Los Angeles Lakers süperstarı Luka Doncic ile Golden State Warriors çaylak forvet Yaxel Lendeborg arasında yaşanan diyaloglar, genç oyuncunun ligin iki kez sayı kralı olmuş yıldızı ile ilgili algısını tamamen değiştirdi.
Michigan ile NCAA şampiyonluğu yaşadıktan sonra draftta 11. sıradan seçilen 24 yaşındaki forvet olayı şöyle yorumladı: “Ona karşı büyük bir saygım vardı. Ancak bizzat sahada olup sürekli sızlanmasını ve şikayet etmesini izleyince, tüm saygımı yitirdim. Gerçekten berbat bir durumdu.”
Lendeborg, duyduğu rahatsızlığın hakem kararlarından değil, doğrudan rakibinin davranışlarından kaynaklandığının altını çizdi, “Mesele çalınan faul düdüğü değil. Tüm maç boyunca şikayet edip durdu. Sonra da faul düdüğü çalındı. Tebrikler kardeşim. Bir de sanki çok büyük bir iş başarmışsın gibi gelip benimle konuşuyorsun. Hadi ama dostum, bu gerçekten çok zayıf bir hareket. Bir an için neye uğradığımı şaşırdım; dediğim gibi, ona karşı büyük bir saygım vardı. Ama artık kalmadı, bitti gitti.” diye tepkisini gösterdi.
Çarşamba günü Golden State Warriors karşısında aldıkları galibiyetin ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Luka Doncic ilk yarının sonlarına doğru Lendeborg ile yaşadığı gerginliğe dair bir soruya şu yanıtı verdi: “Çılgınca şeyler söylüyordu. Ben ise karşılık vermeye çalışmadım. Hiçbir şey söylemediğim için, her iki tarafa da teknik faul çalınmayan ilk durum oldu bu. Yani, bu konu üzerinde çalışıyorum ve gördüğünüz gibi, gayet de işe yaradı.” dedi.
Lendeborg, duyduğu rahatsızlığın hakem kararlarından değil, doğrudan rakibinin davranışlarından kaynaklandığının altını çizdi: “Mesele çalınan faul düdüğü değil,” dedi. “Tüm maç boyunca şikayet edip durdu. Sonra da faul düdüğü çalındı. Tebrikler kardeşim. Bir de sanki çok büyük bir iş başarmışsın gibi gelip benimle konuşuyorsun. Hadi ama dostum, bu gerçekten çok zayıf bir hareket. Bir an için neye uğradığımı şaşırdım; dediğim gibi, ona karşı büyük bir saygım vardı. Ama artık kalmadı, bitti gitti.”
Yaşanan tartışmanın detaylarına değinen oyuncu, diyaloğu başlatan tarafın kendisi olduğunu itiraf etti: “Ona berbat olduğunu ve bana karşı sayı atamayacağını söylüyordum. ‘Hem konuşuyorsun hem de bana karşı sayı atamıyorsun,’ dedim; bunu tüm maç boyunca tekrarladım. O ise tek bir faul kararı yüzünden gülüp duruyor, bir şeyler söylüyordu. Ben tutarken de sayı falan atamadı. Bana karşı bulduğu tek basket, orta sahadan attığı ve şans eseri giren bir şuttu.
Bunun bir takım sporu olduğunun farkındayım; sonuçta bizim takıma karşı 28 sayı attı, ancak ben, kendi eşleşmemi kişisel bir mesele olarak ele aldım. Faul problemine girmemek için elimden geleni yaptım. Hatta ellerimi arkama bağlayıp savunma yapmayı bile düşündüm, acaba işe yarar mı diye. Muhtemelen yine faul çalınırdı ama ilginç bir ilk maçtı.”



