- Reklam-
Son yıllarda gelişim gösteren ve üst üste üçüncü kez Milletler Kupası’na katılma başarısını gösteren Erkek Voleybol Milli Takımımız, Dünya sıralamasının “1” numarası Polonya ile başa baş oynadığı maçı 3-2 kaybetti. Karşılaşma 2 saat 37 dakika sürdü. Rakibin hatasından Polonya 36, takımımı 22 sayı aldı.
İlk seti 28-26 alan millilerimiz daha sonraki iki seti 25-19, 25-21 kaybetti. Mükemmel oynadığı dördüncü seti 25-19 kazanan takımımız durumu 2-2’ye getirdi. Karar setinde Polonya deneyim farkıyla 15-11’lik skor elde etti.
Adis Lagumdzija 31, Bedirhan Bülbül 17, Gökçen Yüksel 13, Ahmet Tümer 11, Efe Bayram 7 sayıyla oynadı. Filenin Efeleri 3-3’e gelirken 9 puana ulaştı.
- Reklam-




Böyle tekleyen Polonya’yı yakalamışken kaçırmamalıydık. Başkalarına da beşer set oynadılar zaten, yenen yendi. Sağlık olsun da, canımı sıkan noktaların başında Sırp antrenörümüzün, 10 dakikakaya yakın bütün oyuncular topun her iki defasında da zemine değmediğini feryat figan anlatırken olaya hiç girmemesiydi. Hep antrenörler verir bunların kavgasını, ilk kez böyle sus pus oturanını gördüm. Zaten vatandaşı antrenörün çalıştırdığı rakibe karşı geçen yıldan bir kuşkulu defosu var, en skorerimiz Mandıracı tam çeyrek final öncesi antremanda sakatlanmış berbat suratlarla sahaya çıkan diğerleri o güne dek oynadıkları oyunu tekrarlayamamışlardı. Bugün de rakip antrenör coşarken, vatandaşı olan bizimki sus pustu hep. Ona çelme olmak istemiyormuş gibi. “Yok canım daha neler” diyen varsa açıklama getirsin buna. Neler neler görmedik ki böyle
Bir de şu Sliwka olayı. Bütün önemli maçlarda vatandaşı veteranları oynatıp pahalı takımı özellikle Avrupa maçlarında rezil eden Stoyçev, bu oyuncunun Halkbank kadrosunda olduğunu neredeyse unutturmuştu. Adam dünyanın en iyi birkaç milli takımlarından birinın belki de en etkili oyuncusu, bugün de canımızı yaktı, gel gör ki şampiyonlar liginde grup sonuncusu olan, ligi de zor bela üçüncü bitiren takımında parkeye hiçbir önemli maçta giremedi neredeyse. Bazı “eski teba” Balkan ülkelerinden çıkma antrenörler tarafından voleybol takımlarımız kör parmağım gözüne kekleniyor, bizim cahil ve çokbilmiş polyana yöneticilerimiz hala kulüp ve millileri bunlara teslim ediyor. Neyse ki Fenerbahçe önce kadınlarda “Terzi” den sonra da erkeklerde bu “Kova”dan kurtuldu, ama milli takım kurtulamadı.
S sportta voleybola aşina çok iyi bir sunucu vardı, o kanal yayınlayınca ne mutlu ki, trt’in amigo gibi bağırıp evinin koltuğundan izleyenleri gazlamaya çalışan, çoğu da voleybolun kurallarını, oyuncularını bilmeyen ve bol palavra sıkan, kendileri gibi voleybolbilmez futbolkoliklere hitap eden çığırtkanlarından kurtulmuş oluyoruz.
Bu takim nihayet kapasitesiyle hepimizi cok mutlu etti. Mandiraci da gelince bu takim bir kat daha guclenecek. Ancak bir detay var ki evlere senlik. Sahada cocuklar inanilmaz bir mucadele verirken reklam basliyor, 1,2,3 5 kadin milli takim reklami… Yani bu embesil sponsorlar bize ne demek istiyorlar acaba? Bosverin efeleri falan, siz kadin takimimizi tutuverin bi zahmet. Boyle mi? Degilse ne ola acaba? Ya birader sen kime neyi pazarliyorsun? Erkek macinda kadin takimi reklami niye yapilir? Manasi ne? Bir sponsor yok mu, erkeklerle reklam cekecek? Ayip degil mi bu cocuklara, herkesin yeri gonlumuzde ayri, kadinlarimiz canimiz da erkeklerimiz uvey evlat mi? Ziraat, Halk bankasi yoneticileri uyuyor mu? Utanc ve saygisizlik, baska hic bir sey degil. Zira bizler ne spor ne voleybol severiz, hersey yalan, hersey palavra, biz sadece kazanani severiz. Yarin kadinlar dunya 12.si olsun bak bakalim ne oluyor… Futbol macina 1,5 saat var, kaciniz kalkip seyredecek? Bu yalan ruzgari donemi sona erdiginde yemin billah 40 gun 40 gece kutlamazsam namerdim. YETER LAAAAN YETER… Doyduk tastik embesillige, hem de girtlagimiza kadar…