Play-in’i Hangi Kafa Kaldırdı?

- Reklam-

Play in ilk olarak NBA’de uygulanmıştı… Önceleri deneme niteliğinde olan format çok olumlu sonuçları yarattığı için artık vazgeçilmez bir uygulama oldu. Bu sayede normal sezonu dokuzuncu ve onuncu bitirenlere play off şansı doğdu, böylece daha çok takım sezon sonuna kadar motivasyonunu korudu.

Bizim ligimizde de geç de olsa uygulanan play in’den durup dururken vazgeçildi. Federasyona sorduğunuzda, “Kulüpler böyle istedi.” yanıtı ile karşılaşacaksınız… Sanırsınız ki her kararı kulüplere danışarak veriyorlar…

Play in 3, en fazla 4 gün süren bir uygulama… İlk gün 7-8 ve 9-10 oynayacak… Bir veya iki günlük aradan sonra 7-9’in kaybedeni ile, 9-10’un kazananı oynayacak hepsi bu…

Bakın play in olmadığı için neler oldu? TOFAŞ 6 maçtır yeniliyor çünkü hedefi kalmadı… Ne play off şansı var, ne düşme tehlikesi… Doğru bir kararla yerlilerin süresini artırmak için yabancı rotasyonunu daralttılar ama güç kaybettiler…

Merkezefendi Belediyesi… Oynuyor ama artık o heyecan verici oyunlarından çok uzaktalar… Kaybetseler de aldıracak durumda değiller…

Mersin… “Nasıl olsa ligde kaldım” diye serdi… Alt sıralardakilerin her yerde kazanmaya başlamasıyla şimdi kendileri de hesap yapmaya başladılar. Artık en az bir maç kazanan kadar yeniden ciddi oynamak zorundalar…

Play in olsa ne TOFAŞ, ne Merkezefendi, ne Mersin bu kadar temposundan uzaklaşmaz ve ligin kaderini etkileyecek sonuçlar alma olasılıkları bu kadar olmazdı.

Çok merak ediyoruz… Ligin marka değerine zarar vermek uğruna play in’den hangi kafa vazgeçti? (Basketfaul)

- Reklam-

6 YORUMLAR

  1. Mevcut iktidarla onların spordaki uzantılarıyla hiçbir şekilde hiçbir konuda geçici ve anlık başarılar dışında ileri gidemeyiz, gidemiyoruz da ama azınlık harici kimin umurunda?

    • Iktidarın burnunu sokup da bozmadığı bir yer var mı? Onların adamları sporu yönetiyor hal ortada o nedenle de eleştiriliyor. Olmasalar durum ne olurdu kimse bilemez ama bu kadar rezillik, kötü yöneticilik olur muydu,zor.

      • Bir defa ilk cümleniz doğru değil. Bu cümleyi yazan kişi hakkında zihnimde iki düşünce beliriyor maalesef:

        1) tersi bir düşünceye zor ikna olabileceği,
        2) buyrun siz yönetin, bakalım en doğrusu nasıl oluyormuş minvalinde bir his

        Ama ben zanda bulunmayacağım. Şunu da ifade etmek isterim ki tek bir doğru yoktur, doğrular çeşitlidir. Demek ki insanlar bu kadarını yapabiliyor demek gerekir. Bir de her görüşten insanın her yerde olabildiğini bilmemiz gerekir. Bu durum da ilk mesajda bahsedilen olur olmaz korelasyonlar mevzusunu hatıra getirir. Yani korelasyonlar her zaman sebep değildir.

        Bir insan şu partiden olduğu için şöyle bir insandır veya da tam tersidir diye nitelenemez, dikkat edin kul hakkına da girebilirsiniz

        Saygılarımla

        • Basketbol federasyonu özelinde konuşursak onları özellikle bu sitenin yazarları da eleştiriyor o zaman onlar da mı uç düşünceli? Spordaki doğrular bellidir, akla, mantığa, bilime ,spora, sporcuya uygun sistemler yaratılır, bu sistemleri istikrarla iyi uygulayanlar başarılı olurlar aksini yapanlar da bala, şansa. Ayrıca başarıdan kasıt bize göre her daim her şart ve zamanda ne olursa olsun kupa kazanmaktır, 2. lik bile kabul edilemez ama başkaları için de istikrarlı olmak, her turnuva veya organizasyona katılmak, sporcu yetiştirmektir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler