Los Angeles Lakers ve Boston Celtics formasıyla 13 yıl oynadığı NBA’de 5 şampiyonluk kazanan, NBA’in Hall of Fame’e layık görülen eskli antrenörlerden Don Nelson 86 yaşında vefat etti.
Efsanevi antrenörün ailesi şu açıklamayı yaptı:
“Pazar sabahı sevgili eşimiz, babamız, dedemiz ve büyük dedemiz Don Nelson, sevgi dolu ailesiyle çevrili olarak huzur içinde Rabbin yanına gitti. Son haftasında arkadaşları ve ailesi onu sevgiyle kuşattı, dostluğunun bereketini paylaştı ve değerli anıları yeniden yaşadı.”
Milwaukee Bucks, Golden State Warriors, New York Knicks ve Dallas Mavericks ile 31 sezonda 1.335 galibiyet alan Nekson 3 kez yılın koçu seçildi. Antrenör olarak hiç şampiyonluk yaşamamasına karşsın Nelson, yenilikçi yaklaşımıyla tanındı ve “point forward” rolünü ve “small ball” basketbolunu popülerleşmesine yardımcı oldu, 2012 yılında Naismith Anıtı Basketbol Şöhretler Salonu’na dahil edildi.




Nelson, şu an oynanan global basketbolun kurucu babası gibi gördüğüm ,çok kendine özgü ,ayrıksı bir basketbol adamıydı ve yanılıyor olabilirim belki ama koçluk kariyerinde bir nba şampiyonluğu kazanmadan bunu yaptı. Basketbola ilgi duymaya başladığımız 90lı yıllarda GSW koçuydu,takıma Amerikanyaca tabiriyle çılgın bir rün and gun ( koş ve şut at) oyunu oynatır,hiç savunma çalıştırmadığı söylenir, iddialı ve şampiyonluğa aday hale getirdiği takımları çok eleştirilen ve saçma sapan bulunan takaslarla bozup herşeye tekrar başlardı. Draft edilmemiş veya kıyıda köşede kalmış oyuncular bulurdu(Sprewell,Monta Ellis,Anthony Morrow vs ) , uzun ve fizikli takımların karşısına kısa ve hareketli rotasyonlarla çıkar sürpriz play off zaferleri kazanırdı. Real Madrid’den hatırlanabilecek Anthony Randolph’u oyun kurucu oynattığı vardır mesela…Amerikanya’nın dünyanın geri kalanını adamdan saymadığı zamanlarda yönünü Avrupa basketboluna çevirmiş, oğlunu Litvanya milli takımında asistanlık yapmaya yollamış,Sarunas Marcilionis’i NBA’e getirmişti. Ama Abd ve dünya basketbolunu bir araya getirdiği asıl dönem ,Nba’in iddiasız takımlarından Dallas’ın başına geçip Nash,Nowitzki,Najera vs ile takımı birleşmiş milletler gücüne çevirmesi ve o takımın en güzel basketbol oynayan ,en iddialı takımlardan birine dönüştüğü dönemdir. Nowitzki’nin başarısı ile pota altından çok dış şuta ağırlık veren bir uzun profili moda oldu,Nash ile yüksek tempolu ve üçlük şutun çok önem kazandığı bir oyun tarzı ; dolayısıyla günümüz basketboluna bu yaklaşımları yerleştiren aktörlerden birisidir Don Nelson … Nowitzki NBA şampiyonu olduğunda sevinmiştim ama bir taraftan da keşke yanında Nash ve Nelson’da olsaydı demiştim . Nelson en son koçluk yaptığı GSW’de NBA’e ilk geldiğinde basketbolcudan çok ortaokul öğrencisi gibi görünen Stephen Curry’yi seçmişti ve Curry’nin sonra neler yaptığı biliniyor…Yani nereden bakarsan bak çok ilginç bir adamdı kendisi… Ne diyelim ölüm Allah’ın emri ..
Çok güzel bir yazı, teşekkürler… 2.33’lük Manute Bol rahmetliye bir maçta çokça üçlük atış denetmesi de bambaşka bir vak’âydı. Sıradışı bir basketbol feylesofuydu rahmetli. Rick Adelman’ın ardından onun da sonsuzluğa gidişi üzücü oldu.
Öyle bir yorum olmuş ki yukarıda verilen haberi gölgede bırakmış. Elinize sağlık.