Potanın Perileri Avrupa Şampiyonası Çeyrek finalinde İtalya’ya uzatmalar sonunda 76-74 yenilmekten kurtulamadık. Maç boyu iyi mücadele etsek de maç sonunda hem sakatlıklar hem de kaçan serbest atışlarla elimize gelen yarı final fırsatını teptik. Normal süre sonunda saati vuran bir isabet bulsak da uzatmalarda aynı atışı değerlendiremedik. Sevgi Uzun 20 sayı, 4 ribaund, 5 asist, Teaira McCowan 16 sayı, 8 ribaundla oynadı.
Sıralama maçlarında elimizden gelen en iyi sırayı alıp Almanya ve Çekya’nın sıralamasına göre Dünya Kupası Elemelerine bilet almaya çalışacağız.
Maça İtalya iyi başladı. Tempolu hücumlarını iyi top dolaşımıyla etkili kullandılar. Biz ise fiziksel üstünlüğümüzü kullanıp bol bol McCowan’a topu indirdik. Dengeli bir oyun izlediğimzi çeyreğin devamında skor da ortaya geldi. İlk çeyrek sonunda 20-17 İtalya öndeydi.
İkinci çeyrekte çok daha iyi bir milli takım izledik. İlk 4 sayıyı potamızda gördükten sonra 15-4’lük müthiş bir seri yakaladık. ALperi bu bölümde müthiş iş yaparken İtalyanlar savunmamızı aşamadı. Sadece 11 sayı yediğimzi çeyrek sonunda 35-31 ile devre arasına gittik.
Üçüncü çeyrek başı müthiş bir tempoda başladı. İki taraf da topu iyi dolaştırırken kısa oyuncular üretimi sağladı. ÇEyreğin ikinci bölümünde McCowan’ı dinlendirdiğimiz bölümde bir anda durduk ve İtaya momentum yakaladı. Son çeyreğe gidilirken 50-50 eşitlik vardı.
Son çeyreğin başında çok iyi başladık ama Tilbe’nin sakatlığı canımızı sıktı. Çok kısa sürede 9-0 seri verip üstünlüğü kaybettik. McCowan’ı hatırlayıp tekrar üretimi sağlasak da savunmada kolay geçildik. Maç sonunda üst üste kaçan serbest atışlar ve çok şanssız top kayıplarıyla İtalya öne fırladı. 40 saniye kala Sevgi rakibin elinden çaldığı topla farkı 1 sayıya indirdi. Fark 3 sayıya tekrar çıkarken Sevgi çizgiye geldi ilk atışı kaçırıp ikinciyi soktu. İtalya 6 saniye kala topu sahamıdan oyuna sokarken dışarı attı. Sevgi kalan sürede müthiş bir basketle maçı 68-68 skoruyla uzatmaya götürdü.
Uzatmaları McCowan’sız oynamayı tercih ettik. İlk 2 dakika sayı gelmedi. Sevgi çizgiden ilk sayıları buldu. Gökşen’in isabetiyle yeniden öne geçtik. Cubaj üst üste 6 sayısını üretti İtalya’nın. Sevgi’nin serbest atışlarıyla skoru tekrar eşitledik. Zandalasini’nin çok zor basketiyle İtalya yeniden öne geçti. Maç topunu kullanamadık ve uzatma sonunda 76-74 mağlup olduk.




uzatmada amerikalı oyuncuyu kenarda unutan Ekrem Memnun a yazar
Abd li devsirme cok agir savunma yapamiyor.Oyun kurucularimiz vasat surekli top kaybi yapti.Sacma sapan oyun hocaninda taktik katkisi yok.Oyuncular gununde olursa dis atis yuzdesi yuksek olursa klasik Turk takimlari gibi mac kazanabiliyoruz
Çok kızgınım çok. FIBA hakemleri kararlarını vermiş dayak yiyen oyuncularımızı biçiyor, kenardaki ağır abi ağzını dahi açmıyor. GS’ın FB ile maçlarında ortalığı küfür kıyametle provoke etmekle ünlü bu zatın Avrupalı hakemlerden ödü kopuyor. 15 yıldır çömezi ile birlikte önceki iki milli kuşağı bozuk para gibi harcayan bu cimbombom taifesi eline verilen ve “ezeli rakibini” 5 yıldır Avrupa’nın tepesine çıkartan bu Sevgi, Alperi, Tilbe odaklı takımı da bozuk osmanlı akçesi gibi harcadı. Maç sonlarında insiyatif kullanmada yeteneksizliği hem Fransa hem de bu maçta bir kez daha tescillenen bu fiyasko antrenör oyuncularını dilleri dışarı sarkmadan – daha doğrusu kendileri işaret etmeden – değiştirmiyor. Takımını diri tutmak bir yana öldürüyor. Takviyeli Avrupa Şampiyonu FB’den başka bir şey olmayan bu milli takım lig beşinciliğinden yukarı çıkmaya mecali kalmamış GS’ın koçuna yardımcı koçuna, fizyosuna bilmemnesine teslim edilmiş. Basketbol derin devletinde milli kaygı yok, varsa yoksa kendi cenahlarının reklamı. Onların çömezi olan devlet TV’si de takımdaki tek GS’lının reklamı peşinde, Zandalasini’nin takım arkadaşıymış, vay be. Ülen Zandalisini takımdaki FB’lilerin takım arkadaşıydı da, FB’nin düzeyini tutturamadığı için uzaklaştırıldı, GS’a düştü. Orada da bir halta yaramadı, ne Türkiye’de ne de Avrupa’nın ikinci kupasında. Bu maçta sayenizde yeniden doğdu. Bizim takımın “belkemiği” değil bir tek bütün skorerleri FB’liler. TRT sunucusunun oynadıkları “takımı” yayın boyu sansür ettiği başrol oyuncuları. Türkiye’yi düşünen tutar Ömer Buharalı’yı başantrenör yapar staf’ın da çoğunluğunu Avrupa’nın en iyi kadın takımını kuran Fenerlilerden oluşturur. Sevgi’nin Alperi’nin Tilbe’nin yılboyu birlikte çalıştıkları insanlar bunlar değil mi ? Tutup da onları lig beşincisi kadroya teslim etmek fanatizmin milli ihanet halini almış şeklidir. Bunun daha hafif bir tanımı yoktur. Bu başantrenörün GS takımı yıllar önce balon gibi söndü, o da şansını erkek baskette aradı, GS’a gitti, Kosova’ya gitti, her yerde başarısızdı, getirip bulunmaz Hint kumaşı gibi tekrar kadın millinin başına koydular, o da bütün ekibi “saray çağdaş factoring” ile doldurdu. Cadillac’ın bagajjına tüp monte etsen bu kadar komik olamazsın. Sporun derin devleti kadın-erkek basketbol millilerini basketbolda bir halt olamayan GS’a, erkek voleybolu en pahalı ve en yabancılı kadroyu kurup fiyasko yaşayan GS başantrenörüne, kadın voleybolunu ise bizi iki yıldır paspas gibi silkeleyen İtalyanlardan oluşan (8 kişi) ve torpil-kayırmayla milli oyuncu değiştirebilen bir stafa teslim ettiler. Türk basketbolu ve voleybolunun milli takımlarının sorunu, bu branşlarda bir halt olamayan ama FB kıskançlığıyla debelenen bu aşağılık kompleksli cenahtan kurtulma sorunudur, bu cenah silkelenmeden milli başarı gelmez, fiyasko gelir.
Aşağılık kompleksi yine tavan… Milli maçta bile çukurda fanatizmden medet ummak… Susun da adam sansınlar ki mümkün değil…
McCowan savunması kötü olsa da uzatmada az da olsa oynamalıydı, koç tercih etmedi ama iki dakika sayı bulamadık oynasa belki bulurduk. Hakemler de kasti hatalar yaptılar o da başka bir gerçek. Yenilsek de tüm takımla gurur duyuyoruz…