Cumhurbaşkanlığı Kupası Yine Fenerbahçe’nin (Ali Şiviloğlu)

- Reklam-

İSTATİSTİK

Bu sezon 39. kez düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kupası’nın şampiyonu, Beşiktaş’ı 72-59 mağlup eden Fenerbahçe Tarfin oldu! Fenerbahçe Tarfin bu kupaya toplamda 9. kez uzandı.

Wade Baldwin 13 ve Braxton Key 11 sayıyla Fenerbahçe Tarfin’e kupayı getiren isimler oldu.

Beşiktaş’ta Jaylen Nowell’in 13, Devon Dotson’un 9 sayılık katkıları galibiyet için yeterli olmadı.

İstanbul Ataköy’de Sinan Erdem Spor Salonu’nda oynanan mücadeleye Fenerabahçe Tarfin; Forrest, Horton-Tucker, Shields, Key, Sertaç beşiyle başlarken Beşiktaş; parkeye Doston, Wilbekin, Jeffries, Omoruyi, Zizic beşiyle çıktı.

Karşılaşmada ilk basketi Fenerbahçe Tarfin bulurken üçlükte Wilbekin’den cevap gecikmedi. İlk birkaç dakika parkede birbirine yakın 2 takım görsek de bu durum yaklaşık 3 dakika sürdü. Beşiktaş, özellikle 3:30 dakika geçtikten sonra Melli ve Onuralp’in oyuna girmesi maçtaki dengeleri altüst etti ki farkı yaratan oyuncu kesinlikle Melli oldu. Beşiktaş bu değişiklikten önce de zorlama bire birlere kalıyordu, savunmada miss matchlere kalıp çember yakınından kolay sayılar yiyordu ama hepsinin üzerinde bir problem baş gösterdi: Ribaunt. Fenerbahçe ne hücumda ne de savunmada rakibine ciddi manada top göstermedi. Sarı-lacivertli ekip iyi bir şut gününde olmasa bile kaçan topların çoğunu yeniden kazanarak ikinci hatta üçüncü hücum şansları elde etti. İspanyol pick and roll oyunlarında maden bulan Sertaç ve Melli farkı çift hanelere kadar yükseltti. Bir Beşiktaş hücumunda Melih, Jeffries’e top aldırmazken bir başka Beşiktaş hücumunda Brown’ın Gabriel’e akıllara zarar bir alley-oop pası denediğini gördük. İlk çeyreğin son bölümünde Metecan’ın pivot oynadığı kısa 5 deneyen Alimpijevic, bundan da bir yarar sağlayamadı. Beşiktaş ilk çeyreğin son hücumunda potayı dahi göremedi, ilk çeyrekten bitmiş bir maç görüntüsü var. (21-10)

İkinci çeyreğin henüz ilk dakikalarında Brown’dan gelen 3+1, Beşiktaş için bir kıvılcım olabilirdi belki ama sahada doğruları yapmaktan uzan olan bir takım 4 sayılık basket atsa da nafile. Fenerbahçe Tarfin’de şut yüzdesi de iyileşmeye başlayınca fark 15’e çıktı ve Alimpijevic 2. molasını aldı (34-19). Moladan Omoruyi üçlüğüyle döndü Beşiktaş ama Fenerbahçe oyunu faullerle rölantiye alırken farkı da korudu. THT, az kalsın kupa tarihinin en iyi smaçlarından birine imza attığı için salonun yarısını ayağa kaldırsa da topu çemberden geçiremedi. Özellikle Baldwin’in bireysel yeteneğinin ekmeğini fazlasıyla yiyerek skoru korudu Fenerbahçe Tarfin. İkinci çeyreğin ortasından itibaren Fenerbahçe tribününden sürekli şekilde ses bombaları patlatılması özellikle koç Jasikevicius ve kaptan Melih Mahmutoğlu’nun tepkisini çekerken bu sorunu çözmek için devreye takımın maskotu Yellow girdi. Beşiktaş’ta performans anlamında bir oyuncuyu öne çıkarmak oldukça güç olsa da iki yeni transfer Jaylen Nowell ve Eugene Omoruyi’nin diğer oyunculardan ayrıldığını söyleyebilirim. Oyunun iki yönünü de iyi bir satranç oyuncusu gibi okuyan Braxton Key, rahat bir baskete doğru giden Nowell’e müthiş bir blok vurdu. Fast break’te Baldwin ve Forrest arada 2 Beşiktaş oyuncusu olmasına rağmen uzun mesafeli bounce paslarla topu müthiş taşıyıp en son merkeze gelen Key ile buluşturarak kolay gözüken gayet zor bir baskete imza attı. Fark 19’a kadar çıkmış olmasına rağmen Beşiktaş taraftarı, takımını oyundan ve skordan bağımsız şekilde itmeye devam ediyor. Beşiktaş adına günü tek galibi onlar, burada bir yanlışlık var mı? Bence fazlasıyla. Soyunma odasına 46-27 Fenerbahçe üstünlüğüyle gidildi.

DaQuan Jeffries ile David DeJulius’ı karıştırırken birini yoksaymışım. Alimpijevic acaba neden DeJulius’u kadro dışında bıraktı, bana göre Beşiktaş’ın en iyi hamlesiydi sezon öncesinde. Tribünlerde oynanan maç ilk yarıda yakın ama Beşiktaş lehineydi. İkinci yarıda birkaç dakika oralı olmadım ama “Satır satır hece hece” sesleriyle tempo yapan bir Fenerbahçe tribünü vardı. Ses seviyesi kulağımı ağrıtınca ancak arkamı dönüp bakma gereği duydum: Hemen arkamda maçı takip eden Yellow kendinden geçmiş, bütün Fenerbahçe tribününü de kendinden geçirmişti. Benchteki Fenerbahçeli oyuncular daha noluyor diye yüzünü pota arkası tribününü çevirdi. Parkeye dönersek Fenerbahçe kontrolü kaybetmedi, Beşiktaş ise faul hakkını oldukça erken doldurmak durumunda kaldı. Parkedeki oyun bakımından son yılların rekabetten en uzak Fenerbahçe – Beşiktaş maçı oynanmaya devam etti. Beşiktaş hücumunda top Gabriel’in elinde patlamaya mahkum olunca orta mesafeden şuta gitti ve kaçırdı ama geriden gelen Nowell, put back smacı vurarak maçın en iyi hareketine imza attı. Arından gelen Berk’in üçlüğü ve sert bir savunma farkın 12’ye erimesini sağladı çeyreğin sonunda. (58-46)

Son çeyreğin başında Furkan 4. faulunu yaptı. İkinci yarıda Fenerbahçe Tarfin hücumda bocalarken farkın da 10’a düşmesiyle salonun hakimi yeniden Beşiktaş tribünleri oldu. Beşiktaş’ın savunmayı sertleştirmesi dengeleri bir süre bozdu kesinlikle. Fark tek haneye de indi ama uzun zaman sonra gelen organize Fenerbahçe Tarfin hücumu, Onuralp Bitim’in bomboş üçlüğü isabete çevirmesiyle neticelenince dengeler yeniden değişti. Furkan’ın ayağaı kaydı ve Horton-Tucker topu çalıp bomboş sayıya gidiyordu ki çalan faul düdüğü bunun önüne geçti. Karar tartışmaya açık ama THT’nin eli Furkan’ın yüzüne geliyor gibi. Avrupa’nın en iyi hedge savunmacılarından Melli, Furkan’ı tuzağına düşürmeyi başararak topu çaldı ve Furkan 5. faulunu sportmenliğe aykırı olarak yaparak maçı kendi adına sonlandırdı. Bir hücumda Gabriel, Key ile eşleşince Wilbekin mismatch muamelesi yapıp pas indirmeyi düşündü. Vazgeçmesi bugün aldığı en doğru kararlardan olabilir.
Son bölümde de Jaylen Nowell’in çabası sonucu değiştirmeye yetmeyince Fenerbahçe Tarfin, kupaya uzanan taraf oldu.

- Reklam-

3 YORUMLAR

  1. Beşiktaş’ın Euroleague seviyesinde bir oyun kurucuya ve bir pota altı uzun oyuncuya ihtiyacı olduğu çok açık.
    Ayrıca, Wilbekin ve Furkan Korkmaz Avrupa kadrosu için yetersiz gibi görünüyor.

  2. Bjk çok fazla dış şuta yöneldi veya Fb onları yöneltti ama Bjk’nin Fb yenilgilerine artık alışan koçu bunu düşünmeliydi, Fb gibi bir takıma böyle oynayarak maç kazanmak anca tesadüfi olur da daha sezon yeni başlıyor, Bjk yeni takım, bu kadroyla bilhassa eurolig’de işleri zor, Fb 9 transfer yaptı ama kilit oyuncular kaldı, üstüne de iyi ve tecrübeli oyuncular da eklendi ve müzeye bir kupa daha eklendi. Tebrikler iki takıma da. Son olarak aynı şirketin farklı takımlara sponsor olması doğru ve etik mi? Üstelik de bir fon ve yatırım şirketi, son günlerde isimlerini bolca duyuyoruz umarız bu şirketi de duymayız. Ve forma değiştirme skandalından ceza alan vasat bir kariyeri olan eski oyuncunun devlet kanalında yorumculuk yapabiliyor olması basketbolun ne halde olduğunun da göstergesi. Eskiden kendisi sanki çok iyi oyuncuymuş gibi Clyburn’u eleştirip, akıl vermesi de tam bir trajikomediydi.

  3. Leş gibi basketbal. Biri üst düzey 2 Eurolig takımı değilde; 2 tane orta seviye TBL takımının maçını izledik sanki. İzlerken gözlerimiz kan ağladı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler