Beşiktaş ve Sırbistan Milli Takım Koçu Dusan Alimpijevic, Sırbistan kaynaklı Sportal’e açıklamalarda bulundu.
TÜRKİYE’DE FUTBOL BİR DİN
* Son üç yılda Beşiktaş’a geldiğim noktaya kıyasla organizasyonu inanılmaz bir seviyeye taşıdık. Türkiye, futbolun bir din olduğu, insanların futbolla ilgili her şeye büyük bir tutkuyla bağlandığı bir ülke. Evet, basketbol hiçbir zaman futbolun coşkusuna yaklaşamayacak ancak Fenerbahçe, Galatasaray ve benim Beşiktaş’ım, inanılmaz taraftar kitlelerine sahip. Kulübümüz için yaklaşık 20 milyonluk bir taraftar kitlesinden söz ediyoruz. Bir kulübün 20 milyon taraftarı olabileceğini anlamak bile benim için başlı başına inanılmazdı. Yaklaşık 7 milyon nüfuslu bir ülkeden geliyorum.
BEŞİKTAŞ’TA BASKETBOLUN POPÜLARİTESİ ARTTI
* Bir noktada basketbol, en azından benim kulübüm açısından, popülerlik bakımından futbolla neredeyse aynı seviyeye gelmiş olabilir. O dönemde futbol takımının sonuçlarının biraz daha zayıf olması da bizim lehimize oldu. Ancak bu coşkunun sayesinde, son derece güçlü bir lig olan Türkiye Ligi’nde önemli bir ikincilik elde ettik.
EFES’İ GERİDE BIRAKTIK
* Tarihi, tüm kupaları ve yaptıklarıyla birinci ya da ikinci sırada olmayı hak eden Anadolu Efes’i, son iki sezonda bir şekilde gerimizde bırakmayı başardık. Ve genel olarak Beşiktaş’taki coşku, EuroLeague takımı olan Efes’ten bile daha büyük hâle geldi.
İSTİKRARIN ÖDÜLÜ: EUROLEAGUE
* Şimdi üç yılda ortaya koyduğumuz istikrarın bir ödülü olarak Euroleague’deyiz. Hiç kimse EuroLeague’e tesadüfen çıkamaz ve kimse tesadüfen davet edilmez.
SEVİÇ DE ABARTILI, ÜZÜNTÜ DE…
* Nedenini gerçekten bilmiyorum ama bizim bölgeden gelen insanlar Türkiye’de gerçekten çok seviliyor. Türkiye’de spora karşı inanılmaz bir tutku var. Gerçekten inanılmaz. Bu yüzden her şeyi biraz abartmaya meyilliler. Sevinç varsa abartılı, üzüntü varsa abartılı… Türkiye’de yaşamak gerçekten tam anlamıyla bir duygu treni!
VLAHONİC BÜYÜK BİR YILDIZ
* Teknik ekibimin ve benim gelişimizden önce Beşiktaş, kümede kalma mücadelesi veriyordu. Ardından birden yarı finallere, finallere çıktık ve bu da insanlara bir sinyal verdi. Bizi desteklemeye başladılar; enerjimizi, duygumuzu ve çalışma şeklimizi sevdiler. Sonrasında da bu isim etrafındaki bütün o coşku ortaya çıktı. Dusan Vlahovic de büyük bir yıldız olarak aslında sadece bu süreci devam ettirdi. Vlahovic, kulübün zaten sürdürdüğü bu yaklaşımın bir devamı olacak.




Masal anlatma, eurolig’e hakkınla giremedin,
sen geldin ama belli bütçeyi şart koştun, senden öncekilerde öyle bütçe yoktu, futbol ancak geri kalmış ülkelerde din olur, sizin bölgeden de bir tek Boşnaklar sevilir, milletin gibi katillerin ve senin gibi spora,basketbola, sportmenliğe yakışmayacak ne varsa yapanın nesini sevelim?
Haaadi ordannn, nefretten beslenmek nedir? Bir de ağzıyla kuş tutsun ….
Irkçılık bir hastalık değil, bir davranış bozukluğudur. Tedavi olmanız değil, insanlık paydasına doğru biraz gelişmeniz yeterli olacaktır.
Olmayan aklınla abuk sabuk yorum yapma, ırkçılık yapan yok, sırplar katil değil mi, onbinlerce insanı katletmedi mi,
binlerce çocuk yetim,öksüz kalmadı mı, insanlık paydasından bahsedip de onlara niye laf edemiyorsun, be ey hangi millete, bayrağa hizmet ettiği,cinsi,cibiliyeti, kanı belirsiz, yabancı yalakası, uşağı şahıs ???
Yağcılık bir davranış bozukluğudur, iflah olmaz.
Söylenecek çok şey var o yüzden sen işini yap git kendi ülkende kendi vatandaşların üzerinden yorum yap. Spora politika karışmaz diye bir gereksiz laf var insanın canı yandığında daha da fazlası ile karıştırmak lazım. Kimse Srbrenitsa yı unutmamıştır.
Bu sene bunun nasıl kovulduğunu göreceksiniz çok sekti gol olma vakti ! Nasıldı o gazoz olma efsane ol.
Bu gazoz oldu ✅
Bütün finallerin ezelî mağduru, bi baltaya sap olamamış kasıntı bozuntusu dallama haklı, biz çok abartıyoruz, ne oramızı buramızı tutacak kadar kompleksliyiz ne de rakip Türk antrenörlerin bacılarına sövüp parmaklarını bükmesini taşıyoruz basketbola, ne de rakip Sırp antrenöre yağ döküp yanına işe aldırmayı biliyoruz, ne de Türk hakemlere saha ortasında artislik çekip Avrupa maçlarında Türksevmez hakemlerin önünde pısıp tırsmayı, ne de Euroleague yorgunu Efes’i saçma fikstürler-takvimler sayesinde geçip iki yıldır sonucu belli finallerde – gerçek finalist Efes’in lig ve kupa yarıfiinallerinde son saniyeye dek ecel terleri döktürdüğü -Fenerbahçe önüne konu mankeni gibi çıkıp, siilindir gibi ezildikten sonra “Efes’i geçtik” diye Balkan usülü “politika” yapmasını….. bunları malum ezikler-çirkefler ulusu kadar becerseydik abartmamış olurduk, makul olurduk. Ben de bunun sebebini bilemedim, niye bunları Sırboviçler becerir de biz beceremeyiz, amma yeteneksizmişiz yav arkadaş.
Türkiye’yi eleştirmek sana mı kaldı. Tek kariyerin olan Türkiye’yi ağzına alırken dikkat et. Türk düşmanı olduğunu herkes biliyor da bu kadar da açık etme