Efes… Haydi Yeniden Fabrika Ayarlarına… (Necip Kapanlı)

- Reklam-

Anadolu Efes 30 yıl önce Korac Cup’ı iki yabancılı kadrosu ve yerli antrenör ekibiyle kazandığında Türkiye’ye ilham oldu… Türkler’in basketbol oynayabileceğini, Türk koçların başarılı olabileceğini kanıtladı. Nitekim bu zaferin ardından Türkiye’nin her yerinden, basketbol fışkırdı.

Anneler, babalar çocuklarını ellerinden tutup basketbol altyapılarına götürdü… Basketbolla ilgisi fazla olanlar antrenörlük kurslarına gitti… Oyuncu sayısıyla birlikte, kulüp sayısı da arttı…

Anadolu Efes’in açtığı bu yol, basketbolumuz için kırılma anı oldu… A Milli Takımımızın 2001 ve 2010 başarılarında Anadolu Efesli oyuncuların ve teknik ekibin rolü çok büyüktü.

Ne var ki zaman içinde Anadolu Efes herkesin örnek aldığı kendi oyuncusunu ve antrenörünü yetiştirme, milli değer yaratma politikasından vazgeçti. Bütçeler büyüdükçe emeğe verilen önem küçüldü, “Uğraşmaya değmez. Parayı bastırıp dışarıdan iyisini getiririm.” kolaycılığı ile insana yapılan yatırım minimum seviyeye indi, yani fabrika ayarlarından uzaklaşıldı.

Efes’in bir pilot takımı vardı… Pertevniyal… Altyapıdan A Takıma geçiş sürecini hazırlamak açısından çok büyük hizmetleri olmuştu. Artık altyapı oyuncularının gelişebileceği bir geçiş kulübü yok… Sorduğunuzda “mali nedenler” yanıtı ile karşılaşıyorsunuz… Oysa kulüp tarihinin büyük olasılıkla rekor bütçesinin yüzde 2’sini pilot takımına ayırsanız, altyapılarınız daha anlamlı olacak…

Sadece oyuncu değil, antrenörler için de Efes bir okuldu… Aydın Örs Efes altyapısında gelişip A Takıma geçti… Oktay Mahmuti, Ergin Ataman, Hakan Demir; Efes’in projesi ile büyüdü… Son yıllara bakın… Efes’ten yetişip A Takım çalıştırma seviyesine gelen antrenör biliyor musunuz?

Anadolu Efes’in bir büyük özelliği de teknik adam konusundaki istikrarıydı… Artık o da kalmadı, iki yılda 5 antrenör değişti.

Anadolu Efes’in övünerek kutladığı 50 yılda çok değerli yöneticiler, antrenörler, oyunculara yuva oldu. Şimdi bu isimler bırakın kulübün içinde olmayı, yanına bile yaklaşamıyor. Oysa onlar Efes’in basketbol aklı, basketbol hafızası… Onların birikimleri, donanımları Efes’in işine yaramaz mı?

Bu kulüp basketbolu seven herkesindir… Özellikle eskiler hangi takımı tutarsa tutsun, kalbinin köşesinde Efes vardır… Hatta sevmese dahi geçmişteki katkılarını bilir ve takdir eder…

Anadolu Efes’in yeniden örnek alınan bir kulüp haline dönüşmesi için günlük başarı veya başarısızlıkların etkisinin ötesinde geleceğe dönük akıllı projeler yapmasını, milli değerlere sarılmasını ve fabrika ayarlarına dönüp geleneklerine sahip çıkmasını bekleriz… Az ya da çok Efesli olarak… Euroleague’de 2-3 yıl daha play off’lara kalmayıverin ama kulübün geleceğini inşa edin…

- Reklam-

17 YORUMLAR

  1. Ilk yapilmasi gereken – tabi kabul ederse – Bu ruhun olusmasindaki Ana faktorlerden biri olan Oktay Mahmudi’nin’ Basketbolun – teknik ve idari anlamda- en tepe pozisyona getrilimesidir.

  2. Hatta artık bırakın altyapıdan oyuncu antrenör çıkarmayı, altyapıda çalışan antrenörlerin ceplerini nasıl doldurduğunu hep birlikte gördük…Yazık koskoca Efes’in düştüğü bu durumlara…Başka kulüpte olsa belki anlarım maaşlar az vs vs geçim derdi diye, ama A. Efes’te çalışan adamların ceplerini böyle doldurmaları skandal…üstü kapatılmasın.!!!

    • Ne doğru yazmışsınız, bu basketbol ekosisteminde fakirin oğlu basketbolcu olamaz. İlker bey hep yazıyor basketbol İstanbul’a sıkıştı diye; keşke açıkça nedenlerini de yazsa. Efes Tuncay beyin takımı istediğini yapar, ona sözümüz olamaz ama bu hal üzücü, basketbolu Efes ile sevmiş bizim gibi basketseverler için çok kötü. İstediği gelir, istediği gider. Üstüste 10 mağlubiyet oldu, EuroLeague gitti. Ligde ev sahibi avantajı gitti. Ama laso geldi. Adam ne yapacak? Çok üzüntü verici.

  3. Ne yazikki kluplerin yabanci almasini tesvik eden yasalari da unutmamali. Efesin gecmisi harik ama o zamanki Turkiye ligindeki oyuncu kurallarini da unutmamali. Efes hatali degil mi burda? Takibi cok hatali ama burada kurallayi koyan fenerasyonun da hatalasini unutmayalim.

  4. Eskiden Fb,Gs,Bjk vs her kulubün taraftarı bile Efes’liydi, biz gençler durumumuz elverdiği sürece her maça giderdik, şimdikiler gibi başarı varsa salona gelen seyirci değil taraftardık, bizi birleştiren kulüptü ama yıllar içinde başkanın akıl almaz değişimi sonucu her şey yeni Türkiye’de ! olduğu gibi menfi olarak değişti. Hele Efes’in eurolig oylamasında Fb aleyhine oy kullanması, o zamanki koçun sportmenliğe yakışmayacak ne varsa yapmasına suskun kalınması bizlerin gönlündeki Efes’in artık eski Efes olmadığını kanıtladı maalesef. Şimdi Efes 50. yılında ne halde ve bunun sorumlusu da her şeye karışan, kibir ve egoya boğulmuş,salon dahi yapmamış, altyapıları bitirmiş, Türk koçla başarılı olma, Türk oyuncu yetiştirme idealizmini bırakmış başkandır başkası değil.

  5. Ben 53 yaşındayım, Beşiktaş taraftarıyım, efesin o anlattığınız başarılı döneminde ben de bir efes taraftarı olmuştum, o zamanlar güzeldi

  6. Bugun basketbolun inanilmaz bir sekilde finansallasmasi, basta Fenerbahce olmak uzere gercek taraftari olan takimlarin basketbola yatirim yapmaya baslamasi, NBA’in Avrupa’da azicik parlayan genc oyunculari kapmasi, hatta NCAA opsiyonunun genclere cazip gelmesi, Turkiye’nin bugunku ekonomik durumu, acil basari bekleyen taraftar ve kulup yonetimleri gibi bircok faktor bu dediginiz seylerin bugun yapilmasini imkansiz kiliyor malesef.

    • Yani biraz nostalji biraz eskileri yad etmek gibi. Bunun ne kadar gerçekçiliği var ya da şu an Avrupa piyasasında hangi başarılı takım bu yazılanları uyguluyor. Tamam Efes Korac kupasını aldığında iki yabancı ile oynuyordu ama rakipleri ne durumdaydı ya da Nba de NCAA de kaç tane Türk oyuncu vardı? Alt yapılarının kalitesi ile ilgili olan duruma kimsenin lafı olmaz ama bunu başarı düzeyinde eksiye götürürseniz sadece eskiler bir Efes vardı o neydi öyle der. Bir dolu klüp var diğer branşlarda da eskidendi dev olup şimdi alt liglerde olan, Efes futboldaki Altınordu gibi olursa kimse kusura bakmasın 40 yaş üstü insanlar ahh Efes der sonra onlar dünyaya veda ettikçe de Efes arada böyle makalelere konu olur böyle bir şey vardı diye. Günün gerçekliğinden, global dünyadan,NBA Ncaain hem emek hem ücret açısından tüm dünyayı üretim merkezî gibi kullanmasından bağımsız bir şey yapılamaz. Organizasyon olarak daha aşağıda görülen futbol bile üreten takımları koruyur, mali olarak seneler geçse bile yetiştirme hakkını veriyor. Avrupa basketbolu klüp düzeyinde bu kadar zorluğa rağmen yine de kalitesini bir şekilde koruyur hem de komedi gibi organizasyonlardan kazanılan paralara göre.

  7. FIBA ‘nın altyapı oyuncularının NCAA tarafından kapılmasını engelleyecek bir yöntem bul(a)maması sonucu Avrupa’nın büyük kulüplerinin (Real Madrid, Barcelona vb.) altyapı faaliyetlerini sonlandırmasını düşündüğü bir ortamda Anadolu Efes ‘e niye altyapı takımını kapattın demek gereksiz olmuş.

    Anadolu Efes ‘te son yıllardaki asıl problem, operasyona uygun koç ve GM bulunamamasıydı. Örnek vermek gerekirse, Ferrari arabayı taksi şoförüne emanet ediyorlardı. Uzun yıllardan sonra bir koç bulundu, şimdi Avrupa basketbolunu ve Anadolu Efes sistemini bilen işi ve yetkiyi vereceğiniz bir GM ‘de.

    • Tamam da Türkiye’de kaç genç oyuncu var ve kaçı Ncaa’ya gitti? Her genç oraya gidemez o yüzden de altyapılar kapanmaz. Efes’de asıl problem başkan, bunu herkes biliyor.

      • Yetenekli oyuncular NCAA ‘ye gidiyor, kalanlar kalbur üstü oyuncular değil. Ben sene başından beri Avrupa kulüplerin gündemlerini hatırlattım.
        Geçen sezon başı Samet takımın kadro planlaması zamanında gitti, bu sene Kerem Konan. Seneye de yine Beşiktaş’tan en az iki oyuncu daha gidecek. Adem, Derin gibi oyuncuları (Tofaş’tan bir oyuncu daha vardı) saymıyorum bile. Avrupa basketbolunda biraz sivrilen oyuncu direk genç ise NCAA, tecrübeliyse NBA ‘ye gidiyor.

      • Aynen öyle. Altyapı kapatmak şöyle dursun, daha az getirisi olan erkek voleybolda Ziraat Ankara’ya salon yaptı. Kadında Vakıf Bağlarbaşına yaptı. Hadi onlar devlet bankası, voleybolun erkeği dahil diğer branşları kapatan, dede mesleği ilaç fabrikasını (eski salonu oradaydı) bile kapatan – ama bu arada sanat ve müzik yatırımlarından vazgeçmeyen – Eczacıbaşı bile üç tane salon yaptı, Ayazağa, Bursa ve Cebeci. Kaldı ki bu Efes ilk kurulduğunda onları taklit ediyordu (basketbol, masa tenisi). Bir kulüp olan FB bile Ataşehir’e mabet gibi salon dikti-diktirdi. 8 branşta dünya-olimpiyat-Avrupa şampiyon ve rekortmeni yetiştiren altyapılara da borç-harç kriz-iflas demeden devam ediyor. Çocuk Melih Mahmutoğlu, Fenerli ailede büyürken bile FB basketbol okulu (yaşıtı ve geleceğin Efes kaptanı Doğuş Balbay bile o okulda öğrenirken) onun yolunun yarısı mesafede olduğu halde, “şu basketbolu daha bir öğreneyim de Efes’e gideyim” kaygısıyla her Allah’ın günü Pendik-Bahçelievler arası mesafede, cehennem gibi trafikte çocukluk ve gençlik çağını harcadı. Böyle kıymetliydi gençliğin gözünde o altyapı. Efes’in kendi sahibini fersah fersah aşması 30 yıldan beri gerçek. Ne altyapı kaldı, ne Aydın Örs, ne Pano Natof, ne Çetin Çeki ne bir başkası. Sahibi şirketlerini sporda yaptığı gibi – altyapı kapatarak salon yapmayarak ama dünyanın en pahalı antrenör ve oyuncularına para dökerek – yönetseydi çoktan iflas ederdi. Eski halini bilenler için de o Efes çoktan iflas etmiş, tarihe karışmıştır, şimdiki sadece eskisinin adını sömürüyor. O ayarlara dönmesi mümkün değil.

  8. Önce ilk beş de kaç yabancı kaç yerli var ona bakalım üç beş tane yerli kalite çıkıyor onlard NBA yada y. Dışına çıkarak gidiyor. Milli maçların tamamına gelen kaç NBA yada yurt dışında oynayanlar geliyor.? Sadece bjk da ilk besde bazen enaz 3- yerli olabiliyor. Yabancı sınırlaması olmadan basketbolcu yetişmesini düşünmek hayal

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler