Dünya Şampiyonası Eleme Grubu’nda Millilerimiz Bosna Hersek’i deplasmanda 82-75 yendi ve beşte beş yaptı. İyi oynamayan takımımız, deneyim farkıyla son periyodda ağırlığını koyup kazandı.
Ercan Osmani kadroda yer almasına karşın sakatlığı nedeniyle oyuna girmedi. Bosna Hersek yıldız oyuncularından yoksun kadroyla mücadele etti, Jusuf Nurkic ve Dzanan Musa maçı tribünden izledi.
Tarık Biberovic doğduğu kentte rakip olarak sahaya çıkmanın duygusal etkileriyle oynadı.
Boston Celtics’ten Luka Garza, Alperen’i çok iyi savunduğu gibi hücumda da takımına büyük katkı verdi. Alperen faul problemine girmesinin de etkisiyle maçın genelinde beklentleri karşılayamadı ancak son periyodda kendini buldu ve belirleyici faktör oldu.
İlk periyod istediğimiz gibi geçmedi ve özellikle hücumda organize olamadık. Ataman hücumun merkezine Alperen’i koydu ancak rakibin yardım savunmasına karşı çok fazla top kaybı yaptık. Cedi Osman çembere ataklarla 10 sayıda buldu ve bu sayede ilk periyodu 18-17 önde bitirdik.
Alperen Şengün ikinci çeyreğin başında ilk sayılarını buldu ancak 4. dakikada üçüncü faulünü aldı ve yerini Ömer Faruk Yurtseven’e bıraktı. Bosna üçlüklerle 5. dakikada skoru 28-23’e getirdi. Hücumda sadece Tarık Biberovic’in eline baktığımız bölümde Bosna önde oynamayı sürdürdü. 8. dakikada Ergin Ataman kaçırdığı turnıkeden sonra kenara aldığı Şehmus Hazer’e sert tepki gösterdi. Farkı 7 sayıya kadar çıkarak Bosna Hersek soyunma odasına 39-34 önde gitti. İlk yarıda 4 asiste karşın 7 top kaybettik, 3/10 ile üçlük attık.
İkinci periyodda daha iyi savunma yaparak başladık, Kenan’ın yönetiminde doğru hücumlarla 4. dakikada skoru 46-43 lehimize çevirdik. Periyod sonuna kadar oyun çok yakın geçti, dördüncü çeyreğe 59-67 önde girdik.
Alperen Şengün’ün asistleriyle 5 dakika kala skoru 64-62’ye getirdik. Aynı dakikada Bosna Hersek Koçu Dario Gjergja ikinci teknik faulünü alarak diskalifiye edildi. 4 dakika kala Alperen farkı 7 sayıya (69-62) çıkardı, skor 71-69 iken Şehmuz iki kritik serbest atış sayısı buldu: 73-69. Sonn periyodda kramplarla uğraşan Kenan Sipahi 1:35 kala eli titremeden üçlüğü gönderdi: 76-71. Erkan Yılmaz’ın 21 saniye kala yaptığı temiz blok sonrası faul kararı çıktı ve skor 78-75 oldu. Serbest atışlarda hata yapmadık ve sahadan 82-75 galip ayrıldı.
ASİSTİN GÜZELLİĞİNE BAK..




İçimizdeki Türkiyeliler yine umutla yenilgimizi bekleseler de aynı geçen yaz olduğu gibi hayal kırıklığına uğradılar!!! Kardeş ülkemize gerçekten çok sıkı ve sert maç yaptık… Haaa rezalet bir planlama ne işi var bu iki maçlık pencerenin üstelik Temmuz ayında!!! Ya sezon içi oyna ya Haziran başı!!! Maça gelelim ilk yarı; Alperen’i oyuna sokmak için bol top kaybı (çünkü üst düzey gardımız yok) , rakibin her hücumu Tarık üzerinden oynaması (tanıyorlar tabi) , bol bol kaçan turnikeler ihale en son Şehmus’a kaldı, (bknz Ataman fırçası ki ikinci yarı bu gazla süper oynadı) tabi Cedi’nin sahanın iki yönünü iyi oynaması!!!(tüm maç boyu) İkincı yarı yine rakibin Tarık üzerinden bulduğu sayılar(4 numara eksiğimiz) , Kenan ve Şehmus’un silkinmesi (bknz Sehmuzun fauller ve Kenan ‘in bence maçı bitiren üçlüğü) Alperen son periyotta klasik Alperen’i sahaya koyması, Furkan kritik üçlükler,Erkan’ın savunma gayreti(Sondan ikinci savunma Cedi yardımı Tarık ‘a ve son savunma haybeye faul çalınan Erkan bloğu) tabi Ataman’ın, spikerlerin bile yetişemediği savunma -hücum değişiklikleri!!!Eh maç o kadar durursa Ataman bu fırsatı kaçırmaz!!!
Son iki not; 1-Son Efes-Fb serisinde yazdığım gibi Devşirme olarak niçin Larkin? yorumum bugün daha iyi anlaşılmıştır.Saras’ın Fb’deki sisteminde sadece şut atması beklenen Tarık, tam kadro varken sırıtıyor!!! Çünkü asist yok , ribaund yok, üçlükler de bugünkü gibi yüzdesiz olursa, devşirme mantığı kalmıyor… Larkin bugün oynasa Alperen daha hızlı oyuna girer, top kaybı bu kadar olmaz ve inanın kaçan turnikeler de ilk paslar daha iyi olurdu!!!
2-Ataman’ın milli takımdaki oyuncuların performansından çok daha iyi faydalanması; Şehmus ve Ercan’a geçen yıl Yaz turnuvasında resmen kariyer maçlarını oynattı, hadi Ercan bir nebze ama garibim Şehmus, Efes’te süre bulamadı (o kadar eksik varken üstelik) Erkan milli takımda 5dk oynasa da her maç hakkını veriyor, Tarık top yönlendirici olarak koca sezon sadece milli maçlarda oynuyor, Furkan tüm sezon böyle kritik üçlük sokmadı!!!Kenan en kritik üçlüğü kaldırıp atabiliyor (aynı geçen yaz olduğu gibi) bla bla bla… Zaten grup liderliği garantiyken ve herkes tatildeyken tam takım olunabiliyorsa bunda Ataman’ın rolü çok büyük!!!
Hocam tam takım olayını abartmayalım, Jokic da burada, Schröder de. Bir konuda çok haklısın, bence Flynn tercih edilmeliydi. Tarık değil.
Tarık formayı hakeden ancak bize gereken bir oyun kurucu… Flynn son maçta oynar ama üst grup maçlarında Ataman,Tarık ‘ı kadroya almama riskine giremez… Cedi ve gardlar dışında top yönlendirici yok kısalarda, Alperen ve Cedi’den gard açığını kapatmasını bekleyeceğiz yada Ataman hazırlık programı boyunca Tarık’a top getirmeyi yükleyecek… Başka yol, çıkmaz yol sayılır…
İçimizdeki Yunan bu gece yine kahroldun, çünkü Romanya’dan sopayı yediniz, bunun acısıyla daha da çok osuruk doldurmanı beklerdim ama peformansını yetersiz buldum. Eeeee kolay değil bütün sezon tuttuğun ne kadar takım varsa, rakipleri hepsinin kafasına vura vura kim olsa sersemler. Debelenip debelenip saçma değişiklikler ve saçma beşlerle bocalayan kenardaki palyaço ve yetersiz yardımcıları yine oyuncuları sayesinde dört ayak üstüne düştüler. Palyaço oyuncuya el-kol sallama artisliğiyle gaz vermiş de çocuk sonra coşmuş martavalı senin palavra sıkma performansını bugünlük kurtardı. “Havadaki üçlükleriyle” favori İzlanda’yı yenebildiğimiz, sayesinde en iyi üçüncüler kontenjanına girip arka kapıdan eurobaskete katıldığımız, sayesinde Sırpları iki kez yendiğimiz, hele hele Sırbistan’daki Sırpları neredeyse tek başına gömüp morartan ve basketbol tarihimizdeki tek Sırp deplasmanı zaferine adeta tek başına imza atan, “devşirme” dediğin evladıfatihan’ı gömme gayretin de yeni değil, bu nedenle çok gömdük seni bulunduğun çukura, yerin o kadar altındasın ki, bu kadar derin “yeraltı faaliyetleri” ile uğraşamayacağım, sana bugünlük bu kadar.
(28/13 şut yüzdesi ), peki bırak Cediyi o dönem formsuz olan Ömer Yurtseven 16S 6R 0A ile oynadı. Ama bunun yorumu okuyan Gururumuz Tarık 30S 10R 10A ile oynadı sanacak!!!
Açıyı değiştirelim peki asıl maçta yani şampiyona da Jovicler ,Bogdanlar varken bırak bu kez neredeyse triple-double yapan Alperen’i, Larkin 23S 2R 9A (13/7 şut yüzdesi) ile oynadı ki kimse Larkin’i yere göğe sığdırmadı?!?!?! Peki bunlar niye bile bile böyle aşağılık ve bölücü paylaşımlar yapıyor!!! Ah kindarlik ah!!! Eyyyy kırk yaşından genç kardeşlerim her Uluslararası organizasyonda , bizler Tarıkla da Fenerbahçe ile de gurur duyacağız ki bunlar çukurlarında debelenmeye devam edecekler!!!
Vay vay vay, hedeflediği basketbolbilmez apaçi kitlesine kendisini geniş gönüllü tanıtma peşinde bizim palyaço, şimdiye dek FB’ye de Tarık’a da iftiradan başka bir şey yazmamış ezik. Ama onlar da izlemiyor burayı, boşuna yoruluyor çukurunda. O telekom stadı apaçileri de sanacak ki basketbol bilgisayar oyunu, şu kadar S R A filan falan. O harflerin hebirinin kalitesi zorluğu kolaylığı vardır. İstatistik değerlendirmede yardımcı etmendir, başlıbaşına bir anlam ifade etmez, bilakis sahtekarlığa malzeme yapılır. Tarık’ın Sırbiya’daki “S R ve A” larının ne kadar kritik muhteşem olduğunu izleyen her basketbolsever biliyor, sen bulunduğun o diplerden değersizleştirmeye çalış “aşağılık ve bölücü” paylaşım yapan trol, daha çok değer kazanırlar.
Eski uç eyalete (serhat eyaletine) karşı o eyaletlilerin de dahil olduğu payitaht karması gibi bir durum vardı, Boşnaklara karşı takımda iki Boşnak, iki Arnavut, 1 Kürt, hadi Nijeryalımızı da Magrip; Habeş veya Fizan’dan saysak bütün öbür eyaletler karması gibi bir şeydi. Merceği az daha yakınlaştırsak, hem Canan’ın hem Yusuf’un tribünde olduğu Bosna’ya karşı ilk kez Tarık ve Alperen gibi şimdiye kadar en skorer – hem de taşıyıcı skorer – bildiğim kadarıyla ilk kez birarada. Yani her şey bizim için hazır, rakip ise kurbanlık gibi. Yani orta-ağır siklet boksörü ile tüy siklet boksörü ringe çıkmış gibiydi. Ama sonuna kadar başabaş geçti, beklendiği gibi. Bunu Bosna’nın grupta kritik durumu, inadı, savaşçılığı, kim oynarsa oynasın gerçek “basketbol ülkesi” oldukları için milli takım düzeyinin bir çizgiden aşağıya inmemesi gibi ayrıntı etmenler ile açıklamaya çalışmak handikapımızı örtbas etmek için debelenmekten başka bir şey değil. Pananaykos-GS-Efes-BJK karması derme çatma staf oyuna hakim olamıyor, parkedeki oyuncu insiyatifleriyle düşe kalka maç sonuna ulaşıveriyoruz. Yusuf’la Canan parkede olsalar sağ çıkamayacağımız bir maçtan zor belâ sıyırdık. Bu vasat staf Avrupa’nın en büyük basketbol kulübüne – Türkiye’de hiçbir kulübün kendisinden bir kupa almayı beceremediği kulübe – yasak, eee, diğerlerinin toplamından büyük o kulüp oyuncu göndermediği zaman niye viyaklıyorusunuz, stafta yer alan kulüplerinizin karmasıyla çıkın, ne haliniz varsa görün. Sizi gidi BASKETBOL BUTLANCILARI sizi.
Bayılıyorum adrese teslim yorumlarımın anında hedef bulmasına!!! Toplanın kırk yaşından genç kardeşlerim yine ibretlik bir hikayem var!!! İçimizdeki Türkiyeli sazan gibi atlayarak resmen itiraf etmiş… Takımda FBli yoksa bu takım kendisi için milli değildir!!! Tabi ki Fenerbahçeli değil bunun gibi kompleksli kindar nesil Fbli bölücüler için geçerli bu zihniyet!!! Utanmadan Tarık üzerinden algı yapmış, peki bakalım kendi deyimi ile tüy siklet Sırbistan’a 2 maçta ortalama Tarık; 22S 4R 4A (28/13 şut yüzdesi) , bırak Cediyi o dönem formsuz olan Ömer Yurtseven 16S 6R 0A (14/11 şut yüzdesi) ile oynadı. Ama bunun yorumu okuyan Gururumuz Tarık 30S 10R 10A ile oynadı sanacak!!!
Açıyı değiştirelim peki asıl maçta yani ağır sıklet şampiyona da Jovicler ,Bogdanlar varken bırak bu kez neredeyse triple-double yapan Alperen’i, Larkin 23S 2R 9A (13/7 şut yüzdesi) ile oynadı ki kimse ne Larkin’i ne takımını yere göğe sığdırmadı?!?!?! Peki bunlar niye bile bile böyle aşağılık ve bölücü paylaşımlar yapıyor!!! Ah kindarlik ah!!! Eyyyy kırk yaşından genç kardeşlerim her Uluslararası organizasyonda , bizler Tarıkla da Fenerbahçe ile de gurur duyacağız ki bunlar çukurlarında debelenmeye devam edecekler!!!
Içimizdeki Türkiyeliler gibi rezil bir lafı eden zerzevat başkasını bölücü paylaşımlar yapıyor diye eleştiriyor. Sen kimsin ki Tarık ve Fenerbahçe ile gurur duyasın,kripto yunan, uzocu, sirtakici, mertis babayannis…
İçimizdeki Türkiyeliler, Ali Koç ile sizin Kobanili Yoğurtçu’nun lafı… İlk kelimenin sahibi benim , ikincisinin sizler… Ama kalıbın patenti benim… Atamanfobikler gibi…
Vay vay vay, hedeflediği basketbolbilmez apaçi kitlesine kendisini geniş gönüllü tanıtma peşinde bizim palyaço, şimdiye dek FB’ye de Tarık’a da iftiradan başka bir şey yazmamış ezik. Ama onlar da izlemiyor burayı, boşuna yoruluyor çukurunda. O telekom stadı apaçileri de sanacak ki basketbol bilgisayar oyunu, şu kadar S R A filan falan. O harflerin hebirinin kalitesi zorluğu kolaylığı vardır. İstatistik değerlendirmede yardımcı etmendir, başlıbaşına bir anlam ifade etmez, bilakis sahtekarlığa malzeme yapılır. Tarık’ın Sırbiya’daki “S R ve A” larının ne kadar kritik muhteşem olduğunu izleyen her basketbolsever biliyor, sen bulunduğun o diplerden değersizleştirmeye çalış “aşağılık ve bölücü” paylaşım yapan trol, daha çok değer kazanırlar.
Hahahahahaha utanmaz hani bu maçlar tüy sikletti , hani tek başına yenmişti!!! Adam(lafın gelişi) kendi yazdığını eleştiriyor bakın “Yani orta-ağır siklet boksörü ile tüy siklet boksörü ringe çıkmış gibiydi”
Hahahahahaha kırk yaşından genç kardeşlerim ibret almaya devam…
yorumlarda ki tuttuğun takıma göre yapılan değerlendirme, kabalık, siglik insanı üzüyor…eskiden basketbol izleyicisi daha “elit” sayılırdı… tuttuğun takımla özdeşleşme ne kadar ilkel ve faydasız oysa ki…hiç takım tutmasanız daha özgür olursunuz…birbirinizi kırmaya, kötü yorumlara da gerek yok…
Berk Uğurlu’nun da olmadığı bir ortamda iyice daralan guard rotasyonumuza devşirme hakkı Flynn’den yana kullanılarak takviye yapılabilir, Tarık’ın yerine formda Yiğit Arslan kullanılabilir böylelikle Tarık’a da doğduğu ülkeye karşı böylesine bir duygusal yük yüklenmemiş olunurdu. Nacizane görüşüm.
1- Tamamen aynı kökene ve geçmişe sahip olan Cedi’ye de bir alternatif bul da o da “doğduğu ülkeye karşı böylesine bir duygusal yük yüklenmemiş olsundu”. 2 – Şutu ve kendine güveni yetersiz olduğu için, EL hedeflerinde yer alamayacağı belli olduğu için altyapısından yetiştiği kulüpten gönderilip bugüne dek orta düzey takımlarda gidip gelen Berk’i taraftarlık icabı miili gömek istemen hadi neyse de, Tarık’ın yerine attığıgirmez Yiğit’i önermen tam anlamıyla çerçevelik. 3 – Altta sorduğun sorunun yanıtı ise 3 Temmuz 2026 De 00:07 ibareli yukardaki paylaşımda.
Jusuf Nurkic ve Dzanan Musa oynasaydı ne olurdu acaba?..