Cem Akdağ’dan Altyapılara Rehber Niteliğinde Kitap: Kolektif Zeka

- Reklam-

Donanımlı koç Cem Akdağ,altyapılarda gelişime yararı olmayan ve bu nedenle birçok ülkede genç kategorisine kadar kullanılmayan pick and roll dışında, genç oyuncular açısından basletbolun doğrularını anlatan bir kitap yazdı. TÜBAD’ın desteği ile basımı gerçekleştirilen “Kolektif Zeka” isimli kitap bedelsiz olarak ilgilenenlere sunulacak. Cem Akdağ ayrıca kitapta yazdıklarını , uygulamalı görmek isteyen takımların antrenmanlarına da gönüllü olarak gitmeye hazır. Basketbol misyoneri Cem Akdağ’ın eline sağlık… 

Akdağ’ın kitabı yazma nedenleri ile ilgili ifadeleri de şöyle:
“Öncelikle, kitabın basılmasında emeği geçen TÜBAD’a çok teşekkür ederim.
Açıkçası, Süper Lig’de geçen uzun yılların ardından yeniden altyapıya dönüp dört yıl boyunca edindiğim tecrübeleri altyapı antrenörleriyle paylaşamamanın sıkıntısını yaşıyordum. Bu kitap sayesinde, hiç olmazsa hücum konusunda edindiğim yeni bilgileri paylaşma fırsatı bulmak beni rahatlattı.

Ben de başlangıçta, A takım antrenörlüğünden sonra yeniden altyapıya dönen birçok koç gibi, basketbolda pek fazla şeyin değişmediğini düşünüyordum. Oyuncularıma antrenörlük yaparken geçmiş tecrübelerimden yararlanıyordum. Ancak kısa süre içinde birçok şeyin değiştiğini, özellikle oyuncu profilinin farklılaştığını gördüm.
Örneğin, eskiden verdiğimiz rolleri kolayca kabul eden oyuncularla bugün aynı ilişkiyi kurmak her zaman mümkün olmuyor. Anne babaların ve menajerlerin oyuncular üzerindeki etkisi de bu süreci daha karmaşık hâle getirebiliyor. Velilerin işin içine girmesinin artık bambaşka bir boyuta ulaştığını da söylemeden geçemeyeceğim.
Kitabı elinize aldığınızda, “Bunlar zaten bildiğimiz set hücumları” diyebilirsiniz. Ancak kitapta anlatmaya çalıştığım şey, A takımlarda uygulanan setlerin kendisinden çok, o setlerin temelini oluşturan hareketler ve bu hareketleri farklı biçimlerde kullanabilme özgürlüğü.
Kitaptaki hücumların en önemli özelliği, oyuncuların sabit rollere bağlı kalmaması. Her oyuncu farklı pozisyonlarda oynayabilir ve arkadaşlarının hareketlerine, savunmanın durumuna göre karar verebilir.

Biraz daha açayım.
A takım maçlarını izlerken pick and roll öncesinde yapılan topsuz perdeleri ve cutları görürsünüz. Dikkat edenler, bazı oyuncuların bu hareketleri mükemmel zamanlamayla yaptığını ve boş kaldığını fark etmiştir.
Ancak aynı pozisyonda bazı oyuncular boş kalan arkadaşlarını göremiyor. Görenlerin bir kısmı da pas vermeye cesaret edemiyor.

Bence bu farkın önemli nedenlerinden biri, oyuncuların cut ve pas konusundaki yatkınlıkları kadar, altyapıda pas ve cut üzerine kurulu bir oyunla ne ölçüde tanıştıkları.

DOUBLE EXIT
Hepimizin yakından bildiği Double Exit setini ele alalım.
Bu sette topu alacak oyuncu, pası verecek oyuncu, perdeleri yapan oyuncular ve ters tarafa açılacak oyuncu genellikle önceden bellidir. Oyuncunun topu almak için her iki taraftan çıkabilmesi ise ona belirli bir tercih özgürlüğü sağlar.
Bu özgürlük, oyuncunun daha rahat hareket etmesine ve savunmanın durumuna göre karar vermesine yardımcı olur. Koçun gösterdiği yere gidip topu alması yerine, hangi taraftan çıkacağına kendisi karar verebilir. Böylece oyuncu yalnızca verilen görevi yerine getirmez; düşünür, seçenekleri değerlendirir ve bir plan oluşturur.
Benim bu kitapta anlatmaya çalıştığım POINT hücumunda ise bu özgürlük daha da genişliyor. Oyuncu üç farklı yöne hareket edebiliyor. Üstelik perde yaptığı oyuncu da yine üç, hatta dört farklı seçeneğe sahip olabiliyor.
Bütün bunlar olurken diğer oyuncular da arkadaşlarının tercihlerine göre kendi hareketlerini ayarlıyor. Yani oyuncular birbirinden bağımsız hareketleri ezberden uygulamıyor; birbirlerinin kararlarını okuyarak oyunu birlikte şekillendiriyor.

CHIN hücumunda da benzer bir anlayış var.
Oyuncular farklı pozisyonlarda oynayabiliyor. Başlangıç dizilişi, savunmanın baskısına karşı backdoor cut yapmak için uygun fırsatlar yaratıyor. Top dolaşırken de backdoor cutlarla savunmaya ceza vermek mümkün.
Burada önemli bir fark var: Rakibi yalnızca dripling yaparak geçmek yerine, takım arkadaşlarının hareketlerinden ve paslardan yararlanarak da savunmayı cezalandırabiliyoruz.
Bence aradaki fark önemli. Herkesin payının olduğu bir basket, tek bir oyuncunun attığı basketten çok daha değerli.
Üstelik ilk perde kullanılmadan önce top en az üç oyuncunun eline değiyor. Oyun bu anlayışla devam ederken farklı perde çeşitlerini de oyunculara öğretme fırsatı buluyoruz.
İşte bu nedenle bu hücumları yalnızca setler olarak değil, kolektif bir oyun anlayışının parçaları olarak görüyorum.
Amacım oyunculara yalnızca belirli hareketleri öğretmek değil; onların oyunu okumalarını, seçenekleri değerlendirmelerini ve kendi kararlarını verebilmelerini sağlamak.
Çünkü bir sistem, onu uygulayan oyuncu kendi başına düşünebildiği zaman en iyi şekilde işler.
Kitaptaki hücum düzenleriyle ilgili soruları olan, uygulama konusunda fikir alışverişinde bulunmak isteyen arkadaşlar benimle özelden iletişim kurabilirler. Düzenlerin büyük bölümüne ait videolar da mevcut.
Ayrıca, bu hücum anlayışını oyuncularına uygulamak isteyen kulüp ve basketbol okullarını ziyaret ederek sahada sunum ve uygulama yapmaktan mutluluk duyarım. Amacım, yıllar içinde edindiğim bilgi ve deneyimi paylaşarak daha fazla oyuncunun gelişimine katkıda bulunmak. Bunun için herhangi bir karşılık beklemiyorum.”

- Reklam-

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler