Valencia Basket, Barcelona’yı deplasmanda 108-84 mağlup edip seriyi 3-1 kazandı ve 2025-26 İspanya Ligi şampiyonluğuna ulaştı. Daha önce 2026-17’de Real Madrid’i 3-1 ile geçip şampiyon olan Valencia böylece tarihinde ikinci kez ligde zafer yaşadı.
Valencia, şampiyonluğu getiren dördüncü maçın büyük bölümünde kontrolü elinde tuttu ve Barcelona’nın maçın sonlarına doğru geri dönüş çabasına izin vermedi.
İlk çeyrekte skor üstünlüğü birkaç kez el değiştirdi ve Valencia ikinci çeyreğe 26-23’lük küçük bir avantajla girdi. Valencia ilk yarıyı 47-35 önde tamamladı ve oyunun kontrolünü tamamen ele geçirmiş gibi görünüyordu. Üçüncü çeyreğin sonunda Valencia 82-64’lük skorla farkı açarak şampiyonluğa yaklaştı. Fark 2’e yükseldikten sonra Barcelona son bir hamle yaparak, maçın son anlarında farkı 14 sayıya indirmeyi başardı. Ancak Valencia yeniden kontrolü eline geçirip 108-84’lük skorla galip geldi.
Öne çıkanlar…
Barcelona: Kevin Punter 26 sayı, 4 ribaund, Tornike Shengelia 15 sayı, 4 Rribaund, 5 asist, Jan Vesely 12 sayı, 8 ribaud, Joel Parra 10 sayı, Nico Laprovittola 10 sayı.
Valencia: Jean Montero 23 sayı, Kameron Taylor 21 sayı, 6 ribaund, Omari Moore 19 sayı, 4 ribaund, Braxton Key (Qdı Fenerbahçe ile anılıyor) 12 sayı, 6 ribaund, Alvaro Cardenas 7 sayı.




Daçka’dan Valencia’ya giden gösterişsiz ama etkili Omari Moore’u ne Efes ne de Fb fark edemedi şimdi dünya paraya transfer etmek isterler. Tıpkı Key ve diğerleri gibi. Önemli olan kendi yıldızlarını bulmak diğerlerinin yıldız oyuncu yaptıklarını değil.
Bir yerlere illaki Fenerbahçe’yi sıkıştırıyorsunuz biliyoruz da bu nedir artık ya?:) “Braxton Key (Qdı Fenerbahçe ile anılıyor)”… Adı falan anılmıyor, bariz aldı kendisini Fenerbahçeniz. Bence değiştirin ve şöyle yazın: “Fenerbahçemizin yeni kanaryası”
Sana mı soracaklardı, Fb hasetliğinden çatlayan güruhun üyesi.
Spiker, Türkiye’de basketbol dedin mi bunun dörtte üçü Fenerbahçe demektir, kafanı nereye çevirsen Fener görürsün. İyisi mi sen basketbol yazmayı okumayı izlemeyi bırak, “önemli olan bi tek futboldur, bunların hepsi avuntu” diye geveleyen apaçiler arasında yerini al, rahatla. Yoksa huzur bulamayacaksın.
Valencia bu yıl bir kupa kazanmalıydı sonunda gerçekleşti… Bu kadro korunsaydı Euroleague’de bir hegemonya kurabilirlerdi… Atamanlı Efes gibi… Millet şimdi verilen paralara kızıyor ama Efes o efsane kadrosunu sözleşmelerin iyileştirmesi ile korudu 4 yıl boyunca… Valencia bunu yapamazdı tabi…
Pedro Martinez’in rezil edip kudurttuğu palyaçoyu yağlamış yine utanmazlığın, aşağılık kompleksinin ve chaletin ayaklı abidesi içimizdeki Yorgo.
Ben özellikle çok sevdiğim ve küçük ülkesini muhteşem temsil eden “Dinamo Dominicano” adına sevindim, gerisi pek ilgilendirmez. Bir de “bizim” Çek var, arzu ettiği şekilde “finito” yapamadı. Onu o yapan (hatta basketbol Avrupası’nda ülkesinin bile bütün havasını yapan) Fenerbahçe’ydi, daha önemli yere gittiğini sanıyordu ama bir daha o günlerin çeyreğini bile yaşayamadı, sonradan ettiği abuk sabuk laflar en son dün gece boğazında kalıverdi. Erman Kunter’in yetiştirmesi şövalyemiz ise – çok daha büyük bir basketbol ülkesinin sembol oyuncularından biri olmasına karşın – tam tersini yaptı, giderayak koştu geri geldi, – bu son perdede katkı verememesine karşın – hayal bile edemeyeceği şekilde kupa kaldırması için ellerine teslim edilerek onurlandırıldı. Asillerin halinden asil camialar anlar.
Bravo gerçekten … Hayatta bazen iyiler de kazanıyor.