NBA Avrupa Direktörü George Aivazoglou, Avrupa basketbolunun, taraftar ilgisi açısından futbolu yakalayabileceğini söyledi.
“Avrupa basketbolu, spor dünyasındaki en büyük fırsatı sunuyor; ancak Avrupa’daki basketbol, değeri 50 milyar dolar olan spor endüstrisinin yüzde 0,5’inden daha azını temsil ediyor. Avrupa basketbolunun, ulaşabileceği ve NBA’in ulaştığı çeşitli ve geniş küresel kitleye ulaştığını düşünmüyorum.”
NBA, Ekim 2027’den itibaren Avrupa’da kendi ligini başlatmayı planlıyor ve Almanya’dan Berlin ve Münih’i, Fransa’dan Lyon ve Paris’i, Yunanistan’dan Atina’yı, İngiltere’den Londra ve Manchester’ı, İtalya’dan Milano ve Roma’yı, İspanya’dan Barcelona ve Madrid’i ve Türkiye’den İstanbul’u seçilmiş merkezler olarak belirledi.
Aivazoglou, ligde bir takım sunmak isteyen paydaşlarla yakında yoğun görüşmelere başlayacağını da belirtip “Bunların arasında yatırımcılar ve kulüpler var. Bu takımların bazıları hâlihazırda mevcut basketbol takımları, bazıları ise NBA Avrupa’nın bir parçası olarak bir basketbol programı oluşturmakla çok ilgilenen futbol kulüpleri.”




Uçuk fanztaziler. Basketbol kendisiyle yarışıp gelişebilir, bu da mevcut kurum ve yarışma organizsayonlarına sahip çıkmaktan ve onları adam etmekten geçer. Üstüste gecekondular kurarak değil. Başka hiçbir branşta böyle bir iç anarşi yok, diğer branşların hiçbiri de kendini futbolla mutbolla kıyaslamıyor, işine bakıyor. Sonuçarı da kendi kurumsallaşmış uluslararası turnuvalarında (dünya ve kıta ölçekli) ve özellikle olimpiyatlardaki popülaritede alınıyor. Avrupa basketbolu kendi organizasyonunu iğdiş etti, halâ aynı kafa, bu yolla daha beter bölünecek.