Dört Anlaşma… (Coşkun Teziç)

- Reklam-

(Bir baş ucu kitabım ve “Ötesi Yayınları” tarafından yayınlanmış olan bir Toltek bilgesi “Don Miguel Ruiz” in “Dört Anlaşma” kitabından esinlenerek kaleme alınan bir yazı…)
Modern basketbolun kenar çizgisi artık sadece taktik tahtasının uzandığı bir alan değil; aynı zamanda karakterin, iletişimin ve liderliğin sınandığı bir sahne. Bu bağlamda Dört Anlaşma, yalnızca bireysel yaşam için değil, koçluk pratiği için de güçlü bir pusula sunuyor. Don Miguel Ruiz’in ortaya koyduğu dört temel ilke, bugün basketbol koçlarının yeniden düşünmesi gereken bir liderlik manifestosuna dönüşebilir.
“Sözünü Özenle Seç” Koçun Dili, Takımın Kaderidir
Koçlukta en güçlü araç ne set hücumu ne de savunma planıdır; dildir. Bir koçun ağzından çıkan her kelime, oyuncunun zihninde ya bir bariyer ya da bir köprü kurar.
“Sen zaten bunu yapamazsın” diyen bir koç, oyuncusunun gelişimini sabote eder.
“Bunu henüz başaramadın ama çalışarak yapabilirsin” diyen koç ise potansiyeli açığa çıkarır.
Bugünün Z kuşağı oyuncuları, otoriteyi sorguluyor ama samimiyeti ve tutarlılığı hemen hissediyor. Bu nedenle koçun dili; aşağılayan değil yükselten, yargılayan değil yönlendiren bir yapıda olmalı. Çünkü takımın iç sesi, koçun dış sesinin bir yansımasıdır.
“Hiçbir Şeyi Kişisel Algılama” Oyuncunun Tepkisi Sana Değil, Kendi Hikâyesinedir
Bir oyuncunun antrenmanda isteksiz görünmesi, bir maç sonrası agresif tepki vermesi ya da geri bildirimlere kapalı olması çoğu zaman koçla ilgili değildir. Bu; oyuncunun kendi iç dünyası, baskıları, korkuları ve geçmiş deneyimleriyle ilgilidir.
Koçun egosu burada devreye girerse iletişim kopar.
Ama koç, davranışı kişisel algılamayıp anlamaya çalışırsa bağ kurulur.
Büyük koçluk, reaksiyon vermek değil, okuma yapabilmektir. Oyuncunun davranışının arkasındaki hikâyeyi okuyabilen koç, sadece bir teknik adam değil; gerçek bir lider olur.
“Varsayımda Bulunma” Netlik, Güvenin Temelidir
Basketbolda en sık yapılan hatalardan biri, iletişimin varsayımlara dayanmasıdır.
Koç, oyuncunun kendisini anladığını varsayar.
Oyuncu, koçun kendisini haksız yere kestiğini düşünür.
Ve bu sessiz yanlış anlamalar zamanla bir güvensizlik kültürü yaratır.
Oysa açık iletişim, modern koçluğun temelidir.
Koç şunu demelidir:
“Bu kararı neden aldım, sana nasıl yardımcı olmak istiyorum, senden beklentim ne?”
Varsayımın olduğu yerde ego büyür. Netliğin olduğu yerde ise güven gelişir.

“Her Zaman Elinden Gelenin En İyisini Yap” Süreç Odaklı Koçluk
Her gün aynı performansı göstermek mümkün değildir. Ne oyuncu için ne de koç için. Ama her gün “o günün en iyisini” yapmak mümkündür.
Koçlukta en büyük hata, mükemmellik beklentisidir.
En doğru yaklaşım ise gelişim odaklılıktır.
Bir oyuncu kötü bir gün geçirdiğinde, koçun görevi onu yargılamak değil, sürecin içinde tutmaktır. Çünkü sürdürülebilir başarı, zirve performansların değil; istikrarlı çabanın ürünüdür.
Sonuç: Tek Koç Yetmez, Ama Doğru Koç Her Şeyi Değiştirir
Bugünün basketbol dünyasında artık mesele sadece oyun bilgisi değil. İletişim, empati, psikoloji ve liderlik en az taktik kadar belirleyici.
Dört Anlaşma’ın sunduğu bu dört ilke, aslında koçluğun özünü yeniden tanımlıyor:
Dilini yönet
Egonu kontrol et
Açık iletişim kur
Sürece sadık kal
Belki de modern basketbolun en büyük ihtiyacı, daha fazla sistem değil; daha bilinçli koçlardır.
Çünkü iyi bir koç maç kazandırır.
Ama doğru bir koç, insan yetiştirir.

- Reklam-

1 Yorum

  1. Sevgili Coşkun merhaba.

    Basketbol antrenörleri için kaleme aldığın bu yazıyı öğretmenlerimiz için de bire bir söyleyebiliriz.

    Yazında koç kelimesinin geçtiği yerlere ‘öğretmen’ yazdığında da mesaj yine doğru yere ulaşacaktır.

    Sevgili Coşkun, çok değerli konulara değinmişsin.

    Koçlar ve öğretmenler adına sana teşekkür ediyorum.

    Sevgilerimle.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler