Ömer Kutluay’ı bir kez daha U17 hazırlık turnuvasında izledik ve kafamızda soru işaretleri oluştu. Bu sefer oluşan soru işaretleri ama keyif verici şekilde. Çok uzun yıllardır altyapımızda böyle bir skorer görmemiş olmamız bizi heyecanlandırdı.
Ömer Kutluay’ın taşıdığı soyadı aslında bir lanet olabilir. Ne yaparsa yapsın babasıyla karşılaştırılacak hatta forma numarası seçmesi bile pek mümkün değil milli takımda otomatik olarak 10 numara ona veriliyor olabilir. İbrahim Kutluay’ı anlatmaya gerek olduğunu düşünmüyoruz Türk basketbol sisteminin yetiştirdiği en büyük kısa skorerimiz olabilir. Her seviyede rekabetçiliğiyle ve sahaya koyduklarıyla Türk basketbolu için bir ikon kendisi. Oğlu Ömer Kutluay ise bambaşka bir yoldan ilerliyor. Erken yaşta Real Madrid’in yolunu tutan Ömer’in sahada bize gösterdikleri babasından bile daha iyi olabilir.
NBA’e çok sayıda oyuncu yolladık ama henüz gerçek bir guard yollamadık. Babası İbrahim Kutluay ve Furkan Korkmaz guard olsa da daha çok skorer hatta üç numara pozisyonuna kayan oyunculardı. Ömer Kutluay ise safkan bir guard. Sayı atma becerisi belli ki babadan gelmiş ama oyunu okuma, takımı yönetme, dripling ve saha görüşü babasından çok daha ileride. Uzun yıllar boyu bir espri vardı İbrahim Kutluay topu soluna vurmadan kariyerini bitirdi ya vursaydı diye işte oğlu bunu yapabiliyor.
Topla maharetleri neredeyse sonsuz bir oyuncu Ömer Kutluay. Hatta o kadar iyi ki istediği organizasyonda hem sayı hem asist kralı olması işten bile değil diyebiliriz. Ay sonunda U17 milli takımımızın en önemli parçası olarak Dünya Şampiyonası’nda oynayacak. Onunla aynı anda Voleybol Kadın Milli takımı da VNL için sahada olacak. Orada 2009’lu oyuncularımız sahaya çıkıp ciddi süreler aldı.
Turnuva sonunda A Milli takımımızın İsviçre maçları var acaba Ömer bu kadroda olsa ne olurdu diye hayal kuruyoruz. Voleyboldan örnek alacağımız çok şey var ama Ömer en az o organizasyondan çıkanlar kadar değerli bir isim kariyerinin devamını büyük bir merakla takip ediyor olacağız.



