Fenerbahçe, Larkin’le 2 Yıllık İmzalıyor

- Reklam-

Fenerbahçe Beko, Anadolu Efes‘ten Shane Larkin ile her konuda anlaşma sağladı. 2 yıllık sözleşmenin kısa sürede açıklanması bekleniyor.

6 sez<on giydiği Efes formasıyla iki EuroLeague şampiyonluğu yaşayan Larkin son sezon sakatlıkları nedeniyle EuroLeague’de 12 maça çıkabildi, 15.2 sayı, 2.3 ribaund ve 4.2 asist ortalamaları yakaladı.

- Reklam-

42 YORUMLAR

  1. Yanlış karar, 35 yaşına girecek ve eski formundan uzak, sakatlıklarla uğraşan bir oyuncuya 2 yıl için 5 milyon euro verip anlaşmak büyük risk. Onun yerine Ömer Faruk ile anlaşılsa daha iyi olurdu.

      • Haklısın da O da oturmak değil hem okumak hem de oynamak istiyordu o nedenle abd’ye gitti. Kalsaydı Obra’dan çok şeyler öğrenirdi ama gitmeyi tercih etti. 17,18 yaşındaki fiziksel ve mental haliyle şimdiki bir olmaz, bir de böyle bak ama saçma yorum dersen fikirlere saygısızlık edersin o da olmaz.

    • birisi 1 numara diğeri 5 numara birbiri yerine olacak değiller.
      ayrıca 37 yaşında mc collum u izlediysek bayıla bayıla, 33 yaşındaki larkine söz söylenemez.
      fenerbahçenin bulamadığı en önemli pozisyon 5 doğrusun. ama o da voıgtman tarzı kalın bir adam bulamadığı için. kalın 5 numaralar feneri zorluyor.

      • Hocam Mccollum son senelerinde ciddi sakatlıklar yaşamadı. 34 yaşında ve 2 sezondur doğru düzgün oynayamayan, sakatlık riski çok olan, eski günlerini aratan oyuncu yerine artık daha da tecrübelenmiş, fiziksel olarak irileşmiş ve Larkin’e göre daha genç olan Ömer daha uygun olurdu zira o tarz pivotlar az tabii Larkin gibi iyi guardlar da ama yukarda çekinceleri yazdım. Ha Larkin’in yanına Ömer de gelirse o zaman daha iyi tabii.

    • 33 yaşında ayrıca Efes geçen sene yanlış kullandı 38 dakika oynattı. Ömer Faruk guard değilki niye alsın saras savunması zayıf pozisyon problemi olan oyuncu almıyor

  2. McCollum ve De Colo’dan sonra onların etkisini hatta daha fazlasını verebilecek olabilecek en iyi veteran transfer. Eğer Fenerbahçe bu transferi bitirebilirse Derya Yannier’e şapka çıkarırım.

  3. Vooovvvvv bir haber… Bir yönü yıllardır başta İbo olmak üzere Larkin’i kişiliğine kadar üstelik milli takımda oynamasını da eleştirenler ve troller!(ki bunların omurgası belli bizi şaşırtmaz) Bir yönü çok uzun olmasa da Larkin ve Efes’in o efsane kadrosu ile basketbola dönen-ilgi duyan-seven jenerasyonun hayal kırıklığı!(benim oğlan da dahil) Bir yönü de basketbol!!! Sonuncuyu ilerde yazarız…

  4. Larkin sağlıklı kalırsa olumlu sonuçlanabilecek bir hamle gibi geliyor bana… FB’de Larkin’in sorumluluğu Efes’teki kadar olmayacaktır,zaten Baldwin ve Tucker gibi iki hücum gücü var fakat bu oyuncular gelişim kaydetmiş olsalar da çok çabuk kontrol dışına çıkabiliyorlar. Larkin onlarla iyi bir etkileşime girerse hem kendi rahat oynar(Baldwin’in Larkine saygı duyduğu biliniyor) hem de onların ve diğer oyuncuların performansına olumlu etkisi olur. Çok uzun seneler Euroleague’i domine etmiş olmasının da etkisiyle (Larkin etkisi) Larkin sahada olunca rakipler o bir şey oynamasa da daima bir tedirginlik hissediyorlar , bu da FB’nin ve diğer FB oyuncularının işine yarayacaktır. Soru işareti olan konular ise Larkin’in duygusal birisi olması sebebiyle pasif agresif tavırlarının yaratacağı sorunlar , sezon öncesi ve sezon içi kampları sevmemesi dolayısıyla geç form tutması ve sağlık durumunun katkı vermesine ne kadar izin vereceği olabilir. Saras’ın bu transferi istediği doğruysa ve Larkin Saras kafaca aynı frekansta olurlarsa sağlıklı bir Larkin Amerikanyaca tabiriyle Fb’de tekrar bir game changer ve championship contender olabilir sanki… Sonuç itibariyle benim çok sevdiğim çolak Devon Hall’u gönderip ne kadar yıpranmış olursa olsun bir Euroleague efsanesi getiriliyor ama tabi ak koyun kara koyun sezon başlayınca belli olacak.

    • Doğrudan analiz içeren ender yorumlardan biri tespitleriniz çok mantıklı, bir de Fenerbahçe bu transfere sadece bir oyuncu başarısı gözüyle bakmıyor. Geçen senenin transfer politikasının, takım yapısının değişeceği işaretleri verilmişti Derya Yannier tarafından şube tarafından. Özellikle Ömer Onanin kimleri getireceğiz göreceksiniz çıkışı vardı. Biraz da mesaj transferi olarak bakmak lazım. Bir de Saras özellikle istiyorsa, geçen seneden hak ettiği bir hediye, gecikmeli olsa da gelmiş oldu. Risk olabilir, bazen o risklere girmek lazım tutmama yüzdesi olsa bile, yapılan doğru hamleleri fazlalığı, saygı duymamiza doğrudan bir sebep bence.

  5. Şahsi olarak Larkin’den hazetmesem de, ve bu transfer bana garip gelse de ve Efes’ten götürdüklerine kızsam da (bir Fb’li olarak) , bir bildikleri vardır herhalde. Veteran oyuncuları hep severim De Colo, McCollum, çok şey kattılar. Bakalım göreceğiz.

  6. Efes efes olalı çok hatalar yaptı ama bu sefer ki öyle böyle değil . Avrupanın elit oyuncularından birini sırf oyuncuyu yönetemiyoruz diye en büyük rakibine vermek olacak iş değil . Kaç senedir leş kadrolarla harcadınız larkini . Görün nasıl damga vuracak her yere Larkin .

  7. Larkin fenere çok katkı verecektir yanında Baldwin ile , Efes başını taşlara vurmasın artık takımda misyonunu tamamlamıştı. 20 dk ortalama ile oynar sayı ve asist katkısı yapar, asıl önemlisi Ömer’in fenere gelmesini engelleyerek büyük bir iyilik yapmış olacak.

  8. Buralara yuregi yetmeyip kendi dikensiz gul bahcesinde bosluk ve hiclikte yankilanan yalanlar atamaya doyamayan ne dediyse tutmamis kopyala yapistirci ve onun zavalli avanesi sahipsiz, takimsiz kalmis olmalarindan mada son derece kararlilar. Illa o sinegi ezip zeytinyag yapacaklar!!! Ben bu zavallilara hemen bir istatistik vereyim; Baldwin asisti su an nba siteleri dahil 300.000.000 dan fazla izlenmeye ulasmis. Buyrun buradan yakalim. Yani bu zavallilar ordusu “ama basgan oyle demedi” diye kekelerken, bir zamanlar saksakci diye alay ettikleri Fenerbahce seyircisini “terorist” ilan etmeye calisirken, bir cok nba takimindan 10-15 fazla ama daha onemlisi cok daha sert bir ligde 88 mac oynamis takimi degil de raakibini madur ilan etmeye calisip hayal alemine yeni episodlar ekleyedursun Fenerbahce tum dunyayi kendine hayran birakmaya devam ediyor. Gelelim larkin’e. Su anki haliyle bence bir cop ama iki serh koyarim, 30+ dakika icin bir cop, 15-20 dakika icin bilemem. Ve Turk. Gecmisine saygi, yillik helalinden bi 750.000 euro eder. Fenerbahce de oynasin ister miyim? HAYIR. Ancak bu sorumlularin sorunu, benim degil. Bu isi Saras’tan daha iyi bilsem zaten siz trol parcaciklari burada Saras’la ugrasiyor olurdunuz!!! Bilene, bilgiye saygi bunu gerektirir. Unutmayin, kendi dikensiz gul bahcesinin basyalancisi da McCollum icin: “Yanina Efe Aydan’i da alalim” diyene “Muazzam yorum” demisti. O gunden bugune Allah icin bu konuda TEK KELIME EDEMEDI!!! Gecelim ve onlari onlarin sozleriyle guzeeelce bi tokatlayalim: “Bugune kadar TEK BIR DEGER YARATAMAYANLAR, TEK BIR TURK OYUNCU PARLATAMAYANLARDAN NE BEKLENIRDI KI? KENDI SALONUNU DEVLETIN ULUFE BAHSISI OLMADAN YAPMIS, KADINI ERKEGI ILE 5 EUROLEAGUE SAMPIYONU OLMUS, SARAS, YANNIER’I YENIDEN YARATMIS, NBA CEHENNEMINE HERHANGU BIR AMARİJAN KOLEJINDEN DAHA FAZLA OYUNCU YOLLAMIS BIR TAKIMI SARI LEBLEBI KADAR BEYINLERIYLE ELESTIRMEKTEN GAYRI… Sertmama adli arkadas bunlara cevabi vermis, biz de kendi dusturumuzla bitirelim; YINE, IT URUYECEK KERVAN YURUYECEK… Belki anlarsiniz sahipsiz trol parcaciklari sizi🤣😂😁😝💛💙

  9. Bir gerçeği görmek lazım Fenerbahçe Beko organizasyonu ile koçu ile staffi ile salonu ile cazibe noktası. Bakın futbol branşına 2 3 katı çekip oyuncuyu zor ikna edibiliyorken, oyuncuların bu atmosferde bulunmak için başarmak için gelişmek için Fenerbahçe’yi seçebiliyorlar. Once sponsor sonra salon sonra doğru koç seçimi sonra doğru staff seçimi artık ayaklarının üzerinde duran ve içinde bulunulması istenen bir organizasyon Fenerbahçe Beko sponsor değişse de bu durum çok değişmeyecek gibi. 90 lari hatırlayanlar bilir Volkan Aydın sezon öncesi Fenerbahçe ile anlaşmış sonrasında Efes’ten ayrılmak istememişti. Hatırladığım kadarıyla sözleşmesi vardı Fenerbahçe ile, ikna edilip haklarından vazgeçmişti klüp, oyuncu Efeste devam etmişti. Hatta limon satarım muhabbeti manşet olmuştu. O günlerden bugünlere nereden nereye, ama en önemli nokta şubenin kendini finansa edip borçsuz bir şekilde ya da çok az bir yükle bu çarkı dondurmesi. Belki de başka bir örneği yok bu kadar denk bütçe ile bu kadar başarı kazanılmasının. Ornek olmalı diğer branşlara diğer kulüplere; doğru yapı, doğru tercihler sürdürülebilir başarı gerçekten bravo demek lazım.

  10. Larkin’den Fener “uygun” şekilde, nispeten kısıtlı sürelerde yararlanır yararlanmasına da, fazla bir şey beklememeli, eski Larkin olacağına inanmayanlardanım, bu kadar masrafına değmezdi bence, hayırlısı olsun, Fenerbahçe’de bu işlerin hesabı-kitabı ince ince yapılır, bu hamleler bütçeyi sarsmaz, başkaları gibi. Şahsen ona sevgi ve saygı beslemiştim bu sezona kadar, saha duruşu parkede kaptanlığı, takımı çekip çevirmesi, hakemle rakiple uğraştığının görülmeyişiyle Fenerbahçe’ye yakışan tam bir centilmen, ama sakatlığının bu yıl biraz muammaya dönüşmesi, Kutluay ile kavgasında kendi camiasının bile kuşkulu davranıp arkasında durmaması dikkat çekti, FB belki onun için de gerekliydi, beyaz bir sayfa olarak, aynı süreci FB’de yaşamaz, zaten yaşattırmazlar, o da benzer bir tavra yeltenmeyecek kadar zekidir, ona kuşku yok. Yukarıda birisi haksız yere afaroz ettiğimiz pivotu çok yerinde olarak örnek vermiş, diğerleri de düşünmeden yanıtlar yapıştırmışlar. Birincisi birinin 1 birinin 5 olduğunu bilmeyen yok, konu o değil, onu yazan konuyu anlamamış. İkincisi, “FB’de oynamak istemedi” tam bir saçmalık, ne zaman oynatılmış ki, otur seyret diyorlardı adama, bilakis o FB’de oynamak istedi, FB onu oynatmak istemedi – hala da oynatmak istemiyor ki inatla almıyor su gibi ihtiyacı olduğu halde – adam oynatılmadığı için gitmişti. Kimileri de bahane olarak “teknik” veya fiziksel “yetersizliklerini” sıralıyor, – kalındı-inceydi feşmekân – o kadar bilgiçseniz arkadaşlar, şu zavallı Pananykos-GSW-Real Madrid yönetimlerine de akıl öğretin de böyle bir yetersiz adamın peşinde koşup durmasalar biçareler…. Efsane eski oyuncumuzun eleştirdiği adamı aldık diye akılcıklarısıra bizimle kafa yapmaya kalkışan ezikler güruhuna ise dokunmak istemiyorum bu defalık, çok dövüldüler, acımaya başladım.

  11. Obra gibi koçlar basketbolcu yetiştirmezler, çünkü o altyapı hocası değil. Obra çok iyi yetişmiş, basketbol aklı olan ve kişisel gelişimi için ısrarla bireysel antrenmanlar yapan profesyonellere gelişimleri için oyun aklı verirler, gelişimlerini tamamlarlar. Özel basketbolcuların düşük bütçeli Obra takımlarını tercih etmelerinin birinci nedeni de budur. Obra’ya Pana’yı çalıştırdığı dönemde bazı Yunan basketbolcularını takımın en önemli mevkilerinde oynattığını, FB’de ise Türk basketbolcuları aynı mevkilerde oynatmadığı hatırlatılıp, “neden” diye sorulduğunda, “Pana’da oynattığım Yunan basketbolcular Avrupa’da mevkilerinin en iyisi idiler, bu nedenle oynuyorlardı, Yunan oldukları için değil” yanıtını vermişti. Ömer Faruk’ta bu amaçla yetiştirilen bir basketbolcu idi. Bizzat Obra ilgileniyordu. Birçok Türk Basketbolcu gibi kişisel gelişimi için ağır bireysel antrenmanlardan kaçıyordu ve Euroleague ilk beşinden uzak bir yaşam sürüyordu. Kısa yolu seçti. Antrenman yapılmayan bireysel yetenek sergilenen Amerika’da başarı aradı. Bulamadı. Hep sıradan bir basketbolcu olarak kaldı. Pana’ya yedek uzun olarak geldi, Euroleague ilk beşi için değil ve Pana için çok ucuz bir fiyata. Zorunlu olmadıkça Ataman ona bu rol dışında bir rol de vermedi. Kadro açmak gerektiğinde de ilk ondan vazgeçmesi de bu nedenledir. Real Madrid ise onu transfer falan etmedi. Hiç uzunu kalmadığı ve o anda transfer edeceği kimseyi de (o fiyata) bulamayacağı için İspanya liginde kalan dört beş maç için sözleşme imzaladı ve elenince de sözleşmesini feshetti. FB onca yatırım yaptığı Ömer Faruk’u yatırımları heba edip Amerika’ya gitmesinden çok, hiçbir gelişim göstermediği için transfer etmeyecektir.

    • Obra, A takıma gelmiş oyuncuya ben dribbling vs öğretemem,onları altyapılarda iyi öğrenip öyle gelecekler derdi ama burada gördükleri tam tersiydi. Türk oyuncular için öncelikli hedef az zamanda çok para,gelişmek değil. Bunun için figüran olmaya razılar. Elin adamı sabah 6’da salonda idman yapıyor, evinde, uçakta hem bir şeyler kapabilmek hem de rakibi tanımak için maç izliyor, 20 yaşındaki Türk gence sabah 9’da bireysel idman var diyoruz abi çok erken uyanamam diyor. Bir başkasına öğlen gel diyoruz gitar kursum var diyor. Ağırlık kaldırın diyoruz sakatlanırız diye kaçįyorlar. Mesela Melih muazzam şutör ama 20 yılda o özelliğinin yanına ilave eklemeyi bırak doğru düzgün top süremiyor hala. Sertaç çok daha iyi yerlere gelebilecekken temaslı oyunu sevmediğinden fiziğini olması gerektiği gibi geliştirmedi, güçsüz kaldı, son yıllardaki sık sakatlanması da ondan. Şimdi işe milyon dolarlar saçan ncaa de girdi artık kimse genç oyuncu yetiştirmeyecek. Bunlar gerçek ancak altyapılarda koçların geçinememesi, torpil, rüşvet iddiaları,menajer yönetici dümenleri, yabancı parlatma merakı, onlar sayesinde kupalar kazanma hevesi, Türk oyuncuların şevkini kırma, hakkını yeme, çifte standart, haksız rekabet ortamı, paralarını ödememe, ilgisizlik gibi şeyler de gerçek…

    • Bu oyuncu daha çok gençken çok yatırıldı masaya, çok doğrandı. Şimdi o ayrılışı yüzünden doğranması yetmiyormuş gibi ilaveten bir değersizleştirme gayreti var. FB elindeki Kem Birch ve J. Metecan Birsen hakkında da çok sayıda olumsuz veri toplamak mümkün, şu sıralar değil ama yakın geçmişte onları da doğrayanlar vardı. Hatta Papayanni’yi gönderip Olimpos artığı Birch’ü getirdi diye Saras’ı çarmıha geren bile oldu. Pivotluk hassas mevki. Bazen maçta hiç onlara “servis” edilemez, çok verimsiz oluverirler, kolay sakatlanırlar (onun için “stoğun” sağlam olacak bu mevkide). Jan Vesely eskisi kadar iyi değil meselâ, ama Barça vazgeçmedi. Bir de bizim milletçe adam harcama (başarı cezalandırma) huyumuz malum, 2.13’lük olacak birini bulup da basketbol öğretmek kolaymış gibi. Adamı NBA alıyor, NCAA alıyor, milli oluyor, g-Ligi alıyor, EL en pahalı takımı alıyor, Real Madrid de alıyor, içinde yetiştiği son EL şampiyonu ise almamak için bin dereden su getiriyor. Bu kadar popüler bir piyasası olan bir oyuncuyu – başka hiçbir Türk oyuncunun olmadığı kadar dünyanın en önde gelenlerinin peşinde olduğu oyuncuyu – siz zamanında kara çalanlar kara çalışlarınızı haklı çıkarmak uğruna yeni yeni saldırılara girişiyorsunuz ama bu onun değerini kaybettirmiyor, tersine sizin hakkınınızdaki soru işaretlerini büyütüyor. Neyin peşinde olduğunuzu anlamak mümkün değil. O gittikteen sonra o pozisyona gelenlerin tüm
      ünü alt alta toplasan onun kadar belki anca eder. Hangisi hem GSW hem Rela Madrid hem Pana hem Türk Milli Takımında oynamış aynı sezon içinde ? Var mı böyle bir rekor ? Yok çalışmamış yok Pana’ya ucuza gelmiş miş miş de mişmiş. Hem çalışmamış hem de Fenerbahçe hariç bütün dünya piyasasını peşinde koşturuyor, o zaman bu bir uzaylı. Göreceğim Birch giderken getirilen uzunu…Birch’ünü de gördük Papayannisisni de zaten. Kimler neler indiriyor cebe bu nafile transferlerden, ben işin orasındayım. Basketbol alemimizdeki simsar tahakkümünden an az etkilenen, Türklere en çok yer veren, yetiştiren veya geliştiren Fenerbahçe olsa da bu tahakkümden zaman zaman nasibini almıştır, taze dünya ikincisi Semih-Oğuz kenara oturtulmuş, yerlerine yarıları kapasitede adamlar oynatılmış, gelmek için telefon eden GS kaptanına “gel” denmiş, bu şöhret iki yıl parkeye sokulmadan onun yerine vasat guardlar transfer edilip oynatılmış, taze EL şampiyonluğu sömürülmüştür. Bu defterleri açarım (hatırladıkça kızarım hâla) yeniden transfer zamanı gelince, Faruk (göbek adını kullanmam ben, “yeni Türkiye’de” “ideolojik” nedenle moda oldu sporcuların göbek adını kullanmak) yerine yaz transferinde getirilen uzunda kimler neler kazandı, FB ne kazanacak ? Bir de Obra da Obra. Sırbiya’da bile azaldı hayranları, müptezel manyaktan başka iş veren de çıkmadı, ama bu ülkede hala tapanları var. FB’ye gelene kadar sistemiyle her gittiği yerde ortalama 2 yılda bir şampiyonluk getiren adam FB’de 8 yılda bir şampiyonluk getirebildi. 2017 öncesi ve sonrası adam getirip götürmekle uğraştı. Dünya ikicisi apoletli Semih ve Oğuz’u kenara koyup yerine getirdiği Kleiza ve bir Hırvat’ı oynattı, oyuncularımız ve sezonlarımızı harcadı. Melih Bobby ile birlikte milli takımın en skoreriydi, kenara çaktırıldı. Sinan Güler “peki, gel” diye aldatıldı, kenara yapıştırıldı. Yerine vasat Fransız transfer ettirildi. 2018 şampiyonluğu onun getirip oynattıkları yüzünden kaçtı. Barış Hersek oynatılmıyordu, 2 yıllık sözleşme öneridi, zavallım inandı, kaldı ve öldürüldü, bütün bunları gören Faruk aptal mı, kendisine otur seyret diyene inanacaktı ? Zincirlerini kırdı, tabularınızı yıktı, simsar aleminin tekerine çomak soktu, hıncınız ondan. Obra ancak – “bizi dünya ikinciliğne çıkaran” Tanjeviç ile kıyaslanabilir, getirip-götürdüklerin bilançoları anlamında. Bir de – AŞAĞIDA BURAYA YANITTA – Türk basketbolcuları hakkında Obra’nın hakaret seviyesinde tembel iftirasına hala inanabilen – hızını da alamayıp Melih’e Sertaç’a çamur atan türden arkadaşlara sormak isterim: Türkler, güreşçi balerin bilim insanı kick boxçu buz patencisi boksör koşucu atlamacı atıcı voleybolcu okçu yüzücü vb vb vb olunca çalışkan oluyor da şu basketbol potası nasıl oluyor da bu kadar çok sayıda tembel Türk’ü mıknatıs gibi tek başına topluyor, basketbol tembellerin sporu mu yoksa hem Türk hem tembel olunca mı basketbolcu olunuyor, şunu bir türlü izah edemediniz gitti.

      • Sanırım bu yorumunuzda beni eleştirmeye çalışıyorsunuz, zor da olsa anlaşılıyor. Fakat yazdıklarınız kendi içinde vahim çelişkilerle, basketbol hataları ile dolu ve bu hal eleştirinize yanıt vermeyi güçleştiriyor. Öncelikle bahsettiğiniz o NBA takımı hangisi yazabilir misiniz, Ömer Faruk’un bir sezon boyunca sürekli kadrosunda yer bulduğu ve başarılı olduğu… Pana’nın transfer etmesinin nedeni uzun olması ve Pana’nın uzun rotasyonunda ucuz bir sakatlık yedeği seçeneği olması… Real Madrit açısından ise transferin kapalı olduğu bir dönemde (sadece Amerika’dan transfer olanaklı) üç dört maç için ucuz bir seçenek… Milli Takım, uzun seçeneği mi var, olanı alıyorlar zaten… Bu simsar takıntınız nereden geliyor anlamadım. Yabancı basını da izlemiyorsunuz sanırım, Obra’ya kaç takımın teklifte bulunduğunu, hatta neredeyse teklifte bulunmayan takım sayısının bulunanların azı olduğunu bilirdiniz ve böyle haksızlık etmezdiniz. Bir habere göre Obra Pana’dan yıllık 5.000.000 dolar alacak. Avrupa’da kimsenin alamadığı bir rakam. Ataman’ın beş katı yani. Sanırım bu etken olmuştur, diğer önemli etken de kadroda takım olmaya dönük bir revizyon ile Obra’nın çok istediği 10. şampiyonluğu kazanmasını sağlayacak kadroya sahip olması. Obra’ya Sırbistan’da ilginin azaldığını yazmışsınız. Mozzat Sport okumanızı tavsiye ederim. O zaman ilginin ne kadar yüksek olduğunu görürsünüz. Hatta Obra için yazılmış bir makale var, tarihi bir kahraman betimlemesi ile Avrupa’da hangi kente gitse aynı yoğunlukta ilgi gördüğünü anlatan bir makale…

        • Daha da uzatmak istemiyorum, her ikimizin de yazdıkları ortada, ikisini de okuyan karşılaştırır, değerlendirir. Sizden yola çıktım, yazdıklarınızda yalnız değilsiniz, çok var halâ sizin gibi düşünen, sizden yola çıkarak hem sizin hem de siz yazmamış da olsanız başkalarının defalarca tekrarlamış olduğu şeyleri birarada yanıtladım. Özellikle Faruk’un transfer nedenleri konusunda ise şunu eklemekten kaçınamayacağım: Her transfer böyledir, hepsinin böyle özel nedenleri vardır, olmayanı yoktur. Aranan özel koşulu karşılarsan transfer olursun, o kadar basit. Bunu özel bir durummuş gibi masaya yatırmak değersizleştirme gayretidir. Simsarlık ise bir sembol, itham değil, simsarların gerekçelerini, öbür nafile transferleri övenler tekrarlayınca simsar sesi çıkmış oluyor doğal olarak. (sadece transfer aylarında burada gözüken, ayar ve öğüt veren, gönderilenlere arkalarından sallayan başka bazı imzalar ayrı, onlar ta kendileri)

  12. Larkin’e ayrı bir paragraf açmak gerekir. Avrupa basketbolunda gelmiş geçmiş en özel guard’dan bahsediyoruz. Euroleague’nin 25 yıl basketbolcularından biri. O bir playmaker, müthiş bir şutör. Efes’in iki yıl üst üste Eeuroleague şampiyonu olmasını sağlayan üç kişiden biri. (Bu arada İbrahim Kutluay’ın geçen yılki eleştirisini biraz sert bulmakla birlikte haklı görüyorum – hala -) Ataman da ilk yılında Larkin’i beğenmemiş, hatta göndermek istemişti. Larkin yıllarca NBA’a dönmek için uğraştı ve bu nedenle sezon öncesi çalışmaların tamamını boş geçirdi. Fakat döndükten sonra kısa zamanda form tuttu ve Efes’i Efes yapan basketbolcu oldu. Şimdi eğer bu haber doğruysa, FB’ye transfer oluyorsa ve bunun için cebinden de Efes’e 400.000 dolar tazminat ödüyor ve garanti sözleşmesindeki rakamın neredeyse yarısına sözleşme imzalıyorsa, Efes’le olan tüm bağları kopmuş demektir. FB açısından bu Dünya’daki en değerli kumardır, Avrupa’daki bütün takımlar bu kumarı oynar. Kendisine iyi bakarsa, Sarar’ın ona özel sürelerde ve zamanlarda sahaya süreceği Larkin (sağlıklı kalması koşuluyla) FB’ye üçüncü şampiyonluğunu getirebilir. Bu kumarın en kötü sonucu ne olabilir, Larkin sakatlanır ve rotasyon dışı kalır. FB’nin bu yıl 7 kişilik rotasyonla Final Four yaptığını unutmayalım lütfen. FB’nin bu yılki transferleri akıl dolu transferler. Gözden uzak çok değerli basketbolcuları son derece ucuz paralarla transfer ediyorlar. Düşünceme göre bütçede yer açıyorlar. Bu yaklaşım çok değerli hamlelere gebe gibi görünüyor. Üstelik de geçen yılki kadrodan daha güvenilir bir kadroyu şimdiden kurmuş görünüyorlar. Uzun hamlelerini beklemek gerekir. O da tamamlandığında gerçekten ligin en iyi takımını çok düşük bir bütçe ile kuruyor olabilirler.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler