Bilge Liderler Erdemli Toplumlar…
“Günümüzde Bilgelik artık eylemle bütünleştiği zaman gerçek anlamını bulabiliyor. Belki de dünyanın en çok ihtiyacı olan şey bilge liderler ve erdemli toplumlar.”
Çember Bilgeliği kitabının hemen girişinde yer alan ve günümüz dünyasında fazlasıyla ihtiyacımız olan bu tanımlamayla karşılaşınca kitap beni yutarcasına içine çekti.
Hepimiz düşünelim… Bulunduğumuz çağda en çok neye ihtiyacımız var? Bir kısım insan ‘para’ ya da ‘güç’ diyecektir. Ancak günümüzde dünyada ve yakın coğrafyamızda yaşananlara baktığımızda para ve güçten çok ‘bilge liderlere ve erdemli toplumlara’ ihtiyacımız olduğunu görmekteyiz.
“Hayatınızda en önemli iki gün vardır: Doğduğunuz gün ve bunun nedenini anladığınız gün…” Mark Twain
Günümüzde anne ve babaların yapmış olduğu en büyük hata çocuklarına sporu ‘spor’ olduğu için yaptırmamalarıdır. Maalesef velilerin büyük çoğunluğu “benim çocuğum yapmış olduğu spordan ne kadar para kazanacak, nasıl şöhret olacak? Düşüncesiyle hareket ediyorlar.
Sevgili Mehmet Altıoklar, “on bir yaşında basketbolun bana öğrettikleri ile atılıyorum hayata” diye yazmış kitabında. Basketbolun çocuk yaşta ona neler öğrettiğini gelin hep birlikte okuyalım:
“Çocuk yaşta basketbol bana hayatla ilgili paha biçilmez derslerini vermeye başlıyor: hayaline tutkulu bir şekilde sahip çıkmak ve kararlılık. Kimliğini hayalinle hizalamak, amaç ve yönünü belirlemek.”
“Büyük hayaller kurun ve bunu gerçeğe dönüştürmek için çok çalışın…”
Sevgili Altıoklar geçirmiş olduğu sarılık hastalığından dolayı zorunlu olarak basketbol sahalarından uzak kalmasını şutunu geliştirmek için fırsata çeviriyor. Ve bunun sonunda döneminin iyi şutörleri arasında yer alıyor. Bu elde ettiği kazanımdan dolayı genç oyunculara şöyle sesleniyor:
“Asla ama asla pes etme. Hayatının en zor sınavı belki de en büyük fırsatıdır. Kapanan her kapı başka kapıları görmene neden olur. Başımıza gelecekleri kontrol edemeyebiliriz ama başımıza bir şey geldiğinde ne yapacağımız ne seçeceğimiz bizim elimizdedir.”
Risk, Cesaret ve Liderlik…
Bugüne kadar liderlikle ilgili çok sayıda kitap ve liderliği tanımlayan pek çok yazı okudum. Sevgili Mehmet 2010’da ki Dünya Şampiyonasında oynamış olduğumuz final maçının son 4.2 saniyesinden yola çıkarak:
“Hiyerarşideki bir kutu, verilmiş olan yetkilerle güç sahibi olmak değil, içindeki güçle etkili olmak” dedikten sonra liderliği şöyle tanımlıyor:
“Liderlik durum ve koşullarla ilgili değildir. Durum ve koşullar ne olursa olsun gerçeği görmek, net olmak, tarafsızca ve berrak bir şekilde durumu ortaya koymak, yeni seçenekleri değerlendirmek, cesaretle adım atmak ve kazanmayı çok istiyorsan kaybetmeyi de göze alarak risk almayı bilmek demek.”
Bu tanımını aynı zamanda zen master olan efsanevi koç Phil Jackson’ın şu sözleriyle noktalıyor…
“Hayat gibi, basketbolda karmakarışık ve öngörülemezdir. Ne kadar kontrol etmeye çalışırsanız çalışın, kendi yolunda gider.
İşin püf noktası, her anı açık bir zihin ve açık bir yürekle yaşamaktır. Bunu yaptığınızda oyun ve hayat kendi başının çaresine bakacaktır.”
Earth Wisdom Öğretisi…
Sevgili Altıoklar’ın kitabında sıklıkla yer verdiği ‘Earth Wisdom Öğretisi’ (Dünya Bilgeliği Öğretisi) kitaba büyük bir zenginlik katmış.
Sevgili Mehmet’in Earth Wisdom Öğretisi ile ilgili kitaba yazmış olduklarının hepsinden derinden etkilendim. Açıkça söylemem gerekirse bende kitabı okuyunca Earth Wisdom Öğretisi hakkında bilgi sahibi oldum. Kendisine teşekkürlerimi sunuyorum. Günümüzü de çok yakından ilgilendirdiğini düşündüğüm için öğretiden kısa bir alıntıyı sizlerle paylaşmak istiyorum:
“Önemli olan hayatı doğurmak, beslemek, büyütmek için gereken yapıya özen göstermektir.
Bugün atılan tohumlar ve kurulan yapı yedi nesli etkiler. Verimli şifalı fidanların etkisi gibi zehirli sarmaşıkların temizlenmesi de yedi nesil alır.”
“Kazananlar başarısız olmayanlar değil asla pes etmeyenlerdir.” John Wooden
Günümüzde anne ve babaların bir kısmı çocukları üst düzeyde sporcu olacakları hayaliyle evlatlarının eğitimlerini göz ardı ediyorlar. Eğitimle sporun aynı anda yapılamayacağını konuşuyorlar. Bu düşünce ve konuşulanları bir öğretmen olarak büyük bir üzüntü ile takip ediyorum.
Kitabında, hem eğitim düzeyi zorlu okullarda (lise, üniversite) okunabileceğini, hem A takım düzeyinde en üst seviyeye gelinebileceğini hem de Milli Takımlara kadar yükselmenin eğitimi aksatmadan mümkün olabileceğini hepimize gösterdiği için sevgili Mehmet Altıoklar’a tüm kalbimle teşekkür ediyorum.
“Basketbol, sahadaki beş oyuncunun tek kalp atışıyla oynadığı güzel bir oyundur.” Dean Smith
Mavi gözlü bebek geliyor kardeşim…
2 Nisan 1985 tarihinde Fenerbahçe ile oynanan ve şampiyonun belli olacağı maçta, bitime 40 saniye kala Galatasaray 4 sayı öndeyken Paul Dawkins’e yapılan faul sonrası antrenör Nur Germen topun kenardan oyuna sokulmasını istemesine rağmen takım kaptanı olarak Mehmet Altıoklar’ın (o yıllarda topun nasıl kullanılacağı kural gereği olarak takım kaptanına sorulurdu) inisiyatifiyle Paul Dawkins serbest atışı kullanır. (Takım faulünün dolmasından sonra yapılan fauller ya atış olarak kullanılırdı ya da top oyuna yarı sahadan sokulurdu.)
Sevgili Mehmet Altıoklar’ın o riski alma nedenini, mavi gözlü bebeğin öyküsünü, birbirinden değerli yaşanmış anı ve olayları öğrenmek üzere herkesi kitabı okumaya davet ediyorum.
Basketbol yaşamın kendisidir…
Sevgili Mehmet kitabında; ‘basketbolun aslında yaşamın ta kendisi olduğunu’ başından geçen olaylar üzerinden çok başarılı bir şekilde kaleme almış.
Kitabın rahat okunur, yalın ve verilen mesajların anlaşılır olması kitabı çok daha değerli hale getirmiş olup, kitabın görseli ile adının basketbol sporunu başarılı bir şekilde tanımladığını düşünüyorum.
Basketbolun efsane hocalarından yapılmış olan alıntılar ve Earth Wisdom öğretisinin kitabı çok farklı bir boyuta taşıdığını belirtmeden yazımı noktalarsam büyük haksızlık yapmış olurum…
‘Çember Bilgeliği’ kitabı;
Her yaşta insana, her meslek grubuna, her spor dalına, tüm sporcu ve antrenörlere, kurum liderlerine, önemle anne ve babalara rehber olacak ve ilham verecek önemli bir kaynak olarak karşımıza çıkmış durumda.
Sevgili Okurlar;
Daha önce de basketbol üzerine yazılmış kitapların yok denecek kadar az olmasından şikayetçi olmuştum.
Sevgili Mehmet Altıoklar’a basketbol ve spor camiasına her yönüyle değerli bir kaynak kazandırdığı için teşekkür ederim…
Saygılarımla.




Ne güzel bir yazı Altıoklar için mutlulukla okunası bir köşe yazısı olmuş. Ellerine sağlık Naci hocam. Bu arada kitap basılmadan önce Mehmet kitabı basılmadan önce okumam için bana yollamıştı. Çok etkilenmiş çok beğenerek okumuştum. Şimdi senin yazdığın bu yazıdan sonra bir daha okuyacağım. Daha iyi sindirebilmek için.
Ne guzel hayat ve basketbolu birleştirmişsiniz.
1985 ler 90 lar basketbolun bir ruhu bir kaptanı vardı.
Şimdi her takımda 7 adet amerikalı..Turk basketbolunun ruhu kayboldu.
Acilen 3+2 sistemine geçmeliyiz..Acilen