Artık kış mevsimini iyiden iyiye hissettiğimiz bugünlerde Kasım ayından beri yenilgi yüzü görmeyen Fenerbahçe Beko, evinde Panathinaikos’a 77-81 boyun eğerek 6’sı Euroleague’de, toplamda 11 maç sonra ilk defa mağlup oldu.
Sakatlığı sebebiyle maça kenarda başlayan Kendrick Nunn 25 sayıyla maçın skoreri oldu. Talen Horton-Tucker’ın 22 sayısı galibiyet için yeterli olmadı.
Ergin Ataman’ın ekibi maça Shorts, Grant, Rogkavopoulos, Mitoglou ve Faried gibi Euroleague ezberlerinin dışında bir beşle başlarken, Saras Jasikevicius, çoğu zaman kullandığı beşle sahaya çıktı: Hall, Horton-Tucker, Tarık, Melli, Birch
Maça TJ shorts içeriyi çok rahat delerek isabetle başladı. Khem Birch henüz ilk pozisyonda hücum faulle ilk faulünü yaptı. Bir sonraki hücumda da hızlı hücuma çıkarken bu sefer Devon Hall, Faried’in tuzağına düşerek hücum faul yaptı. temsilcimiz ilk bölümde, ilk basketin haricinde rakibine potayı göstermeyen bir savunma yaptı. bireysel hücum hatalarının bittiği ve iyi yerleşimin başladığı yerde üst üste alınan hücum ribaundlarıyla beraber 3. şanstan ilk isabetimizi bulduk. henüz 2,5 dakika geçmesine rağmen Hall, Baldwin ile değişti. Talen Horton-Tucker’ın müthiş pasında melli rahat bir smaca mı gidiyor derken Faried’den çok güzel bir blok geldi (bulunduğum mesafeden faul hakkında yorum yapamıyorum maalesef). Çeyreğin yarısında hem Cedi hem Nunn oyuna dahil oldu (4-5). Brandon Boston ve Metecan’ın da oyuna dahil olduğu bu anlarda oyun anlamında değişen bir şey yok ama iki takım da topu çemberden bir türlü geçiremiyor. Son bir aydır özellikle BSL maçlarında kendisini göstermeye başlayan Armando Bacot üçlükleri yavaş yavaş Euroleague arenasına da taşınmıştı. Bugün de girer girmez tepeden kaldırıp attı ve isabeti buldu. Hızlı hücumda tipik bir Cedi isabetinin ardından Saras Jasikevicius ilk defa molasına başvurdu (9-12). Bir kez daha hücumun sonlarına kalan Panathinaikos’ta top son anda Nunn’un ellerine geldi ve o da abartmıyorum logodan sallamak zorunda kaldı. Sorun şu ki bu atış isabetli oldu. Dün idmanın ardından bileğinden bir sakatlık geçirdiği için bugün kenardan gelip süre aldı kendisi. Son hücumda Horton-Tucker’ın isabeti ilk çeyreğe noktayı koydu. (16-17)
Nunn’da sakatlıktan eser yokmuşçasına bir performans var. O olmasa konuk ekipte tehlike arz eden 2. birisini bulmak zor şu ana kadar. Her savunma ribaundundan sonra tüm sahayı deparla geçerek hızlıca sayıya ulaşmaya çalışan Cedi buraya yazılabilir. Backdoor cut’ın ardından enfes bir ters smaç vuran THT, Cedi’nin bu özelliği sebebiyle 3 saniye sonra Cedi’yi durdurmak için bütün sahayı deparla geçip üstüne faul yapmak durumunda kaldı. Bu yaz Riga’da sık sık gördük bu senaryoyu tabii. Hemen sonraki hücumda yine yarı sahayı hızlı geçen konuk ekip forvette Cedi’yi boş bulunca Cedi de üçlükten cezayı keserek Saras’a 2. molasını aldırdı (23-28). Mola dönüşünde bu maç 2. defa gördüğümüz bir senaryo gerçekleşti: Khem Birch’in hareketli perdelemesi sebebiyle hücum faul. Baldwin’in çok basit top kaybı sonrası bomboş smaca giden Nunn bir anda topu elinden kaçırdı ama hakemler çok komik bir şekilde bir temas olduğunu düşündü. Hall, geriden yetişiyordu belki ama elini bil kaldırmamıştı. Neticesinde challenge ile karar düzeltildi. 2. çeyreğin yarısı geride kalmışken Fenerbahçe Beko kaç defa faul çizgisine gelmiştir dersiniz? 0. Panathinaikos’ta bu sayı 8. Wade Baldwin çembere atak ederken sağlı sollu temaslara maruz kalmasına rağmen faul düdüğü çalınmadı ve Baldwin de topu kaybetti. Dönüşünde Nunn zor pozisyonda basket faulü bulunca toplu bir tepki geldi ve fatura benche teknik faul olarak kesildi. Bu noktada fark çift haneye çıktı. Hızlı reaksiyon alan temsilcimiz çembere ataklarla üst üste 4 sayı buldu ve Ergin Ataman duruma molayla müdahil oldu. Mola dönüşü topları çalıp sonuca giden taraf hala temsilcimiz Fenerbahçe Beko’ydu. Cedi’nin pas arası sonrası smacı haricinde Pao lehine bir aksiyon yok aslında. Sloukas 24 saniyede topu çembere atamayınca sinirleri bozuldu ama bir teknik faul kararı çıkmadı. Bonzie Colson’un basket faulunun dönüşü de yine müthiş savunma yaptık ve peşine gelen Devon Hall isabeti farkın 3’e kadar erimesine sebep oldu. Skorbord olmadan maçı izliyor olsaydık ve birisi bana Fenerbahçe’nin 10 sayı farkla önde olduğunu söyleseydi inanabilirdim aslında. Bu derece bir oyun farkına rağmen öne geçememek hayra alamet olmayabilir. Çeyrek sonunda 3 atış için çizgiye giden Baldwin çizgiden 1/3 ile ayrıldı ve ilk yarı 37-41 konuk ekip üstünlüğüyle tamamlandı. Bu sezon Baldwin faul çizgisinden bambaşka kötü atıyor cidden, en ufak gelişme/düzelme yok.
İkinci yarıda işler farklı. Hücum ribauntlarında üstünlük kuran taraf konuk ekip ve Khem Birch’ün sırtı dönükken Cedi’ye teması YİNE hücum faul düdüğüne sebep oldu ve bu onun toplamda 4. faulu. İlk pozisyondan belliydi böyle olacağı. Forvette boş kalan Melli üçlüğü ateşleyince arena alev aldı çünkü Fenerbahçe MAÇTA İLK DEFA öne geçti. Tempo inanılmaz arttı karşılıklı hızlı hücumlar var ama isabet yok. Bu uzun sekans tribünlerden de büyük alkış aldı ve daha güzeli Kenneth Faried 4. faulunu yapınca bu sekans sona erdi. THT çizgide hata yapmayınca fark 4’e çıktı ve Zagars oyuna dahil oldu. Geçtiğimiz sezon neredeyse savunulamaz gibi gözüken Nunn floaterlarında bu sezon önemli bir gerileme var. Bu maçta da çok iyi bir ilk yarı oynasa da floaterlarında isabet hatırlamıyorum. Melli bu sefer biraz daha tepeden üçlüğü ateşledi ve bu akşam salondaki en yüksek desibel seviyesini duyduk! (48-41). Çeyreğin yarısı geride kalmışken Ataşehir tribünlerinden yükselen sinkaflı Ergin Ataman tezahüratlarına daha fazla tahammül edemeyen A Milli takımımızın ve Panathinaikos’un başantrenörü ile tribünler arasında ufak çaplı bir gerginlik yaşandı. Son hücumda Faried isabeti bulamayınca çeyrek 57-50 üstünlüğümüzle sonuçlandı. Evet, Panathinaikos sadece 9 sayı atabildi bu çeyrekte.
Maç boyunca fazlasıyla geri planda kalan yan parçalar (Bkz. Juancho, Mitoglou, Sloukas) çeyreğe daha aktif başladı ama daha büyük problem Fenerbahçe’nin hücumda top kayıplarıyla başlaması oldu. THT, top çıkarıldıktan sonra topla yürüyüp steps yaptı mesela tam bir NBA’de kalan oyuncu hatası. Durum böyle olunca fark 3’e kadar eridi. Juancho’nun ikinci şansı yaratıp ekmeğini taştan çıkardığı basketin ardından skor dengeye geldi ve artık mola bir mecburiyet haline geldi (60-60). Mola pek faydalı olmadı açıkçası, konuk ekibin boş döndüğü hücum yokmuşçasına bir his var. 3. çeyrekte yakalanan mükemmel momentumdan eser yok şimdi. THT çok özel yetenek isteyen turnikelerinden birisini atmasa söyleyecek çok önemli bir şey yok. Hoş, buna mecbur kalmak da bir şeyler anlatıyor. Clutch time’a yaklaşırken 4 faullu Birch sahaya döndü. Tepeden gelen Sloukas üçlüğü salonun modunu iyice düşürdü ancak dönüşünde backdoor cut yaparken Nunn’ın topu kaybetmesi bir bakıma büyüyü bozdu. THT’den gelen bir başka zor turnike üstüne boş dönülen bir Pao hücumu ve bir kez daha THT derken fark 1’e kadar eridi. Baldwin’in yine top kaybı yaptığı bir pozisyonun dönüşünde THT de yere yuvarlanınca bir anda Pao hücumu 5’e 3 gerçekleşti. Top çember altına iner inmez Hall faul yapmaya başladı ama maçın hakemi faulü vermek için Mitoglou’nun atış yapmasını bekledi 🙂 3 dakika kala fark 6’ya kadar çıktı (68-74). Hemen peşine elden kaybedilen top ve Nunn’ın basketi salondaki modu iyiden iyiye düşürdü. Bana sorarsanız tabiri caizse balık hafızalı bir tribün var. 3. çeyrekteki takım ile 4. çeyrekteki takım aynı sonuçta, bu kadar kolay pes etmek yersiz. Tarık’ın çok uzaktan üçlüğü ile başlayan kıvılcumla farkı 3’e erittik ve molanın ardından tam saha baskıya başladık. Rakibe kolay atış izni vermeyip hücumda topu çok iyi dolaştırsak da ideal şutu bulamadık. Yine de ikinci şansın ardından Colson’u pota altında topla buluşturmayı başardık ve o faule maruz kalınca iki atış için çizgiye gitti. Artık bitime 17 saniye var ve Panathinaikos hücumu olacak (75-76 Pao üstün). Wade Baldwin taktik faulle rakibini durdursa da pozisyonu izleyen hakemler pozisyonun sportmenlik dışı faul olduğuna kanaat getirdi. Taktik fauller başladığından beri uzun süre Fenerbahçe’nin hücum etme fırsatı olmadı. O fırsatı bulduğunda da Grant’in faulü yine hakemler tarafından izlenip sportmenlik dışına çevrildi. Fark 5’ti, THT çizgide hata yapmadı fark 3’e indi. Top yine bizde. Tarık son hücumda zor bir üçlük denedi ve top hiçbir şeye değmedi. Maçın ardından çıkan arbede uzun sürmezken Türk koçların en önden Panathinaikos taraftarına sevgi gösterisinde bulunması tepki çekti.





Şu maçı hakemden bağımsız yorumlayan S Sport’u kınıyorum. Basketfaul’un maç değerlendirmesinde de bu konuyu sığ şekilde ele almasını da eleştiriyorum. Bu maçtaki hakem yönetimi gelmiş geçmiş en şaibeli 10 maç arasına rahatlıkla girer. Pozisyonlar incelenirse hakemlerin maçı bir yerden alıp diğer tarafa nasıl verdiği görülür.
👍👍👍
Fiziksel mücadeleye saygılar fakat iyi bir maç olmadı. Ataman özellikle 3.periyot -belki de maç sonu dediği olaydan- takımı çok çok kötü yönetmesi maçı iyice aşağı çekti… İlk yarı top kayıpları dolayısıyla maç kötü gibi gözüksede Ataman’ın maç önü planı Saras’ı yendi. Numarasız!!! forması asılan İbrahim top kayıplarına dikkat çekti amma velakin şunu göremedi, FB top kaybetmedi Pana topları çaldı!!! Burda maç başı plan etkiliydi!!! Ataman, TRT röportajında dediği gibi Efes-Fb maçını izlemiş, maç yorumunda yazmıştım; “Efes’in de rezalet kısa savunması sayesinde, FB adam eksiltiyor ve mutlaka boş adam buluyor” deyu. Ataman hem adam değişerek hem de oyunculara verdiği topu takip emri ile bol bol iç dış paslaşmasında top çaldı ve geçiş hücumları ile rahatça skor buldu!(Başta Cedi) Ama ne olduysa 3. Çeyrek oldu… Ataman yanlış 5 ile (Shorts ile başlamama) sahaya çıkması, Nunn’ın bu maçı tek başıma alırım havası, üstüne İbo’nun dediği gibi Cedi’nin hazır olmaması resmen maçı tam ters hale getirdi, kötü hücumları FB mükemmel absorve ederek bu kez kendisi çok uygun geçiş oyunları buldu ve Pana’nın tek uzunu Faried faul problemine girdi. Ataman hataları bitmek bilmedi; oyunu açmak için , Cedi’yi özellikle Mete oyunda iken 4 numaraya çekmedi, taaaaa 3.periyot sonu iki dört numaraya ancak dönebildi!!! Ama bu geç hamle bile farkın açılmasını ve bence FB’nin maçı bitirmesine engel oldu!!! 4.periyot ise(ilk boş anımda yeniden izleyecem) Ataman o kadar hata üzerine yapacak hata kalmayınca doğru 5 (Shorts sahaya) üstüne Sloukas ‘ın ve Ataman’ın en büyük Alemetifarikası 4 numara (Hernangomes) katkısı maçı çevirdi. Ama yine hata yaptı Ataman , Saras üretemeyince yine topu Horton’a verdi ve burda Horton’u tutması için Grant’i kenarda unuttu!!! Ama bu kez bu hamle Monaco maçı kadar tutmadı ve diğer oyuncular çok soğudu!!! Burda Saras , Efes’in problemini yaşıyor… Melli belki de Guduriç’ten sonra en çok eleştirdiğim oyuncudur. Hatta ikinci dönem geldiğinde 7-8 sayı ve 5 ribaund ortalama için mi yine 2 milyon alacak deyu yorumum duruyordur(Gerçekleşti de!!!) Ama bu sezon resmen Nigel gibi oynuyor, FB o sahadayken başka bir seviye de oynuyor… SARAS ‘ın problemi de burda onu dinlendirmek için kenara aldığında birden FB’nin acemi Abd’lileri mi saha da yoksa Efes’inkiler mi belli değil!!! Saras tabi ihtiyar delikanlıyı bu maç takviminde dinlendirmek zorunda o yüzden eleştiri ayıp olur amma velakin benim eleştirim Biberoviç… Yıllardır yazıyorum bu adam 3 lük dışında kendini geliştirmedi diye ama bu iddia mı Ataman yerle bir ediyor her milli maç!!! EYY SARAS: Ataman’ın milli takımındaki Biberoviç’i bir yıldız gibi ne zaman oynatacaksın , Hadi Fbli arkadaşlar komplekse girmesin, şöyle de yorumlayayim , Biberoviç’in Guduriç’den ne eksiği var niye geçen yılki Guduriç gibi kullanmıyorsun bu çocuğu!!! Horton tek başına sokak basketboluna çevireceğine oyunu Biberoviç üzerinden kursan ya!!! Çocuk ya perdeden çıkar şut atar ya da top döner köşeden veya çaprazdan üçlük sokar!!! Bırak topu yönlendirsin!!! Onun inisiyatif alıp attığı üçlük olmasa zaten maç bitmişti!!! Biberoviç Milli takımımızda aldığı sorumluluğu , FB koçu vermekten kaçıyor!!! FB , tecrübeli Avrupalıları ile bence harika bir 15 maç geçirdi, acemi Abd’lileri basketbol öğrenirse ilk 4e rahat girer.Bırak sakatlıklarla uğraşan Pana’yı, FB dışında ilk 4’e kesin girer dediğim tek takım yok Euroleague’de… Bknz Oly bknz Monaco…
Siteye bayadır girmiyordum. Dolu dolu bir Mertbaba yorumunu özlemişim ne yalan söyleyim. Maçı izlemeden izlemiş kadar oldum
Sağırlar yine birbirlerini ağırlamış…Bir Türk takımı yunan takımıyla maç yapıyor Türk takımıyla beraber yunan takımının analizi yapılıyor ne güzel…
👍👍👍
Acemice yaptıkları top kayıplarıyla Fb kendi eliyle maçı rakibine verdi. 22 top kaybı yapıp maçı son ana kadar başa baş götürmek de rakibin kötü oynadığının göstergesi. Ayrıca başta Wade olmak üzere diğer yabancıların yaptıkları top kayıplarını Türk oyuncular yapsa tefe konulurlardı. Biraz da Türk oyuncular oynasın onlar hatalar yapsın öyle maç kaybedelim be, nedir bu kendi çocuklarımıza uygulanan çifte standart, haksızlık? Daha geçen Şehmus Türk oyuncuları eleştirenlerin alayına sağlam tokat atmadı mı? Bu sözler Efes ve diğer kulüplerimiz için de geçerli…
👍👍👍
Maçı dün izleyemediğimden sabah tekrarına baktım. FB için olmazsa olmaz bir maç değildi ama yine Euroleague hakemlerinin imza attığı bir maç olmuş, yani bu kadarı da olmaz denen her seferde yine oluyor şaka gibi. Kritik anlarda ev sahibi varsaydıkları Pana’yı iyi korudular. Yunan takım destekçileri biraz olsun mutlu olmuştur.
Son saniyelerde yapılan taktik faullere sportmenlik dışı faul çalınması olayına bir çözüm bulmaları lazım, büyük saçmalık.
“EuroLeague’in bazı kuralları var. Tabii ki burada hakemler hakkında konuşmayacağım. Hazır Noel de yaklaşırken paramı çocuklarıma hediye almak için harcamayı tercih ederim. Dediğim gibi EuroLeague’in kuralları var, bu kuralları takip etmemiz lazım. Biraz daha sakinleştikten sonra resmi kanallar üzerinden iletişimimizi yapacağız.” Ponçik admine selam