Panathinaikos’tan ayrılıp PAOK ile anlaşan Cedi osman, Socrates Dergi YouTube kanalına konuk oldu. Cedi, transfer sürecini anlatırken, PAOK’tan önce Fenerbahçe ve Anadolu Efes‘le de konuştuğunu söyledi.
TÜRKİYE’YE GELMEK İSTEMEDİĞİM DOĞRU DEĞİL
* PAOK’tan önce benimle ilgilenen başka kulüpler de oldu. Biliyorsunuzdur, Efes ve Fenerbahçe’yle de konuşmam oldu. Ama o süreçler biraz farklı yerlere çekildi. Yok ben Türkiye’ye gelmek istemiyormuşum, yok bir takım kızmasın diye başka takıma gitmiyormuşum gibi şeyler oldu… İlginç bir şekilde insanlar da buna inandı, gerçekten çok şaşırıyorum. Sonuçta ben serbest oyuncu değildim. Panathinaikos ile bir sene kontratım daha vardı. Dolayısıyla Panathinaikos, bu konuşmalar başladığında ciddi bir buyout istedi. Elbette transferim için önce kulüplerin anlaşması lazım. Ondan sonra bir transfer olacaksa olabilir.
SERBEST OYUNCU DEĞİLDİM Kİ…
* Sonuçta ben başkana gidip ‘başkanım, az buyout isteyin de işimi kolaylaştırın, ben gidip başka bir EuroLeague takımında oynayacağım’ diyemem. Bu mümkün değil. Beni gerçekten istiyorsanız gidip kulübümle anlaşmanız gerekir. Bu benim yapabileceğim bir şey değil. Ben serbest oyuncu olsam farklı, o zaman seçme hakkım olur. Ancak buyout istendiği için… Büyük ihtimalle Türk kulüpleri, yüksek bir buyout istendiği için bu transfere girmek istemedi.
PAOK’TA HEDEF EUROLEAGUE
* PAOK’ta oynayacağım için çok heyecanlıyım. İlk başta konuştuğumuzda bana projelerini, hedeflerini ve planlarını anlattılar. Bu beni çok heyecanlandırdı. Evet, baktığınız zaman bir EuroCup takımı. Ama hedefimiz EuroLeague’de olmak ve bunun için çok iyi bir kadromuz var. Başımızda Andrea Trinchieri gibi bir koç var.
İNSAN İSTENİP İSTENMEDİĞİNİ HİSSEDER
* Benim için kolay bir karar değildi. Panathinaikos ile bir sene daha kontratım vardı ve yaptığımız konuşmalar, daha çok kalmam yönündeydi. Ben hem koç Obradovic, hem de başkanımızla konuştum. Bazen oyuncu orada istenip istenmediğini hisseder yani… Oradaki ilişkiyi anlarsın yani. Ben de biraz onu hissettim, sonrasında olaylar gelişti ve böyle oldu.




FB igenetiği çin zaten Türk oyuncu makbul değilken üstüne bonservis ödemek mucize gibi birşey!!! Obra’dan da Türk oyuncuyu kollaması zaten beklenemez… Amma velakin Alperciğimmmmmm…. Seni Efes tarihi affetmeyecek , zamanında (Pana transferi öncesi) yediğin hurmalar, gelir bonservis ile seni karşılar… Bize Cedi’yi prime!!! döneminde canlı kanlı izletmedin?!?!?!?!
Cedi 3 yıl için 10 milyon euro aldı, Paok 1.5 milyon euro da buy out ödedi, bu paraları Efes veremezdi gerçekçi ol.
Mesele o zaten bu transferi iki yıl önce niye yapmadı Efes!!!
O ve eşi Türkiye’ye ve Efes’e gelmek istemedi de ondan yoksa Efes yapmadı ya da yapmak istemedi değil.
Adam benim istememe gibi bir durumum olmadı serbest oyuncu olmadığım için seçme şansım yoktu diyor Efes’in pahalı bulduğu açık
Aşağılık kompleksli dangalak, senin helenik genetiğin VİÇ hayranı değil mi, basketboldan anlayan Türk’ün kalmadığı için Viçleri toplayıp bir de menejer adı altında altında kulübün neredeyse anahtarını vermiyor musun ?
Yansıtma psikolojisine girmişsin yine… Allah şifa versin diyoruz ama mümkün değil gibi!!! Yazam mı yine Seferoğulları ve Tellioğulları destanını!!! 🤣😎🤣😎🤣
Sen anca hikaye yazarsın, Efes viçlerle şampiyon olmadı mı, Micic ve Simon kim nereli eyy kripto yunan, uzocu, sirtakici, mertis babayannis?
Evet, Efes Türk oyuncuya bayıldığı için Şeyhmus arkasına bakmadan kaçtı. Mutaf benchte çürüdü. Şizofreni çok ciddi bir hastalıktır.
Evet milli takımımızın yarısı Efes altyapısı veya oyuncusu… Allah’ım biraz zeka ver sen şu şizofren kullarına ki şu soruya cevap versinler , SON AVRUPA ŞAMPİYONASINDA KAÇ FB OYUNCUSU BIRAK ALTYAPIYI OYNADI HATTA KATKI VEREBİLDİ?
Yıllardır bugünü bekliyordu, Tarık’ın da NBA’ye gitmesinden sonra FB’lilerin sayısının 15 yıldır ilk kez bu kadar azaldığı milli takım. Öylesine kudurmuş ki soru soracağım diye kelime ve kavramları birbirine sokmuş, suratına benzetmiş, anla anlayabilirsen: “bırak altyapıyı oynadı hatta katkı verebildi”. Dünya ikincisi kadro dahil bugüne dek hep FB’lilerin – Prelziç-Melih-Bobby-Şehmus-Tarık – eline bakan, skorerleri ve ağır topları FB’lilerden oluşan milli takımlar yıllar yılı bu ezikleri naıl mahvetti, onun yenilgilerine ne kadar sevindirik oldular, bu itirafname ile bir kez daha faş oldu. “İÇLERİNDEN HİÇBİR DEĞER YARATAMAYAN” SARAY EZİĞİ yansıtma psikopatlarının bu arada kıvrak bir hareketle daha dün Yunanlı yeşil kardeşlerine yenilmesini istedikleri Efes’e dönüş yapmış olmaları ise sefaletin palyaçoluk hali.
Şehmus’un en kötü kariyer yıllarını hala Fb’de oynadı diye pazarlıyor 😎 Yetmiyor Devsirmeleri pazarlıyor yetmiyor milli takıma kendi kulüp takımı kadar bile katkı veremeyen Melih’i pazarlıyor🤣🤣🤣
Neyse pazarlamayı çok seviyor ama Allah’tan utanmışta Fb’ye geldikten sonra kariyeri dibe vuran ve milli takımın yıldızıyken bir daha millî takıma çağrılmayan Sinan Güler’i pazarlayamamış!!! 🤣😎🤣😎
Not; Allah’tan Efes /Tofaş ve ne yazık ki kapanan Banvit var(dı)…
Not 2; Dünya ikincisi kadroda ağzının payını vermiştim ama utanmaz hala hayal satar!!!
Not 3; Kırk yaşından genç kardeşlerim için yeniden yazalım; 2001 şampiyonası 5 Efes altyapısı, 3 Bursa(Tofaş -Oyak) 1 İTÜ altyapısı, 1 Eczacıbaşı, 1Gs Altyapısı, 1 FB altyapısı…
Ortalık karıştı yine :))
İsteyen açar bakar Melih’in Şehmus’un milli olduğu maçlarda skoru kimler yüklendi, ve Şehmus hangi takımın oyuncusuydu milli takımın skoreri olduğu maçlarda, Sinan kaptanlığını yaptığı GS’ı neden isteyerek terketti de telefon açıp FB’ye geldi, hepsi duruyor arşivlerde, isteyen yazar kelimeleri, bir sürü tafsilat anında önünde. “Ağzımın payını verdiğini” iddia ettiği her dalaşmada kamyon çiğnemişe dönen bu hacıyatmaz yine kalkmış dikleniyor, ey ezik, sporcunun altyapısına değil öncelikle yetişip piştiği kulübe bakarlar, hangi patron işe alacağı çaylak elemana okuduğu ilkokulu soruyor, herkes üniversitesini sorar, veya lise mezunuysa liseyi, bu dangalak yalanlardan oluşan dünyasını böyle zırvalıklarla dolduruyor işte, Melih Mahmutoğlu, Alperi Onar, Eda Erdem, Melisa Vargas, Kaan Gürbüz, Arda Güler gibi sporcular FB ile yıldız olmamışlar, yıllarca (3, 5 veya 20 yıl) bu kulübün simgesi-taşıyıcısı olmamışlar, FB’ye gelmeden önce adlarını duyan olmuş gibi, onları onlar yapan Fenerbahçe değilmiş gibi. Altyapıysa dört branşta (kadın-erkek voleybol-basketbol) liglerde en çok altyapı FB’den daima, milli takımlarda daima en az bir kaç kişi. Son maçta en skorer oyuncu ve siftah yapan oyuncu her iki Real Madridli hangi altyapıdan ? Yedeklerin altyapısını kimse sormaz, skorerler kim, nerede ilk adımı attılar veya nerede piştiler ? GS’ın hangi “altyapı ürünü” var 15 yıldır, veya kimi başka kulüpten veya başka altyapıdan almış da pişirmiş parlatmış ? SIFIR ! Ha bol bol liyakatsız torpilli kayyum staflar – kümeye de oynasalar – tabii ki, uzmanlık alanları orası onların.
Hahahahahaha görüldüğü gibi ağzının payını alınca 2001’i hemen satmış bizim pazarlamacı hahahahaha… Aferin saçmaladığını kabul etmiş ama sonra yine hayallere dalıp japon kaleye kadar her branşı katarak (yarısı yalan olsa da , üstelik tek tük olunca yazması kolay) kakafoni yapmış!!! Şimdi dalgamızı geçelim; Tavuk mu yumurtadan çıkar Yumurta mı tavuktan!!! Karar ver!!! Yok anlamadı hahhahahahahahhahahaa Şimdi Efes altyapısından çıkıp bir çok kulüp gezip 6. takımında kenar süsü olarak görev alan Melih mi FB’nin efsanesi???!!?! yoksa Fesa’dan FB altyapısına girip orada pişen ama neredeyse profesyonel olarak hiçbir katkı vermeyip kenar süsü olmak için ilk fırsatta Fb’den kaçan ve kariyerinin en iyi maçlarını çok sevdiğiniz E.Ataman’ın koçluğunda yaşayan , hatta senin isminden utanıp yazmadığın Ömer Faruk Yurtseven mi FB’nin efsanesi!!! Hahahhahahahajahahahhahahaha
Yav bu kadar kolay keklik olmayın ,biraz ama birazcık bizi zorlayın!!! Bir tane ispatı olan haber göster yok Sinan(dedikodu da seviyor) telefon etmiş, yok kariyerinin (kulüp de tutmuyor milli de 😎) en iyi maçını Şehmus Fb’de oynamış, yok devşirme yok eski Gsli Alperi!!! Yav hangisi karar ver…Senin değerin ne senin değerinin hikâyesi ne?!?!Yeter habire kıvırmaktan omurga çöktü… Her oynayan oyuncuyu gözü kapalı yazmak istese -artık rekabet bile edemediğin rakibin- bu sayfalara sığmaz… O yüzden kimse yazmıyor zaten, bulamazsın öyle aşağılık kompleksli birini kendin gibi!!!😎😎😎
Debelen debelen, sıfır icraatlı kulübün bu sitedeki görevli elemanı, dayak yedikçe “dövdüm” diyen maskara. Kimisi altyapıdan kimisi üstyapıdan Fenerlileri say say dur, bakın saydıklarının tamamı Fenerli, FB’nin parlatıp kazandırdıkları, veya FB’nin yetiştirip piyasaya ve milli takıma kazandırdıkları. Şehmus da Melih de Sinan da Tarık da Bobby de Onuralp de Fenerbahçe ile yükseldiler palazlandılar ve hepsi de Fenerbahçe ile anılıyorlar. GS ile anılan “son Türk” Sinan da euroleague podyumunda FB ile kendini yazdırdı (daha çok oynaması gerektiyse de). Malum eski amigo haricinde GS ile anılan tek bir kadın basketbolcu da yok, ona da kayyum staf tarafından milli takımın zararına Birsel’in yerine süre aldırılırdı. GS’ın “transfer bombaları” bugünün Sevgi’si dünün Nevriye’si de Avrupa’da FB ile ün yaptılar. Bu branşın yarıdan çok fazlası bu ülkede tek bir kulüptür, seninkilerin hepsinin “başarılarını” da “yetiştirdiklerini” de alt alta toplasan onun kdv’si kadar etmez. Utanmaz gafilin Japonkale dediği branşta (Türkiye’nin kadınlarda birinci erkeklerde dokuzuncu olduğu, takım sporlarının 1 numaralı branşında) devasa paralar döküp her sezon rezil oldukları için Türkiye’nin bu yüzakı spor dalına aklısıra kara çalacak zavallı. Hüsranın ve fiyaskoların sarayı kadınlarda tek bir şampiyonluk veya kupa alamamış, iki finalin ikisinde de FB’ye toslamış, erkekte şampiyonluk hasreti 36 yıla ulaşmış, altı kupa finalinin (ikisi FB ile) altısında da ikinci olma “başarısı” göstererek guiness kitabına meydan okumuş hüsran ve fiyasko sarayı ! O branştaki milli takımların da sayılarının yüzde sekseni FB’lilerden geliyor, dünyada en tepeyi zorlayan iki erkek Türk yüzücünün her ikisi de, dünyaca ünlü kadın-erkek Türk boksörlerin hepsi de FB’li. Bütün branşlarda FB karşısında silindir gibi ezilmiş hüsranların eziği bunlardan bahsettikçe daha beter kudurur, hadi sen Türkiye’nin gerçek “japonkale” branşı ayaktopuna geç yine orada avuntu ara, dünyanın Türkiye’de ne olup bittiğiyle ilgilenmeye değer bulmadığı, başka bir dilde haber olamayan tek branşa geç yine, bizi de güldürmeye devam et.
Aferim bak dayak yedikçe (amiyane tabir) hemen yeni saçmalıklar yani kendince argümanlar ile KIVIRTMAYA devam ediyor.Yeni argümanı istemeden çıkarıyor çünkü o kadar çok ve boş konuşuyor ki iki numaralı hayranım gibi ağzından bazen gerçekleri kaçırıyor…
Yeni saçmalık ay pardon argüman evet altyapımız yok herhangi bir değer üretmiyoruz ama PARAYİ VERİP KULÜBE KAZANDIRIYORUZ…O oyuncular bile bizi kabul etmese de biz para ile satın aldığımız değerlerimiz olarak sunuyoruz… Hahahahaha
Bakın şimdiden yazıyorum sonunda Futboldaki rezilliklerimizden dolayı taraftarın gözünü amatör branşlardaki maddi gücümüzle boyuyoruza gelecek bu troller!!! Aklı başında FBliler; zaten divanda bu devamlı konuşuluyor , biliyoruz diyecek!!!(Bu arada ilk Ali Koç seçildiğinde divandaki arkadaşlarımın komik bir hikayesi var bir gün yazacam)
Ben de güldüm arkadaşlar Sinan Güler’e , Şehmus’a , Anadolu’nun bağrından kopup gelen ve FB sayesinde keşfedilen Onuralp’e hahahhahahahajahah dayanamadım kusura bakmayın!!! Ayrıca bence Türk kadın basketbol tarihinin Nevriye ve Işıl’dan sonra en yetenekli ve başarılı oyuncusu Birsel ‘in tek bir Avrupa kupası olamaması dramının tek sebebi FB yabancı hayranlığı politikası iken onu bile utanmadan ağzına alması gerçekten tam bir basketbol cahili olduğunu gösteriyor!!!
Bi en yukarıdakini okuyun, sonra da bu sitenin konusu olan branşa burada “amatör branş” diyebilecek kadar, transfer ve bütçe haberlerinde ise FB bütçesinin olduğunun iki katı olduğu yollu tatava yapacak kadar maskaralaşan bu soytarı ne yazıyor bunu okuyun, ve görün okuma işini başka bir organıyla yapan bu embesil herkesin zekasını kendisininki kadar sanıyor, yazdığımın yüzüne gözüne bulaştırdığı şekliyle anlaşılacağına inanıyor. Zeka seviyesi normal olan bütün GS’lılar bu hilkat garibesini kaale almasa da burayı kirlettikçe dezenfekte edilecek, kaçarı yok. Bunun haşat edildikçe kudurduğundan emindim, artık kuşkulanmaya başladım, galiba bundan zevk alıyor. Hadi biraz daha zevklendireyim, pivotlarla gardları yarıştıracak kadar basketbol “seviyesi” olan, bir üstüne parke amigosunu Birsel efsanesinin önüne koyabilen bu gerzeği: FB’nin burada adı geçen yetiştirdiği veya ilerletip parlattığı sporcuların hiçbiri FB’li değildir, mesela 100 yıl önce doğan Lefter de Taksimlidir, Fenerli sayılamaz ! O doğarken oynayan Zeki Rıza da Mustafa Elkatipzade tarafından işgal günlerinde 17 yaşındayken başka yerden bulunmuş getirilmiştir. O halde o da değilidir! Oysa en az 40 yıldır bütün branşlarda sıfır değer üreten, sıfır değer parlatan ve üretilmişleri tüketmekten başka bir halta yaramayan camianın oyuncuları, mesela Osimhen GS lisesinin bahçesinde doğmuştur. Öbür hepsi de. Nasıl iyi mi ? Şimdi yine ağzından gerçekleri kaçırdı diyecek.