Salı, Şubat 27, 2024
spot_img

Fenerbahçe ve Efes’e Kötü Haber

Fenerbahçe ve Efes oyuncuları Scottie Wilbekin ve Shane Larkin artık Türk oyuncu statüsünde oynayamayacak. Tahkim Kurulu, Shane Larkin ve Scottie Wilbekin’in TBF Disiplin Kurulu’nun verdiği ceza ve TBF Yönetim Kurulu’nun bu ceza sonucu Türk lisanslarının iptali kararına itirazını reddetti.

Eğer oyuncular Tahkim’in bu kararına itiraz etmezlerse ligde yabancı statüsünde oynayacakları kesinleşecek. Gerek Shane Larkin’in, gerekse Scottie Wilbekin’in sunacağı farklı bir belge olmadığı karara itiraz etmeleri beklenmiyor. Bu durumda Larkin Efes’te, Wilbekin Fenerbahçe’de yabancı lisansı ile oynayabilecek.

14 YORUMLAR

  1. Vatana millete hayırlı olsun… O kadar boş konuşana da sağlık olsun… Hido ilk kez kendi iradesiyle bir iş yaptı onu da doğru mu yaptı yanlış mı bilmem ama hem eline yüzüne bulaştırdı hem de iş işten geçtikten sonra yaptı…

  2. Ne var bunda anlayamadim? Turk Basketbolu kaybetti ataman kazandi iste. milli takimin gelmis gecmis en kotu antrenoru hesap vermeden, konusmadan pacayi siyirdi. Bir arkadas yaziyordu devletin el attigi iki spor dali var: birisi futbol oteki basketbol ikisi de yerlerde surunuyor, ama asil sorun su ki malesef basketbol daha coook uzun sureler surnmeye devam edecek.

  3. TC km²’si adlı arkadaş, sen ve senin gibiler Tbf’nin tuzağına düşüp, Ataman’a sallarken (Sazanizm), ben kısaca şöyle yazdım; Kaybeden; Larkin… Prosedürü neredeyse yerine getirip yine de yaranamayan!!! Kazanan;Cedi Osman…Kimse onu konuşmuyor., tek eleştiren Ataman!!! Kaybederken Kazanan; Wilbekin… Adam gelmeyen deyip üstüne hiçbir prosedürü yerine getirmedi yani kaybediyordu kiiiiiii!!! sözünde durdu ve gelmeyerek, Fb tarihinde ilk kez bir çalışanı olarak kıvırmadı, eğilmedi,bükülmedi ve tükürüğünü yalamadı verdiği sözün arkasında durdu.Dolayısıyla Kulüp tarihe geçti (kazandı) deyu yazmıştım… Hadi siz gidin Alimpijeviç’in laflarını sindirin…Sonra yine konuşuruz…

    • Bu sinekten bile Fenerbahçe’nin geçmişine sövecek yağı çıkarttığına göre senin Fenerbahçe ile tarif edilemeyecek kadar acı anılarının olduğu kesin olarak meydana çıktı.

  4. Türk kimliği verildi herhalde bu oyunculara kimlik verdiysen milli takimda oynattıysan lisansı neye göre iptal edebiliyorsun milli takima gelmedilerse bunlarin cezai islemi artık milli takıma almayarak cezalandırırsin.

  5. Arkadas cia uzmanı falan galiba, sifreli konusuyor. Sanirim bana bir seyler söylemeye calismis. Dörduncu satira geldigimde ON tane yalan vardi, gerisini okuyamadim, kusura bakmasin…

    • Ya arkadaşlar bunların hepsi ataman denen şeytanın oyunu güzelim ülkemiz kesmemiş olacakki düşmanımız Yunan isyana gitti iyide etti kendine layık olan yere gitti inşallah birdahada dönüşü olmaz bu çockukları hiç suçuyok bu çocukların kariyeriyle oynadılar yazık

  6. En basit yalan: Alimpijevic bir sirp, ama efes’in yillardir yapamadigini yapti ve Onuralp’i Chicago Bulls’a yolladi. Dun oynadigi macta ise Turk oyuncularini parlatarak bir zafer kazandi. Ne soylediginden kime ne? Ayinesi istir kisinin lafa bakilmaz, Tabi malesef bu ulkede yapana degil konusana deger verildigi icin biz o sirplara daha cok bel baglariz. Milli Takim antrenoru Turk oyunculari azarlar, malesef sirp yapar. Aradaki fark basit, biri en buyuk bir kac yildizindan yoksun dunya ikincisi, ne ironi ama… Ee; ne de olsa burasi Turkiye, olani bosverelim, daldaki maymun daha ilginc.

  7. FB ve Efes’teki sorun haberinin altına BJK’da antrenörlüğe başlayan ve laf yumurtlayıp çıngar çıkartarak manşete giren bir kasıntıya övgüler çıkmış. Birincisi oyuncuyu paketleyip Amerika’ya göndermek marifet mi ? Obra’nın takımı gibi Sırp dolu değil ki, 2015’te F4 ayakta kalan ve sayı yükünü omuzlayan – üstelik daha önce NBA’ye gitmiş tek – oyuncu olan Semih dururken o iki maçta dökülen vatandaşı “evladını” pazarlama ustalığı ile NBA’ye okutan, veya Faruk’u bençe prangalayıp Bogdan’ı özel olarak NBA amaçlı semirten Obra’nın takımı gibi Sırp dolu değildi onun takımı. Gönderecek Sırp yokken niye Türk’ün önünü kesecekti ? Ve ilerletemediği o kulüpten ayrılıyordu – doğrusu kaçıyordu, Onuralp’e gereksinimi kalmamıştı. Bu oyuncu ayrıca defans yapar mı, yapmayı bilir mi ? Niye öğrenmemiş, kim öğretmemiş ? Attıklarını takım aynen yedikçe “bütçe” fazla mı veriyor açık mı ? Kulübünü nereye “getirdi”, içerde veya dışarda ? Kaçıncı ? Milli takımın elendiği Hırvat maçında niye sapır sapır dökülüyor, NBA’den gelenlerle birlikte ? O maçta kendi kulübünde yedek bekleyen Şehmus – ki o bile kötüydü o gün herkes gibi – kadar bile olamıyor, mesela ? Geçtim oraya gittiğinde milli takıma veya Türk basketboluna hiçbir fayda getiremeyeceğini – orada yedekte bekleyip oyuna kısa sürelerle girip çıkacak olmasının bize imaj olarak bile bir getiri sağlamayacağı, halen orada oynamaktakilerin sağlamadığı gibi ortada değil mi ? Mehmet Okur gibi şampiyon takımda başrol oyuncusu olmadıktan veya o düzeylere hiçolmazsa yaklaşmadıktan sonra havamız bile olamazlar. Daha da kötüsü, – Okur da dahil – oraya gidip de dönmemiş olanlar ve dönmeme niyetiyle gidenler – kalanlar bizler için “basketbola veda etmiş” kategorisindedir, onlardan milli takımda da bir cacık olmadı şimdiye dek.

    • Beyin akli irkcilikta, tek derdi o, spor, sevgi falan kuyruklu yalan. Kime ne nba’dan, cevap ver efes onu kac dakika oynatti? ataman Milli Takimda onu kac dakika oynatti? Ona ne kadar guvendi? Hirvat macinda Sehmus’a kotu diyen zihniyetin nesine inanalim? macta tek ayakta kalan oyuncuyu begenmemismis… Sehmus hirvat macini 16 sayi, 5 rebound, 2 asist, 3 top calma ile bitirmis… ayrica yerden yere atlayarak verdiği caba ve efor da cabasi. voleybol palavralari yetmedi simdi sira baskete gelmis. Bogdanovic’i semirtmismis!!! nba dahil herkes aptal bir kendisi akilli, milwaukee onu alamadigi icin pisman, hak eden semirtilir zaten o da performansiyla bunu yillardir ispatliyor. Sana Vargas’i bir sirp olan Terzic buldu, getirip hediye etti. 2023 yilinda dusmanlik yapalim, irkcilik yapalim, haydi herkes birbirine dusmanlik yapsin dokelim etegimizdeki taslari: mesela polonyalilar almanlara saldirsin, mesela biz yunanlilara dusman kere dusman kesilelim ne olacak, kime ne yarar saglayacak. Burasi cenk meydani mi? Obra 2002 yilinda Kinder Bologna-Panathinaikos macinda kimi oynatti acaba? İbrahim Kutluay. Bu irkciligin nedeni ne? Efes sampiyon olurken sirp sorunu yoktu da simdi mi var? mesela Eda’yi hangi yabanci bench’te oturtabildi bugune kadar? Bir coach oyuncunun pasaportuna bakmaz, bakamaz. Burada bir sey olmasa bile ulkesinde onu yasatmazlar. Irkcilik dunyayi atese verdi, 80 milyon sucsuz insan hayatini kaybetti, gecmisten hic mi ders alinmayacak? Ayrica herkes Fenerbahce’ye laf soylerken ayagini denk alsin, haddini bilsin… Bu kulup 1923 yilinda haftalarca ingilizler tarafindan isgal edilirken gazetede bir ilan vardi: “Gardler Muhteliti Türk kulüplerine meydan okuyor. Galibine, Başkumandanın adını taşıyan büyük bir kupa verilecek bu maça Türk kulüpleri diledikleri gibi takviye de alabilirler.” Fenerbahce’nin cevabi: “Fenerbahçe Kulübü yalnız kendi kadrosuyla bu maçı şartsız olarak kabul eder.” ve 11 TURK oyuncuyla neredeyse ingiliz milli takimini yenip tarihe gecer. Tarihini bilmeyen gelecegini de bilemez. Buralarda irkcilik yapip uydurulmus ezberlerle atip tutulmaz. sporu severmis… spor birlestirir, ayirmaz, irkciliga karsi herkes dunyada savas verirken burada atesle oyun oynaniyor. Bu yolun sonu karanliktir, cikisi yoktur. Insanlik bunun acisini agir bir sekilde odedi. Her sey bir kucuk kivilcimla baslar, kendine gel, sagda solda orada burada IRKCILIK YAPMA… Nicola Tesla bir sirp’ti kullanma elektrigi o zaman. KONU BASKET, BURADA SPOR OLMALI DUSMANLIK DEGIL.

      • Neresinden tutacaksın bu safsata yığınını şimdi ? Sonradan görme yorumcu basketbol voleybol siteleri keşfetmiş de buraların bunca zamandır okuyucularına insanlık ve spor dersi verecek. Dünyayı göz ameliyatı için toplayan ülkenin insanlarını kendi hayran olduğu ülkeye göz muayenesi için davet edecek kadar yabancısever olabilirsin, serbest. Ama Fenerbahçe tarihi anlatmak ve övmek senin gibilere kalmadı, orada dur bakalım, o tarih ve anlatmaya çalıştığın 1923 yılı maçları senin ırkçılık bağırışlarını yerle bir eder, yukarıda bunları savunanlara “ırkçı” diye giydirip yabancı goygoyculuğu yap, aşağıda tersini. Senin kafan karmakarışık. Umarım daha beter bir durumun yoktur. Irkçılık suçlaması senin gibi yabancı hayranlarının bizlere attığı bir çamur. Ama anlattığı 1923’lerle kendi kendini yalanlayanını ilk görüyorum..Bu sitelerle ilgin olsaydı o değinmeye çalıştığın işgal günlerindeki tarihi kimin anlattığını da bilir, böyle gülünç olmazdın. Neyse bunlara çok zıt bir şekilde Şehmus, Vargas, Obra, Terziç diye aklına geleni dizip saçmalamışsın. 1- Şehmus, Hırvat maçındaki oyunundan da daha iyi oynardı eskiden, – belli ki sen bilmiyorsun – o maçta takımın en “iyisi” idi bir anlamda, çünkü gerçekte “en az kötüsü” ydü. Bunu ben de istatistikle yorumluyorum, çünkü ilk yarı bitmeden senin bahsettiğin voleybolun milli takım maçına çevirdim, zaten basket maçının nasıl biteceği belli olmuştu. Yarıya gelmeden bıraktığımı da taa o zamandan yazdım, sen bu sitenin farkında bile değilken, yerinde duruyor, gir bak,öğren. 2- Onuralp süre aldı diye o kasıntı antrenöre teşekkür edecek değiliz. O antrenör “ekmeğini yediği” Onuralp sayesinde kendini bir yerlere geldi sanıyor desek doğrusu olur. Gelip geleceği yer BJK oldu, Bursa’dan da kaçtı çünkü her bakımdan “tıkanmıştı”. (Ayrıca Onuralp savunmada niye bu kadar eksik, sorumlusu kim ?) Aynı şey Onuralp gibi eski devirdeki Kutluay için de geçerli. Ama o antrenör Türkiye’de başka ve “özel” bir proje uyguladı. Bu burada fasiküller dolusu yazıldı, tartışıldı. Tekrarlamaya niyetim yok. “Basketbolun yakın tarihinde” yerini aldı o olaylar, basketfaul de arşivinden kaldırmıyor zaten, aç bak, dersini çalış adam gibi öyle gel, yok “palavraymış” yok “ırkçılıkmış” diye uzun uzun zırvalayacağına. 3- Voleybol branşı Türkiye’de kendi konusunda dünyayı en iyi izleyen merkezdir, Türk voleybolu Vargas’ı, Meliha Diken’i (Smailoviç), Boskoviç’i çocuk yaşlarda kendi ülkelerinden alıp kendi kulüplerinde (FB-İlbank-Eczacı) yetiştirmiştir. Senin hayran olduğun basketbol ve voleybol antrenörlerinin ülkesi, voleybol kadınlardaki dünya şampiyonluğunu Boskoviç’e yıllaca düzgün vurmasını ve – hiç bilmediği – savunmayı Eczacıbaşı öğrettiği için kazandı, Fener de aynı durumdaki Vargas üzerine 5 yıl çalıştı da onu bu hale getirdik, bu kez kendi milli takımımız yedi kaymağı. Erkeklerde de FB bir Nijeryalı genç getirmişti ama herşeye para diye bakan ve Arda Güler’i bile ellere veren bu yönetim onu İtalya’ya kiraladı, şimdi İtalya-Rusya kapışıyor. O branşta senin bilmediğin böyle şeyler var, kimse Sırp antrenöre demedi “git bize Küba’dan oyuncu bul” diye. Bilakis o oyuncuyu Sırp yapmaya çalıştı da ona kaptırmadık. Ayrıca o antrenör Fenerbahçe’yi yıllarca Sırp Milli Takımının arka bahçesine çevirdi. Kendi ülkesi milli takımından ayrılıp Rusya’nın başına geçince aynı şeyi Rusya için yapmaya çalıştı, Lazareva’yı Meryem yerine oynattı durdu. Bunları Hollanda’yı çalıştırırken Gui Vakıf’ta yaptı. Erkeklerde Arkas’ta Hoag Kanada hesabına yaptı. Basketbolda da Obra FB’de yaptı. Her gittiği kulüpte yöneticilere kurdurduğu kadrolarla ortalama iki yılda bir Avr. Şampiyonu olan coach burada sekiz yılda 1 yaptı, geri kalan yıllar bençte oturtulan mesela ilk yıllar dünya ikincisi apoletli Türk oyuncular parkede onun simsarıyla getirttiği transferlerinin saçmalayışlarını izleyip durdular. Biz de. (İlerleyen yıllarda o dünya ikincisi kadrodan bir yıldız – Sinan – tüm FB-GS tabularını parçalayıp, “size gelmek istiyorum” diye koça telefon açar, gelir ama iki yıl bençte oturtulur, komik gardları kenardan izler. Kaptan ise ömür boyu oturur. (Sahi senin bana savunmaya kalktığın Şehmus niye oynatılmaz, Yunanlı fizyoterapist mi uygun görmüyor yoksa, belki sen bilirsin “şehmus uzmanı” olarak, açıklasan da öğrensek) Tek şampiyonluk ise – GS fanatiklerinin “ama biz bir zamanlar futbolda uefa kupası kazanmıştık” benzeri – her saçmalığın arkasına süpürüldüğü bir perdeleme oldu, yabancıseverlerin ağzında. Bu bütün kulüplerde benzer bir durum bugün, ligde Türk takımı kalmadı neredeyse, iki-üç tane belki. Voleybolla ne benzerliği var bunun ? Voleybol 10 yıl önce o yöne yürür gibi oldu, döndü. Kadın-erkek tüm takımların Avrupa ve lig kadroları arasında fark yok, her maçta yerli-yabancı dengeli, yarıyarıya. Türk basketbolu ise yerlerde sürünüyor. Durum karanlıktır ve bu gerçektir ırkıçılık mırkçılık değil, karanlığı aydınlıkmış (İyi ki Tesla’yı duymuş) gibi sunmak da – polyanalık diyemeyeceğim – simsar sahtekârlığıdır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

15,872TakipçilerTakip Et
36,695TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

REKLAMLAR

popüler