Cin Ali ismi, Türkçedeki “cin gibi” deyiminden gelir. Buradaki “cinlik” zekayı, çabuk kavramayı, hareketliliği, cin fikirliliği ve sevimliliği temsil eder. Yazarı Rasim Kaygusuz, çocuklara okumayı kolayca sevdirmek için 1968 yılında bu çizgi karakteri (çöp adam) oluştururken; onun gözü açık, meraklı, pratik zekalı ve kıpır kıpır yapısını vurgulamak adına adını “Cin Ali” koymuştur.
Geçen sene yakın bir dostum aracılığıyla Cin Ali Eğitim ve Kültür Vakfı yöneticileri ile Cin Ali Basketbol Öğretiyor serisi çıkarabilmek adına iki toplantı yaptık. Aile ve vakıf yönetim kurulu, Cin Ali hikayelerinin orijinal 10 serilik setinin dışına çıkmak istemedikleri cevabını verince üzülerek de olsa konu şimdilik kapandı.
Okula başlarken bizim jenerasyonun mutlaka okuduğu, hatta okumayı öğrendiği bu hikayelere bir göz atalım istiyorum. Bu hikayelerde “iyi yönlü cinlikler” (sevimli zeka ve pratik çözümler) içeren çok güzel diyaloglar var:
Cin Ali Okula Başlıyor
Cin Ali sınıfta öğretmeninin sorduğu sorulara hızlı ve pratik cevaplar vererek kırsal zekasını gösterir.
Öğretmen: Ali, tahtadaki ‘at’ yazısını okudun. Peki, at ne işe yarar?
Cin Ali: Öğretmenim, at hem yük taşır hem de ot yer. Ama en çok koşmayı sever!
Öğretmen: Aferin Ali, peki sen at kadar hızlı koşabilir misin?
Cin Ali: At kadar koşamam ama ondan daha çabuk yolumu bulurum!
Cin Ali’nin Temel Özellikleri:
* Pratik Zeka: Olaylara karşı hantal değil, anında akılcı çözümler üretir.
* Merak: Her şeyi sora sora, deneyimleyerek öğrenir.
* Pozitif Enerji: Çevresindekilere yük olmaz; arkadaş canlısı, neşeli ve aktiftir.
Gel de şimdi bu uzun girişi kolaysa pick and roll’e bağla… Kitaplığımda halen duran 10 ufak ciltten oluşan serinin kahramanı gibi devam etmeye çalışalım.
Altyapıda pick and roll oynanmalı mı?
Benim bir fikrim var ama sizlere soruyorum… Cevapları da çok merak ediyorum.
Bir bakış açısına göre P&R, aslında 1×1 hücumu kolaylaştıran “tamamlayıcı” bir eylemdir. Pick & Roll bir ezber şablonu değil, aynı “beş dışarıda pas-cut” gibi sahadaki beş oyuncunun senkronize bir dansıdır aslında. Bir antrenör gözüyle bakıldığında, bu oyunun temeli “savunmanın dengesini bozma” sanatıdır.
Sadece İki Kişilik Oyun mu?
Bu ikili oyunun başrolünde Ball Handler (toplu oyuncu) ve Screener (perde yapan oyuncu) olduğu doğrudur. Cin Ali olsa; “Evet öğretmenim, P&R oyunu iki kişi ile başlar; ama savunulmasının zorlaşması için beş kişi ile oynanır” derdi diye düşünüyorum. P&R hücumunda topla oynayan kadar perdeyi yapan, eşleşmeyi bozan ve pas açısını koruyan topsuz oyuncuların hepsi değerlidir. Toplu oyuncu da, perdeyi yapan oyuncu da, pası alan oyuncu da topla oynamayı becermeli, oyunu okumalı ve doğru kararı vermeyi bilmelidir. Yani Pick and Roll’ün her kilidi açabilmesi için tüm oyuncuların fundamental ihtiyacı nettir.
Bu konuda iki yazı yazmayı; oyuncuları, yöneticileri, antrenörleri ve velileri düşündürmeye yöneltmeyi hedefliyorum. Bu ilk yazımda sizlerden Pick and Roll konusundaki düşüncelerinizi yazının altında paylaşmanızı rica ediyorum. Sizden gelecek fikirlerin ışığında ikinci yazımı yazacağım.
Eğitim Kurulunun Tavsiye Kararları
Sevgili TÜBAD Başkanımız Necati Güler Abi, Eğitim Kurulu Başkanı iken genç oyuncuların gelişimini düşünerek savunmada bazı kısıtlar getirmişti. Bunun denetimini hakemlere bırakmış ama antrenörlerin iyi niyetli desteklerini beklemişti. Bu topraklarda yaşamanın farklı yönlerini öğrenen biz antrenörler ise bir kuralı önce nasıl deleriz diye baktık. Zaman zaman “CİN” antrenörlüğün değerli bir vasıf olduğunu bize yaşam şartları zorla dikte etmeye çalıştı. Kimimiz halen direniyor. Tabii ki bazılarımız “CİN ALİ” hikayeleri ile büyüdük ama o hikayedeki “CİNLİK” ile burada kastettiğim sıfat aynı değildi.
2018’de Aydın Örs ve ekibinin (benim de bulunmaktan onur duyduğum) Eğitim Kurulu göreve başladı. Bu dönemin hemen başında, bazı “DAHİ” antrenör arkadaşımızın geliştirdiği; dört oyuncunun orta sahada durduğu, diğer oyuncunun 1×1 oynadığı ( islotaion), Cin Ali’nin bile aklına gelmeyecek taktikler gördük! O sezonun sonunda dönemin TBF MHK Başkanı, “Bize bu işi yüklemeyin, olmuyor. Hem maçı yönetip hem de savunmaları kontrol edemiyoruz” diyerek kuralın kaldırılması talebinde bulundu. Adil şekilde denetlenemeyeceği için yasak yerine tavsiye kararı olarak TBF Antrenör Talimatlarına eklendi. Yani denetlenemeyen KURAL kalktı.
2019’dan bu yana TBF Eğitim Kurulu tarafından her eğitimde ve her iletişim mecrasında bu konu antrenörlerle paylaşıldı, anlatıldı. Ancak bugün bile U10’dan itibaren bu tavsiye kararlarına ülkemiz topraklarında uyan antrenör ve kulüp sayısının çok az olduğunu basketbolu takip eden herkes biliyor. Bir önceki yazımda da bahsettiğim gibi; TBF çatısı altındaki Eğitim Kurulu, Altyapı Faaliyetleri Bölümü, Milli takımlar ve Hakemler bir bütün olarak konuyu takip edemeyince, bir çok şey gibi bu tavsiyeler de kağıt üzerinde kaldı.
Yazımın ilk bölümü bu kadar… Antrenörlerimizden, hakemlerimizden, yöneticilerimizden, oyuncularımızdan ve velilerimizden duymak istediklerim var.
FİKİRLERİNİZİ YAZIN LÜTFEN:
* Niye U14 ve alt yaş gruplarında Pick and Roll oynamalıyız?
* Başka hangi yöntemler Pick and Roll yerine sayı üretmek / maç kazanmak için daha etkin olur?
YORUMLARINIZ ÇOK DEĞERLİ, el elden üstündür.
Cin Ali olsa ne derdi, çok merak etmiyor değilim…
Murat Özyer
Basketbol İnsanı
Cin Ali Pick & Roll Oynuyor (Murat Özyer)

- Reklam-
- Reklam-



Hakikaten çok güzel bir yazı ve çok önemli bir noktaya parmak basmış. Tebrik ediyorum.
Ganim Koç çok teşekkür ederim. Altyapıdaki bu temel meseleyi hep birlikte tartışmak ve farklı açıları duymak çok kıymetli. Katkın için sağ ol.
Hocam sen mi yazıyorsun bunu Banvit kulübü 2018 küçükler şampiyonasında devamlı pick and roll oyandı Efes şampiyon oldu o sezon hiç pick and roll oynamayan Efes gittin tv lerde banviti övdün Efes zaten güçlüydü dedin ozaman övseydin YouTube var videolar bence onları bir izle yazdığında konuştuğun tezat
Değerli yorumunuz ve geçmişteki yayınları takip edecek kadar basketbola olan ilgiliniz için teşekkür ederim. Beni 8 yıl öncesine götürdünüz…
Muhtemelen 8 sezon evvel Antalya’da düzenlenen şampiyonadan bahsediyorsunuz. O dönem İstanbul’daki neredeyse tüm maçları yerinde izlemiş, hatta isteyen antrenör arkadaşlara maç sonlarında detaylı geri bildirimler vererek mentörlük yapma şansı bulmuştum. Ekim ayından Haziran’daki Türkiye Şampiyonası’na kadar o gençlerin gelişimine tanıklık etmek benim için harika bir deneyimdi. Nitekim o şampiyonada izlediğim her maçtan sosyal medya hesabıma analiz editleri koymuştum; bu paylaşım alışkanlığıma halen de devam ediyorum. Genç antrenörlerin ve velilerin bu yaklaşımı besleyici bulması beni mutlu ediyor.
O günkü yayınlarda veya bugünkü yazımda odaklandığım temel konu; takımların kazandığı şampiyonluklardan ziyade, antrenörlerin o yaş gruplarındaki oyuncu gelişimine hangi felsefeyle yaklaştığıdır. Banvit’in o dönemki organizasyonu ve altyapı yapısı kulüp modeli olarak övgüyü hak eden pek çok öge barındırıyordu. Ama eleştirilecek konular da yok değildi. Efes’in kadro kalitesi, oyuncu seçimindeki fiziksel üstünlükler ve şampiyonluğu da öyle.
Buradaki hassasiyetim “P&R oynayan kazanır/kaybeder” tartışması değil; U14 ve altında bu oyunun, oyuncunun bireysel fundamental gelişimini gölgeleyip gölgelemediğidir. Tüm paydaşlardan gelecek farklı bakış açılarını duymak. Yayınlarımda da yazılarımda da amacım hep basketbolumuzun gelişimine dair doğru soruları sorabilmek. Eski videoları ve o günleri tekrar hatırlattığınız için tekrar teşekkürler; bazen geçmişe bakmak bugünü anlamak için çok iyi bir aynadır. Sevgiler.
Çok güzel yazmışsınız sayın özyer. p&r den önce üzerinde durulması gereken o kadar onu var ki. O yüzden bu madde gündemde bile olmaz bırakın p&r çocuklar koşmasını nefes almasını tek zamanlı stop yapmasını bilmiyorlar. Birde altyapı türkiye şampiyonalarına gelen takımlara bir bakın çok yüksek sayıda spor okulu kökenli takımlar var. Artık altyapı ile uğraşan takımlar kalmadığı için p&r olmuş olmamış pekte önemi yok.
Erhan Bey çok önemli iki noktaya temas etmişsiniz, kaleminize sağlık.
Çok haklısınız; henüz tek zamanlı stopu, doğru koşmayı, alan paylaşımını ve bire bir savunmayı tam oturtmadan Pick & Roll gibi karmaşık karar verme süreçlerine geçmek, binanın temelini atmadan çatısını yapmaya benziyor. Ülkemizde basketbol altyapı modelinin geçirdiği değişim, artık yüzünü olumlu yöne doğru çevirmeli. Değerli katkınız için çok teşekkür ederim.
Değerli arkadaşım yazılarını zevkle takip ediyorum akıcı güzel örneklerle renklendirme harika.Alt yapılarda alan savunmasına karşı verdiğin mücadeleyi destekledim ancak atılan adımları yetersiz buldum.P&R belli bir yaş grubu itibariyle oynanmalı .oyuncu öncelikle eşleştiği oyuncuyu 1×1 geçmeyi öğrenmeli daha sonraki yaşlarda P&R Kullanarak istediği oyuncuyla eşleşmeyi geliştirecektir. P&R Basketbolu çok güzelleştiriyor .Savunmalarda gelişti aynı zamanda kısanın karşısında durabilen uzunlar tercih sebebi oldu.kısalarda uzun oyuncuyu savunmayı öğrendi.Ancak daha önemli bir problemimiz var oyunculara bunları öğretecek Antrenör sayısı çok az. … SEVGİLERİMLE
Değerli Hakan Hocam, ilgin ve değerli paylaşımın için çok teşekkür ediyorum. Kendi bilgilerimi paylaştığım ve başkalarından yeni şeyler öğrendiğim zaman kendimi huzurlu hissediyorum.
Pick & Roll konusunda “Belli bir yaş grubu itibarıyla oynanmalı” diyerek belirttiğin bölümü biraz daha netleştirmek adına sormak istiyorum: Buradaki temel kriter yaş mı olmalı, yoksa oyuncunun beceri/gelişim düzeyi gibi farklı kriterler mi ön plana çıkmalı?
Bu konuda birçok meslektaşımızla konuşuyor, farklı ülkelerin altyapı uygulamalarını okuyorum. İçime sinen ve ufkumu açan noktaları bir sonraki yazımda detaylıca paylaşmak istiyorum. O zamana kadar da gerek sosyal medyada gerekse Basketfaul’deki bu köşe aracılığıyla herkesten fikir almaya devam ediyorum.
Artık yaşımız ve tecrübemiz gereği net görüşlerimizi gerekçeleriyle paylaşmamız, antrenör dostlarımızla ufuk açıcı sohbetler yapmamız gerektiğine inanıyorum. Bu sebeple de fırsat buldukça yazıyorum. Takip ettiğin ve katkı sağladığın için ayrıca teşekkür ederim, benim için büyük bir mutluluk kaynağı oldu.
Atılan her adım değerli; yetersiz kaldığımız yerde hepimizin birer adım daha atıp doğruyu, iyiyi ve yeniyi bulmak için destek vermesi, bugüne kadar kazandığımız tecrübenin bize yüklediği bir görevdir. Basketbol benim için hayatın kendisi. Düşüncelerini paylaştığın için tekrar teşekkür ederim.
Öncelikle saygılar sevgiler koç…
Küçük yaş gruplarında pick and roll (perde ve devrilme) öğretimi, yalnızca bir hücum sistemi öğretmek için değil, oyuncuların basketbol içerisindeki Ani karar verebilme ve doğru oyunu oynayabilme için önemli. Bunu açıkça dile getirmişsin zaten koç. Ancak burada amacımız profesyonel takımlar gibi sürekli pick and roll oynatmak değil; temel prensipleri yaşa uygun şekilde kazandırmanın olduğunu unutmamalıyız. Küçük yaş gruplarındaki kazanımları; karar verme becerisini geliştirmek, takım oyununu öğretmek, basketbol içerisindeki temel becerileri kazandırmak ve geliştirmek ve en önemliler bir tanesi basketbol zekasını (IQ)geliştirmek amaçlı diyebilirim. Ana hedef doğrultusunda ise gerçekleştirilen set oyunlarını U-10 U-12’ye ezberletmek değil oyun prensiplerini onlara aşılayarak üretmektir. Naçizane düşüncem budur Murat hocam saygılar sevgiler…
sevgili Murat
perdeleme şekilleri de öğretilmeli devrilme şekilleri de … ama bunu bir oyun felsefesi olarak yani stratejik olarak kullanmak ve takıma yerleştirmek için oyuncularının buna uygun teknik ve mental donanıma sahip olması u 14 u 15 in henüz basketbol ilk oğretim son sınıfı olması dolayısı odaklanmanın tüm ilk öğretim becerilerinde olması gerekir …bu beceriler olmadan pr kullanmak ilerisi için bir anlam ifade etmeyecektir … rakiplerin buna cevap verecek becerilere sahip olması lazım ki bir faydası olsun … yani direnç ve zorlanma görmeyeceğin ,savunma tekniklerinin yerleşmediği bir yaş grubunda fayda değil zarar görür ….. fizik gücü ile düşük fundamental düzeyi ile gelip gelmeye alışan oyuncu onunla eşdeğer veya üstün güce sahip oyuncu ile karşılaştığında bir işe yaramadığını gün geçtikçe küçüldüğünü yaşayacak ve sonunda basketbola erken veda edecektir … bu paralelde düşünelim ….aynı şekilde driplingin pasın saha görüşünün beceri olarak henüz düşük olduğu yaş gruplarında tam saha pres ya da zone pres gibi savunmaların faydalı olup olmadığı kazanılan toplarla maçlarla değil ilerki aşamalarda rahat hücüm edebilen takimlara karşı etkinliğiyle değerlendirilmeli … u 15 e u 16 ya kadar altypının hedefi oyuncuya mumkün olduğu kadar yüksek dozda savunma ve hücum becerisi takımdşlık liderlik arkadaşlık sosyalleşme saygı ve sevgi ile donatmak ve basketbolu sadece sportif başarı anlamında değil her kulvarda sevmesini ve değerli bulmasını sağlamaktır ….. PR küçümsemiyorum ama sadece bu çarkın küçük bir detayıdır. eğitim sistemi programı ve sürecinde yerine ve zmanına uygun olarak gereken dozda verilmelidir …… tercih antrenör arkadaşların .
pr kullanmak için önce kendi takımınızda pr savunmasını etap etap yerleştirmeniz gerektiğini de unutmayalım …. etki tepkiyi kar yada zarar hanesine mi yazdıracağını hem savunma yaparken hem hucum yaparken deneyimlemek gerekir …. bu seviyeye gelmek de u15 yaşlarında mucizeye yakın bir başarıdır
Sevgili Mori Abi, seni oldukça geç tanıdığımı düşünüyorum. Her mesajında bana yeni pencereler açıyorsun, çok teşekkür ederim. Antrenörlüğümün ilk dönemlerinde yanında çırak olarak çalışmak isterdim. Biraz gecikmeli de olsa senden öğreniyor ve besleniyorum; bu sebeple kendimi çok şanslı hissediyorum.
Her mesajında olduğu gibi yine çok derinlikli ve harika bir değerlendirme yapmışsın. Klavyene ve emeğine sağlık.
Altyapıyı basketbolun “ilköğretim son sınıfı” olarak tanımlaman ve odağın önce tüm ilköğretim becerilerinde (bireysel hücum/savunma teknikleri, pas, dripling, saha görüşü, takımlık, liderlik) olması gerektiği vurgun çok kıymetli. Gerçek bir savunma direnci ve tekniği yerleşmeden uygulanan Pick & Roll’ün çocuklara gelişim yerine zarar verebileceği; fiziksel güce dayanarak yapılan ezberlerin ileriki yaşlarda oyuncuyu nasıl çaresiz bırakıp basketboldan koparabileceği tespiti acı ama çok net bir altyapı gerçeğidir.
“Pick & Roll kullanmak için önce takımda P&R savunmasını etap etap yerleştirmek gerekir” detayı da açtığın o farklı pencerelerden biri… Etki-tepkiyi kavramadan, etkiyi oluşturamazsınız. Ben bu konuda geçen hafta bir okyanusa düştüm zaten; senin verdiğin rüzgarla farklı rotalara yelken açmayı planlıyorum.
Yazıma ve vizyonuma kattığın bu kıymetli derinlik için çok teşekkür ederim. Sevgiler.
Değerli Meslektaşım, Sevgili Murat Koç,
Çok güzel ve değerli bir noktaya temas etmişsin. U10-U12 gruplarında konuyu kalıplaşmış ezber setlere dökmeden; oyuncunun ani karar verebilme becerisini, oyun IQ’sunu ve alan paylaşımını geliştirecek bir prensip olarak ele almak son derece doğru bir yaklaşım. Bunun için de öncelikli olarak dribbling, pas, tüm atışlar, 1×1 savunma, ayak hareketleri, durma gibi ana konuları iyi öğretmek gerekiyor.
Amacımız profesyonel takımların hücum kalıplarını taklit ettirmek değil, çocuğa oyunu okumayı ve doğru kararı vermeyi öğretecek zihinsel ve teknik temeli kazandırmaktır. Bir antrenörün Pick & Roll’ü bir ezber aracı olarak mı yoksa bir “karar verme/gelişim” aracı olarak mı kullandığı esas farkı yaratıyor.
Kars’taki basketbol emeğine ve yazıma kattığın bu kıymetli bakış açısına yürekten teşekkür ederim. Çalışmalarında kolaylıklar ve başarılar dilerim.
Murat Özyer hocamızın yazısını okurken kendime sürekli şu soruyu sordum: “Ben altyapıda nasıl oyuncu yetiştirmek istiyorum?”
Benim cevabım çok net.
Benim için altyapıda öncelik maç kazanmak değil, oyuncu yetiştirmektir.
Bu yüzden Pick & Roll’e hiçbir zaman karşı olmadım. Ancak Pick & Roll’ün doğru yaşta, doğru zamanda ve doğru amaçla öğretilmesi gerektiğine inanıyorum.
Ben antrenman yaptırırken çocukların önce topa hâkim olmasını isterim. İki eliyle top sürebilen, pas verebilen, şut atabilen, bire bir oynayabilen ve oyunu okuyabilen oyuncular yetiştirmeyi hedeflerim. Çünkü bana göre Pick & Roll, bu becerilerin üzerine inşa edilen bir oyundur.
Sahada bazen şunu görüyorum; hücum sıkışınca hemen perde geliyor. Bir perde daha… Sonra bir perde daha… Çocuklar ise neden perde yaptığını ya da perdeyi neden kullandığını düşünmeden ezberlediği hareketi uyguluyor. İşte ben bunu doğru bulmuyorum.
Ben çocukların ezber yapan değil, düşünen oyuncular olmasını istiyorum.
Antrenmanda hata yapmalarından korkmuyorum. Aksine, hata yapan oyuncunun denediğine, düşündüğüne ve öğrenmeye çalıştığına inanıyorum. Eğer her hatasında kenardan müdahale edersem, bir süre sonra çocuk risk almaktan vazgeçiyor. O zaman da yaratıcılığı gelişmiyor.
Yazıda geçen “Pick & Roll iki kişiyle başlar ama beş kişiyle oynanır.” cümlesine ben de katılıyorum. Hatta bana göre Pick & Roll, ancak beş oyuncunun da oyunu anlayabildiği zaman gerçek anlamını buluyor.
Benim oyuncum spacing bilmiyorsa, topsuz hareket edemiyorsa, pas açısını oluşturamıyorsa veya yardım savunmasını okuyamıyorsa, sadece perde yapmayı öğrenmesi ona gerçek bir gelişim sağlamaz.
Bu nedenle ben küçük yaş gruplarında önce oyunu öğretmeyi tercih ederim.
Önce bireysel beceriler…
Sonra oyun okuma…
Ardından takım oyunu…
En sonunda da Pick & Roll ve diğer taktik detaylar…
Çünkü ben sağlam temeller üzerine kurulan oyuncunun gelecekte her sistemi oynayabileceğine inanıyorum.
Benim için altyapıda başarı, hafta sonu kazanılan kupalarla ölçülmez. Yıllar sonra iyi bir basketbolcu, iyi bir takım arkadaşı ve doğru karar verebilen bir birey yetiştirebildiysem, kendimi başarılı hissederim.
Belki de bu yüzden Murat hocamızın yazısı beni düşündürdü.
Çünkü bana göre Pick & Roll tartışması aslında bir taktik tartışması değil; nasıl bir oyuncu yetiştirmek istediğimizin tartışmasıdır. Ben ise her zaman oyunu anlayan, düşünen ve üreten oyuncular yetiştirmekten yana oldum.
Aytekin Koç merhaba. Yorumunu okurken altyapı basketbolunun neden yapılması gerektiğine dair harika bir manifestoyu okur gibi hissettim. İçtenliğin ve vizyonun için çok teşekkür ederim.
“Pick & Roll tartışması aslında bir taktik tartışması değil; nasıl bir oyuncu yetiştirmek istediğimizin tartışmasıdır” cümlen, bu yazıyı yazma amacımın tam karşılığıdır.
Düşünen, hata yapmaktan korkmayan, topsuz alanda alan paylaşımını ve yardım savunmasını okuyabilen oyuncular yetiştirmeden binanın üst katlarını çıkamayız. Kazanılan kupalardan ziyade, yıllar sonra sahaya karakterli ve komple basketbolcular bırakabilme hedefin için seni gönülden tebrik ediyorum.
İkinci yazım için bazı notları aldım. Paylaşımın için teşekkür ederim.