ediyorum iki yazısınıda keyifle okudum akıcı ve anlaşılabilir aynı zamanda farklı bir bakış açısıyla yaklaşımı taktir edilesi.

  3. Sn Teziç’e selamlar ve saygılar… Katkı olabilir düşüncesi ile konu ile ilgili birkaç ekleme yapmak isterim. Mümkün olduğunca ve her fırsatta farklı ülkelerin basketbol eğitimlerini incelemeye çalışıyorum. Bazıları küçümsediğimiz, bazıları basketbol geçmişi olmayan, bazıları basketbola bizdeki kadar kaynak ve enerji ayıramayan sistemler… Tabii ki bazıları da basketbolda ceketinizin önünü ilikleyerek muhatap olacaklarınızdan… Tümünde de ortak basketbol eğitimi ilk anından itibaren hem fiziksel hem de zihinsel süreçlere ayırım gözetmeksizin önem göstermektedirler. Buralarda basketbol gelişiminin zihinsel süreçlerin desteklenmemesi sonucunda potansiyelin zirvesine ulaşılamayacağı çok iyi biliniyor… “Read and react” üzerine insiyatif alabilen oyuncu yetiştirmek temel prensip olmuş… Bizde maalesef ki playstation konsolunu elden bırakmamak temel prensip olmuş…. Sağlıkta olun

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler