Altyapı Ve A Takım: Değişen Basketbol Düzeninde Gerçekler (Cem Akdağ)

- Reklam-

Geçen hafta oynanan birinci pencere maçlarıyla ilgili düşüncelerimi daha sonraki günlere bırakırken, gençlerle geçirdiğim dört yılın ardından altyapıya dair gözlemlerimi sizlerle paylaşmak istedim. İnternetteki veri eksikliği nedeniyle bazı isimleri istemeden atlamış olabilirim; şimdiden genç arkadaşlarımdan özür dilerim.

Cem Akdağ

ALTYAPI VE A TAKIM: DEĞİŞEN BASKERBOL DÜZENİNDE GERÇEKLER

Eskiden U18 şampiyonalarına kulüplerin A Takım antrenörleri gelir ve maçları en az üç dört gün boyunca takip ederdi. A takıma kazandırmayı düşündükleri oyuncuları yakından izler, bir sonraki sezonda hem genç milli takımlarda, hem de A takımlarda gösterdikleri performansları değerlendirirdik. A takıma geçişin son basamağı olan bu kategori, basketbolseverler ve profesyoneller için büyük önem taşırdı. Bugün idari ve teknik görevlerde bulunan 50’li yaşlardaki birçok eski basketbolcu bu süreci hatırlayacaktır.

Günümüzde ise yaşı U18’in üzerinde olan iki oyuncunun da mücadele ettiği BGL maçlarından benzer bir beklenti içinde olmak pek gerçekçi değil. Çünkü son dört yılda, BGL’de şampiyonluk yaşamış birçok yıldız adayının birer birer ortadan kaybolduğunu görüyoruz. Bu nedenle altyapı milli takımlarına kadar olan bölüm hâlâ büyük heyecan yaratsa da, A takıma geçiş süreci artık eskisi gibi işlemiyor. Dolayısıyla BGL’yi farklı bir gözle değerlendirmek ve sonrasını yakından takip etmek gerekiyor. Ne yazık ki ülkemizde bu geçişi sistematik biçimde izleyen bir organizasyon bulunmuyor.

Bu durumda hepimizin 2. Lig, TBL, BSL ve NCAA’deki genç oyuncularımızı yakından takip etmesi gerekiyor. Eskiden sadece “hangi kulüp?” diye bakarken, bugün “hangi lig, hangi seviye?” diye bakmak zorundayız. Bu düşüncem bazılarına abartılı gelebilir; ancak basketbol dünyası artık bambaşka bir noktada. Oyunun kuralları, temposu, genç oyuncuların fiziksel profilleri ve oyuna bakış açıları geçmişten ciddi şekilde farklılaşıyor.

Bu dönüşümün en net örneklerinden biri Alperen Şengün. Türkiye’nin son dönemde yetiştirdiği en özel yeteneklerden biri olan Alperen’in, BGL’den üç yıl sonra büyük bütçeli takımlar yerine gençlere süre veren bir takımı tercih etmesi, “gelişim süresi”nin önemini gösteriyor.

Yakın zamanda yaşanan bir diğer örnek bu durumu daha da belirginleştirdi: Gençler Ligi, milli takım ve TBL’de kendini göstermiş bir oyuncuya kulübü sözleşme vermedi ve oyuncu serbest kaldı. Eskiden büyük yankı uyandıracak bu durumun bugün olağan hale gelmesi kimsenin hatası değil; basketbolun geçirdiği yapısal dönüşümün doğal sonucu.

U18 – U19 Kategorileri: Artık Eski Ölçütler Geçerli Değil
Bu yaş gruplarını artık eski kriterlerle değerlendirmek yanıltıcı olur. Bu kategorideki oyuncular, basketbol yolculuğunda henüz yürümeye başlayan “çocuklar” gibidir.

Gerçek sınav, profesyonellerin arasındaki mücadelede veriliyor.

Genç takım ya da altyapı milli takımlarındaki olağanüstü istatistikler, A takım seviyesinde aynı performansın sergileneceği anlamına gelmez. Antrenörlerin gözünde bu oyuncular hâlâ “potansiyeldir.” Bu potansiyelin gerçek karşılığı ise dünyanın dört bir yanından gelen profesyonellerle aynı parkede verilen mücadele ile belirlenir. Genç oyuncuların bu süreçte ezilmemek için en az 3–4 yıllık bir gelişim dönemine ihtiyacı vardır.

Bu gerçeğin özellikle oyuncular, aileleri ve menajerler tarafından doğru okunması büyük önem taşımaktadır.

2004 ve Sonrası Kuşağı: Durum Tespiti
2024–2025 sezonunda BSL’de 2004 ve sonrası doğumlu yaklaşık 17 oyuncu yer alıyor. Ancak çoğu yalnızca kısa sürelerde sahaya girip “deneme” statüsünde değerlendiriliyor.

Fenerbahçe, Mersin, Büyükçekmece, Trabzon ve Telekom gibi takımlarda ise bu yaş grubunda hiç oyuncu bulunmuyor.

Lig genelinde takımlarına net katkı veren az sayıdaki oyuncu öne çıkıyor:

Bursa: Berkcan Akın
Tofaş: Özgür Cengiz
Galatasaray: Zekeriya Tekin

TBL’de ise bu yaş grubunda 33 oyuncu bulunuyor, ayrıca 10 oyuncu çift lisansla mücadele ediyor. Ancak burada da ciddi katkı veren oyuncu sayısı oldukça sınırlı. TBL maçlarını anlatan genç dostum Ali Emre’ye göre, bu yaş grubunda Fenerbahçe Koleji oyuncuları dışında yalnızca Göztepe’den 2004 doğumlu Eray Büyükcangaz önemli bir performans sergiliyor.

Amerika’ya Gitmek: Gençler İçin Fırsat, Türk Basketbolu İçin Soru İşareti

Sezon başında birçok yetenekli oyuncunun NCAA’e gitmesi dikkat çekiyor. Bu adım, bireysel gelişim, eğitim ve hayat deneyimi açısından son derece değerli; buna yürekten inanıyorum.

Fakat Türk basketbolu için aynı şeyi söylemek zor.

Avrupa’da profesyonel bir ligde verilen mücadele ile NCAA’de farklı amaçlarla basketbol oynayan yüzlerce oyuncuyla rekabet etmek arasında büyük uçurum var. NCAA koçlarının oyuncu değerlendirme anlayışı da Avrupa’dakinden oldukça farklı. NCAA’den NBA’e giden Avrupalı oyuncu sayısı ile Avrupa’dan doğrudan NBA’e giden oyuncu sayısı arasındaki fark da bunun göstergesi. Ancak dönem değişiyor; bu nedenle Amerika’ya giden yeni jenerasyonun sonuçlarını hep birlikte göreceğiz.

2024–2025 Sezonunda NCAA’de Mücadele Eden Türk Gençleri (1. Lig)
Melih Tunca – Penn State (2005)
Efe Demirel – Grand Canyon (2005)
Salih Altuntaş – Miami Florida (2006)
Rrezon Elezaj – UConn (2007)
Kerem Konan – Creighton (2004)
Samet Yiğitoğlu – SMU (2004)
Tan Yıldızoğlu – Virginia Military (2004)
Ege Demir – Oregon (2004)
Efe Vatan – Oregon (2004)
Berke Büyüktuncel – Nebraska
Derin Saran – UC Irvine (2005)

- Reklam-

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler