Çember Bilgeliği kitabı ile ilgili yazımı noktalarken bir şeyleri noksan bıraktığımı düşünüp huzursuz olmuştum. Huzursuz olmama neden olan şey kitapta sevgili Mehmet’in genç antrenör, anne ve babalara yönelik vermiş olduğu mesajlara yeterince yer verememiş olmamdı.
Günümüzde yapılan kritik hatalara yönelik sevgili Altıoklar’ın vermiş olduğu kıymetli mesajları yazım uzun! Olmasın diye es geçmiştim. En önemli kısımları atlamıştım. Bu durumunda birkaç gündür kafama takıldığını ve tedirgin gece geçirmeme neden olduğunu belirtmek istiyorum. Bunun sonucunda sabahın 05.00’inde bu eksikliğimi giderme kararı aldım…
“İnsanlar bir takımda yer almak, kendilerinden daha büyük bir şeyin parçası olmak ister.” Mike Krzyewski
Bugün anne ve babalar basketbolu maalesef bir para kaynağı ya da bir şöhret olma aracı olarak görüyorlar. Çocuklarının yapmış oldukları spordan-basketboldan neler öğreneceğini- kazanacağını hiç dikkate almıyorlar. Sevgili Mehmet kaleme aldığı satırlarda çocuklarımızın basketboldan elde edecekleri hazine değerinde ki kazanımları şöyle anlatıyor.
“Basketbol bize hayatımızı, kişiliklerimizi şekillendirecek birçok şey öğretmişti: bir hayal kurma, bu hayali paylaşma ve sahiplenme; sorumluluk duygusu, başarmanın kolay olmadığı ve çok ama çok çalışma, disiplin yılmazlık, asla pes etmeme, öz güven, takım arkadaşına güven, ortak hedef belirleme, bu hedefe yönelik tüm güçleri kullanma ve koordine etme, takım olmanın değerini anlama; sevgi dostluk, dayanışma, takım ve arkadaşın için kendinden vermek, fedakarlık, koşulsuz ve karşılıksız güven, kazanınca sevincin katlanması, kaybedince üzüntünün paylaşılarak azaltılması, kendimizi aşan, kendimizden büyük bir şeyin parçası olmanın bilinci, gururumuzu ve kazanma azmimizi her şeyin üstünde tutarken egolarımızı takım için yerle bir etmek…”
Kıymetli anne ve babalarımıza sormak istiyorum:
Bugün kaçımız sevgili Mehmet’in ifade ettiği ‘insan olmanın’ da temelini oluşturan birbirinden değerli bu kavramları çocuklarımızdan yerine getirmesini istiyoruz, kaçımız istiyoruz?..
Bugün gelmiş olduğumuz noktada gelecek yaşamları adına çocuklarımıza verdiğimiz zararların farkında mıyız?..
Sevgili Altıoklar kitabında bu birbirinden değerli öğretileri yazdıktan sonra 80 yıl süren “Grant and Glueck Study” isimli çok önemli bir araştırmaya ve sonuçlarına yer vermiş. Araştırmayı, çarpıcı sonuçlarını ve sevgili Altıoklar’ın yorumlarını kitaptan okumanızı şiddetle öneririm.
Kitabı okuduğunuzda sevgili Mehmet’in tüm anılarının; kardeşlik dostluk ve yardımlaşmalar üzerine kurulu olduğunu göreceksiniz. Hatta en tepede, CEO olduğu dönemlerde bile…
“Mükemmellik, sürekli daha iyisini yapmaya çalışmanın adım adım gelen sonucudur.” Pat Riley
Çok Değerli Genç Antrenör Arkadaşlarımız;
Büyük sorumluluklar taşıdığınızın farkında olduğunuzu düşünüyorum. 9-15 yaş arasındaki evlatlarımız her yönüyle sizlere emanet durumda. Basketbol onlar için dünyanın en güzel olayı. Çocuklarımız hepimizin çok iyi bildiği gibi anne, babalarına güvendikleri kadar sizlere güveniyorlar. Sevgili Mehmet’in yukarıda yazdığım ve hayati önem taşıyan öğretilerinin elde edilmesinde sizlerin rolü çok büyük olacaktır.
Bu kazanımların yanı sıra, günümüzde sıkça konuşulan konulardan biri de basketbolun teknik olarak öğretilmesi ile ilgili yaşanan sıkıntılardır. Bunlardan en önemlisi maç kazanmak-şampiyon olmak uğruna hücum ve savunma da gerçekleştirilen fundemental hatalarıdır.
10-15 yaş aralığında ki çocuklarımıza uygulatılan ‘ALAN SAVUNMASI’ evlatlarımıza yapılabilecek en büyük kötülüktür…
Sevgili genç antrenör arkadaşlarımız, A Milli Takıma kadar yükselmiş Mehmet Altıoklar Ağabeyinizin bu konuda yazdıklarını hep birlikte etüt edelim:
“Altyapıda oyunculara ‘FUNDEMETAL’, takım ruhu, mental dayanıklılık, öz güven vermek yerine oyuncuları sadece maç kazanmaya odaklarsan ‘KOÇ OLARAK MAÇ KAZANIRSIN AMA OYUNCU YETİŞTİREMEZSİN.’ Takım içi rekabetin dozunu ayarlayamazsan ve bireysel başarıyı takımın başarısının önünde tutarsan maçta da birbiriyle rekabet eden oyunculardan oluşmuş bir takımın olur. Oyuncunu sadece ‘oyuncu’ olarak görür, satrançtaki taşlarından biri gibi ilişki kurarsan ve insan olarak görmezsen o da kulübü ATM cihazı gibi görecektir…”
Neden-sonuç bağlantılarını unutmadan erdemle hareket edenler ödülünü alırlar. Bu bağlantıyı düşünmeden hareket edenler ise er ya da geç bedelini öderler…
Benim de ‘Çember Bilgeliği’ kitabı sayesinde öğrendiğim Earth Wisdom öğretisinin şu satırları sevgili Mehmet Altıoklar’ı fazlasıyla doğrulamaktadır:
Earth Wisdom öğretisindeki bütünlük çemberinin son kapısı kuzeydoğuda iki enerji var:
“Bütünlük ve Yaşam Coşkusu
Tüm seslerin duyulduğuna emin ol! Yaşamı büyütmenin, bütünlüğün ve çoğalmanın tek yolu budur. Kimsenin kendisini bu çemberin dışında hissetmesine izin verme.
Bu çembere yaşam coşkusu ve enerji getirecektir…”
Saygılarımla.




Çok dolu, anlamlı ve bir o kadar da güzel bir yazı olmuş Sn Özonay. Ümit ederim esas hedef kitleye ulaşır ve doğru anlaşılır.
Sevgili Roundsphere rumuzlu okurumuz merhaba.
Yorumlarınızı, eleştiri ve önerilerinizi yazı yazmaya başladığım günden beri okumaktayım.
Bu çerçevede sizin için de uygunsa sizi tanımak isterim.
Telefonunuzu sizde uygun görürseniz sevgili Necip Kapanlı Ağabeyin basketfaul.com sitesine iletirseniz (buraya gelen mesajları yayına girmeden önce sadece Necip Ağabey görebilmektedir) sizinle temasa geçmek istiyorum.
Sevgilerimle.
Sevgili Naci Hocam,
Yazınızı büyük bir keyif ve gönül zenginliğiyle okudum. Basketbolun yalnızca skor tabelasına sığmayan, insan yetiştiren, karakter yoğuran ve hayatın içinden süzülen tarafını ne güzel anlatmışsınız.
Bugün çoğu zaman çemberin içinden geçen topa bakarken, o çemberin etrafında büyüyen çocukları, emek veren antrenörleri ve öğrenmesi gereken anne babaları unutabiliyoruz. Yazınız, tam da bu noktada bir düdük sesi gibi oyunu durdurup hepimize yeniden düşünme fırsatı veriyor.
Genç antrenörlere ve anne babalara verdiğiniz mesajlar; sahaya serpilmiş tohumlar gibi. Doğru anlaşılır, sabırla sulanırsa yalnızca iyi oyuncular değil, iyi insanlar da yetişecektir.
Kaleminize, emeğinize ve basketbola kattığınız bu zarif bakışa gönülden teşekkür ederim.
Saygı ve sevgilerimle
Dr. Yalçın Gerek
Sn Özonay, öncelikle nazik davetinizi oldukça geç gördüğüm için lütfen kusuruma bakmayın. Yorumlarımla ilgili teveccühünüz beni mutlu etmiştir. Ben de sizin yazılarınızın özellikle de buram buram insan eğitimi kokanların çok değerli olduğuna inanmaktayım. Yorumlarımla birlikte gönderdiğim elektronik posta adresim sitede mevcuttur. E-posta üzerinden benimle iletişime geçebilirsiniz. Sağlık ve huzurda kalın.