Müstahaksınız…

- Reklam-

Beşiktaş – Bahçeşehir Koleji yarı final serisinin son maçının ardından hatırlayacağınız üzere iki Sırp koç karşılıklı olarak birbirlerine övgüler düzmüş ve gurbette “Yalnız taş, duvar olmaz” misali birlik beraberlik örneği göstermişlerdir. Eminiz ki bizim de birçok antrenörümüz içten içe bu duruma sinirlenmiştir ve “Ya Sırplar bak ne güzel dayanışma örneği gösteriyor, biz hep birbirimizi kötülüyoruz” diyerek klasik olarak “Cehennemdeki Türk Çukuru” fıkrasını akıllara getirmiştir.

Dışarıdan hasetle baktığımız bu durumu belki biz sağlayamıyoruz ancak karşılıklı saygının öncüsü kendine saygıdır. TBF 1.Yardımcı antrenör Türk olacak diye bir kural koymuş ve bu kural sezon ortasına kadar uygulanmamış ve de kağıt üstünde atletik performans koçu gözükenler bile takım koçların yerine yönetmişlerdir. Bazı insanların buna sitem etmesi sonucu kuralların sadece yazılabilir olduğu değil uygulanabilir olduğu da akıllara gelmiş ve Türk koçlar, başantrenörün atılması durumunda imza atarak başa geçmişlerdir. Ancak ve ancak maalesef görüyoruz ki kazın ayağı öyle değil. Bugünlerde oynanan final serisinde gördüğümüz üzere asistan antrenörlerimiz İMZACI konumuna düşmüş ve de molalarda, periyod aralarında board’u yabancı asistan koçlara teslim etmişlerdir. Ha bir de pardon, çok özür dilerim eksik söyledik. Maç sonu röportajları, var onu es geçmeyelim. Çünkü bizim koçlarımız “Duruş ve Diksiyon” dersi mezunu oldukları için Rüştü Asyalı okulundan… Kendi koltuğuna sahip çıkamayan ya da çıkmak istemeyen ya da aklı sonradan başına gelecekler, içinse “Padişahın Koltuk Testi” fıkrası aklımıza geliyor.

Bu tabii ki sadece işin bir kısmı, yani kendi insanımızın kendini yabancı asistan koçlar karşısında arka plana atması. Hemen bir parantez açalım: Ergin Ataman’ın diskalifiye olduğu maçları hatırlayın. Ataman yerine Cenk hocamız (Yıldırım) değil 1. yardımcı antrenör Serelis koçluk yapıyor. Bu kimin daha tecrübeli ya da iyi koç olduğundan ziyade kuralın uygulanması ve her şeyden önce kulübün kendi vatandaşına sahip çıkması ile ilgili bir durum. Kuralın uygulanmadığı bir diğer boyutsa alt liglerimiz ve Milli Takım. Geçtiğimiz sezon TB2L’de baş antrenör olmak için en düşük seviye kart C olması gerekirken daha düşük seviyedeki isimlerin yanına aldıkları İMZACI koçlarla sezonu götürdüğü malum ki daha önceki yıllarda bu BGL’de çok karşımıza çıkan bir durumdu. Ayrıca hatırlarsanız 2 yıl önce Milli Takımlar’da baş antrenörlük yapmak için A Kartı zorunluluğu varken ve de bu yüzden ilk açıklanan koçların tamamı kart yetersizliğinden görevinden alınmışken şimdi yine A Kartı olmayan koçların Milli Takım baş antrenörü olduğu bilinmekte. Yine kural değiştiyse ya da değişiyorsa öncekilerin suçu neydi der sanki insan. Ancak işin bir diğer komik tarafı da Altyapı Sorumlusu’nun dahi A Kartının olmaması ancak bu konuda bir kural olmadığı için bir şey söyleyemiyoruz.

Ha bu işin sonu nereye varacak, ne olacak diye heyecanlandığınızı görür gibiyim. Bu sitede hep böyle büyük büyük yazılar yazılıyor, ahkamlar kesiliyor, yargılar veriliyor, bir faydası oluyor mu diye. Bilin ki olmuyor… Anayasa Mahkemesi kararının tanınmadığı yerde, TBL yönergeleri mi uygulanacak? Saldım çayıra, Mevlam kayıra… Yabancı antrenör kriteri yürürlüğe girdiğinde durumumuz çok daha iyiydi. Sonra yönergenin sağından dolandılar, solundan, arkasından dolandılar, delik deşik ettiler…

Sadece İMCACI antrenörleri suçlamak yeterli değil… Onlar arkalarında Eğitim Kurulu’nun, antrenör derneğinin güçlü bir desteğini hissediyorlar mı?

Çözüm mü? Kaldırın yönetmeliği… Nasıl olsa uygulanmıyor… Para uğruna durumu kabullenen Türk asistanları da İMZACI olmaktan kurtarın.. (Basketfaul)

- Reklam-

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler