Türkiye’de altyapılar dendiğinde akıllara gelen ilk isimlerden biridir Ömer Uğurata… Altyapı milli takımları ile şampiyonluklar kazanan Ömer Uğurata 3 sezondur Fenerbahçe’nin pilot takımının başında…
Fenerbahçe Gelişim Koçu Ömer Uğurata’yı konuk aldık ve kendisine NCAA, yurt dışına giden gençler ve kendi takımının misyonu ile ilgili sorular yönetlttik…
- Fenerbahçe Gelişim’in misyonunu anlatır mısınız? Eğer misyon A Takım’da rol alabilecek oyuncu yetiştirmekse, yakın zamanda böyle bir olasılık var mı?
Fenerbahçe Gelişim takımı şu anda bulunduğu lig itibari ile Türkiye’de türünün tek örneği. Her takımda 2 tane yabancının olduğu, Süper Lig’de çıkan yeni yabancı kuralıyla beraber çok fazla Süper Lig oyuncusunun oynadığı, rekabet ve fizikselliğin üst seviyede olduğu bir ortamda, özellikle altyapımızdan yetişen oyuncuların 18-22 yaş aralığında oynamaya devam ederken süre ve sorumluluk alırken basketbol, fiziksel ve mental gelişimlerini devam ettirmeye çalıştığımız bir organizasyon. Tabii ki Avrupa basketbolunda en üst seviyede yarışan takımımıza oyuncu vermek en önemli misyonumuz ama bunun yanı sıra sezon başında ve sezon içinde takımımızın antrenmanlarını destekleyen bir yapıyız.
Özellikle sezon başlarında yabancı oyuncularımız da dahil olmak üzere birçok oyuncumuz A takımımızda antrenmanlarda yer alıyor. Sezon içerisinde ise oyuncuların sakatlık ya da çok süre almış, dinlendirilmesi gereken oyuncularımızın yerine antrenmanlarda takımımızı beslemeye çalışıyoruz. Zaman zaman da maç kadrosuna giremeyen oyuncularımızın gelip bizim antrenmanlarımızda antrenman yapmaya devam ediyorlar. Büyük sakatlıklardan dönen oyuncular zaman zaman geri dönüş antrenmanlarını bizim ile yaparak A Takımımızın beşe beş seviyesine bizim ile hazırlanıyorlar. Böylelikle oyuncu geçişlerinde çalışacak detaylar üzerinde rahatlıkla durmaya devam edebiliyoruz.
Bu seneki A takım kadromuzda şuan için Demircan Demir ve Kadir Yiğit Yancı yer alıyorlar. Geçen seneki TBL takımında kendi altyapımızdan 6 sporcumuz yer aldı. Bu sporculardan 2si NCAA’e gitmeyi tercih ettiler. Bu sene ise kadromuzda altyapımızdan yetişen 6 sporcuyu daha kattık. Biliyorsunuz bu sezon itibari ile Fenerbahçe Koleji’nden Fenerbahçe Gelişim takımına geçiş yaptık. Bu da bize statü olarak hem A takımımız ile daha güçlü bir bağ kurmamıza hem de altyapıda oynayan tüm sporcularımız için TBL’de süre almalarının önünü açmış oldu. Kadromuzdaki her oyuncu yeni gelişim formatı sayesinde aynı zamanda A takımımızın kadrosunda yer alabilecekler.
- Bu yaz Amerika’ya çok oyuncunuz gitti. Bu sizin açınızdan moral bozucu bir durum mu?
Genç sporcuların ve velilerinin tabii ki kararlarına saygı duymak zorundayız. Fakat burada özellikle kulübümüzün uzun yıllar yapmış olduğu sporcularımıza yatırımlar var. Bu yatırımların zaman zaman göz ardı ediliyor olması tabii ki bizleri üzüyor. Ayrıca eğitimi ile ilgili planı, programı olan hem sporcularımıza hem ailelere çok saygı duyuyorum ama biz de kadro yapılanmamızı açıkçası onların süre alabileceği bir organizasyon haline getirmeye çalışıyoruz ve her seviye takımımız için geçerli.
Ama zamanlama açısından takımlar kurulduktan sonra veya sezon açıldıktan sonra sporcu ve velilerimizin tercihlerini bize geç iletmesi, açıkçası zaman zaman diğer sporcularımıza, antrenörlerimiz ve organizasyonumuza haksızlık olduğunu düşünüyorum.
Ayrıca bu süreçlerin kulüple koordineli bir şekilde sürdürülerek, kulübümüzün de menfaatlerini düşünerek hareket edilmesi gerektiğini düşünüyorum.
- Diğer takımlardan da sadece Amerika’ya değil Avrupa’yı, Avustralya’yı tercih eden oyuncuların sayısı artıyor. NCAA’de eğitimin yanı sıra büyük paralar kazanacak olmaları genç oyuncuların karar vermesini kolaylaştırabiliyor ve bunu anlayabiliyoruz. Ancak oyuncuların örneğin İspanya altyapılarına gitmelerini nasıl yorumluyorsunuz? Bu bizdeki bir açığın mı sonucu? Türkiye’deki altyapıları, altyapıyla ilgilenen kulüp sayısını yeterli buluyor musunuz?
Açıkçası dediğiniz iki konunun birbirinden ayrı olduğunu düşünüyorum. NCAA kendisi de şu anda büyük bir market haline geldi ve Avrupa basketboluyla yarışır durumda. Zaman zaman en üst seviye Avrupa takımlarından bile profesyonel sözleşme alındığını ya da teklif aldığını şu an için görüyoruz. Ama diğer lise çağındaki sporcularımıza gelince, bence bunu sadece basketbola indirgememin çok doğru olduğunu düşünmüyorum. Ben de bir veliyim. Bir veli olarak, ülkedeki eğitim sistemindeki zorluklar da zaman zaman sporcu velilerimizin Avrupa’daki başka ülkeleri seçmelerine neden olabiliyor.
Bence sonuç olarak bizim gibi büyük bir camiada, milli takım aday kadrosundaki sporcuların Avrupa’daki kulüpler tarafından isteniyor olması doğal bir süreç. Ama burada Avrupa’yı ya da başka bir kıtadaki ülkeyi tercih eden sporcu ve sporcu velilerimizin sadece bu tercihlerini basketbola indirgemenin yanlış olduğunu düşünüyorum. Bence buradaki ana sebeplerden biri de eğitim olduğunu düşünüyorum.
Özellikle bizim gibi altyapıya yatırım yapan kulüplerin hem kendi A takımlarına hem de üst liglere sporcu yetiştirmelerinin kulüplerimize geri dönüşlerini olması gerekiyor. Genel olarak ülkemizde sadece altyapıya özel tesisler çok fazla yok. Bizim gibi çok fazla branşı olan kulüpler özellikle tabii ki branşa ait bir alt yap tesisleşmesi altyapımızın daha da ivme kazandıracağına inanıyorum.
Fakat kulüplerin üst seviyeye çıkma adayı sporcuları hiçbir hak elde etmeden bu şekilde kaybetmeye devam etmesi durumunda bu tarz yatırımları olan bakış açısını bence olumsuz etkiliyor. Böyle devam etmesi durumunda basketbolumuz zarar görürken, altyapı organizasyonları da sadece bir sosyal sorumluluk projesinden öteye gidemeyecektir.
Ama özellikle altyapı yaşında olan sporcularımız için federasyonumuzun da gelişim takımları organizasyonu yapmaya teşvik etmesi, 18-22 yaş arası sporcular için pozitif bir avantaj olacaktır. Tabii ki bizim avantajımız Türkiye Basketbol Ligi’nde sporcularımızı oynatabiliyor olmamız. Ama zaman içinde özellikle Süper Lig takımlarının daha fazla gelişim takımı kurarak ve belki zaman içinde TBL’de daha fazla gelişim takımı olması, özellikle altyapıdan çıkan, bu yaş alanındaki sporcuların daha fazla oynayacağı bir organizasyonun olması belki bu tercihleri azaltabilir.
- Fenerbahçe Gelişim açısından sezon bittiğinde sizi neler tatmin eder?
Bizim öncelikle hedefimiz tabii ki daha önce de bahsettiğim gibi sporcularımızın basketbol, fiziksel ve mental olarak gelişmeleri, ve henüz altyapı yaşları devam eden ya da altyapı yaşları yeni biten sporcularımızın profesyonel seviyeye en hızlı şekişde adapte olmaları. Bunu yaparken de sporcularımızın kazanma alışkanlığı edinmeleri de bence çok önemli.
Zaman zaman genç sporcularımıza pozitif ayrımcılık yapsak da bence profesyonel bir basketbol sahada harcadığı süreyi kazanmak için elinden gelen her şeyi vermesi, elit spor seviyesine çıkmak için en önemli unsurlardan biri. Bunu yaparken de takım olarak en üst seviyede kalmak, kazanabileceğimiz maksimum sayısına ulaşmak, mümkünse bu genç sporcu arkadaşlarımızla playoff baskısı, eleme maçı baskısını da yaşamak bizleri mutlu eder.
- Altyapılar için Fenerbahçe’de belirli oyun konsepti ve felsefesi var mı?
Geçen sezon başı itibari ile A takım stafflarının da katkıları ile belirli bir oyun felsefesini U11 seviyesinden başlayarak BGL seviyesine kadar programladık. TBL takımı olarak biz A takımımızın hücum ve savunma prensiplerini sahaya yansıtmaya çalışıyoruz. Altyapı takımlarımızın ise yaşları ufaldıkça basitleştirerek nasıl bir basketbol oynaması gerektiğini yazılı bir şekilde antrenörlerimiz ile paylaşılmıştır.
U14 ve altı takımlarımız hiçbir şekilde set ya da ikili oyun oynamadan, alan savunması yapmadan oynuyorlar. Hangi yaş grubunda hangi temel teknik çalışmalarının da yapılacağı planlı şekilde yapılıyor ve takip ediliyor.
Tüm altyapı sporcularımız A takım sporcularımızın katıldığı test protokollerine düzenli olarak katılıyorlar. Atletik performans antrenörlerimiz tüm sporcularımızın takibini dijital oyuncu takip sisteminden takip ediyorlar. Ayrıca U14 ve daha büyük yaş gruplarımız bu sisteme online erişiyor ve kendi yeme içmelerini, uyku düzenlerini ve yorgunluklarını notlayabiliyorlar. Ayrıca sistem üzerinde tatil dönemleri ve sakatlık süreçlerinde evde yapılacak egzersiz programlarına ulaşabiliyorlar.



