Mersin Spor evinde Anadolu Efes’e Dozier’ın son saniyedeki tipiyle 88-86 yenilerek kümede kalma ateşinin içinde kaldı. Maç boyu hücumda çok zorlanan Dozier inanılmaz bir tip isabetiyle maçı takımına kazandırdı. Bu galibiyetle Efes’in de 6. olma ihtimali kalmadı.
Maç müthiş bir tempoda başladı. Rahat hücum eden iki takım birden hem potaya gitti hem de dış atışlarda isabet buldu. Mersin az kişiden çok sayı bulurken Efes skoru dağıttı. İlk çeyrek sonunda 29-25 Efes üstündü.
İkinci çeyrekte de hücum resitali sürdü. Kolay çalınan düdüklerle beraber bol bol serbest atış izlediğimiz devre sonunda 52-50 Efes üstündü.
Üçüncü çeyreğin son 3 dakikasına kadar takımlar yine yağmur gibi sayı atarken son 3 dakikada Efes isabet bulamayınca maç kaosa girdi. Son çeyreğe 71-68 Efes önde girdi.
Son çeyrekte taraftarın desteği ve Ergi’nin ekstra savunma katkısıyla Mersin öne geçti. İki takımın da düzen dışına çıktığı son bölümde bireysel beceriler ön plana çıktı. Efes tam maçtan koptu derken Loyd’dan gelen iki ekstra üçlük maçı geri getirdi. Ergi 4 kez çizgiye gidip 2 isabet bulurken Efes kötü hücumlar kullandı. Bitime 25 saniye kala top Efeste ve skor eşitti. Son hücumda önce Larkin’in üçlüğü bloklandı sonra Ercan’ın üçlüğü potadan sekti en son Dozier mucizevi bir tiple maçı 88-86 kazandırdı.
Öne çıkanlar…
Mersinspor: Gabriel Olaseni 19 sayı, 5 ribaund, Anthony Cowan 16 sayı, 11 asist, 2 ribaund, Pako Cruz 23 sayı (5/6 üçlük), 3 ribaund, 5 asist, Ronald March 14 sayı, 5 ribaund, 3 asist
Anadolu Efes: Shane Larkin 20 sayı, 4 ribaund, Jordan Loyd 16 sayı, 3 ribaund, Vincent Poirier 13 sayı, 9 ribaund, 3 asist




Lakin geldi geliyor efes için larkin ne ise mersin için de cruz o marsch ın gayreti mersin e yetmedi dozer e 10 pozisyon o şekilde at desen 9 unu kaçırırdı 1 ide bu maça denk geldi dramatik son inşallah mersin e pahalıya mal olmaz bu arada bir parantezde olaseni den bahsetmek istiyorum madem sağ omuzundan dönebilip sol elinle pota altında bitirebiliyordun şimdiye kadar neredeydin Mersin in durumu mu önümüzdeki maçlara bakacağız
Mersin düşmek için elinden geleni yapıyor.
Türkiye’deki bu yabancı koç hayranlığını anlamakta gerçekten zorlanıyorum. Mersin’de Ömer Yalçınkaya GM olduktan sonra ilk icraatı, Türk koç Can Sevim ile yolları ayırmak ve yerine geçen sezon güçlü bir oyuncu kadrosuna rağmen Darüşşafaka’yı küme düşüren Carlos Ortega’yı getirmek oldu.
İlk başta alınan 2 galibiyetle doğru iş yaptıklarını düşündüler. Ancak bugün gelinen noktada üst üste 7 mağlubiyet almış bir takım var. Önümüzdeki hafta da kaybederlerse küme düşme ihtimalleri oldukça yüksek görünüyor. Gerçekten yazık.
Türkiye’de hiç mi başka koç yok da, bir önceki sezon elindeki kaliteli kadroya rağmen takımını küme düşüren bir antrenör tercih ediliyor? Mersin yönetiminde hiç kimse çıkıp da “Bu antrenörün geçen sezon küme düşürdüğü takımın oyuncularının bir kısmı bugün EuroLeague seviyesinde oynuyor. Bu kadar iyi bir kadroyu bile ligde tutamayan bir ismi neden takımın başına getiriyoruz?” diye sormuyor mu?
Bu durum gerçekten akıl alır gibi değil.
Gerçekten çok doğruları yazmışsınız.Bir yönetim düşünün seni TBL’den BSL’ye çıkaran Türk koçunu ilk senesinde başarılarla dolu bir sezon geçirdikten sonra 2.senesinde GS’da çalışırken hiçbir başarısı olmayan,maç boyunca elleri cebinde GM yapan Ömer Yalçınka’ya isimli birini getiriyorsun ve o Türk koçu gönderip yerine Daçka gibi düşme ihtimali olmayan takımı düşüren bir koçu bu takımın başına getiriyorsun.İlk sorun zaten bu Genel Menajerde.Her maç öncesi ve sonrası yaptıkları açıklamalar zaten şaka gibi.Lig bitti lig haftaya kazanamazsanız düşeceksiniz farkındamısınız.Birkaç sözde kenarda oturup sadece hakemlere ve rakip takıma bağıran yöneticiyim diye geçinen kişilere;Gerçekten basketbolla alakanız yok.Biraz basketbolu bilseydiniz bu takım şuan 13-14 galibiyette olurdu.Umarım ligde kalırsınızda ilk iş şu Genel Menajer ve Koçu gönderirsiniz.Yoksa güzelim şehire ve taraftara yazık olacak.
Olay coach’un milletinde değil, ilişkilerinde! Ortega berbat bir coach ama o görevde olmasının sebebi İspanyol oluşu değil, menajerlerin oyuncağı olmuş Türkiye basketbolunda. Bakacağınız yer pasaportlar değil, menajerlik ajansları ve onların bağlantıları olmalı.
Hem Mersin’li hem Ankara’lı hem atina’lı hem İstanbul takımlarını sevmeyip de tutan hem pana’lı şeyh müridi bir şahıs Mersin hakkında yorum yapmamış…