NBA Yönetiminin Los Angeles Clippers’e verdiği ibretlik ceza, bizdeki mali kriterlerin nasıl arkasından dolanıldığını hatırlattı. Kuralları koyan TBF, “Kriterleri uygularsak kulüpler zor durumda kalır.” mantığı ile kulağının üzerine yatmış durumda. Oysa kuralları uygulamaları, kulüplere yapılabilecek en büyük iyilik olacaktır. Kulüpler ayağını yorganına göre uzattığında, olmayan paraları harcayıp borçlanmayacak ve maliyetler düşecek. Şimdi ise çoğu kulübün değil ayağı, bedeninin yarısı yorganın dışında. Büyük çoğunluğu yabancılar olmak üzere kulüplerden alacağı kalanların TBF yerine FIBA’ya başvurmaları dahi bu konudaki gevşekliği anlatıyor…
***
Başsavcının aylar önce bahis soruşturmasının basketbol ve voleybola da sıçrayacağına dönük açıklamasına karşın şu ana kadar ses çıkmadı. Herkes basketbolda bu işin yıllar önce başlayıp yayıldığı ile ilgili bilgilere sahip. Belki de federasyonlar branşlarının zarar görebileceği konusunda yetkilileri ikna etmiştir. Futbolla ilgili gelişmelerden sonra diğer branşlardakilerin korkup artık illegal bahis işine girmeyeceğini düşünmüş olabilirler.. Ama bundan emin olabilir miyiz? Hayır…
Bu işin üzerine yıllar önce gidilse bahis olayı bu kadar yaygınlaşmazdı. Basketbolun içindeki zayıf insanlar, baktı ki başkaları iş çevirip parayı götürüyor, “Onlara bir şey olmadıysa bana da olmaz.” deyip aynı yola başvurdular ve pisliğe bulaşanlar çoğaldı. An itibariyle yapanın yanına kar kalmış olarak gözüküyor… (Basketfaul)




150 milyar dolar serveti olan adamı ellerinden kaçırma tehlikesine rağmen, tarihin en büyük cezasını Ballmer’a verdi NBA. Sonra ABD, kapitalizm, haksızlıklar falan diye ağlamadan önce bilin yani… Adalet hissi bile kalmayan memlekette her şey olur, oluyor, olacaktır.
Irkçılık yapma…
İsmailcim, aynı durumda Lakers olsa yapabilirler miydi ?
Clippers’a da yapamayacaklarını iddia eden çok kişi vardı. Belli ki yapabiliyorlar hocam ya… Kawhi da biraz ceza verebilmiş olsalar, çok daha güzel olurdu tabii, o ayrı.
Türkiye’de hiç bir suçun üstüne gidilmez birileri istemedikçe. Birini eleştiren suyu ısındı denilerek hapse atılabiliyor, hapse atılan biri aylarca iddianame bekleyebiliyor, yolsuzluk yapmak için örgüt kuran biri serbest ama ondan rüşvet aldığı iddia edilenler hapiste olabiliyor, diploması olan evrakta sahtecilik yapıyor ama diplomasını gösteremeyen ülke yönetiyor. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Hal böyleyken, adalet bitirilmişken ve para insanlar için tek geçerli kriter,kıstas,akçe olmuşken,ahlak,etik,haysiyet bitmişken kimse basketboldaki bahis rezaletinin üstüne gitmez, mali kriterler de yerine getirilmez. Kaç kulüp var borçlarını ödememek için kapanıp sonra başka isimle açılan. Yabancıların alacakları her daim garanti altında en son örnek Karşıyaka’nın olayı, 1.3 milyon dolar ödemek zorundalar, eğer o oyuncu Türk olsaydı parasını alabilir miydi? Parasını istese bizim çocuğumuz bize yanlış yaptı denir, vatan haini ilan edilir. Bsl’de parasını alamayanlar varken Tbl’dekiler nasıl alsınlar? Ayrıca siyasi güçle liglerde yer alan takımlara transfer olabilmek için siyasi güç kullanmaya çalıṣanları da unutmayalım ama dopingden kariyeri biten, kanun kaçaklarıyla poz veren, yeni yapılan salondan nemalanma peşindeki biri siyasi güçle federasyon başkanı olursa, başkası Atatürk,vatan,millet edebiyatı yapıp sonra aleyhimize ne varsa yapan bir ülke için çalışıp, Ata’mıza ayyaş diyen tarafından bilmem kaç milyon euroya milli takım koçu yapılırsa o da ona döne döne teşekkür ederse, başarılıysa haklıdır ucuzluğu ve basitliği varsa söyleyecek ve yapacak hiç bir şey kalmaz. Ülkede nereyi, kimi tutsan elinde kalıyor ve her geçen gün daha da kötüye gidiyoruz maalesef…
L.A. Clippers’ın sadece son 1 yılda değeri yaklaşık 2 milyar $ arttı ama kulüp sahine 30 milyon $ ceza verdiler. 1 milyar kazan 30 milyon ceza ye gerçekten çok caydırıcı olmuş :)))))
Tamam da ne kadar verselerdi 300 milyon dolar mı? Avrupa veya Türkiye’de bir kulüp sahibine, başkan veya yöneticiye 30 milyonu bırak 3 milyon euro ceza kesilebilir mi?