Metecan Birsen, Fenerbahçe BEKO’nun 4-1 kazandığı final serisinin en iyi 6. Adamı seçildi. Yukarı oynayan Türk takımlarında, önünüzde koçun tercih ettiği birkaç Türk de varsa, Türk oyuncu olarak işiniz çok zor. Tarık Biberovic ve Sertaç Şanlı sakatlanmamış olsa, Metecan büyük olasılıkla skor kopmadan oyuna giremeyecekti. Final serisini 19 dk, 8.8 sayı, 4.2 ribaundla oynarken, istatistiklere geçmeyen enerji ve istek tarafında da takımına çok önemli katkılar yaptı. Metecan çok yıllar önce A Milli Takıma seçilmiş ancak devamlılık sağlayamamıştı. Şimdi kendisini güçlü şekilde hatırlattı. Eurobasket kadromuzda sert bir 4 numaramız olduğunu biliyoruz.
Euroleague’de sadece iki maçta oyuna girip toplam 6 dakika süre alan, ligde çoğu maçta beklediği kadar oyunda kalamayan bir oyuncunun motivasyonunu kaybetmeden kendisini hazır tutması da ayrı bir konu…
Sonuç… Büyük takımda Türk olmak zor zenaat…




Çok doğru bir tespit ve yerinde bir yazı. Keşke bunu diğer yerli oyuncularımız içinde yayınlayabilseydiniz! Ama yine de olsun…. Hedefleri yüksek takımlarda (“takımlarımız” demeye bir türlü dilim varmıyor) Avrupa kıtasının yıldızları ve NBA artıkları içinde haksız ve adaletsiz rekabet ortamında ayakta durmaya çalışan cesur yüreklerimize buradan selam olsun. Kalbim sizinle❤️ hiddetim size havlucu diyen çapulculara😡
Ben kendim küçük bütçeli (hatta artık bütçesiz) bir takımın taraftarıyım. Ama burada haksız bir durum göremiyorum. Başarılı olmak isteyen takımlar, yerli yabancı bakmaksızın iyi oyuncuyu oynatıyor. İlla yerli oyuncu yetiştirilmek isteniyorsa, yetiştiren klübe iyi bir yetiştirme bedeli ve bonservis bedeli şartı gelmeli (kendi takımım için de bunu çok isterim, yetiştirdiğimiz her oyuncu neredeyse beleşe gittiği için oyuncu yetiştirmeyi bırakalı çok oldu?. Yoksa kimse yerli oyuncu kazanmaya uğraşmaz, yabancı kısıtlamasıyla ancak vasat yerli oyuncuların fiyatı çok artar.
İki nokta da ben ekleyeyim: Birincisi, isteseydi milli takımda tekrar “sırasının” gelmesini yıllarca beklemek yerine annesinin ülkesi İrlanda’nın banko millisi ve takımın başrol oyuncusu olur, hem basketbol için orada kaldıraç olur hem de yükselişe geçen tarihî hasımları, ezelî rakipleri ve komşuları İngiltere’ye (son yıllarda hızlı yükseliş halinde) karşı ülkesini rekabete sokar, gurur kaynağı olurdu. İkincisi, oynayabilmek uğruna Efes veya altyapısından yetiştiği Fener dışında her takıma gidebilir, havada kapılırdı. Vallahi ben olsam yapardım, özellikle birincisini. Demek ki benden daha büyük yürekli bir Fenerbahçeli’ymiş. “Aşkolsun sana çocuk” (Can Yücel)
Yürekle pek ilgisi yok. Başka kulüpte bu parayı alamayaz. Milli Takım konusunda da, İrlanda’da oynasa ne olur oynamasa ne olur. Orada vitrin yapamayacağını biliyor, bir de sakatlanma riski de var.
Senin için İrlanda’da oynasa ne oynamasa ne, eeee bir İrlandalı da gelse sana Fransa’dan 50 fark yiyen nafile Türk millide oynasa ne oynamasa ne dese ne diyeceksin ? (Hem de ülkesindeki Avrupa şampiyonun boykot ettiği bir sözde “milli” takımda !) Biz kimiz ki onu bunu küçümsüyoruz ? Düverioğlu pekala babasının ülkesi için oynuyor Asya turnuvalarında, takımdaki dünya ikincisi apoletli Türkleri tutmayan Obradoviç pek tutardı onu, ama başka kimse tutmadı Türkiye’de ve o da kendisi için doğru olanı yaptı. Her stilin ve tarzın bir yerlerde muhakkak müşterisi vardır, antrenör, ülke kulüp ve milli takım olarak. Ermal “Kurt” bile ileri yaşta tekrar “Ermal Kuço” oldu ve anavatanı Arnavutluk Milli Takımı için ter döktü, yanlış hatırlamıyorsam. (O devirlerde Arnavutlara-Boşnaklara “devşirme” diyen edepsizler kaplamamıştı ortalığı henüz)
Şöyle diyeceğim: Türkiye Milli Takımı, İrlanda’yla falan karşılaştırılamaz. 1993’ten beri her Avrupa Şampiyonası’na banko giden, Avrupa Şampiyonası’nda, Dünya Kupası’nda final oynamış, defalarca ilk 8’e girmiş, ayrıca yerel ligi Avrupa’nın en değerli 2.ligi, klüpleri defalarca Avrupa Kupası kazanmış. Metecan da bunları iyi bilir. O nedenle, İrlanda’ya falan bakmaz.
Öncelikle ödül için tebrikler. Metecan’ın durumu biraz da Sertaç’ın Efes’deki durumuna benziyor. Türk oyunculara yabancı oyunculara verilen kredi verilmiyor bunda talepleri bitmeyen, hep başarı isteyen yöneticilerin de payı çok. Türk oyuncular sakatlık harici ne yaparlarsa yapsınlar kadroya giremeyeceklerini bildikleri için şevkleri kırılıyor yöneticilerin biraz da idealist olup koçlardan Türk oyunculara eurolig’de süre vermelerini istemeleri gerek. Ondan sonra Türk oyuncu tembel mi isteksiz mi çok para mı istiyor görelim. Metecan’ı kendini her daim hazır tuttuğu için kutlamak gerek aslında profesyonelliğin gereğini yaptı da Türk oyuncuların figüran olarak görüldüğü yerde böyle motivasyona sahip olmak zor.
Cedi Efes yerine Panathinaikos secti diye cok elestirildi. Ama gelse buraya orada aldigi rolü alamazdi. Euroleague seviyesine alismasi sezonun yarisini aldi. Burada olsa birkac mac icinde kendisinden vazegcilirdi yedege düser 10 dakika ortalama falan tuttururdu. Su anki kadroda Cedi Efes’in en iyi oyuncusu olur fakat bu rol ona verilmezdi.
Ama takimlarimiz Türk oynatmiyor demeyelim. Yabancilara Türk pasaportu verince gayet de oynatiyorlar
Cedi Efes’den yetişme ve bu ülkenin çocuğu o yüzden alışması çok uzun sürmezdi süre de alırdı ama yine de bilinmez tabii.
Doğrudan seni yanıtlamak için değil, konuya farklı pencere açmak için yazıyorum: Cedi annesinin kenti Saraybosna’da büyüdü ve Efes onu genç yaşta alıp getirdi. Tarık’ın Fener’e gelişiyle hiç bir farkı yok. İkisi de “bu ülkenin çocuğu” ve aynı zamanda da doğup büyüdükleri ve basketbola başladıkları “anavatanlarının çocuğu”. “Nedense” “birileri” hep birinin “Türklüğünü” öbürünün ise “Boşnaklığını” öne çıkarmak için gayret gösterir. O kavramlar birbirini dışlamaz, problem gayretkeşlerin kendileri. Şampiyonluk sürecinde Fenerlilere sorup durdular ya, “kaç Türk oynatıyorsun EL’de” diye, Tarık EN AZ Cedi kadar bu ülkenin çocuğu ama onlar değil.
metecanı ödülü için tebrik ederim. kariyerine başlarken de 3-4 numaraydı şimdi de 3-4 numara. kariyerinin başındayken yaptığı hangi hareketin üzerine koyabildi. kendini ne kadar geliştirdi. mesela sırtı dönük oyununda ne kadar başarılı. en iyi dönemini djordjevic döneminde geçirdi. o dönemden bu döneme bakarsak oyununa ne ilave etti? savunmada sert mi kaldı ne yaptı? türk oyuncularda bu ne yazık ki böyle oluyor. ceza şutlarını kariyerinin başında yüzde kaç ile atıyordu şimdi yüzde kaç ile atıyor? nigel fenere geldiğinde bir rol oyuncusuydu. şimdi bir süper star. bu sadece aldığı süreyle açıklanamaz. olayın yabancı türk oyuncu ayrımı olduğunu düşünmüyorum. nba olan türkleri bir kenara bırakırsak, son 20 senede kaç tane türk oyuncu eurolig seviyesindeki yabancı takımlarda oynadı? cedi ömer faruk sertaç serkan erdoğan. onuralp ve furkan süre alamadılar. sporcularımızın bu konuda kendilerine daha çok yatırım yapmaları lazım.
Arda cim senin sözlerine bir atasözü ile destek atiym
“Adam adamdır olmasa da pulu,eşek eşektir olmasa da çulu.”
Euroleague seviyesinde veya şampiyon bir takımda oynayabilecek bit genç Türk oyuncu 17 18 yaşında kendini belli eder ve çok kısa sürelerde de olsa reaksiyon verir ve başarı gösterir.
Göstermiyorsa zaten o seviyenin oyuncusu değildir bu mevzuyu böyle yorumlamadigimiz icin boş oyunculara süreler verilmiyor gibi çözümden uzak bir tartışma konusu oluyor.
Süre verilmez alınır hadi hayırlı isler
Nigel buraya gelirken rol oyuncusu muydu komik misin? Ayrıca Serkan Erdoğan İspanya’da çok başarılı oldu süre alamadığını nereden çıkarıyorsun?
Turkiye Basketbol Federasyonunun Euroleaque takımlarının dümen suyuna girmesi Türk oyuncuların gelişmesini durdurmustur. Takımlarında süre alamayan yerli oyuncularımız kendilerini gelistiremiyor. Milli takımımız başarısız. Milli takım kalitesinde oyuncu yetişmiyor
En iyi örneklerden biri Metecan. 30 yaşına gelmiş, para için Fenerbahce’yi seçmiş, kenarda oturuyor. Final serisinde kendine şans verildiği zaman kalitesini gösterdi. Fenerbahce’de kalmaya devam ederse kendisine yine beni gözüküyor. İyi düşünerek karar vermeli.
Yerin de bir tesbit Türk oyuncuların yabancılardan daha zor
Hatda örnek verecek olursak Anadolu Efes’in Ergin Ataman yönetimi altında ne kadar Türk oyuncuların züre aldığıan bakmak lazım
Beni yanıtlayan Emre ve onu neredeyse tekrarlayan Cem Ergun her şeyi para endeksli gören ve herkesin de buna göre davrandığını sanan arkadaşlar. Bu onların ideolojisi olabilir, ama gerçekler çok daha başka. Paranın önemi sıfır değil, ama dünya da paradan ibaret değil. Sporcu da para için sporcu olmaz, parayı kazanmak uğruna bençte oturmaz, “havlu salllamaz”, bu sizin ideolojik takıntınız. Bunlar açlık çekmiyor, nereye gitseler para var onlara, bu genç insanlar mutlu olacakları ortam uğruna seçim yapıyorlar, sizin atladığınız kısım orası.
Bakın arkadaşlar türk oyuncuları öne çıkarmıyor diyorlar yabancı takımlarda oynayan türk oyuncular var spor beynelmildir milliyetçilik siyaset aklıyla düşünmeyelim