Tribünlerdeki Görünmeyen Rakip (Coşkun Teziç)

- Reklam-

Tribünlerdeki Görünmeyen Rakip: Basketbolda Ebeveyn Fanatikliği
Salon dolu. Maç başlamak üzere. Sahada çocuklar, tribünde ise fazlasıyla tanıdık bir gerilim…

Hakem düdüğüyle birlikte oyuna yalnızca beşer oyuncu değil, ebeveynlerin beklentileri, hırsları ve bastırılmış hayalleri de giriyor.
Son yıllarda altyapı ve gençler basketbolunda en çok konuşulması gereken konulardan biri şu:
Ebeveyn fanatikliği.
Ve evet, bu sorun artık görmezden gelinemeyecek kadar büyümüş durumda.

“Destek” Nerede Bitiyor, “Baskı” Nerede Başlıyor?

Her ebeveyn çocuğunun başarılı olmasını ister. Bu son derece doğal.
Ancak çizgi aşıldığında, destek yerini baskıya bırakıyor.

Kenardan sürekli talimat veren,

Hakemle tartışan,

Antrenörün kararlarına müdahale eden,

Rakip takımın çocuklarını hedef alan
ebeveyn profili, ne yazık ki artık istisna değil.

Bu noktada sorulması gereken soru basit:
Bu maç kimin için oynanıyor?
Çocuk için mi, yoksa tribündeki yetişkinler için mi?

Tribündeki Hırs, Sahadaki Çocuğu Nasıl Etkiliyor?
Bilimsel çalışmalar da gösteriyor ki, aşırı baskı altında spor yapan çocuklarda:

Performans kaygısı artıyor

Hata yapma korkusu gelişiyor

Özgüven zedeleniyor

Spordan erken kopma riski yükseliyor

En acı tablo ise şu:
Maçı kazanan bir takımın oyuncusu bile, tribünde memnun olmayan bir ebeveyn yüzünden kendini başarısız hissedebiliyor.
Skor tabelası kazanıyor olabilir ama çocuk kaybediyor.

Basketbolun Öğrettiği Değerler Tribünde Kayboluyor
Basketbol;
saygıyı,
takım olmayı,
kaybetmeyi kabullenmeyi,
centilmenliği
öğretmesi gereken bir spor.

Ancak tribünde hakeme küfreden, rakibe bağıran, kendi çocuğunu başkalarıyla kıyaslayan bir yetişkin varken bu değerlerin sahaya yansıması mümkün değil.

Çocuklar söyleneni değil, görüleni öğrenir.
Ve tribünler, farkında olmadan en güçlü dersliğe dönüşür.

Bu Sorun Nasıl Kontrol Altına Alınabilir?
Bu noktada sorumluluk yalnızca ebeveynlerde değil. Sistemsel önlemler şart.

Kulüpler Ne Yapmalı?
• Sezon başında ebeveyn bilgilendirme toplantıları düzenlemeli
• Altyapı felsefesini net biçimde anlatmalı: “Önce gelişim, sonra sonuç”
• Tribün kurallarını yazılı ve açık şekilde paylaşmalı
Federasyon ve Organizasyonlar
• Tribün davranışları için net yaptırımlar uygulamalı
• Gerekirse salon dışına çıkarma gibi caydırıcı önlemleri devreye sokmalı
Antrenörler
• Ebeveyn–antrenör iletişim sınırlarını baştan belirlemeli
• Sahadaki otoritenin tribünden yönetilmesine izin vermemeli
Ebeveynler
• Çocuğun maçtan sonra skorunu değil, nasıl hissettiğini sormalı
• Kendi hayallerini çocuğun omuzlarına yüklemediğinden emin olmalı

Son Söz: Bir Maç Kazanılır, Bir Çocuk Kaybedilir
Altyapı basketbolunda kazanılan bir maç, birkaç saat sonra unutulur.
Ama o maçta yaşanan baskı, utanç ya da korku, bir çocuğun sporla kurduğu ilişkiyi ömür boyu etkileyebilir.
Unutulmaması gereken gerçek şu:
İyi bir sporcu yetiştirmekten önce, sporu seven bir çocuk yetiştirmek gerekir.
Tribünde susabilmek, bazen atılan en doğru adımdır.
Çünkü en büyük galibiyet, sahadan gülerek çıkan bir çocuktur.

- Reklam-

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler