Kokoskov’un Ağzından Fenerbahçe Ve Efes Dönemleri

- Reklam-

Igor Kokoskov, konuk olduğu X&O Podcast yayınında kariyerinin Türkiye dönemleri ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Fenerbahçeve Anadolu Efes’te görev yağan ancak işleri istediği gibi gitmeyen koç ayrılık süreçlerini anlattı.

ZELJKO’DAN SONRA…
* Fenerbahçe‘de Zeljko Obradovic ayrıldıktan sonra farklı bir şeye ihtiyaçları vardı. Maurizio Gherardini böyle bir ismin yerini doldurmak gibi neredeyse imkansız bir görevle karşı karşıyaydı. NBA’de başantrenörlük tecrübesi olan Avrupalı bir başantrenörü getirmek duruma uygundu ve taraftar kitlesinin yüksek beklentilerini karşılamaya yardımcı oldu.

COVİD SEZONU
* Ancak o COVID sezonuydu; tribünlerde taraftarların olmadığı tuhaf bir yıldı. Bize bir taraftar ordumuz olduğu söylendi ama onları aslında hiç görmedik. Sırbistan’daki birkaç maç dışında, onları sadece ekran arkasından gördük. EuroLeague şampiyonu olan Anadolu Efes‘e karşı Türkiye Ligi Finalleri’ne yükseldik.

OYUN KURUCUSUZ OYNADIK
* Oyun kurucu pozisyonunda zorlanmamıza rağmen EuroLeague play-off’larına ulaştık. Kelimenin tam anlamıyla hücumumuzu organize etmenin hiçbir yolunu bulamadığımız maçlar oldu. İnsanlar o sezonki sakatlıkları unutuyor. Nando De Colo 40 gün boyunca sahalardan uzaktı. Bizi birbirimize bağlayacak bir saha içi liderimiz yoktu. Bobby Dixon 40’a merdiven dayamıştı; harika bir adam ve gerçek bir liderdi ama en iyi dönemlerini geride bırakmıştı. Leo Westermann ise sakatlıklarla boğuşuyordu.

GUDURİC KURTARDI
* EuroLeague’de 40 gün boyunca doğal bir oyun kurucu olmadan oynamak genellikle bir koçun kovulmasına neden olur. İnsanlar bunu unutuyor. Koçu taraftar baskısı yüzünden kovarsınız ama bizim için gizli bir lütuf oldu: Marko Guduric Avrupa’ya dönmeye karar verdi. Mevcut ilişkimiz sayesinde bize katıldı ve sezonumuzu kurtardı. Marko geleneksel bir oyun kurucu değil ama gerçek bir yönlendirici. Nando da geri döndüğünde, EuroLeague’de 11 maçlık bir galibiyet serisi yakaladık.

BAŞARILI OLDUK
* Bu da bir sezonun ne kadar değişken olabileceğini gösteriyor. CSKA‘ya karşı play-off’lara kaldık ama sonra COVID testim pozitif çıktı ve o maçlarda kenarda olamadım. Ardından işler biraz gerginleşti. O zamanki başkan yardımcısının aşırı iddialı beklentileri vardı. Belki de COVID’liyken takımı yönetmemi bekliyordu ama bunu yapmayacaktım. Bu konuda kişisel olarak biraz ters düştük. Ancak genel olarak bakıldığında, yerel ligde finale çıkmak, kupanın iptal edilmesi ve Final Four’a kalan CSKA ile karşılaşmak sağlam bir sezon geçirdiğimiz anlamına geliyordu.

FENERBAHÇE’DEN STİFA EDEMEZSİNİZ… ANCAK ONLAR SİZİ KOVAR…
* Sonrasında Dallas’tan telefon aldım. Yurt dışında COVID kısıtlamaları altında geçen yorucu bir sezonu atlatan ailem, geri dönmemizin bizim için daha iyi olacağını hissetti. Maurizio ile yaptığım görüşmede bunun en iyisi olduğunu düşündüğümü söyledim. Dallas’a gitme kararım kişiseldi ve kulüple hiçbir ilgisi yoktu, nitekim Fenerbahçe ile sözleşmem devam ediyordu. Ancak bence bu durum onların gururunu incitti, çünkü kimse onları bırakıp gitmezdi; onlar insanları kovarlar, insanlar istifa edemezdi. Muhtemelen biraz ego zedelenmesiydi. Maurizio “Şimdi başantrenör olarak kimi getirmeliyim?” diye sormuştu. “Sasa Djordjevic sezonunu yeni bitirdi” diye önerdim. Milli takım başantrenörüydü, Virtus ile İtalya Ligi’ni kazanmıştı. Nitekim birkaç gün sonra Sasa ile anlaştılar.

EFES GÜNLERİ…
* Dallas döneminin ardından Anadolu Efes‘teki işi kabul ettiğimde, sanırım onların başkanı kendi şartlarımla ayrılmamdansa beni kovmayı tercih edeceğini düşündü. Çok fazla ayrıntıya girmeden söyleyeyim… Beni kovmak onun kişisel hedefi gibi görünüyordu. Fakat içimde hiçbir kötü his taşımıyorum. Hoş bir durum değil ama en başta konuştuğumuz konuya dönecek olursak, koçluktaki tüm bu düzen doğası gereği mantıksızdır.

- Reklam-

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler