Fenerbahçe resmi X hesabından Will Clyburn transferini açıkladı. Bilindiği üzere Fenerbahçe bu sezon Shane Larkin’i de transfer etmişti. Efes’ten sonra bu ikili tekrar bir araya gelmiş oldu. Kulüpten yapılan açıklama ise şöyle:
“Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımımız, son olarak FC Barcelona forması giyen Amerikalı forvet Will Clyburn (2.01cm – 1990) ile 1 yıllık anlaşmaya varmıştır.
Amerika Kolej Ligi’nde Utah Üniversitesi (2010-11) ve Iowa State (2011-13) formaları giyen Will Clyburn, ilk kıta dışı transferini 2013-14 sezonunda Almanya Ligi ekiplerinden ratiopharm Ulm’a imza atarak yaptı. 2015-16 sezonunda Hapoel Holon forması terleten Amerikalı oyuncu, 2016-17 sezonunda ise Darüşşafaka için İstanbul’a geldi. 2017-18 sezonuna Rusya’da CSKA Moskova ile başlayan Clyburn, beş sezon süren CSKA kariyerinde özel başarılar kazandı. Başarılı oyuncu, EuroLeague’de en iyi beşe seçildiği 2018-2019 sezonunu şampiyonlukla tamamlarken, Final Four MVP’si seçildi. Clyburn, CSKA Moskova ile VTB Ligi’nde ise üç kez şampiyonluk yaşadı. 2022-23 sezonuna İstanbul’da Anadolu Efes formasıyla başlayan Will Clyburn, Türkiye Ligi’nde şampiyon oldu. Amerikalı forvet, bir diğer şampiyonluk sevincini ise 2024-25 sezonunda Virtus Bologna ile İtalya’da yaşadı. 2025-26 sezonunda FC Barcelona forması ile mücadele eden Clyburn, EuroLeague’de sezonu 13.8 sayı, 5.2 ribaund, 1.7 asist ve 15.1 verimlilik puanı istatistikleriyle tamamladı.”




Adimiza ikinci larkin vakasi. Icimizi isitan bir transfer degil. Sahsen soru isaretleriyle doluyum ama burada yine Saras faktoru devreye giriyor. Bu takimin 1 numarali yildizi Saras’tir.O karar verdiyse bize destek duser. At sahibine gore kosarmis, Khem kagit uzerinde cok daha berbat bir secenekti, ustelik dizleri sakatti ama bize bir euroleague kupasi hediye etti. Elalemin kivirmaktan basi donmus, biz de kivirirmis gibi yapsak ne olur? Hosgeldi, takim tamam, hedef belli, gariban butcemizle yine para babalarina meydan okuyacagiz…
içime sinmedi; efesteki deneyimi hiç hoş değildi ve takım iyice yaşlandı
Daha önceki habere yazdığım yorumdaki gibi çok sıcak baktığım bir transfer değil. FB karar vericileri geçen sezon her şey iyi giderken ve takımın Euroleague normal sezonunu lider bitirmesine kesin gözüyle bakılırken yaşanan sakatlıklar dolayısıyla takımın yıldız isimlerinin üzerlerine binen yük sonucu en kritik dönemde tükeniş yaşamalarını gôz önüne alarak alternatifli bir kadro oluşturmaya çalışıyorlar galiba… Tabi rakip takımların iddialı transferlerine cevap vermek zorunluluğu da bir sebep olabilir. Hayırlısı, umarım iyi sonuçlanır.
İlk Clyburn haberinden “bizim sitenin” Efes yorumcusu İsmail Şenol güzel bir anekdot(birazdan bende yazacağım) yazmış trolün biri kendisine “Efes taraftarı mı kaldı? Yunan sevici! sana ne oluyor” gibisinden trollük yapmıştı!!!
Şimdi!!! Aslında klasik yansıtma psikolojisine bürünen bu sporsevmeyen trol şunu diyor; ortalıkta hamasetten ve yalanlardan başka FBli yorum yapan bırakmadık onları bile kaçırdık bu sayfalarda o yüzden kimse gerçekleri yazmasın sadece trollük yapsın!!!
Dolayısıyla iş yine bize düşüyor FB transferlerini yorumlamak!!! Daha önce de yazdığım gibi FB son yıllarda özellikle McCollum hamlesi tuttuğundan beri pragmatik bir Euroleague politikasına büründü… Hiçbir kâr amacı olmayan ve ne yapsan zarar etmek dışında (dikkat ederseniz NBA Avrupa sonrası Finansal fair play planları hayal oldu) elinize birşey geçmeyen bu ligde KESİNLİKLE YAPILMASI GEREKEN PLANLAMA!!! Clyburn-DeColo-Sertaç hep aynı strateji!!!Uzun vade plana gerek yok çünkü uzun süreli sözleşme demek çok para harcamak demek bknz Pana veya Oly… Başka açıdan bakalım Valencia, mükemmel tutan kadro ve uyum 1 sene sonra dağıldı, takımda oyuncu kalmadı, buy-out ödeyen çekti oyuncuyu… Yine yazmıştım Valencia bir Efes değil!!! Karşılamadı bu bütçeyi… Burda çok beğendiğim koç Martinez ‘e de şaşırdım hemen pes etti… Bknz Ataman ve Efes , belki de tarihin en başarı/bütçe planlaması ile çok uygun aldığı (hiçbiri yıldız değil) oyunculara uzun serüvende yeni ve artan sözleşmeler imzalayarak 5 yıla damga vurdu… Bu 5. yılın sonunda belki süper 3lü olarak takımda bir araya gelen Larkin-Miçiç ve Clyburn, sakatlıklar ve uyum sorunları nedeniyle Euroleague’de başarı kazanamadı ama o dönem FB benchindeki küstah yardımcı Yunan koç DEDAS’ın dalaştığı Clyburn, Efes’i FB karşısında şampiyonluğa ulaştırmıştı. O dönem “bizim” İsmail Şenol’un anekdotunda anlattı gibi Yunan hayranı olanlar hatırlar!!!😏😎(Hayranlarım bakın yazı böyle bağlanır!!!)
Sonuç; FB bence Euroleague’de en doğru stratejiyi izliyor bir iki yıldız (2+1 sözleşme) gerisi veteranlar , tecrübe kokan ve Avrupa basketbolunu bilen adamlar… Haaaa ülkede bir federasyon olmadığı ve millî takım sadece Ataman’ın umrunda olduğu için Türk basketbolu içinde bu strateji uygundur…
Sen taraftarı olduğun mersin,gs,telekom,efes,
pana ve daha başka kim varsa onlar hakkında yorumlar yap hasetliğinden çatladığın Fb’den sana ne? İnsan tutmadığı takım ve transferleri için niye yorum yapar? Kıskançlıktan mı? Sen hiç basketbolun genel sorunları için yorum yaptın mı, mesela altyapılar,hakemler,bahis,
adam kayırma, oyuncuların maaş alamamasį gibi konular? Yok, varsa yoksa Fb hasetliği. Bir de kendini uzman sanıyorsun da hiç bir halt değilsin, kendini komik duruma düşûren, kişiliksizce ağana yalakalık yapan,onun gibi hep hakkında konuşulsun isteyen zavallısın.
Okuduğunu anlamıyor bu troller diyordum ama bu bambaşkaymış… İlkokul çocuğunun anlayacağı bir şekilde; “FB’nin transfer politikası övülmüştür” bu yorumda… Bundan sonra özet olarak bir cümle ile açıklama yapalım bu trollerin kafa ancak basıyor….
Kendine haksızlık yapma, FB’nin transfer politikasını övmüyorsun, her yakaladığın fırsatta olduğu gibi Ataman’ı övmeye çalışıyorsun, gerçekte yaptığın bu… “… millî takım sadece Ataman’ın umrunda olduğu için Türk basketbolu içinde bu strateji uygundur…” Demek istiyorsun ki bu ülkede sadece Atman Türk Basketbolculara değer verirdi, diğer takımlar bunu umursamaz, işte böyle yaşlı yabancıları transfer eder. Üstelik bu palavrayı ilk defa da söylemiyorsun, aklını yok eden fanatizmin ile düşman gördüğün herkese karşı Ataman savunması yaparken kullanıyorsun. Bu nedenle Basketfaul yazarı İlker Yıldız’ın Ataman üzerine yaptığı harika bir çalışmayı buldum ve burada özetliyorum. Bu yazıyı okuyunca akıllanacağını düşünmüyorum, senin için yazmıyorum. İnsanlar bilgilensin diye buraya koyuyorum.
“Anadolu Efes’în başantrenörlük görevinde bulunduğu 5 EuroLeague sezonundaki oyuncu istatistiklerine baktığımızda, Ergin Ataman yönetimindeki Anadolu Efes’in yerli oyunculara en az süre ve sorumluluk veren takım olduğunu görüyoruz.
Hemen her sezon Türkiye Basketbol Süper Ligi (BSL)’nde önemli gelişim gösteren yerli oyuncuları Anadolu Efes’e transfer eden Ataman yönetiminde, gerçek anlamda sadece Sertaç Şanlı’nın süre bulduğunu görüyoruz. Sertaç Şanlı’nın aslında Tibor Pleiss’ın sakatlanmasından sonra EL’de süre bulduğunu da özellikle belirtmemiz gerekiyor. Çünkü bir önceki sezon yerli oyuncular arasında en az süre alanın Sertaç Şanlı olduğunu görüyoruz.
Özellikle Anadolu Efes ile üst üste ikinci kez EL şampiyonluğu yaşadıkları 2021-2022 sezonunda yerli oyuncuların takım içerisinde aldıkları sürelerin sadece ve sadece %2,32 olduğunu üzülerek görüyoruz. Bu yüzde, aynı zamanda EL tarihinde şampiyon olup da yerli oyunculara en az süre veren takım ve başantrenör rekorunu da getirmiştir: Anadolu Efes ve Ergin Ataman’a!… Bir sonraki sezonu 11. sırada bitiren Ergin Ataman yönetimindeki Anadolu Efes’te bir rekor daha kırıldı! Yerli oyuncularımız bu sezon da takım içerisinde toplam sürenin ancak %2,46’sını alabildiler.
2018-2023 yılları arasındaki 5 sezonda Ergin Ataman yönetimindeki Anadolu Efes’te, EuroLeague’de yerli oyunculara takım içerisinde verilen toplam sürenin sadece ve sadece %6,5 olarak gerçekleştiğini görüyoruz. Başka bir bakış açısıyla ifade edecek olursak, bu dönemde takım içerisinde alınan toplam sürenin %93,5’ini yabancı oyuncular almış. Acaba yerli oyuncu hassasiyeti bu mu?”
(Basketfaul, İlker Yıldız)
Fb’nin senin övgüne ihtiyacı yok trollerin şahı, asıl bambaşka olan sensin, Fb’li olmayanlar Fb hakkında yorum yapmasın diyoruz, sen ve senin gibiler masal anlatıyorsunuz…
Görüyor ve arttırıyorum: Barcelona’dayken, “çağın gerisinde kaldı”, “yıldızlarla anlaşamıyor”, “modern basketbol oynatmıyor”, “Miçiç’i post-up’ta harcadı” diye gömdükleri Jasikevicius’u şimdi “Saras’ın vardır bir bildiği” diyerek yücelten (ve muhtemelen de sene içinde, bir dönemki ilahları Obradoviç’e “büyük bütçelerle şampiyon oluyor” diyecek olan) bir taraftar grubundan, Clyburn’e dürüst veya eleştirel yaklaşmalarını beklemeyecektik herhalde:)
Barcelona’da benim tabirimle JASİ’ydi… Tabi Ataman’ın dönemine denk gelmesi de şansızlıktı… Barca’nin bugün batmasının(bizimkilerin tabir , aslında doğrusu bütçeyi kısma) en büyük nedeni olarak gösteriliyor zaten!!!Fb’de ise daha önce yazdığım gibi özellikle 2024 Berlin’de Pana’ya elendikten sonra egoyu kibiri bir kenara bıraktı ve başarılı oldu yani SARAS oldu… Yukarıdaki bir troll komik duruma düşüp gariban bütçe diyor amma velakin geçen yıl en çok para harcayan 5 ila 8. sıra aradığındaki takımlardandı FB… Ki Erman Hocam sık sık yazıyor bu bütçeler de bizim ülke takımlarının ödediği vergi yok!!! Oyuncu cenneti diye boşuna denmiyor!!! Ayrıca bunların takip ettiği trolden hallice hesaplar bu yıl, geçen yıla göre artan bütçenin EYT’li oyunculara gittiğinden şikayetçi!!! Ben ise dediğim gibi tam tersi düşünüyorum…
Taraftar olmadığınız takımdan size ne? Ne tuhaf insanlarsınız,Fb kıskançlığından çatlıyorsunuz.
İlginç bir transfer, tecrübeli, ligi bilen iyi bir oyuncu ama Fb’ye ne kadar katkıda bulunacak ya da bulunabilecek mi göreceğiz.
Bir transfer seçiminin başarısız olması transferi yapan takım ve taraftarları açısından en son beklenen şey dahi değildir. Ancak her transfer açısından bu risk vardır. Fakat biliriz ki, FB ve Efes profesyoneller tarafından yönetilirler ve tüm transferler gelecek yıl oynanacak maç planları esas alınarak seçilirler. Bu aşamadan sonra yüzlerce etken devreye girer ve bazen istediğiniz basketbolcu yerine alternatifler bulursunuz. Bu hal başarısızlık riskini artırır, ama eleştirmek için beklemek gerekir. Önce koçun planlarını, sonra bu planların sahada uygulanıp uygulanamadığını görmeyi beklemek gerekir. Ben de clayburn’ün, James’in, Larkin’in riskli transferler olduğunu biliyorum, ama bunların üstün yeteneklere sahip olduklarını da biliyorum. Futbol fanatiklerini ciddiye bile almıyor ve onları kastetmiyorum (çünkü onları basketbolun içine Ataman soktu ve basketbolu ancak onun kadar -az- biliyorlar) sadece sağduyulu insanlara ve Basketfaul’e seslenmek istiyorum, lütfen bekleyin… Şu an için hepsinin sağlıklı kalmasını ve en iyi zamanlarındaki performanslarına yaklaşmalarını dileyelim. Hem her iki takımınız da Euroleague’de başarılı sonuçlarla bizleri mutlu ederler hem de ülke içinde inanılmaz bir rekabete tanık oluruz.
YALANLAR, YALANLAR, YALANLAR, BITMEK TUKENMEK BILMEYEN YALANLAR ZINCIRI.
OZET…
Bir kivirgan trol ve bir avuc efes taraftarindan biri sahada alt edemedikleri, hangi takimi tutsalar cuvalladiklari, ugruna yunan usakligi yaptiklari 60.000.0000 euro butce ile “0” ceken takim taraftarligi dahil bir turlu ustesinden gelemedikleri FenerKompleksiyle, “KIN, NEFRET VE KUSKANCLIK” dolu dınyalarinin icinde hapsolmus debelenip duruyorlar! Bir sagdan, bir soldan tokadi yiyip basliyorlar yalana. Ama o oyle demedi, Tarik Turk mu?, bak baskanlari ne dedi? Bak Kutluay ne dedi? Bak kasinin ustunde gozu var gibi… Biri caresiz gariban efesli. 34 yasinda kendi efsanesi larkin’i davul-zurna ile yollayip yerine 36 yasinda tek bir kupasi olmayan, problem yumagi bir ego olan james’i neredeyse larkin’e odemek istemedigi maasla takimina getiriyor, ama bu eksikkafa bu zavalliligi irdeleyecegine Fenerbahce ve clayburn uzerinden polemiksel elestiri yapmaya kalkiyor!!! Yani anlayacaginiz “Ayrani yok icmeye, tahteravanla gider sicmaya” olayi. Ne istedigi, ne bekledigi belli degil. Lakap olarak sectigi, rezili rusva olup copluge postalanan ulkemizin ilk “Playstation Menajeri” olan bay looser’in ismi altinda.
YA RAB EN AZINDAN CIFT HANELI IQ, BEN SAHSEN 12-13 ARASINA COKTAN RAZIYIM. AMA 5-6 DA BASKETBOLA HIC YAKISMIYOR BE ABI!!!
Hiçbir Fenerbahçelinin içine tam (veya yarım, çeyrek, bir kaşık, herneyse) sinemeyen bu transfer bizim yukarıdaki ultradangalak palyaçodan tut, “spiker” takılanına dek bilumum ezik kindarlara geçici bir avuntu malzemesi sundu, korkarım maçlar başlayınca bu avuntularını yitirip başka şey aramaya koyulmak zorunda kalacaklar. Daha fazla üstlerine gitmek istemem çünkü bu sezon acınası hale girdiler, eski Fenerbahçeli kim varsa – aynı kadınlarda yaptıkları gibi – toplayıp ona saray forması giydirerek transfer bombası (veya çatapatı) patlatmakla meşguller, basketbolun kadınında erkeğinde uzun yıllardan beri olduğu gibi yine haşat olacaklar nasılolsa. Zübüğün başında olduğu Pananaykos’a yenilmesini istedikleri Efes’le teselli arayacaklar – o kesin biliniyor da – başka kimlerle, göreceğiz. Umutsuz ve hazin arayışlar ….
Bu ülkede en çok taraftarı olan klüp anti fener. İki arkadaş birbirlerini yanlayarak çıkmışlar Fenerliler öyle dedi bak şimdi böyle der felan. Bir tane Fenerbahçeli de yazmamış bak tam istediğimiz oyuncu su bu diye neredeyse herkes bu transfer içimize sinmedi demiş. Ayrıca Fenerliler Barcadayken Saras hakkında şöyle böyle diyordu yok şimdi böyle diyor diye başlamışlar. Fenerbahçelilerin Saras ile derdi ne durup dururken işte Saras öyle böyle desinler yeri gelmiştir söylemiştir yanlışlarını kendilerine göre yorum yapmışlardır. Sonra bir de hani Fenerliler Saras hakkında atıp tutmuş ya bu sefer Sarasin değişimini anlatmışlar. E Efes görünümlü Galatasarayli söyleyince analiz oluyorda Fenerbahçeliler söyleyince sallama nasıl degistiniz mi oluyor. Fenerbahçe olmasa ne yapacaksınız merak ediyorum ya gidin ötede şampiyon mu oluyorsunuz, bu sene acaba hangi takımı desteklesek diye hesap mı yapıyorsunuz, yapın, kendi kendinize bir birbirinizi otorite mi ilan ediyorsunuz edin ama seçin bir renk oradan gidin, sadece sarı lacivert, kırmızı yok salça olup kırmızı renk eklemeye gerek yok.