Gidişat İyi Değil… (Necip Kapanlı)

- Reklam-

NBA’de kulüp gelirlerinin yükselmesine bağlı olarak bütün dünyada oyuncu sözleşmeleri inanılmaz rakamlara geldi… G-League takımları geçmişe göre oyunculara büyük paralar ödeyebiliyor. Bunlar yetmezmiş gibi uzun yıllar profesyonellerin yasaklandığı NCAA takımları 18-19 yaşındaki çocuklara milyon dolar öneriyor. Amerika’daki astronomik rakamlar bütün dünyayı etkiledi ve oyuncu paraları uçtu.

TÜRKİYE MAHRUMİYET ÜLKESİ Mİ?
Türkiye’de Avrupa’ya göre ekonomik sorunları artıran iki neden daha var… Birincisi özellikle Amerikalı oyuncuların diğer Avrupa ülkelerine göre Türkiye’ye gelirken yüzde 25-30 daha fazla para talep ediyor ve alıyor olmaları… Sanırsınız ki Türkiye’de yiyecek yok, evler kötü, şartlar berbat… Kulüplerimiz de fazla pazarlık yapmadan bile bile kazık yemekten çekinmiyor… (Yıllar önce Doğu’ya atanan memurlara mahrumiyet tazminatı ödenirdi.) İkincisi kulüplerimiz altyapıya gereksiz harcama gözüyle baktıkları için yerli oyuncu havuzu çok dar. Yerli oyuncular da arz-talep dengesindeki avantajlarını sonuna kadar kullanıyor ve böylece maliyetleri artıyor.

Peki… Zaten sağlam ekonomik yapısı olmayan çoğu kulübümüz ve federasyon bu gelişmeye ayak uydurabildi mi? Asla…

Geçtiğimiz yıllarda azalmaya yüz tutan BAT’taki dosya sayısında son aylardaki artış bile kulüplerin yaşadığı zorlukları anlatmaya yeterli…

LİGDEN DÜŞMEK ONURSUZLUK DEĞİLDİR
Zorluk derken… Bazı kulüplerin gelirlerinden fazla harcama sözü vermeye devam ettiğini görüyoruz. Ligden düşmek onursuzluk değildir ama verdiği sözü tutmamak utanç verici olmalıdır. Yöneticiler, kulüpleri ailesi gibi görüp yönetmeli ve şahsi reklamları uğruna kulüpleri bataklığa sokmamalıdır. Normalde sporun uygarca yönetildiği ülkelerde bunu yapmanıza yasalar ve yönergeler engel teşkil eder. Ne var ki Türkiye’de otorite, göz yummayı kulüplere jest olarak görmekte ve sorunun içinden çıkılamayacak hale doğru ilerlediğini farkedememektedir.

FEDERASYON ÇİFTE SÖZLEŞMELERİ BİLMİYOR MU?
Kulüplerin en az yarısının kurallara aykırı olarak oyuncular ve staffla çifte sözleşme yaptığını federasyon bilmiyor olabilir mi? İmkansız… Sonuçta federasyon kontratında gözüken meblağı alan ancak aralarındaki asıl sözleşmedeki ödemelerini alamayanalar kulüple sorun yaşıyor, yabancıysa BAT’a gidip o kulübe transfer yasağı getiriyor… Resmi sözleşmede gerçek rakamın gösterilmeyip vergi kaçırılması da ayrı bir araştırma konusu… Bu nedenle de rakamı tam gösterip vergi verenler kendilerini enayi gibi hissediyor… Ayrıca bütçeleri de rakiplerine göre küçülmüş oluyor…

Takımlar bir sonraki sezona katılabilmek için oyunculara “Alacağımı aldım.” mealinde bir yazı imzalatır. Çoğu kulüpte oyuncunun alacağı kalmıştır ama ya sözleşmesi devam ettiği için, ya da kendisiyle ilgilenen diğer kulüplerin vazgeçme nedeni olarak görebilecekleri korkusuyla, “Paramı almadım.” diyemezler.

SPONSORLUK ANLAŞMALARI TİCARİ SIR
Geçmiş yıllarda federasyon, TV, İDDAA gelirleri ortak ölçek bir takımın giderlerinin üçte birini karşılayabiliyordu… Döviz bazında TBF’den kulüplere aktarılan para çok azaldı, bir zamanlar 25 bin dolar olan maç başına İDDAA geliri, rakam 14 yıldır revize edilmediği için 1000 doların dahi altına düştü.

Kulüplerin bütçe açığını görmezden gelen federasyon, kulüp gelirlerinin artması için çaba gösteriyor mu? Herhalde gösteriyordur ama ortada bir sonuç yok. TBF sayfasından her gün bir sponsorluk anlaşmasının bilgisi paylaşılıyor. Bu paralar liglerdeki takımlar ve tabii Milli Takım için alınmaktadır. Peki… Kulüpler, sponsorluk anlaşmalarındaki rakamları biliyor mu? Hayır… Turgay Demirel’in son zamanlarından itibaren, sponsorluk rakamınını soranlar, “Ticari sır” yanıtı ile karşılaşıyor. Oysa sponsor firma sağladığı imkanın bilinmesini ister ki reklamı olsun…Ama federasyonlarımız bu anlaşmalardaki rakamı yıllardır saklar… Zaten mali genel kurul da bir tiyatrodur… “Şu kadar gelirimiz oldu, şu kadar giderimiz oldu… Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir…” Mali genel kurul 10 dakika bile sürmez ama kulüp temsilcilerinin de hangi kaleme ne harcandığını sorma cesareti yoktur… Yemeklerini yeyip ayrılırlar…

Sonuç… Federasyon kulüplerin gelirlerinden çok fazlasını harcama sözü vermesini önleyemezse tünelin ucu karanlık…

Çözüm kendi oyuncumuzu yetiştirip havuzu genişleterek bütçeleri dengelemekten ve kulüpleri sorumluluk, bilgi sahibi kişilerin yönetmesinden geçiyor…

İyimser miyiz?

Maalesef hayır…

- Reklam-

14 YORUMLAR

  1. https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/erman-kunter/seffaflik-2462927 Erman Hocam’ın yazısıyla beraber okunmalı Necip Hoca’nın yazısı… Ülke futbolunda bile Demokles kılıcı gibi UEFA olmasına rağmen asgari ücretli oyuncu, çift sözleşme vb gibi işin üçkağıdına yönelenler varken basketbol ne ki!!! Uyanıklık için bulunmaz nimet!!! Zaten yayın geliri de yokken , Hükümet’de sağolsun hiiiiiiiiiiç kendi dünyasına uymasa da iddia gelirlerini bütçe açığı kapatmak için dahiyane!!! bir fikir olarak görüp parsayı toplar ve kulüplere sadece parayı koklatırsa , kulüplerde açık arar tabi… Sponsorluklar zaten vergiden kaçma yolu olmuş ama o bambaşka bir konu!!! Ayrıca Pınar niye Federasyona sponsor olur , Karşıyaka’yı bırakır veya federasyon niye takım sponsorlarını teşvik etmez de hep bana hep bana der!!! Bu düzen (aslında hiç olmayan) devam ettikçe bırak tünelin ucundaki karanlığı biz nasıl hala batmadık bence o araştırılmalı!!!

    • Bence sen bu isi bir EKRAN memnun’a danis!!!
      😀😄😁😆😅🤣😂😂😀🙃😄😉😆😅🤣😂😀😃😄😁😆😅🤣😂😃😄😁😆😅🤣😂😀

  2. TÜRKİYE MAHRUMİYET ÜLKESİ Mİ?
    Türkiye’de Avrupa’ya göre ekonomik sorunları artıran iki neden daha var… Birincisi özellikle Amerikalı oyuncuların diğer Avrupa ülkelerine göre Türkiye’ye gelirken yüzde 25-30 daha fazla para talep ediyor ve alıyor olmaları… Sanırsınız ki Türkiye’de yiyecek yok, evler kötü, şartlar berbat… Kulüplerimiz de fazla pazarlık yapmadan bile bile kazık yemekten çekinmiyor… demişsiniz.Bu cümlelerinize katılmıyorum.Bu insanlar bu ülkede yaşanan HUKUKSUZLUKların farkında.İmza attıkları sözleşmelere uyulmadığının farkında.Alcaklarını alamama ihtimalinin farkında.Bu ülkede bir dolu kulüp transfer yasağı aldı.Almaya da devam ediyor.Böyle bir ülkeye gelirken 10 kere düşünürler elbette.Kuralsızlığın ve hukuksuzluğun olduğu bir ülkede %25-30 daha fazla para talep etmeleri kadar doğal bir şey yok.

    • Doğal tabii, biz onlara müsaade ettikçe. Bizdeki yamukluklar kadar olmasa da dünyanın başka yerlerinde de var, hatta bizi aratan yerler de bulursunuz. Fazla talep etmek bu durumu (yani bizi) sömürmektir, yöneticilerin yaptığı da milletin parasını onların cebine fazladan sokmaktır, bunun lamı cimi yok. Kadın voleybolcular niye daha ucuza geliyorlar Türkiye’ye, ülkemizin koşulları erkekler için mi kötü ? Dik durmasını becerirsen yola gelirler, bu arada bazı “yıldızlar” fazladan kafa kopartamadıkları için gelmezlerse, oh ne alâ, kurtuluruz biz de. Bimemnereye kadar yolları var, eksik olsunlar. Onlarla gelecek kupa da eksik olsun.

  3. Herkesin her şeyin farkında olması ne kadar harika bir durum!…. Müthiş şeffaf bir eko sistemimiz var! Gizli saklı bir şey yok!…

  4. Tbl’de bile 2 yabancı hakkı var, paralarını alamayan nice Türk oyuncu var, borçlarını ödememek için kapanan başka isimle tekrar açılan kulüpler var, menajerlerle çalıṣan, ucuza gelecek yabancıya 2,3 katı teklif veren yöneticiler var, yabancı oyuncuların vergilerini bile kulüplerin ödemesi var, kısaca varoğluvar.

  5. Bu ülkede Konya olayı diye bir şey var. Bil(e)meyenlere özet geçelim. Kulüp kurulur, alt ligler falan derken basketbolun en üst ligine problemsiz(!) çıkarlar. Ne olursa o zaman olur ve oyunculara paralar ödenmemeye başlar, koçlar gider, yenileri gelir, bu sırada bilmem kaç tane yabancı oyuncu değişir ve sonuç o sezon takım küme düşer. Ondan sonra mı; takım ya o sezon kapanır ya da bir sene süründükten sonra kapanır. Bu sırada oyunculara ve etrafa borç takılmıştır. Birkaç sene sonra yeni bir Konya takımı görürüz. Bu sefer Ali’ler Veli olmuştur arkada yine aynı aktörler ile aynı tiyatro tekrarlanır. FIBA BAT bile bu duruma uyandı ve Konya takımlarının birbirinin devamı olduğuna karar verdi ama biz bu tiyatroyu çok sevdiğimizden midir nedir bu tiyatroyu hep izliyoruz. Söylem güzeliyiz, eylem değil. Bu sene 2. ligde yine bir Konya takımı var ve geliyor yine.
    Gidişat iyi değil, ancak söyleriz biz, eyleme gelince tık yok…

  6. İyi günler sürekli üst ligleri ve oyuncuları gündeme getiriyor ve tartışıyorsunuz.Sayın Necip bey yazısının son satırında kendi oyuncularımızı yetiştirmek ve havuzu genişletmek diyor.Bölge şampiyonalarına taktir edilen 1 günlük yevmiye tutarı olan 450TL.ile mi yetiştireceğiz. Bu ücret ile yol+3 öğün yemek+ yatağı karşılayacağız ve oyuncu yetiştireceğiz.Vize ücreti 300 TL. Bir amatör spor kulübü nasıl yaşayacak ve oyuncu yetiştirecek? Kapalı spor salonlarımız da güzel şekilde ‘ Sporu tabana yayıyoruz ‘ yazan billbordlar var.Şimdiden Ramazan bayramımız kutlu olsun.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler